DSP Genel Başkanı Masum Türker, HAKSEN Genel Başkanı Ayhan Çivi ve beraberindeki heyeti kabulünde ekonomik krizi ve gündemi değerlendirdi.
DSP Genel Başkanı Masum Türker, dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizin Türkiye’deki etkilerinin aza indirilmesi için kamu çalışanlarına ve emeklilere yüzde 10 ara zam verilmesi gerektiğini söyledi.
Türker, “Dünyada bir kriz yaşanıyor. Dünyada yaşanan krizin Türkiye’ye yansıması farklı olmuştur. ABD’nin notu düşürülüyor, doların değer kaybetmesi gerekiyor ama Türkiye’de dolar değer kazanıyor. Çünkü, son 9 yıldır bastırılmış olan, gümrük kapılarında tutulmuş olan yurt dışı enflasyon etkisi doların değerine yansıyarak Türkiye’de farklı bir yapılanmaya götürüyor bizi. Bunun da programlanacak en iyi önlemi şu aşamada kamu çalışanları ile yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde yüzde 10 civarında ara zam verilmesidir. Bu zam emeklilere de yansıtılarak, Türkiye’de satın alma gücü yükseltilmelidir” dedi.
DSP Genel Başkanı Masum Türker, dünyadaki ekonomik krizin Türkiye’ye etkilerinin azaltılması için tüketici gelirinin arttırılması gerektiğini söyledi. Türker, “Devletin bütçesini gözden geçirerek kamuda çalışanlarla emeklilere yüzde 10 ara zam vermesi gerekir” dedi.
Türker, Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (HAKSEN) Genel Başkanı Ayhan Çivi ve beraberindeki heyeti Genel Merkez’de kabul ederek görüştü. Türker, görüşmede, diğer kesimlerde örgütlenmenin, sendikalaşmanın yok edilme noktasına getirildiğine işaret ederek, kamu çalışanlarının örgütlenmesinin Türkiye için büyük önem taşıdığını söyledi.
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Türker, dünyada bir ekonomik kriz yaşandığını hatırlattı. Gündemin ön sıralarında YAŞ kararları, şike tartışmaları, Balyoz ve Andıç gibi davalar yer almakta, ekonomik kriz kamuoyu gündeminden uzaklaştırılmaktadır” diyen Türker, şöyle devam etti:
“Dünyada bir kriz yaşanıyor. Dünyada yaşanan krizin Türkiye’ye yansıması farklı olmuştur. ABD’nin notu düşürülüyor, doların değer kaybetmesi gerekiyor ama Türkiye’de dolar değer kazanıyor. Çünkü, son 9 yıldır bastırılmış olan, gümrük kapılarında tutulmuş olan yurt dışı enflasyonun etkisi doların değerine yansıyarak Türkiye’de farklı bir yapılanmaya götürüyor bizi. Bunun da programlanacak en iyi önlemi şu aşamada kamu çalışanları ile yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde yüzde 10 civarında ara zam verilmesidir. Bu zam emeklilere de yansıtılarak, Türkiye’de satın alma gücünün yükseltilmesi gerekiyor. Yoksa şu anda finans sektöründe yapılan, faizleri düşürerek borçlanma imkânlarına müsaade etme politikası bireylere yansıtılamaz. Çünkü bireylerin 200 milyarı geçen borcunun artık bundan sonra gelirlerine göre borçlanma tahammülü doyum noktasına gelmiştir. Bu nedenle, kamu çalışanlarıyla yapılacak sözleşme görüşmelerinde yüzde 10 ara zamın değerlendirilip devlet bütçesinin de buna göre gözden geçirilmesi gerekir.
