Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, partisinin İstanbul 13. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Yunanistan’ın Batı Trakya’daki müftü atamaları ve Ege’deki provokatif adımlarına sert tepki gösterdi. İstanbul’un kronikleşen barınma, ulaşım ve deprem sorunlarına dikkat çeken Aksakal, “İstanbul’un deprem riskini siyasi tartışmaların günlük konusu olmaktan çıkarmak zorundayız” dedi.
Demokratik Sol Parti İstanbul İl Örgütü’nün 13. Olağan Kongresi, Bayrampaşa Belediyesi Tiyatro Salonu’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Kongrede yeniden il başkanlığına seçilen Çiğdem Mercan ve yönetimine başarılar dileyen DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

“Yunanistan’ın Provokasyonları Sabır Sınırlarını Test Ediyor”
Konuşmasında dış politikaya geniş yer veren Aksakal, Yunanistan’ın uluslararası anlaşmaları hiçe sayan adımlarını eleştirdi. 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile silahsız olması kararlaştırılan Ege Adaları’na askeri birlikler konuşlandırıldığını hatırlatan Aksakal, şunları kaydetti:
“Yunanistan, Türk devletinin sabır sınırlarını test etmeye devam etmektedir. Lozan Antlaşması hükümleri kapsamındaki şartların hilafında, Batı Trakya Türklerinin dini inançlarını kendi seçtikleri din adamlarıyla yaşaması güvence altında olmasına rağmen yeni müftü ataması yapmaları kabul edilebilir değildir. Batı Trakya’da yaşayan Müslüman Türk azınlığının kendi müftülerini seçme hakkı tartışılamaz bir gerçektir.”
Yunanistan’ı akılcı ve tutarlı olmaya davet eden Aksakal, komşuluk hukukuna ve uluslararası hukuka uyulması gerektiğini vurguladı.
“Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge Girişimlerini Destekliyoruz”
Son 14 aydır sürdürülen “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” çalışmalarına DSP olarak katkı sunduklarını belirten Aksakal, terörün sona erdirilmesine yönelik yapıcı girişimleri desteklediklerini ifade etti. Buna karşın kırmızı çizgilerinin de net olduğunun altını çizen Aksakal, "Bizim yakaladığımız ve bağımsız Türk adaletine teslim ettiğimiz bir teröristin, bir bebek katilinin muteber kişi statüsüne büründürülmesine asla ve asla destek vermeyeceğiz" diyerek kararlılıklarını dile getirdi.

“İstanbul’un Sorunu Sadece Enflasyon Değil, Hayat Pahalılığıdır”
İstanbul’da yaşayan milyonlarca vatandaşın ekonomik sıkıntılarla boğuştuğuna işaret eden Aksakal, TÜİK’in açıkladığı Eylül 2026 enflasyon verilerinin vatandaşın geçim kaygısını tek başına yansıtmadığını söyledi. Emeklilerin, işçilerin, esnafın ve gençlerin artan kira ve geçim masrafları altında ezildiğini belirten Aksakal, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sabah evinden çıkan bir emekli akşam pazar alışverişini nasıl yapacağını düşünüyor. Bir işçi ailesinin geçimini sağlamanın mücadelesini veriyor. Asıl mesele, eline geçen gelirle ay sonunu getirebilmesidir; yani hayat pahalılığıdır. Demokratik Sol Parti; emeği merkeze alan, üretimi destekleyen ve sosyal devletin sorumluluklarını güçlendiren bir anlayışı savunmaktadır.”
“Deprem Riski Siyasi Tartışmaların Günlük Konusu Olamaz”
İstanbul’un en kritik gündem maddesinin deprem olduğunu vurgulayan Aksakal, kentsel dönüşüm ve afet hazırlıklarının siyaset üstü bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirtti. Aksakal, "İstanbul’un deprem riskini siyasi tartışmaların günlük konusu olmaktan çıkarmak zorundayız. Depreme hazırlık, bir partinin ya da belediyenin tek başına üstlenebileceği mesele değildir. Merkezi yönetimden yerel yönetimlere, bilim insanlarından meslek odalarına kadar herkesin sorumluluğu vardır" dedi.
Kira ve konut krizine karşı 3 yıl önce açıkladıkları arsa ve toplu konut projelerinin bugün hayata geçirilmeye başlandığına dikkat çeken Aksakal, DSP’nin çözüme yönelik projeler üreten köklü bir siyasi gelenek olduğunu hatırlattı.

























