Araştırma ve Haber: Hasan Uğur Epirden
Gümüşhane Torul Belediyesi ekiplerinin, sokak köpeklerini toplayıp, kışın en sert yaşandığı bölgede götürüp Zigana Otobanlarına attıklarının ortaya çıkmasından sonra Türkiye'deki tüm hayvan aktivistleri ve derneklerinin hedef okları Torul Belediyesine yöneldi...
Aynı ihbarı alan, Efsun İsgent, Ahmet Zeki Gültepe, Şeyda Güner, Lütfiye Kurban Tüzün, Engin Barın, Ebru Ayaz, Gürhan Ayaz, Elif Pınar Tazearslan, Celil Sali, Gülcan Çakıral, Zeynep İskenderoğlu, Nisa İsgent, Kadir Şahinöz, Bekir Bekar'den oluşan Trahayko Ekipleri (Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği) geniş araştırmalarının sonunda konunun tamamen doğru olduğunu vurguladılar, bahsedilen bölgeye giderek ihbarın gerçek olduğunu gördüler...
Ancak panik halinde çevreye dağılan, içlerinde soğuğa ve açlığa dayanamayıp, telef olan köpeklerin olduğu, aralarından ancak üçünün zar zor yakalanarak sahip çıkıldığı, çevreye bol miktarda yiyecek bırakıldığı ancak tablonun çok endişe verici olduğunu açıkladılar...
Türkiye'nin hemen hemen tüm hayvan aktivistlerinin yer aldığı PET SKANDAL'ın sosyal paylaşım sitesinden anında duyurulan ve yıldırım hızıyla yayılan vahşet haberi git gide artarak yayılıyor...
Bölgede ısı eksi 10-15 derece arasında seyrediyor... Yani bulunamayan dostlarımızın yaşama sarılma imkânları bulunmamakta... Bunun adı “KATLİAM”dır...
Trahayko'nun bir üyesinden aldığım mektubu, noktası, virgülüne dokunmadan, aynen paylaşıyorum...
“04.01.2015 tarihinde birkaç gönüllü toplanıp Zigana Dağına beslemeye çıkalım dedik. Zigana tünel çıkışından yaklaşık bir km sora bir grup köpeğe rastladık. Yara bere aç susuz fiziken köpeklikten çıkmış ve aşırı insandan korkan köpeklerle karşılaştık. Çevrelerinde ne soğuktan korunacakları bir duvar ne yağmurda sığınacakları bir korunak ne de yiyecek bulabilecekleri bir yerleşim yeri ve ne de bir insan vardı. Ve araçlar vızır vızır... Belli ki ölüme terkedilmişlerdi. Verdiğimiz ekmekleri bile çiğnemeden yuttular. Mama su süt ekmek yemek ne varsa bıraktık. Uzaklaştık. Yemeğe giriştiler. Tutmaya çalıştık fakat iki metre bile yaklaşamadık. Kaçıştılar. Ezilmelerinden korktuk. Çünkü araçları bile bilmiyorlar, yolun ortasından yürüyorlardı. Onları orda bırakmak zorunda kaldık. Dönüş yolunda hemen tünelin girişinde de sayıları yaklaşık 10'u bulan bir grup köpekle karşılaştık ki bu köpekler biz giderken yoktu. Belli ki yeni atılmışlardı. Olayın farkında bile değillerdi. Her biri bizimle oynamak isteyen tertemiz güzelim köpekler. Yemek bıraktık yediler. İki yavru alabildik. Diğerlerini bıraktık. Almak istedik ama aracımızda yer yoktu. Geri döndük. Aklımız fikrimiz orda bıraktığımız köpeklerde kaldı.”