Kamuda bir rahatlık var. Bunun nedeni, geçtiğimiz dönemde Torba Yasası gereği yapılan vergi ve sosyal güvenlik yapılandırması dolayısıyla zaten zorunlu bir tasarruf yaratılmıştı. Bu zorunlu tasarruf krizden korunmak için de çok iyi bir görev yapacaktır. Ama, tüketenlerin gelirleri arttırılmadığı zaman bu yapılandırmaya başvuranlar, bu sefer yükümlülüklerini yerine getiremeyince hem tasarruf olgusu ortadan kalkacak hem de koruyucu olarak gözüken bu önlem birden bire devlet bütçesini zedeler hale gelecektir. Bunun birinci yolu bu tasarrufu da finanse edecek kamuda çalışanların ve emeklilerin maaşlarına yüzde 10 mertebesinde bir ara zammın verilmesidir.”
EKONOMİK ÖNLEMLER BİR AN ÖNCE ALINMALI
Krizin bir dünya krizi olduğuna dikkati çeken Türker, insanların dayanma gücünün kalmadığını ve küçük bir kıvılcımın bile isyana dönüştüğünü, İngiltere’de baş gösteren isyan ve yağma olaylarını örnek göstererek anlattı. Türker, ekonomik tedbirlerin bir an önce alınmasını istedi.
“Döviz kurundaki artışlar, bastırılmış döviz kurunun kendisini düzeltmesidir” görüşünü dile getiren Türker, döviz kurundakideki artışın devam etmesi durumunda ihracatın da olumsuz etkileneceğini belirterek, reel sektörün ihtiyacı karşılayamayabileceğini, turizm gelirlerinin de düşebileceğini ifade etti.
SURİYE MESELESİ
DSP Lideri Masum Türker, Türkiye’nin gündemindeki bir başka önemli meselenin de Suriye olduğunu anımsattı. Dışişleri Bakanı’nın Suriye’yi ziyaret etmesinin doğru olduğunu vurgulayan Türker, “Tunus’tan başlayarak Suriye’ye kadar uzanan bu ‘Arap Baharı’ dedikleri başkaldırı olgusunun Türkiye’nin sınırlarına gelmiş olması önemlidir” dedi. Türkiye’ye sığınan Suriyeli sayısının 11 bin olduğunu ancak kamuoyuna yansıtılan kamplarda bu kadar kişinin mevcut olmadığını ifade eden Türker, “O zaman acaba bu gelenlerin bir kısmı, dağa çıkıp terörle işbirliği yapan kişiler mi?” diye sordu.
TÜRK ORDUSUNU YIPRATMAKTAN VAZGEÇİN
Türkiye’nin Suriye ile görüşmeler yapmasının doğru olduğunu kaydeden Türker, önemli bir uyarıda da bulundu. Türker, şunları söyledi:
“Yarın öbür gün Güneydoğu Anadolu’da, Doğu Anadolu’daki bir çatışmayı bahane edip birileri de aynı şekilde Türkiye’yi ziyaret ederse Türkiye, Irak, İran ve Suriye’den kopacak parçalarla doğması düşünülen Kürt Federasyonu’nun temeli de atılmış oluyor. Zaten Barzani bu konuda bir açıklamada da bulundu, bir davette bulundu. Türkiye’nin bu aşamada çok dikkat etmesi gerekir. Özellikle dış güvenliğin önem kazanacağı, iç güvenliği de önemli ölçüde etkileyecek bu girişimde Türk Ordusunun, YAŞ kararlarıyla birlikte medyada başlayan yıpratılması sürecine de hükümetin izin vermemesi, bu konuda gerekli uyarıları yapması gerekir.”
HAKSEN Genel Başkanı Ayhan Çivi ise görüşmede, göreve yeni gelen DSP Genel Başkanı Masum Türker ve arkadaşlarına başarı dilemek ve kamu çalışanlarının sorunlarını aktarmak için geldiklerini söyledi. Çivi, “DSP her zaman kamu çalışanlarının sorunlarına duyarlı olmuştur. Dinlemiştir, anlamıştır ve gerektiği zaman bizlerin adına gerekli girişimleri yapmıştır. Bu nedenle ben kendilerine bugüne kadar verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
DSP Genel Başkanı Masum Türker, dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizin Türkiye’deki etkilerinin aza indirilmesi için kamu çalışanlarına ve emeklilere yüzde 10 ara zam verilmesi gerektiğini söyledi.
