IV. Kuşak Düşünce ve Araştırma Merkezi “Türkiye’nin Gelecek Vizyonu: Dönüşümün Neresindeyiz?” konulu “Ekonomi Zirvesi” düzenledi.Bütün dünyayı kasıp kavuran küresel ekonomik kriz, bu kez krizin bir numaralı mağdurları olan gençlerin gündemindeydi. IV. Kuşak Düşünce ve Araştırma Merkezi adıyla iki yıldan beri bir dizi etkinliğe imza atan gençler, küresel krizin yerel etkilerini yakın plana alıp, sağlıklı bir yol haritası oluşturmak için ekonominin etkili aktörlerinin katılımıyla bir Ekonomi Zirvesi organize etti.İstanbul Ticaret Odası’nda Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince ve Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alparslan Korkmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı zirvenin başlığı “Türkiye’nin Gelecek Vizyonu: Dönüşümün Neresindeyiz?” idi.
Zirve, iş dünyasının önde gelen simaları, oda ve borsa temsilcileri, akademisyenler, ekonomi yazarları, üniversite öğrencileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yoğun ilgisi eşliğinde gerçekleştirildi.Ekonomi Zirvesinin açılış konuşmasını yapan IV. Kuşak Düşünce ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Sarıcı, gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ülkeler arasındaki farkın yetişmiş insan sayısı kadar olduğunu ifade etti. Ülkemizin en önemli eksikliğinin alanlarında başarılı, yeterli miktarda, nitelikli birey eksikliği olduğunu kaydeden Ramazan Sarıcı, “Bu eksikliğin giderilmesi ancak gençlerin en iyi şekilde yetiştirilip eğitilmesine bağlıdır. Bu alanda yapılan bütün çalışmalar ve yapılacak bütün yatırımlar bugün itibariyle en geçerli ve en gerekli olan yatırımlardır. Çünkü gençlere yönelik yapılan bütün çalışmalar aslında geleceğin inşasına yönelik atılan adımlardır” dedi.Zirvede konuşan, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, IMF ile Stand By yapılmayacak olmasına ilişkin, "Açıklamayı Türk ekonomi tarihinin bir miladı olarak kabul ediyorum" dedi.Yalçıntaş, hem IMF hem de Türkiye tarafından bir açıklama yapıldığını anımsatarak, "Şu net bir şekilde ortaya çıktı ki artık Türkiye, IMF ile Stand By anlaşmasına gitmeyecek. Sadece 4. madde çerçevesinde istişareler yapacak." dedi.Bu açıklamanın önemli olduğunu kaydeden Yalçıntaş, şunları kaydetti:
"Önemi şu; Türkiye çok çok önemli bir dünya krizini hiçbir dış reçeteye, hiçbir dış desteğe ihtiyaç duymadan, tamamen kendi bürokrasisi, kendi siyasileri tarafından hazırlanan bir orta vadeli ekonomik programıyla başarılı bir şeklide geçmiştir ve birçok dünya ülkesine nazaran çok daha başarılı bir şekilde bu krizden çıkmıştır. Bu sabah IMF'nin yaptığı açıklamalar, bunun dünyanın en önemli ekonomik kuruluşu tarafından da teyit edilmiş olmasıdır. Bu inanıyorum ki Türkiye'nin artık dünya ekonomi liginde birinci sıraya, sınıfa çıkmış olduğunun en önemli göstergesidir. Ben bu sabahki açı klamayı Türk ekonomi tarihinin bir miladı olarak kabul ediyorum."Oturumun ilk konuşmasını ise Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yaptı. Babacan, Türkiye'nin bir transformasyon süreci içerisinde oluğunu belirtti. Türkiye'nin dünyada çok daha itibarlı bir ülke olduğuna dikkat çeken Babacan, uzun vadede güçlü bir ekonomiye sahip, etkin politikalar uygulayabilen bir ülke olabilmenin doğrudan iyi yetişmiş insan gücüne dayandığını söyledi.Açık bir toplum olabilmenin, düzgün işleyen demokratik bir sistemin önemli olduğuna işaret eden Ali Babacan, bundan önce olduğu gibi bundan sonrada ekonominin en kilit olgusunun güven olduğuna dikkat çekti. Babacan, Türkiye'nin global ekonomik krizden en hızlı şekilde büyüyerek çıkan ülkelerden olacağını fakat bu dönemde popülist değil rasyonel politikaların uygulanması gerektiğinin önemine değindi ardından hükümetin bu konuda kararlı olduğunu vurguladı.Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ''Yeni bir sisteme ihtiyacımız var. Ülkenin geleceğini çizebilmesi için Türkiye'nin bütün sistemi yenden yapılandırıyor olması lazım'' dedi.Hisarcıklıoğlu, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin girişimcilik eksiği bulunduğunu, resmi rakamlara göre Türkiye'de 5,2 milyon kişinin işsiz olduğunu, bunlara iş verebilmenin tek çaresinin girişimci sayısını artırmaktan geçtiğini söyledi.