Torul Belediyesi'ne bir yazı yazarak olayı sorguladım, yazılı cevapla yalanladılar... Katliamı doğruladılar ama kendilerine ait olmadığını ifade ettiler? ... Duyarsızlıklarına şaşırdım, üzüldüm, dahası öfkelendim... Nasıl öfkelenmeyeyim, konuyu bizzat araştırmaları, adli makamlara iletmeleri, konunun takipçisi olmaları beklenirken, “Bizle alakası yok! ...” diye yalan söyleyip, çirkin bir umursamazlık ve duyarsızlıkla işin içinden sıyrılmayı tercih ettiler...
Ancak telefonlara çıkmayan Başkan ve Başkan yardımcılarının aksine, ulaşılan Zabıta Müdürü Erdal bey, konuyu doğrulamış, aynen tutanaklara geçen şu ifadeleri kullanmıştır;
''Evet konu doğrudur. Şehir merkezinden toplayıp, uzaklara götürüp, bırakıyoruz. Çok şikâyet oluyor pis, hastalıklı falan diye. Ne yapalım, bir barınağımız yok. Tavuk tesisimiz, herhangi bir yerimiz yok. Biz fakir bir belediyeyiz. Gümüşhane'yi aradık ama kısırlaştırma sezonunun kapandığını söylediler. Siz bize bir çözüm bulun, onu yapalım. Biz götürüp yemek bırakalım. Orda Karayollarının tesisi de var zaten, oraya götürüp bırakıyoruz.”
Bu konuşmanın ardından görüşülen Gümüşhane veteriner hekimi Ahmet Bey ise,
''Evet söylenilenler ve yapılanların hepsi doğrudur. Bizim bir yerimiz yok Maalesef. Her daim kısırlaştırma yapamıyoruz. Çok soğuklarda ve çok sıcaklarda kısırlaştırma yapamıyoruz. Biz zaten kendi bünyemizde zor yetişiyoruz. Yazık olacak. Havalar zaten çok soğuk, daha da soğuyacak, aç kalan kurtlar ve çakallar dağlardan aşağılara inecek, çok yazık.” şeklinde endişelerini ifade etmiş? ...
Zaten, TRAHAYKO'ya (Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği) ulaşan gönüllü şikâyetinde bölgede çok sayıda başıboş köpek olduğu vurgulanarak, Gümüşhane-Torul Belediye ekiplerinin ilçedeki köpekleri toplayıp Zigana Geçidine Gümüşhane plakalı bir kamyonetten atıldığına bizzat şahit olunduğu ifade edilmiş...
TRAHAYKO (Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği) yöneticilerinden aynı zamanda derneğin kurucu üyesi Şeyda Güner, yöneticilerden Lütfiye Tüzün Kurban ile Efsun İsgent sert hava koşullarında bölgeye 3 kez gittiklerini, arama çalışmalarından istedikleri sonucu alamadıklarını, faydalanmaları ümidiyle talihsiz köpeklere bol yiyecek dağıttıklarını, bir yandan da yasal işlemleri başlattıklarını, konunun peşini bırakmayacaklarını söylediler...
Son zamanlarda ülkemizin dört bir tarafında sık sık görülen hayvan katliamları sonrası, Meclisin “Hayvan Yasası”nı tekrar gözden geçirerek cezaları ağırlaştırmalarının kaçınılmaz olduğu görüşü daha da ağırlık kazandı...
İŞTE BELEDİYELERİN UMURLARINDA OLMAYAN O YASA...
26166 sayı ile 12.05.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren "Hayvanların Korunmasına dair Uygulama Yönetmeliği’nin 21. d Maddesi (Ek 2) gereğince, geçici bakımevlerinde rehabilitasyonları tamamlanıp alındıkları ortama geri bırakılan ve ayrıca sokaklarda yaşayan tüm sahipsiz hayvanlar için beslenme ve su odakları kurmak belediyelerin yasal görevidir...
Bu bağlamda; Torul Belediyesinin bir Bakımevi ve Rehabilite merkezi olmadığı, sahipsiz hayvanlar için besleme ve su odağı oluşturmadığı, tedavilerinin de yapılmadığı, sahipsiz hayvanların kanuna aykırı bir şekilde uyuşturularak başında veteriner hekim olmadan toplaması ve ilçeye uzak ormanlık ve dağ başlarına ölüme terkedildiği açıkça anlaşılmaktadır...
