Fransa Meclisi’nde kabul edilen Sözde Ermeni Soykırımı yasasına ilk tepki Saadet Partisi’nden geldi. Taksim’de bulunan Fransız Konsolosluğu önünde toplanan bine yakın Saadet Partili çeşitli dövizlerle sağanak yağmur altında Fransa’yı protesto etti.
“Fransa! İftirayı bırak, kendi tarihine bak”, “Soykırım 1915 yalandır, AB Bakanlığı kaldırılsın”, “Durmak yok! Fransa’ya selam, AB’ye devam”, “Ne işimiz var AB’de, hadi oradan! Hadi oradan! Hadi oradan” şeklinde Türkçe ve Fransızca dövizler taşıyan Saadet Partililer adına İstanbul Gençlik Kolları Başkanı İsmail Acar “Sayın Başbakan ve Hükümet yetkilileri bu durum karşısında Mavi Marmara olayında olduğu gibi, iç politik tüketime dönük yaklaşımları bırakarak Milletimizin hak ve hukukunu koruyacak adımları biran önce atmalıdır.” dedi ve şu açıklamayı yaptı.
KIYMETLİ BASIN MENSUPLARI
Fransız Parlamentosu, sözde Ermeni soykırımı iddialarını inkâr edenlere hapis cezasını içeren tasarıyı 22 Aralık Perşembe günü kabul etti. Bu tasarının Fransız Senatosundan da geçmesi durumunda, sözde Ermeni soykırım iddialarının doğru olmadığını söylemek bile Fransa’da suç olarak sayılacak ve cezalandırılacak. Fransa bu yasayı kabul etmekle düşünce özgürlüğü ve demokrasi adına tek taraflı bir bakış açısına sahip olduğunu bir kez daha kanıtlamakla birlikte, kendi kirli ve kanlı tarihini görmezlikten gelmiştir.
Fransa bu yasa ile; tüm batı dünyasına medeniyet ve irfan kavramlarını öğreten Osmanlı Devleti ve Milletimize attığı iftira ile sömürgecilik tarihi boyunca yaptığı soykırımları tarih objektifinden kaçırabileceği i düşüncesine kapılmıştır.
Türkiye’nin Ermeniler’e karşı soykırım uyguladığını iddia eden Fransa, söz kendisine geldiğinde sömürgeci olarak bulunduğu ülkelerde giriştiği katliamların ve soykırımların sorumluluğunu dahi kabul etmemekte ve uluslararası kamuoyunun gözünden kaçırmaya çalışmaktadır. Tarih nezdinde hiç bir şekilde gerçek bilgi ve belgelere dayanmayan bir iddiayı kendi parlamentosunda yasalaştırma cüretini göstermek ancak tarihe ve gerçeklere Fransız kalan bir Fransa’dan beklenebilirdi.
Fransa’nın tarihi sömürgecilik ve yaptığı katliamlarla doludur. Sadece son yüzyılda Cezayir Senegal ve diğer sömürgelerinde yaptığı katliamlarda hayatını kaybedenlerin sayısı 1,5 milyona yakındır.
Yaptığı bu katliamlara Cezayir’de 8 Mayıs 1945’te Setif şehrinde giriştiği dehşet ufak bir örnek olarak verilebilir. Savaştan sonra kendilerine vaat edilen bağımsızlık için gösteri yapan halka makineli tüfek ile ateş açılmış binlerce kişi öldürülmüştür. Fransa’nın bu gibi katliamları gerek belgelerle gerekse de kendi subay ve askeri yetkililerinin itiraflarıyla sabittir. İşkence tekniği uzmanı Emekli Tuğgeneral Paul Aussaresses (Osares), istihbarat subayı olarak 1955′te Cezayir’e tayin edilmiş ve halkı bastırmak için Tuğgeneral Jacques (Masü) komutasındaki 10.Hava İndirme Tugayı’na bağlı özel timi komuta etmişti. Paul Aussaresses hatıralarında bu görevdeyken en az 1509 kişiyi yargısız infaz ettiğini itiraf etmiştir.
Bunun karşısında Osmanlı devleti I.Dünya savaşı sırasında doğu bölgesinde yaşanan karışıklıklar sırasında başta Ermeni vatandaşları olmak üzere tüm azınlıkların can emniyetini sağlamak için azami gayret göstermiş, hatta Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal Bey bölgede yaşayan Ermeni vatandaşların güvenliğini sağlayamadığı için cezalandırılmıştır. Tarihi boyunca ve hükmettiği tüm beldelerde huzur ve adaleti sağlamayı başlıca hedef edinen Müslüman milletimizi, bu gibi örnekler varken soykırım gibi bir suçla itham etmek ancak müfterilik olarak açıklanabilir.
Netice olarak tarihinde her gittiği bölgede kan ve gözyaşından başka bir şey bırakmayan, tarihinde tek övünç kaynağı olarak gösterilen Fransız İhtilalini dahi giyotinler ve kazıklı kuyular gölgesinde yapan bir ülke, gittiği her bölgede huzuru sağlayan ve hâkimiyeti altındaki milletlere barış ve adalet dağıtan bu millete dil uzatacak ve soykırımcı yaftasını takacak ne yüze ne de tarihe sahiptir. Saadet Partisi olarak tarihin en kısa zamanda gerçekleri ortaya çıkaracağı ve gerçek katliamlara kimin imza attığının belli olacağı inancındayız.
Bu sonuç ile birlikte TBMM Fransa’nın tarihte yapmış olduğu soykırımları tanımalı ve böylece Fransa’ya gereken cevabı vermelidir.
Sayın Başbakan ve Hükümet yetkilileri bu durum karşısında Mavi Marmara olayında olduğu gibi, iç politik tüketime dönük yaklaşımları bırakarak Milletimizin hak ve hukukunu koruyacak adımları biran önce atmalıdır.
Basın açıklamamıza göstermiş olduğunuz yakın ilgiden dolayı teşekkür ediyor, bu konuyu bugün olduğu gibi bundan sonra da takip edeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz.
İsmail Acar
Saadet Partisi
İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanı
Güncel
Yayınlanma: 23 Aralık 2011 - 23:54
İftirayı Bırak, Kendi Tarihine Bak !
Fransa Meclisi'nde kabul edilen Sözde Ermeni Soykırımı yasasına ilk tepki Saadet Partisi'nden geldi.
Güncel
23 Aralık 2011 - 23:54
İlginizi Çekebilir






