Mevcut sistemin artık tıkandığını, yeni bir sisteme ihtiyaç olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, ''Şimdi bütün kurum ve kuruluşlarıyla yeniden dizayn etmemiz lazım. Yeni bir anayasayla, yeni bir siyasi partiler seçim yasasıyla, kamu kurumlarını yeniden yapılandırarak, ülkenin geleceğini çizebilmesi için Türkiye'nin bütün sistemi yeniden yapılandırıyor olması lazım'' dedi.5 milyon 200 bin insan işsizken ara elemana ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ''Hiç kimse tek başına bu ülkenin kurtarıcısı olmaya kalkmasın. Hepimiz ortağız burada. Hiç kimse amir, memur değil. Eğer ülkemizin daha zengin olmasını istiyorsak iki ana çıpa var; güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasi. Bu ikisi birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Kayıt dışı ekonomiyi bitirmek durumundayız'' diye konuştu.Hesap veremeyenin hesap soramayacağını söyleyen Hisarcıklıoğlu, sistemin herkesi hesap verebilir hale getirmesi gerektiğini söyledi.Ekonomi Zirvesi'nin konuklarından Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince ise bankacılık sisteminin Türkiye'deki dirençliliğinin ve güvenilirliğinin global ekonomik krizle birlikte kendini ispatladığını belirtti. Hizmet sektörünün en önemli kalemlerinden olan bankacılık sektörünün Türkiye'de henüz yeterince gelişmediğini Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırarak ortaya koydu.Ekonomik büyümenin motor gücünün finansman olduğunu yani piyasaya sağlanan krediler olduğunu hatırlatan Özince, bu konuda da Türkiye'nin önünde daha kat etmesi gereken ciddi mesafelerin olduğunu dile getirdi.
Zirvedeki konuşmasında bankacılık sektöründeki diğer gelişmelere de değinen Ersin Özince, Türkiye'nin geleceğine iyimser baktığını söyleyerek sözlerini sonlandırdı.IV. Kuşak Ekonomi Zirvesine katılan konuşmacılar ve programın oturum başkanlığını yapan İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı İbrahim Çağlar’a birer Plaket ve fahri üyelik beratı verildi.Etkinliğin ardından, İstanbul Ticaret Odası tarafından, katılımcılar onuruna İstanbul Ticaret Odası'nın restoranında yemek verildi.IV. Kuşak Düşünce Ve Araştırma Merkezi Hakkında?