5199 Kanun Maddelerinde Belediyelerin alacağı tedbirler;
MADDE 7 – (1) Belediyeler;
a) Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, gerekli tıbbî bakımlarının yapılması ve işaretlenmesi, alındığı ortama geri bırakılması, sahiplendirilenlerinin kayıt altına alınmasıyla,
b) Geçici bakımevine gelen hayvanları öncelikle Sahipsiz Hayvan Kayıt Defterine kaydederek müşahede altına almakla, gerekli tedavilerin yapılmasını, kısırlaştırıp aşılanmasını ve işaretlenmesini müteakip alındığı ortama bırakmakla, geçici bakımevlerine gelen hayvanların sahiplenilmesi için yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile işbirliği yapmakla,
c) Geçici bakımevinde bulunan tüm hayvanların sahiplendirilmesi için belediye ilân panoları ile belediyenin internet ortamı ve diğer tüm yayın organlarında duyuru yapılmasıyla,
ç) Bölge ve mahallerindeki, özellikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, işaretlenmesi ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, alındığı ortama geri bırakılması ve sahiplendirilmelerinin yapılması için hayvan geçici bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetlerde yerel hayvan koruma görevlileri ve gönüllü kuruluşlar ile belediye veteriner hekimlerinin koordinasyonunun sağlanmasıyla,
d) Sahipsiz hayvanların beslenmesi amacıyla, bölgesinde bulunan lokanta, işyeri ve fabrikaların sahiplerinin uygun görmesi halinde işletmelerinde ve mutfaklarında oluşan hayvan beslemeye elverişli besin maddelerinin toplanmasıyla,
e) Geçici bakımevlerinde kaldıkları süre içerisinde; kanunî istisnalar ile bulaşıcı, tedavi edilemez veya tedavi sonrası iyileşme ihtimali olmayan bir hastalığa sahip olduğuna, alındığı ortama bırakıldığında insan ve çevre sağlığını önlenemez derecede tehdit edeceğine geçici bakımevi veteriner hekimince karar verilerek rapor tutulan hayvanların en az acı veren ve en hızlı şekilde ölümünü sağlayan yöntemlerle öldürülmesiyle,
f) Geçici bakımevlerinden kedi ve köpek almak isteyen kişi, kurum ve kuruluşlar için Sahipsiz Hayvan Edinme Formunu doldurmak, geçici bakımevi sorumlusu ya da sorumlu veteriner hekimin de onayı ile sorumlu veteriner hekimce düzenlenen sağlık karnesini vererek sahiplendirme yapılmasıyla, bu kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere "Geçici Bakımevi ve Rehabilite Merkezleri açmak" belediyelerin görevleri arasındadır.
Bunların hiçbirisini yerine getirmeyen, üstelik sokak hayvanlarına katliam benzeri bir uygulamayla işin kolayını seçen Torul Belediyesine belediye sınırları içerisinde, kanun maddelerine (MADDE:21, MADDE:22, MADDE:23) ayrıntılı şekilde anlatılan uygun "SOKAK HAYVANLARI BAKIMEVİ ve REHABİLİTE MERKEZİ" açtırılması ve 5199 sayılı kanun hükümlerinin yerine getirilmesi konusunda tüm hayvan aktivistleriyle beraber üst mercilere şikayet dışında talepte de bulunmak için harekete geçilmekte...
İl Hayvan Koruma Kurulu ve Orman Su İşleri Bölge Müdürlüğü'nce "Beslenme odağı kurmayarak görev ihmalinde bulunan" belediyelerin denetlemesi, ikaz etmesi ve soruşturma açması asal görevleri arasındadır... Bir kez daha hatırlatmamda yarar görüyorum...
























