MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, taslak metni ortaya çıkan “yol haritasına” ilişkin, “Anlaşılan odur ki, bebek katili emretmekte, AKP hükümeti her istenileni yerine getirmektedir. AKP hükümeti teröristbaşı ve örgütünün şantaj ve baskılarına teslim olmuştur” dedi.Çetin, yaptığı açıklamada, taslak metni ortaya çıkan yol haritasının, “AKP hükümetinin, çözüm süreci adıyla yürüttüğü PKK müzakerelerinde bölücülerin oyuncağı haline geldiğinin” göstergesi olduğunu kaydetti. “Anlaşılan odur ki, bebek katili emretmekte, AKP hükümeti her istenileni yerine getirmektedir. AKP hükümeti teröristbaşı ve örgütünün şantaj ve baskılarına teslim olmuş, iktidarda kalabilmek uğruna bölücü terörün bir tehdit olduğu gerçeğini gizlemeyi ve işbirliğini seçmiştir” diyen Çetin, “çözüm süreci”ne ilişkin 6 maddelik yeni yol haritası taslağının içeriği dikkate alındığında, AK Parti’nin Türkiye’yi ciddi anlamda aldattığının görüldüğüne dikkat çekti. AK Parti’nin niyetinin, meseleyi çözmek değil, çözüyor görüntüsü altında siyaseten faydalanmak olduğunu öne süren Çetin, şunları ifade etti:“Taslakta yer alan ‘PKK’lıların sınır dışına çekilmesi’ maddesinin bugüne kadar uygulanamadığı, tam aksine terör örgütünün tarihinin en büyük katılımları ile militan ve silah bakımından gücüne güç kattığı bilinmektedir. Üstelik delik deşik olmuş güney sınırlarımızdan Irak’a ve Suriye’ye dilediği gibi geçen PKK’nın, hükümetin sözde çözüm sürecine uyarak sınır dışına çıktığına kim inanacaktır? Kanlı örgütün Suriye’de savaşabilmek için Türkiye’de ateşkes ilan ederek militanlarını kaydırdığını, sonra Irak ve Suriye’den Türkiye’ye yine kan dökmeye geleceğini bilmek için stratejik derinliğe sahip olmaya gerek yoktur. AKP hükümeti tarafından büyük bir barış ve kardeşlik projesi olarak yutturulan çözüm sürecinin en sırıtan tarafı, PKK’lıların elindeki silahlar ve bunların halihazırda kan dökmek için kullanılıyor olmasıdır. Yol haritası taslağının ikinci maddesinde öngörülen silahların bırakılması şartının uygulanabilir olmadığı, gerek şimdiye kadar bu konuda hiçbir adım atılamamış olmasından, gerekse IŞİD bahanesiyle devletler düzeyinde ve hatta neredeyse Türkiye’den örgüte yeni silahların temin edilmesinden anlaşılmaktadır. AKP çözüm sürecinde vaat ettiği gibi, PKK’nın elinden silahları almak bir yana silahlanmalarında rol almaktadır. AKP Barzani’ye, Barzani Suriye’deki PYD’ye, PYD ise PKK’ya silah verirken, çözüm sürecinin silahların bırakılması şartına bağlanması anlamsız ve aldatmacadır.”