Üyelerini, İstanbul’da bulunan çeşitli üniversitelerde öğrenimlerini sürdürmekte olan ya da henüz tamamlamış gençlerin oluşturduğu, IV. Kuşak Düşünce Ve Araştırma Merkezi, organizasyonlarıyla geniş çaplı bir gençlik platformu olarak çalışmalarını sürdürüyor. 2008 yılında kurulan merkez, içinde yetiştiği medeniyetin değerlerine sahip çıkan, bu değerleri evrensel insani hak ve ilkelerle daha da zenginleştirebileceğine inanan yeni bir kuşağı simgeliyor. IV.Kuşak Düşüce ve Araştırma Merkezi; yeni bir yüzyılın eşiğinde önemli sorunlarla yüz yüze kalan Türkiye’nin, bu sorunlarla boğuşurken belki de gözden kaçırdığı ancak daha güçlü ve refah seviyesi yüksek bir ülke haline gelebilmesinin en büyük umut kaynağı olan iyi yetişmiş, çevresinde olan bitene duyarlı ve dinamik bir kuşağın tüm insanlığın geleceğine katma değer sağlayabilmek adına gösterdiği bir çabanın ifadesidir. Hiçbir siyasi önyargıya, ideolojik arka plana ve maddi beklentiye sahip olmayan IV.Kuşak Düşünce ve Araştırma Merkezi; önyargı olarak erdemi, arka plan olarak tarih şuurunu, beklenti olarak da anlayabilmeyi ve anlaşılabilmeyi kendine ilke edinmiştir
Zirve, iş dünyasının önde gelen simaları, oda ve borsa temsilcileri, akademisyenler, ekonomi yazarları, üniversite öğrencileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yoğun ilgisi eşliğinde gerçekleştirildi.Ekonomi Zirvesinin açılış konuşmasını yapan IV. Kuşak Düşünce ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Sarıcı, gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ülkeler arasındaki farkın yetişmiş insan sayısı kadar olduğunu ifade etti. Ülkemizin en önemli eksikliğinin alanlarında başarılı, yeterli miktarda, nitelikli birey eksikliği olduğunu kaydeden Ramazan Sarıcı, “Bu eksikliğin giderilmesi ancak gençlerin en iyi şekilde yetiştirilip eğitilmesine bağlıdır. Bu alanda yapılan bütün çalışmalar ve yapılacak bütün yatırımlar bugün itibariyle en geçerli ve en gerekli olan yatırımlardır. Çünkü gençlere yönelik yapılan bütün çalışmalar aslında geleceğin inşasına yönelik atılan adımlardır” dedi.Zirvede konuşan, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, IMF ile Stand By yapılmayacak olmasına ilişkin, "Açıklamayı Türk ekonomi tarihinin bir miladı olarak kabul ediyorum" dedi.Yalçıntaş, hem IMF hem de Türkiye tarafından bir açıklama yapıldığını anımsatarak, "Şu net bir şekilde ortaya çıktı ki artık Türkiye, IMF ile Stand By anlaşmasına gitmeyecek. Sadece 4. madde çerçevesinde istişareler yapacak." dedi.Bu açıklamanın önemli olduğunu kaydeden Yalçıntaş, şunları kaydetti:
"Önemi şu; Türkiye çok çok önemli bir dünya krizini hiçbir dış reçeteye, hiçbir dış desteğe ihtiyaç duymadan, tamamen kendi bürokrasisi, kendi siyasileri tarafından hazırlanan bir orta vadeli ekonomik programıyla başarılı bir şeklide geçmiştir ve birçok dünya ülkesine nazaran çok daha başarılı bir şekilde bu krizden çıkmıştır. Bu sabah IMF'nin yaptığı açıklamalar, bunun dünyanın en önemli ekonomik kuruluşu tarafından da teyit edilmiş olmasıdır. Bu inanıyorum ki Türkiye'nin artık dünya ekonomi liginde birinci sıraya, sınıfa çıkmış olduğunun en önemli göstergesidir. Ben bu sabahki açı klamayı Türk ekonomi tarihinin bir miladı olarak kabul ediyorum."Oturumun ilk konuşmasını ise Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yaptı. Babacan, Türkiye'nin bir transformasyon süreci içerisinde oluğunu belirtti. Türkiye'nin dünyada çok daha itibarlı bir ülke olduğuna dikkat çeken Babacan, uzun vadede güçlü bir ekonomiye sahip, etkin politikalar uygulayabilen bir ülke olabilmenin doğrudan iyi yetişmiş insan gücüne dayandığını söyledi.Açık bir toplum olabilmenin, düzgün işleyen demokratik bir sistemin önemli olduğuna işaret eden Ali Babacan, bundan önce olduğu gibi bundan sonrada ekonominin en kilit olgusunun güven olduğuna dikkat çekti. Babacan, Türkiye'nin global ekonomik krizden en hızlı şekilde büyüyerek çıkan ülkelerden olacağını fakat bu dönemde popülist değil rasyonel politikaların uygulanması gerektiğinin önemine değindi ardından hükümetin bu konuda kararlı olduğunu vurguladı.Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ''Yeni bir sisteme ihtiyacımız var. Ülkenin geleceğini çizebilmesi için Türkiye'nin bütün sistemi yenden yapılandırıyor olması lazım'' dedi.Hisarcıklıoğlu, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin girişimcilik eksiği bulunduğunu, resmi rakamlara göre Türkiye'de 5,2 milyon kişinin işsiz olduğunu, bunlara iş verebilmenin tek çaresinin girişimci sayısını artırmaktan geçtiğini söyledi.
