Emekli 1'inci Sınıf Emniyet Müdürü Reşat Altay'ın sosyal medya hesabından "Polis Mehmet Cemil Efendi.." başlıklı paylaşımı beğeni topladı..
Reşat Altay'ın beğeni toplayan sosyal medya paylaşımında şu ifadeler yer aldı :"Polis Mehmet Cemil Efendi…Yıl 1919.. İstanbul işgal altında. Polis Mehmet Cemil Efendi tramvay ile göreve gitmekteyken Gülhane civarında insanların kaçıştığını görür tramvay'dan inerek kalabalığa doğru ilerler.Mehmet Cemil efendi, beş altı Senegal asıllı sarhoş Fransız askerinin kasaturaları ile etrafa saldırdıklarını, Sirkeci yönünden gelen bir arabayı devirip, içerisindeki iki Türk kadını da zorla indirerek taciz ettiklerini görür. Fransız askeri Senegalliler kendilerine engel olmak isteyen arabacı, şerbetçilik yapan bir esnafı ve bir Türk askerini süngüleyerek yaralamışlardır.Tüm bunları gören Polis Mehmet Cemil Efendi hiç düşünmeden silahına sarılır ve 2 Fransız askerini öldürür.Mehmet Cemil efendi, Polis Müdürü Nurettin Bey’e hadiseyi olduğu gibi anlatır. Ancak müdürü Nurettin telefonla işgalci Fransızları arar ve Polis Mehmet Cemil Efendi’yi bizzat kendisi götürerek Fransızlara teslim eder. Fransızlar onu Kumkapı’da ki Fransız Hapishanesi’ne hapsederler. 27 Şubat 1920’ de gerçekleşen 3. duruşmasında Polis Mehmet Cemil Efendinin, “kendini savunmak için silah kullandığı “ kabul edildiği halde 10 yıl kürek cezasına çarptırılır ve cezasını çekmek üzere Fransa’ya gönderilir.Polis Mehmet Cemil Efendi Fransızlar tarafından önce Marsilya'ya, sonra Provasisi'ye oradan da Papillon filmine konu olan Fransız Guyanası'nda bulunan Şeytan Adasına hapse gönderilir. Çok ağır şartlar altında hapis yatan Polis Mehmet Cemil Efendi 2 kere kaçma girişiminde bulunduysa da yakalanır.Dünyanın öbür ucundaki 45090 no’lu mahkum Polis Mehmet Cemil Efendi'yi herkes unutsa da biri unutmamıştır. O kişi Atatürk'tür.Atatürk'ün Fransa'nın Ankara büyükelçisi aracılığıyla yaptığı girişimleri sonucunda polis Mehmet Cemil efendi 1929' da İstanbul'a döner. Büyük ilgiyle karşılanır.Karaköy İskelesi’nde emniyet mensubu 50 kişilik gurup tarafından alkış ve çiçeklerle karşılanır. Kendisine Beyoğlu Polis Dairesi mensuplarınca bir buket çiçek ve İstanbul Polis Müdürlüğü 5. Şube mensupları adına altından bir dolmakalem ile bir buket çiçek hediye edilir. Dönemin gazetelerinden Milliyet, Akşam ve Cumhuriyet olayı bir gün sonra okurlarına ilk sayfadan duyururPolisliğe geri dönmek istediğini söyleyince, isteği yerine getirilir ancak adada yaşadığı tramvalar ağır izler bıraktığından çok devam edemez. 44 yaşında vefat eder.Tarih sarhoş ve saldırgan Fransızların yaptıklarını görmezden gelerek arkasını dönüp gidenleri değil Polis Mehmet Cemil efendiyi yazdı.Ruhu şad olsun.."
**HALİS KAHRAMAN

Reşat Altay'ın beğeni toplayan sosyal medya paylaşımında şu ifadeler yer aldı :"Polis Mehmet Cemil Efendi…Yıl 1919.. İstanbul işgal altında. Polis Mehmet Cemil Efendi tramvay ile göreve gitmekteyken Gülhane civarında insanların kaçıştığını görür tramvay'dan inerek kalabalığa doğru ilerler.Mehmet Cemil efendi, beş altı Senegal asıllı sarhoş Fransız askerinin kasaturaları ile etrafa saldırdıklarını, Sirkeci yönünden gelen bir arabayı devirip, içerisindeki iki Türk kadını da zorla indirerek taciz ettiklerini görür. Fransız askeri Senegalliler kendilerine engel olmak isteyen arabacı, şerbetçilik yapan bir esnafı ve bir Türk askerini süngüleyerek yaralamışlardır.Tüm bunları gören Polis Mehmet Cemil Efendi hiç düşünmeden silahına sarılır ve 2 Fransız askerini öldürür.Mehmet Cemil efendi, Polis Müdürü Nurettin Bey’e hadiseyi olduğu gibi anlatır. Ancak müdürü Nurettin telefonla işgalci Fransızları arar ve Polis Mehmet Cemil Efendi’yi bizzat kendisi götürerek Fransızlara teslim eder. Fransızlar onu Kumkapı’da ki Fransız Hapishanesi’ne hapsederler. 27 Şubat 1920’ de gerçekleşen 3. duruşmasında Polis Mehmet Cemil Efendinin, “kendini savunmak için silah kullandığı “ kabul edildiği halde 10 yıl kürek cezasına çarptırılır ve cezasını çekmek üzere Fransa’ya gönderilir.Polis Mehmet Cemil Efendi Fransızlar tarafından önce Marsilya'ya, sonra Provasisi'ye oradan da Papillon filmine konu olan Fransız Guyanası'nda bulunan Şeytan Adasına hapse gönderilir. Çok ağır şartlar altında hapis yatan Polis Mehmet Cemil Efendi 2 kere kaçma girişiminde bulunduysa da yakalanır.Dünyanın öbür ucundaki 45090 no’lu mahkum Polis Mehmet Cemil Efendi'yi herkes unutsa da biri unutmamıştır. O kişi Atatürk'tür.Atatürk'ün Fransa'nın Ankara büyükelçisi aracılığıyla yaptığı girişimleri sonucunda polis Mehmet Cemil efendi 1929' da İstanbul'a döner. Büyük ilgiyle karşılanır.Karaköy İskelesi’nde emniyet mensubu 50 kişilik gurup tarafından alkış ve çiçeklerle karşılanır. Kendisine Beyoğlu Polis Dairesi mensuplarınca bir buket çiçek ve İstanbul Polis Müdürlüğü 5. Şube mensupları adına altından bir dolmakalem ile bir buket çiçek hediye edilir. Dönemin gazetelerinden Milliyet, Akşam ve Cumhuriyet olayı bir gün sonra okurlarına ilk sayfadan duyururPolisliğe geri dönmek istediğini söyleyince, isteği yerine getirilir ancak adada yaşadığı tramvalar ağır izler bıraktığından çok devam edemez. 44 yaşında vefat eder.Tarih sarhoş ve saldırgan Fransızların yaptıklarını görmezden gelerek arkasını dönüp gidenleri değil Polis Mehmet Cemil efendiyi yazdı.Ruhu şad olsun.."
**HALİS KAHRAMAN 


















