Emekli Polis Memuru ve yazar Orhan Manap, geçtiğimiz günlerde Kırklareli Lüleburgaz’a yaptığı bir ziyarette emekli polis memuru meslektaşı Cemil Teoman’la buluştu. Bu buluşmada kaleme aldığı “GERÇEK YAŞAM” adlı kitabını meslektaşına armağan etti.Orhan Manap, dostu ve meslektaşı Cemil Teoman ile buluşması hakkında , " Yıllar geçti, meslek hayatımız sona erdi ve emekli olduk. Fakat gerçek dostlukların zamanla eskimediğini, aksine yıllar geçtikçe daha da kıymetlendiğini bir kez daha gördüm. Fırsat buldukça bir araya geliyor, uzun uzun sohbet ediyor, geçmiş günleri ve birlikte yaşadığımız meslek anılarını yeniden hatırlıyoruz. Bazen bir anı bizi yıllar öncesine götürüyor; sanki yeniden o günlerin içinde buluşuyoruz." ifadelerini kullandı.
Orhan Manap, sosyal medya hesabından buluşma hakkında yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi : "DOSTUM VE MESLEKTAŞIM POLİS MEMURU CEMİL TEOMAN'NA ZİYARETİMYıllar Geçse de Eskimeyen Dostluklar..!1978,- 79 yılında İstanbul Toplum Zabıtası Müdürlüğü’nden Eminönü Emniyet Amirliği’ne bağlı Langa Polis Karakolu’na tayinim çıktığında, mesleğini seven, genç, yetenekli ve arkadaşlarına karşı saygılı bir polis memuru olan Cemil Teoman’ı tanıdım. Kısa sürede kendisiyle güzel bir arkadaşlık ve dostluk kurduk.O yıllarda polislerin en çok kullandığı araçlardan biri daktiloydu. Cemil, daktiloyu çok iyi kullanırdı. Karakola gelen sanıkların, tanıkların ve ifade vermek için başvuran kişilerin ifadelerini çoğunlukla o yazardı. Mesleğine olan bağlılığı, çalışkanlığı ve arkadaşlarına karşı tutumuyla hepimizin takdirini kazanmıştı.Langa Polis Karakolu’nda çalışma düzenimiz 12 saat çalışma, 12 saat dinlenme şeklindeydi. Haftada bir gün izin kullanırdık. Karakolda genellikle üç veya dört polis memuru görev yapardık. Karakol amirimiz Başkomiser Vehbi Sağlam’dı. Polis memurları Hüseyin Çelik, Cemil Teoman, Mustafa ve ben aynı çatı altında görev yapıyorduk.Yoğun çalışma temposuna rağmen aramızda güzel bir dayanışma vardı. Birbirimize duyduğumuz sevgi, saygı ve güven, mesai arkadaşlığımızı zamanla dostluğa dönüştürmüştü. O günlerin kendine özgü çalışma şartları içinde paylaştığımız anılar, bugün bile hafızamda canlılığını koruyor.Bir süre sonra karakol amirimiz değişti. Çok geçmeden benim de yıllardır görev yaptığım Toplum Zabıtası Müdürlüğü’ne dönüşüm gerçekleşti. Böylece Langa Polis Karakolu’ndaki mesai arkadaşlığımız sona ermiş oldu. Ancak görev yerlerimizin ayrılması, Cemil Teoman’la aramızdaki dostluğu bitirmedi.Yıllar geçti, meslek hayatımız sona erdi ve emekli olduk. Fakat gerçek dostlukların zamanla eskimediğini, aksine yıllar geçtikçe daha da kıymetlendiğini bir kez daha gördüm. Fırsat buldukça bir araya geliyor, uzun uzun sohbet ediyor, geçmiş günleri ve birlikte yaşadığımız meslek anılarını yeniden hatırlıyoruz. Bazen bir anı bizi yıllar öncesine götürüyor; sanki yeniden o günlerin içinde buluşuyoruz.Geçtiğimiz günlerde Lüleburgaz’a yaptığım bir ziyaret sırasında sevgili dostum Cemil Teoman’la da buluştuk. Birlikte oturup sohbet ettik, eski günleri andık. Meslek hayatımızdan kalan hatıraları paylaşmanın ve yıllardır süren dostluğumuzu tazelemenin mutluluğunu yaşadım.Bu güzel buluşmada, kaleme aldığım “GERÇEK YAŞAM” adlı kitabımı da kendisine armağan ettim. Bir kitabı dostuna hediye etmek, yalnızca bir eseri paylaşmak değildir; içine yılların birikimini, yaşanmışlıkları ve insanın gönül dünyasından izleri de katmaktır. Kitabımı kendisine verirken, yıllardır devam eden dostluğumuzun bir hatırasını da paylaşmış oldum.Hayat boyunca pek çok insanla tanışır, birçok kişiyle aynı yollardan geçeriz. Ancak herkes yıllar sonra da gönlümüzde aynı yeri koruyamaz. Gerçek dostluk; makamdan, görevden ve mesafelerden bağımsızdır. Zaman geçse, yollar ayrılsa, meslek hayatı sona erse bile sevgi ve saygıyla kurulan bağlar varlığını sürdürür.Cemil Teoman’la 1979 yılında başlayan meslek arkadaşlığımızın bugün hâlâ dostlukla devam etmesi, benim için geçmişten bugüne taşınan çok kıymetli bir hatıradır.Sevgili dostum Cemil Teoman’a sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür diliyorum. Nice güzel buluşmalarda geçmişi yâd etmek, anılarımızı paylaşmak ve dostluğumuzu yaşatmak dileğiyle…Çünkü bazı dostluklar vardır; yıllar geçer, görevler biter ama gönüldeki yeri hiç değişmez."