Türker, “Dünyada bir kriz yaşanıyor. Dünyada yaşanan krizin Türkiye’ye yansıması farklı olmuştur. ABD’nin notu düşürülüyor, doların değer kaybetmesi gerekiyor ama Türkiye’de dolar değer kazanıyor. Çünkü, son 9 yıldır bastırılmış olan, gümrük kapılarında tutulmuş olan yurt dışı enflasyon etkisi doların değerine yansıyarak Türkiye’de farklı bir yapılanmaya götürüyor bizi. Bunun da programlanacak en iyi önlemi şu aşamada kamu çalışanları ile yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde yüzde 10 civarında ara zam verilmesidir. Bu zam emeklilere de yansıtılarak, Türkiye’de satın alma gücü yükseltilmelidir” dedi.
DSP Genel Başkanı Masum Türker, dünyadaki ekonomik krizin Türkiye’ye etkilerinin azaltılması için tüketici gelirinin arttırılması gerektiğini söyledi. Türker, “Devletin bütçesini gözden geçirerek kamuda çalışanlarla emeklilere yüzde 10 ara zam vermesi gerekir” dedi.
Türker, Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (HAKSEN) Genel Başkanı Ayhan Çivi ve beraberindeki heyeti Genel Merkez’de kabul ederek görüştü. Türker, görüşmede, diğer kesimlerde örgütlenmenin, sendikalaşmanın yok edilme noktasına getirildiğine işaret ederek, kamu çalışanlarının örgütlenmesinin Türkiye için büyük önem taşıdığını söyledi.
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Türker, dünyada bir ekonomik kriz yaşandığını hatırlattı. Gündemin ön sıralarında YAŞ kararları, şike tartışmaları, Balyoz ve Andıç gibi davalar yer almakta, ekonomik kriz kamuoyu gündeminden uzaklaştırılmaktadır” diyen Türker, şöyle devam etti:
“Dünyada bir kriz yaşanıyor. Dünyada yaşanan krizin Türkiye’ye yansıması farklı olmuştur. ABD’nin notu düşürülüyor, doların değer kaybetmesi gerekiyor ama Türkiye’de dolar değer kazanıyor. Çünkü, son 9 yıldır bastırılmış olan, gümrük kapılarında tutulmuş olan yurt dışı enflasyonun etkisi doların değerine yansıyarak Türkiye’de farklı bir yapılanmaya götürüyor bizi. Bunun da programlanacak en iyi önlemi şu aşamada kamu çalışanları ile yapılan toplu sözleşme görüşmelerinde yüzde 10 civarında ara zam verilmesidir. Bu zam emeklilere de yansıtılarak, Türkiye’de satın alma gücünün yükseltilmesi gerekiyor. Yoksa şu anda finans sektöründe yapılan, faizleri düşürerek borçlanma imkânlarına müsaade etme politikası bireylere yansıtılamaz. Çünkü bireylerin 200 milyarı geçen borcunun artık bundan sonra gelirlerine göre borçlanma tahammülü doyum noktasına gelmiştir. Bu nedenle, kamu çalışanlarıyla yapılacak sözleşme görüşmelerinde yüzde 10 ara zamın değerlendirilip devlet bütçesinin de buna göre gözden geçirilmesi gerekir.
