Sabah Gazetesi Yazarı Hasan Celal Güzel, A Haber'de Can Okanar'ın sorularını yanıtladı.Tutuksuz yargılama kararının doğru olduğunu da belirten Güzel, Demirel'in de mutlaka ifade vermesi gerektiğini dile getirdi. Hasan Celal Güzel, 28 Şubat'ın bir darbe teşebbüsü değil, tam bir darbe olduğuna dikkat çekti ve ekledi "Post modern falan diye ona boş yere makyaj yapılmasın""28 ŞUBAT TAM BİR DARBEDİR. POST MODERN FALAN DİYE BOŞ YERE MAKYAJ YAPILMASIN"28 Şubat tam bir darbedir. Post modern falan diye ona boş yere makyaj yapılmasın. Yürüyen tanklar vardır, Milli Güvenlik Kurulu'nda hükümete yapılan baskılar vardır, en önemlisi Batı Çalışma Grubu isimli tamamen illegal, doğru dürüst hakkında bir onay bile olmayan bir cunta kuruluşu vardır. Genel Kurmay Başkanı olan İsmail Hakkı Karadayı'nın böyle bir cunta kuruluşundan haberdar olmaması ihtimal bile değildir. Gerçi cuntanın gerçek başı, beyni şu anda vefat etmiş bulunan Orgeneral Doğu Alptulga'ydı. Ama bu BÇG'nin içinde tüm kuvvet komutanları yer almıştı başlarında da hem Genel Kurmay Başkanı vardı hem de ikinci başkan vardı."KARADAYI'NIN SORGUSUNA GEÇ BİLE KALINDI"İsmail Hakkı Karadayı'nın şimdiye kadar gözaltına alınmamış olması yanlıştı. Ben İsmail Hakkı Karadayı'nın eski bir Genelkurmay Başkanı olarak bu şekilde çok önemli bir suçtan gözaltına alınmasını ve sanık halinde yargılanmasını üzüntü ile karşılarım. Ancak yapılan işler ortada, bu üzüntüm olmakla birlikte, cezalandırılmasını da elbette isterim."TUTUKLU YARGILANMAMA KARARI DOĞRUDUR"Tutuklu yargılanmaması hakkındaki karar doğrudur. Aslında diğerlerinin de tutuklu yargılanmasına bence lüzum yoktur. Zaten şu anda bir tezada düşülmüştür. Çevik Bir tutuklu yargılanırken niye İsmail Hakkı Karadayı tutuksuz yargılansın. Yaş farkıysa aralarında 1-2 yaş fark var. Onun için eğer tutuksuz yargılanacaksa Çevik Bir ve arkadaşlarının da tutuksuz yargılanması ya da tersine İsmail Hakkı Karadayı'nın da tutuklanması gerekir diye düşünüyorum. Bütün Bu soruşturmaların neticesinde ortaya çıkaklar bence bellidir."DEMİREL'İN İFADE VERMESİ SAĞLANMALIDIR"28 Şubat kendiliğinden Demirel'in de iddia ettiği gibi "olmuş bitmiş bir iş" değildir. Bu arada Sayın Demirel'in de cumhurbaşkanlığı zırhında bulunmasına, o zaman yaptığı işler dokunulmazlık içinde yapılmasında rağmen bu işle ilgili sorumluluğu vardır. Gerçi kendisi herhangi bir şekilde gözaltına alınamaz, tutuklanamaz ama mutlaka ifade vermesi sağlanmalıdır. Çünkü o da 28 Şubat'ta önemli bir rol oynamıştır. Yapılan tüm bu hukuksuzluklarda onun da rolü vardır."ŞEVKET KAZAN'IN AÇIKLAMALARINI DOĞRU BULMUYORUM"(Şevket Kazan'ın "İsmail Hakkı Karadayı, Çevik Bir, Güven Erkal, Erol Özkasnak'ı görevden alacaktık. Ancak Cumhurbaşkanı Demirel bunu fark etti ve başbakanlık görevini Çiller'e vermedi" açıklaması ile ilgili) Ben bunu düşünmüş olabileceklerini kabul ederim. Bu düşünce jimnastiği yapılmıştır. Rahmetli Erbakan'ı hatırlarsanız Genelkurmay Başkanı'nın kendisini ziyarete gelmesini size bomba gibi bir haberim var diye haber vermişti. Sayın Çiller'in sözü de doğrudur Genelkurmay Başkanı ve bu kişilerin görevden alınmasını DYP tarafı ve Sayın Çiller istemesine rağmen Sayın Demirel bunu yerine getirmez imzalamaz diye rahmetli Erbakan ve arkadaşları böyle bir şey yapmadılar. Aradan zaman geçtikten sonra Şevket Kazan'ın kalkıp da biz zaten alacaktık buna mani olundu demesini gerçekten hiç doğru bulmuyorum. Bir takım mazeretler olarak kullanıyorlar. Elbette mağdurdular, elbette suçları yokken bu şekilde darbeye maruz kaldılar. Ama kendileri de hiçbir zaman millet iradesini temsil konusunda, ne yazık ki cesur davranamadılar, hep yanlış yaptılar. Sayın Çiller bu konuda daha ataktı. Sayın Kazan'ın böyle bir şey yapabileceğine ihtimal vermiyorum. Zaten o zamana kadar aylar geçti, hemen yeni hükümet kurulmadı. Sayın Demirel'in o zaman bir takım milletvekillerini doğru yol partisinden koparmak içi temaslarda bulunduğu iddia edildi. Hata arada büyük paraların döndüğü de söylendi. Böyle bir durumdayken, aradan aylar geçmişken siz bekleyeceksiniz, eğer yapacaksanız 28 Şubat'tan sonra yapsaydınız. O size zorla getirilen, imzalatılan metni imzalamadan yapsaydınız. Süleyman Demirel imzalamasaydı. Ama siz görevinizi yapmış olurdunuz. Bunları yapmamışlardır. Partileri kapanırken de suskun kaldınız Ben rahmetli Erbakan'a gidip o zaman partilerinin kapanacağını Vural Savaş'ın bir hukukçu gibi değil, bir militan gibi davrandığını ve bunun mutlaka böyle olacağını Yekta Güngör Özden'in de bu konuda karar vereceğini söylemem rağmen rahmetli hayal dünyası içindeydi, tam tersini düşünüyordu. Kısaca 28 Şubat bir darbedir. Tam manasıyla bir darbedir. Darbe yapılmıştır ve bir teşebbüs halinde de kalmamıştır. Yani son darbe yargılamalarından daha kötü bir durum söz konusudur. Bu darbeyi yapanlar hakkında mutlaka, sadece asker kişiler değil, sivil sektörü de göz önüne alarak sayın başsavcının sorgulamalarına devam etmesi, davaların ciddi bir şekilde sürmesi lazımdır. O dava zuhurunda ne Sayın Erbakan ne Sayın Çiller gereğini yapabilmişlerdir. Ne yazık ki Sayın Demirel de darbecilerle kol kola hatta bu darbenin destekçisi gibi olmuştur. Hatta planlayıcısı gibi olduğunu söyleyenler de vardır.
Siyaset
Yayınlanma: 04 Ocak 2013 - 16:02
Güzel: 28 Şubat Tam Bir Darbedir
Genelkurmay Eski Başkanı Emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'nın 28 Şubat Soruşturması kapsamında savcıya ''şüpheli'' sıfatı ile ifade vermesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Hasan Celal Güzel, ''Karadayı'nın sorgusuna geç bile kalındı'' dedi.
Siyaset
04 Ocak 2013 - 16:02
İlginizi Çekebilir

