**HALİS KAHRAMAN
Orhan Manap, sosyal medya hesabından buluşma hakkında yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi : "DOSTUM VE MESLEKTAŞIM POLİS MEMURU CEMİL TEOMAN'NA ZİYARETİMYıllar Geçse de Eskimeyen Dostluklar..!1978,- 79 yılında İstanbul Toplum Zabıtası Müdürlüğü’nden Eminönü Emniyet Amirliği’ne bağlı Langa Polis Karakolu’na tayinim çıktığında, mesleğini seven, genç, yetenekli ve arkadaşlarına karşı saygılı bir polis memuru olan Cemil Teoman’ı tanıdım. Kısa sürede kendisiyle güzel bir arkadaşlık ve dostluk kurduk.O yıllarda polislerin en çok kullandığı araçlardan biri daktiloydu. Cemil, daktiloyu çok iyi kullanırdı. Karakola gelen sanıkların, tanıkların ve ifade vermek için başvuran kişilerin ifadelerini çoğunlukla o yazardı. Mesleğine olan bağlılığı, çalışkanlığı ve arkadaşlarına karşı tutumuyla hepimizin takdirini kazanmıştı.Langa Polis Karakolu’nda çalışma düzenimiz 12 saat çalışma, 12 saat dinlenme şeklindeydi. Haftada bir gün izin kullanırdık. Karakolda genellikle üç veya dört polis memuru görev yapardık. Karakol amirimiz Başkomiser Vehbi Sağlam’dı. Polis memurları Hüseyin Çelik, Cemil Teoman, Mustafa ve ben aynı çatı altında görev yapıyorduk.Yoğun çalışma temposuna rağmen aramızda güzel bir dayanışma vardı. Birbirimize duyduğumuz sevgi, saygı ve güven, mesai arkadaşlığımızı zamanla dostluğa dönüştürmüştü. O günlerin kendine özgü çalışma şartları içinde paylaştığımız anılar, bugün bile hafızamda canlılığını koruyor.Bir süre sonra karakol amirimiz değişti. Çok geçmeden benim de yıllardır görev yaptığım Toplum Zabıtası Müdürlüğü’ne dönüşüm gerçekleşti. Böylece Langa Polis Karakolu’ndaki mesai arkadaşlığımız sona ermiş oldu. Ancak görev yerlerimizin ayrılması, Cemil Teoman’la aramızdaki dostluğu bitirmedi.Yıllar geçti, meslek hayatımız sona erdi ve emekli olduk. Fakat gerçek dostlukların zamanla eskimediğini, aksine yıllar geçtikçe daha da kıymetlendiğini bir kez daha gördüm. Fırsat buldukça bir araya geliyor, uzun uzun sohbet ediyor, geçmiş günleri ve birlikte yaşadığımız meslek anılarını yeniden hatırlıyoruz. Bazen bir anı bizi yıllar öncesine götürüyor; sanki yeniden o günlerin içinde buluşuyoruz.Geçtiğimiz günlerde Lüleburgaz’a yaptığım bir ziyaret sırasında sevgili dostum Cemil Teoman’la da buluştuk. Birlikte oturup sohbet ettik, eski günleri andık. Meslek hayatımızdan kalan hatıraları paylaşmanın ve yıllardır süren dostluğumuzu tazelemenin mutluluğunu yaşadım.Bu güzel buluşmada, kaleme aldığım “GERÇEK YAŞAM” adlı kitabımı da kendisine armağan ettim. Bir kitabı dostuna hediye etmek, yalnızca bir eseri paylaşmak değildir; içine yılların birikimini, yaşanmışlıkları ve insanın gönül dünyasından izleri de katmaktır. Kitabımı kendisine verirken, yıllardır devam eden dostluğumuzun bir hatırasını da paylaşmış oldum.Hayat boyunca pek çok insanla tanışır, birçok kişiyle aynı yollardan geçeriz. Ancak herkes yıllar sonra da gönlümüzde aynı yeri koruyamaz. Gerçek dostluk; makamdan, görevden ve mesafelerden bağımsızdır. Zaman geçse, yollar ayrılsa, meslek hayatı sona erse bile sevgi ve saygıyla kurulan bağlar varlığını sürdürür.Cemil Teoman’la 1979 yılında başlayan meslek arkadaşlığımızın bugün hâlâ dostlukla devam etmesi, benim için geçmişten bugüne taşınan çok kıymetli bir hatıradır.Sevgili dostum Cemil Teoman’a sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür diliyorum. Nice güzel buluşmalarda geçmişi yâd etmek, anılarımızı paylaşmak ve dostluğumuzu yaşatmak dileğiyle…Çünkü bazı dostluklar vardır; yıllar geçer, görevler biter ama gönüldeki yeri hiç değişmez."
**HALİS KAHRAMAN 




















