Nurettin Özgenç, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada şunları ifade etti: “Tunus, Mısır ve Libya'dan diğer Ortadoğu ülkelerine sirayet eden halk hareketleri domino etkisi yaparak despot idareleri devirmektedir. "30 senelik diktatör Mübarek 3 cumada, 42 senelik Muammer Kaddafi'de yakın bir zaman da devrildiği gibi 1970'ten beri Suriye'nin başında bulunan Hafız Esed'in 2010 yılında ölmesi üzerine yerine geçen oğlu Beşşar Esed'da 2011 yılının Mart ayında Ortadoğu'da yaşanan dalgalanmalardan etkilenerek sokağa dökülen halkın haklı mücadelesi artarak devam etmesi halinde çok fazla dayanamayacaktır. Zira; halkın gücü karşısında en kuvvetli diktatörlerin bile dayanabileceği hiçbir güç yoktur. Suriye halkının ülkesine ve insanına böylesine düşman olabilen liderden kurtulma mücadelesi vermeleri dünya devletleri tarafından koşulsuz desteklenmelidir. Masum insanların öldürülmesi, dökülen kanın durdurulması için gerekirse yaptırım uygulanmalı. Bu ülkede kaos vardır. Dünya devletlerini bu vahşete sessiz kalmamaya davet ediyoruz."
Nurettin Özgenç, BM İnsan Hakları Konseyinin Suriye'de geçtiğimiz hafta gerçekleşen Hula katliamının araştırılması ve katliamla ilgili Suriye yönetimini kınaması yetmez acil yaptırım uygulamalı. Suriye yönetiminin, geçen hafta sonu Humus'a bağlı Hula kasabasında meydana gelen, 49'u çocuk 108 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyı araştırmak için oluşturduğu komisyon ön raporunu açıkladı. Raporda, Hula'yı ağır silahlarla bastığı ve sayılarının 800'ü bulduğu iddia edilen silahlı grupların, katliamdan sorumlu tutulduğu ifade ediliyor. Bu açık tespitler karşısında insanlığın bittiği bir yer olan Suriye'ye karşı dünya devletleri artık daha fazla sessiz kalmamalı. Çünkü bu durumlarda ticari karlar değil insani değerler öne alınmalıdır. Özgenç, Ortadoğu'yu saran halk ayaklanmalarının en kanlısına sahne olan Suriye'nin baas rejimine karşı koyduğunu kaydederken “Esed iktidarına karşı olanların ölmeyi hak ettiklerini belirtmesi ne kadar zalim bir anlayışı olduğuna işarettir. Suriye'de sivil insanlara uygulanan bu şiddet şeklinin insani olmadığı gibi izahı da mümkün olamayacaktır.” yorumunu yaptı. KOBİDER Başkanı, Esed hanedanlığının devamı adına Suriye halkına ağır savaş silahlarıyla müdahale ettiğini aktardı Toplumunu düşman görenlerin tavrına bir anlam veremediğini vurgulayan Özgenç, şöyle devam etti: “Esed ailesi 42 senedir devam eden hanedanlığının sona erdirmesi için yapılanlara karşın ne kadar acımasız ve zalim olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Tunus'ta başlayarak Ortadoğu ile Arap ülkelerini saran halk hareketinin, domino etkisi yaparak Tunus, Mısır ve Libya'dan sonra Suriye lideri Beşşar Esed'inde devrini de sonlandıracağa benziyor. Ortadoğu’da diktatörlükle yönetilen ülkelerin önderleri halkın refahı mutluluğu için değil de genellilikle aile efratlarıyla birlikte zevk sefa içerisinde yaşarken vatandaşları yoksullukla mücadele eden ülkelerin sonları kötü bitmektedir. Atasözünde olduğu gibi 'Zulüm ile abad olanın sonu berbad oluyor' bu durum diğer diktatörlere örnek olmalı. Gerçi merhum ünlü şair Mehmet Akif Ersoy "Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar,hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?" sözünde ne kadar haklı olduğu devrilen diktatörlerden ders almayanları gördüğümüzde daha net olarak anlaşılıyor." Güncel
Yayınlanma: 03 Haziran 2012 - 15:17
Kobider: Suriye Halkı Desteklenmeli
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Genel Başkanı Nurettin Özgenç, Suriye halkının Beşşar Esed'den kurtulma mücadelesinin dünya devletleri tarafından desteklenmesini istedi.
Güncel
03 Haziran 2012 - 15:17
İlginizi Çekebilir






















