Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin anayasa değişikliğine ilişkin teklifini değerlendirirken, "Hep bunlar bir sulandırma hareketidir. Bizim, bu kadar ciddi bir konuyu bu kadar sulandıran yaklaşımlara olumlu yaklaşmamız mümkün değil" dedi. ABD'deki temaslarını tamamlayarak yurda dönen Erdoğan, Esenboğa Havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, "(CHP, 3 ana konuyla ilgili 11 madde Anayasa değişikliği paketinden ayrılsın, bir sonraki döneme bırakılsın) diyor. Bu öneriye siz nasıl bakıyorsunuz? Sizin bir karşı öneriniz var mı?" sorusunu şöyle yanıtladı:
"Bizim karşı önerimizin olması söz konusu değil. Bir defa bu sürece girdiğimiz andan itibaren bildiğiniz gibi ilgili arkadaşlarım parlamento içi, dışı tüm siyasi partileri, tüm sivil toplum örgütlerini, medya gruplarını Ankara ve İstanbul'da toplayarak bilgilendirdi. Bu görüşmeler neticesinde en ufak bir olumlu sinyal alamadık. Hatta hatta kendilerine verdiğimiz taslağın kapağını bile açıp incelemeden verilen cevapları, lütfen şöyle hafıza kayıtlarımızda bir inceleyelim. Ne dediler? 'Biz bunu zaten Anayasa Mahkemesine götüreceğiz' dediler. Hemen ardından, 'biz geçici 15. maddeyi sadece Meclis'te görüşmeye varız, bunun dışında hiçbirine olumlu yaklaşamayız' dediler. Bu arada bir başka siyasi parti de 'ancak seçimlerden sonra yeni kurulacak parlamentoda bunları görüşelim' dedi.
Değerli arkadaşlar, devlet işi ciddiyet işidir ve parlamento bu ülkenin en ciddi, onurlu kurumudur. Bu parlamentoyu temsil edenler de dürüst, dikkatli, hassas davranmakla bu onurlu kurumu güçlendirirler. Tabi biz hep bunu bekledik. 'Gerekirse, gelin beraber oturalım, çalışalım' dedik. 2008'de Parlamento Başkanımızın yazılı davetine kimlerin olumsuz cevap verdiğini hatırlayın. Hep bunlar bir sulandırma hareketidir. Bunlar ciddi şeyler değildir. Biz bu kadar ciddi olan bir konuyu bu kadar sulandıran yaklaşımlara olumlu yaklaşmamız mümkün değil. Kaldı ki bu artık komisyondan geçti, Genel Kurul'un gündemine geldi. Kendileri de muhalefet şerhlerini yazdılar, verdiler. Artık Genel Kurulda bu teklif görüşülmeye başlanacak. Ülkemiz için, milletimiz için ve tüm parlamentodaki milletvekillerimiz, hangi gruba mensup olursa olusun aklı selimle ülkemiz için bu teklifi değerlendirecektir ve hepsi de o kulübede vicdanıyla baş başa kalmak suretiyle, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Ben, bu milletin bir vekiliyim, milletin talebi' istikametinde... Ortak akıl, ortak payda bu değişikliğin yapılmasından yanadır ve bu istikamette ben milletvekillerimizin de kararını vereceğine inanıyorum."KAPIMIZ HER ZAMAN AÇIK, ODAMIZDA KAMERA DA YOK
Erdoğan, bir başka gazetecinin, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın önerisine ABD'ye giderken 'varım' demiştiniz" sözleri üzerine, şunları söyledi:
"Gelenler katkı verecekse bunları görüşmeye varız. 'Bize kimse şark kurnazlığıyla yaklaşmasın' dedim. Eğer şark kurnazlığı yapmaya kalkarlarsa bizler de onlar kadar bu konularda kurnazız. Burada değişen herhangi bir şey yok. Ama görüşme noktasında bizim kapımız her zaman açıktır. Bizim odamızda kamera filan da yoktur. Sadece arzu ederlerse medyaya birlikte bir görüntü veririz, sonra oturur hangi konuyu görüşeceksek görüşürüz. Kimseye kapımız kapalı değil, siyaset yapıyoruz."