-“TÜRKİYE’YE DÖNÜŞÜN, PKK İÇİN UYGULANMASINDA CİDDİ SAKINCALAR VAR”-Çözüm sürecinde atılacak adımlar arasında sayılan “Türkiye’ye dönüş” maddesinin, “silah bırakmamış ve hiçbir zaman da bırakmayacağı bilinen” PKK için uygulanmasında ciddi sakıncalar olduğunu vurgulayan Çetin, şunları dile getirdi:“Dönüşlerle ilgili yapılacak yasal düzenlemeler başarılı bir terörle mücadeleyle paralel olarak uygulanmadığı takdirde, teröristi galip devleti ise yenilmiş gösterecektir. Hükümetin daha önce defalarca denediği ve halen yürürlükte olan pişmanlık yasalarının terörle mücadeleye ve eve dönüşlere ciddi bir katkı sağlamadığı ortada iken, yol haritasında geri dönüşle ilgili alınacak kararlar başlığı altındaki muğlak ifadeler akla genel affı getirmektedir. Bölücü terörün kaynağı ve çıkışına ilişkin gerçekler bilinmeden, meselenin salt bir terör eylemi olarak algılanması ve teröristi affedicince sorunun çözüleceği düşüncesi ne yazık ki çözüm yerine meselenin derinleşmesine yol açacaktır. AKP’nin PKK’ya sunduğu yol haritasına gizlediği genel af vaadi, bölücü terörü yok etmek yerine azdıracak, yeni terör baronlarına cesaret verecektir.”-“MESELENİN SINIR ÖTESİ BOYUTA ULAŞMASINDA AKP’NİN PAYI BÜYÜK”-Terör suçlularına aynı zamanda siyaset yolunu açmayı amaçlayan maddenin, teröristlere silahlı mücadeleye gerek kalmadan hedeflerine ulaşma fırsatı verdiğini belirten Çetin, şunları ekledi:“Türkiye’nin bölücü terör sorunu çok eski tarihlere dayanmakla birlikte, meselenin siyasallaşması, kitleselleşmesi, uluslararası ve sınır ötesi bir boyuta ulaşmasında AKP hükümetinin büyük payı vardır. İktidarda kalabilmek için çözemedikleri terör sorununa teslim olan bu hükümetin verdiği tavizler, bugün Türkiye’yi hiç olmadığı ölçüde bölünme tehlikesiyle karşı karşıya getirmektedir. Türkiye için IŞİD, El Kaide, El Nusra, Hizbullah gibi uluslararası terör örgütlerinden daha büyük bir tehdit oluşturan PKK’ya karşı mücadele yeterliliğini gösteremeyen, pazarlık masalarından kalkamayan AKP’nin hükümet koltuğundan kalkmasının zamanı gelmiştir. Dışişleri Bakanı olduğu dönemde dış politikayı perişan eden ve Türkiye’yi sıfır komşuya mahkum bırakan Ahmet Davutoğlu, tayin edildiği Başbakanlık makamında dış politikadaki performansını aratmayacağa benzemektedir. Belli ki kucağında bulduğu çözüm sürecinde gelinen noktanın vahametini ancak idrak eden Davutoğlu, bu süreçten geri dönüşün dahi ülkeyi riske atacağını sık sık ağzından kaçırmaktadır. Türkiye’yi etnik ve mezhepsel ayrışmaya sokan AKP politikaları, kimilerinin farkında olmadığı Irak ve Suriyelileşmenin baş sorumlusudur.CHP’nin yönetim kadrosu, Türkiye’de iktidara gelmenin yolunu kurucu köklerinden uzaklaşmakta ve bölücülerle işbirliğinde görmek gibi bir hataya düşmüştür. Tıpkı alternatifi olmaya çalıştıkları AKP’liler gibi, hem bölücülerle iş yapıp hem de milliyetçilik dersi vermeye başlamaları CHP’nin çok ciddi politik savrulmalar yaşadığını göstermektedir. Aksi takdirde CHP yönetiminin ülkeyi yakıp yıkan PKK’lıları sokağa davet eden HDP’lilerle birlikte hareket etmesinin izahı yoktur.”
Siyaset
Yayınlanma: 15 Ekim 2014 - 13:00
Mhp'li Çetin: Akp Şantaja Teslim Oldu
Şefkat Çetin: ''Anlaşılan odur ki, bebek katili emretmekte, AKP hükümeti her istenileni yerine getirmektedir.''
Siyaset
15 Ekim 2014 - 13:00
İlginizi Çekebilir
























