Trabzon'da yaşayan Emekli Polis Memuru Dursun Ali Atmaca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, son zamanlarda emniyet teşkilatında yaşanan intihar vakalarının, artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını belirterek, " Polisler intihar ediyor..! Unutmayalım, önlemler almak hayat kurtarır..! " ifadelerini kullandı Polis memuru meslektaşlarının sorunları ile taleplerini sık sık sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar ile ilgili makamlar ile kamuoyuna duyurulmasına vesile olan emekli polis Atmaca, bu duyarlılığından dolayı meslektaşları tarafından takdir ediliyor, kendisine meslektaşları tebrik mesajları iletiyorlar.
Emekli Polis Atmaca paylaşımında, " Meslektaşlarımın sessiz çığlıkları duymak, sadece kayıptan sonra değil, kayıptan önce de mümkün olmalıdır. Unutmayalım, önlemler almak hayat kurtarır. Bu hayatlar bizim insanımız, bizim personelimizdir. Artık daha fazla vakit kaybetmeden, sorunu geçiştirmeden, çözüm üretmek için harekete geçmeliyiz. Her hayat değerlidir.. Her intihar, sistemin bir yerlerinde ihmal edilen bir acının sonucudur." ifadelerini kullanarak ilgili makamları göreve davet etti.
"POLİSLERİN ÇIĞLIĞINI DUYAN YOK..! "Atmaca'nın meslektaşlarının intihar vakalarına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı : - Emniyet teşkilattaki İntihar Vakaları Üzerine, Sessiz Çığlıkları Duymak Zorundayız...- Son zamanlarda teşkilatımızda yaşanan intihar vakaları, artık görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaşmıştır.- Her bir kayıp, sadece bir personelin değil, ardında bıraktığı ailenin, arkadaşlarının ve meslektaşlarının hayatında derin yaralar açmaktadır.- Bu olaylar ne basit cümlelerle geçiştirilebilir ne de sadece “maddi sıkıntı” veya “ailevi problemler” gibi nedenlerle açıklanabilir.- Ortada çok daha karmaşık, çok daha köklü sorunlar olduğu açıktır.- Teşkilat içerisinde görev yapan psikologlar var, evet.- Personelle görüşmeler yapılıyor, evet.- Ancak bu çabaların ne kadar etkili olduğunu sorgulamak, daha fazla geç kalmadan sistemin işleyişini derinlemesine gözden geçirmek zorundayız.- Çünkü bir sorun tekrar tekrar yaşanıyorsa, çözüm süreçleri ya yetersizdir ya da hiç işlememektedir.- İnsanı yaşat ki teşkilat yaşasın..!- Bu ilke, yalnızca görevin zorluğunda değil, aynı zamanda personelin ruhsal sağlığında da kendini göstermelidir.- Görev bilincine sahip her bireyin, aynı zamanda sağlıklı bir psikolojik destek sistemine ihtiyacı vardır.- Çünkü görev baskısı, uzun çalışma saatleri, sosyal hayat yoksunluğu, hiyerarşik baskılar ve kurumsal iletişim eksiklikleri; dışarıdan görünmeyen ama içeride biriken ağır yüklerdir.- Bu noktada bazı soruları açık yüreklilikle sormak zorundayız:- Psikolojik destek mekanizmaları gerçekten ulaşılabilir mi?- Personel, sıkıntısını anlatmakta özgür mü, yoksa “yanlış anlaşılırım” korkusuyla sessiz mi kalıyor?- Görev dağılımı, izin sistemi, mobbing gibi konulara ne kadar dikkat ediliyor?- Yöneticiler personelin ruh haline karşı yeterince duyarlı mı?- Bu sadece bireysel bir mesele değil, kurumsal bir sorumluluktur.- Her bir yöneticiden, her birimden ve tüm sistemden; önleyici adımlar atmasını, empatiyle yaklaşmasını ve duyarlı davranmasını beklemek hakkımızdır.- Sessiz çığlıkları duymak, sadece kayıptan sonra değil, kayıptan önce de mümkün olmalıdır.- Unutmayalım, önlemler almak hayat kurtarır.- Bu hayatlar bizim insanımız, bizim personelimizdir.- Artık daha fazla vakit kaybetmeden, sorunu geçiştirmeden, çözüm üretmek için harekete geçmeliyiz.- Her hayat değerlidir... - Her intihar, sistemin bir yerlerinde ihmal edilen bir acının sonucudur.- Saygılarımla.."ÖZEL HABER-HALİS KAHRAMAN