Bir gazetecinin, "(CHP, 3 ana konuyla ilgili 11 madde Anayasa değişikliği paketinden ayrılsın, bir sonraki döneme bırakılsın) diyor. Bu öneriye siz nasıl bakıyorsunuz? Sizin bir karşı öneriniz var mı?" sorusunu şöyle yanıtladı:
"Bizim karşı önerimizin olması söz konusu değil. Bir defa bu sürece girdiğimiz andan itibaren bildiğiniz gibi ilgili arkadaşlarım parlamento içi, dışı tüm siyasi partileri, tüm sivil toplum örgütlerini, medya gruplarını Ankara ve İstanbul'da toplayarak bilgilendirdi. Bu görüşmeler neticesinde en ufak bir olumlu sinyal alamadık. Hatta hatta kendilerine verdiğimiz taslağın kapağını bile açıp incelemeden verilen cevapları, lütfen şöyle hafıza kayıtlarımızda bir inceleyelim. Ne dediler? 'Biz bunu zaten Anayasa Mahkemesine götüreceğiz' dediler. Hemen ardından, 'biz geçici 15. maddeyi sadece Meclis'te görüşmeye varız, bunun dışında hiçbirine olumlu yaklaşamayız' dediler. Bu arada bir başka siyasi parti de 'ancak seçimlerden sonra yeni kurulacak parlamentoda bunları görüşelim' dedi.
Değerli arkadaşlar, devlet işi ciddiyet işidir ve parlamento bu ülkenin en ciddi, onurlu kurumudur. Bu parlamentoyu temsil edenler de dürüst, dikkatli, hassas davranmakla bu onurlu kurumu güçlendirirler. Tabi biz hep bunu bekledik. 'Gerekirse, gelin beraber oturalım, çalışalım' dedik. 2008'de Parlamento Başkanımızın yazılı davetine kimlerin olumsuz cevap verdiğini hatırlayın. Hep bunlar bir sulandırma hareketidir. Bunlar ciddi şeyler değildir. Biz bu kadar ciddi olan bir konuyu bu kadar sulandıran yaklaşımlara olumlu yaklaşmamız mümkün değil. Kaldı ki bu artık komisyondan geçti, Genel Kurul'un gündemine geldi. Kendileri de muhalefet şerhlerini yazdılar, verdiler. Artık Genel Kurulda bu teklif görüşülmeye başlanacak. Ülkemiz için, milletimiz için ve tüm parlamentodaki milletvekillerimiz, hangi gruba mensup olursa olusun aklı selimle ülkemiz için bu teklifi değerlendirecektir ve hepsi de o kulübede vicdanıyla baş başa kalmak suretiyle, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Ben, bu milletin bir vekiliyim, milletin talebi' istikametinde... Ortak akıl, ortak payda bu değişikliğin yapılmasından yanadır ve bu istikamette ben milletvekillerimizin de kararını vereceğine inanıyorum."KAPIMIZ HER ZAMAN AÇIK, ODAMIZDA KAMERA DA YOK
Erdoğan, bir başka gazetecinin, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın önerisine ABD'ye giderken 'varım' demiştiniz" sözleri üzerine, şunları söyledi:
"Gelenler katkı verecekse bunları görüşmeye varız. 'Bize kimse şark kurnazlığıyla yaklaşmasın' dedim. Eğer şark kurnazlığı yapmaya kalkarlarsa bizler de onlar kadar bu konularda kurnazız. Burada değişen herhangi bir şey yok. Ama görüşme noktasında bizim kapımız her zaman açıktır. Bizim odamızda kamera filan da yoktur. Sadece arzu ederlerse medyaya birlikte bir görüntü veririz, sonra oturur hangi konuyu görüşeceksek görüşürüz. Kimseye kapımız kapalı değil, siyaset yapıyoruz."






