Mevcut sistemin artık tıkandığını, yeni bir sisteme ihtiyaç olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, ''Şimdi bütün kurum ve kuruluşlarıyla yeniden dizayn etmemiz lazım. Yeni bir anayasayla, yeni bir siyasi partiler seçim yasasıyla, kamu kurumlarını yeniden yapılandırarak, ülkenin geleceğini çizebilmesi için Türkiye'nin bütün sistemi yeniden yapılandırıyor olması lazım'' dedi.5 milyon 200 bin insan işsizken ara elemana ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ''Hiç kimse tek başına bu ülkenin kurtarıcısı olmaya kalkmasın. Hepimiz ortağız burada. Hiç kimse amir, memur değil. Eğer ülkemizin daha zengin olmasını istiyorsak iki ana çıpa var; güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasi. Bu ikisi birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Kayıt dışı ekonomiyi bitirmek durumundayız'' diye konuştu.Hesap veremeyenin hesap soramayacağını söyleyen Hisarcıklıoğlu, sistemin herkesi hesap verebilir hale getirmesi gerektiğini söyledi.Ekonomi Zirvesi'nin konuklarından Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince ise bankacılık sisteminin Türkiye'deki dirençliliğinin ve güvenilirliğinin global ekonomik krizle birlikte kendini ispatladığını belirtti. Hizmet sektörünün en önemli kalemlerinden olan bankacılık sektörünün Türkiye'de henüz yeterince gelişmediğini Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırarak ortaya koydu.Ekonomik büyümenin motor gücünün finansman olduğunu yani piyasaya sağlanan krediler olduğunu hatırlatan Özince, bu konuda da Türkiye'nin önünde daha kat etmesi gereken ciddi mesafelerin olduğunu dile getirdi.
Zirvedeki konuşmasında bankacılık sektöründeki diğer gelişmelere de değinen Ersin Özince, Türkiye'nin geleceğine iyimser baktığını söyleyerek sözlerini sonlandırdı.IV. Kuşak Ekonomi Zirvesine katılan konuşmacılar ve programın oturum başkanlığını yapan İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı İbrahim Çağlar’a birer Plaket ve fahri üyelik beratı verildi.Etkinliğin ardından, İstanbul Ticaret Odası tarafından, katılımcılar onuruna İstanbul Ticaret Odası'nın restoranında yemek verildi.IV. Kuşak Düşünce Ve Araştırma Merkezi Hakkında?
Üyelerini, İstanbul’da bulunan çeşitli üniversitelerde öğrenimlerini sürdürmekte olan ya da henüz tamamlamış gençlerin oluşturduğu, IV. Kuşak Düşünce Ve Araştırma Merkezi, organizasyonlarıyla geniş çaplı bir gençlik platformu olarak çalışmalarını sürdürüyor. 2008 yılında kurulan merkez, içinde yetiştiği medeniyetin değerlerine sahip çıkan, bu değerleri evrensel insani hak ve ilkelerle daha da zenginleştirebileceğine inanan yeni bir kuşağı simgeliyor. IV.Kuşak Düşüce ve Araştırma Merkezi; yeni bir yüzyılın eşiğinde önemli sorunlarla yüz yüze kalan Türkiye’nin, bu sorunlarla boğuşurken belki de gözden kaçırdığı ancak daha güçlü ve refah seviyesi yüksek bir ülke haline gelebilmesinin en büyük umut kaynağı olan iyi yetişmiş, çevresinde olan bitene duyarlı ve dinamik bir kuşağın tüm insanlığın geleceğine katma değer sağlayabilmek adına gösterdiği bir çabanın ifadesidir. Hiçbir siyasi önyargıya, ideolojik arka plana ve maddi beklentiye sahip olmayan IV.Kuşak Düşünce ve Araştırma Merkezi; önyargı olarak erdemi, arka plan olarak tarih şuurunu, beklenti olarak da anlayabilmeyi ve anlaşılabilmeyi kendine ilke edinmiştir
