Kamuda bir rahatlık var. Bunun nedeni, geçtiğimiz dönemde Torba Yasası gereği yapılan vergi ve sosyal güvenlik yapılandırması dolayısıyla zaten zorunlu bir tasarruf yaratılmıştı. Bu zorunlu tasarruf krizden korunmak için de çok iyi bir görev yapacaktır. Ama, tüketenlerin gelirleri arttırılmadığı zaman bu yapılandırmaya başvuranlar, bu sefer yükümlülüklerini yerine getiremeyince hem tasarruf olgusu ortadan kalkacak hem de koruyucu olarak gözüken bu önlem birden bire devlet bütçesini zedeler hale gelecektir. Bunun birinci yolu bu tasarrufu da finanse edecek kamuda çalışanların ve emeklilerin maaşlarına yüzde 10 mertebesinde bir ara zammın verilmesidir.”
EKONOMİK ÖNLEMLER BİR AN ÖNCE ALINMALI
Krizin bir dünya krizi olduğuna dikkati çeken Türker, insanların dayanma gücünün kalmadığını ve küçük bir kıvılcımın bile isyana dönüştüğünü, İngiltere’de baş gösteren isyan ve yağma olaylarını örnek göstererek anlattı. Türker, ekonomik tedbirlerin bir an önce alınmasını istedi.
“Döviz kurundaki artışlar, bastırılmış döviz kurunun kendisini düzeltmesidir” görüşünü dile getiren Türker, döviz kurundakideki artışın devam etmesi durumunda ihracatın da olumsuz etkileneceğini belirterek, reel sektörün ihtiyacı karşılayamayabileceğini, turizm gelirlerinin de düşebileceğini ifade etti.
SURİYE MESELESİ
DSP Lideri Masum Türker, Türkiye’nin gündemindeki bir başka önemli meselenin de Suriye olduğunu anımsattı. Dışişleri Bakanı’nın Suriye’yi ziyaret etmesinin doğru olduğunu vurgulayan Türker, “Tunus’tan başlayarak Suriye’ye kadar uzanan bu ‘Arap Baharı’ dedikleri başkaldırı olgusunun Türkiye’nin sınırlarına gelmiş olması önemlidir” dedi. Türkiye’ye sığınan Suriyeli sayısının 11 bin olduğunu ancak kamuoyuna yansıtılan kamplarda bu kadar kişinin mevcut olmadığını ifade eden Türker, “O zaman acaba bu gelenlerin bir kısmı, dağa çıkıp terörle işbirliği yapan kişiler mi?” diye sordu.
TÜRK ORDUSUNU YIPRATMAKTAN VAZGEÇİN
Türkiye’nin Suriye ile görüşmeler yapmasının doğru olduğunu kaydeden Türker, önemli bir uyarıda da bulundu. Türker, şunları söyledi:
“Yarın öbür gün Güneydoğu Anadolu’da, Doğu Anadolu’daki bir çatışmayı bahane edip birileri de aynı şekilde Türkiye’yi ziyaret ederse Türkiye, Irak, İran ve Suriye’den kopacak parçalarla doğması düşünülen Kürt Federasyonu’nun temeli de atılmış oluyor. Zaten Barzani bu konuda bir açıklamada da bulundu, bir davette bulundu. Türkiye’nin bu aşamada çok dikkat etmesi gerekir. Özellikle dış güvenliğin önem kazanacağı, iç güvenliği de önemli ölçüde etkileyecek bu girişimde Türk Ordusunun, YAŞ kararlarıyla birlikte medyada başlayan yıpratılması sürecine de hükümetin izin vermemesi, bu konuda gerekli uyarıları yapması gerekir.”
HAKSEN Genel Başkanı Ayhan Çivi ise görüşmede, göreve yeni gelen DSP Genel Başkanı Masum Türker ve arkadaşlarına başarı dilemek ve kamu çalışanlarının sorunlarını aktarmak için geldiklerini söyledi. Çivi, “DSP her zaman kamu çalışanlarının sorunlarına duyarlı olmuştur. Dinlemiştir, anlamıştır ve gerektiği zaman bizlerin adına gerekli girişimleri yapmıştır. Bu nedenle ben kendilerine bugüne kadar verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
























