Sağlık alanındaki öncü yatırımlarına bir yenisini daha ekleyen Atatürk Üniversitesi, Türkiye’de üniversite hastaneleri arasında bir ilke imza attı.
Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı bünyesinde kurulumu tamamlanan Refraktif Cerrahi Merkezi, düzenlenen görkemli bir törenle hizmete açıldı.
Dünyada göz cerrahisinde kullanılan en gelişmiş iki ileri düzey lazer sistemini aynı çatı altında sunan merkez; Erzurum ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanından ve çevre ülkelerden gelecek hastalar için uluslararası standartlarda bir "Bölgesel Sağlık Üssü" olma niteliği taşıyor.

Merkezin açılış törenine; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Türkez, Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atilla Eroğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Alkan Melikoğlu, Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Koçer, çok sayıda akademisyen, sağlık çalışanı ve öğrenciler katıldı.

"2050 Yılında Dünya Nüfusunun Yarısı Miyop Olacak"
Açılış programında konuşan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, merkezin sadece bir sağlık yatırımı olmadığını, bölgenin sağlık vizyonunu değiştirecek stratejik bir adım olduğunu vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine dikkat çeken Rektör Hacımüftüoğlu, şu uyarılarda bulundu:
"Günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri miyopi ile yaşıyor. 2050 yılında ise bu oranın yüzde 50’ye ulaşacağı öngörülüyor. Bu yalnızca bir sağlık istatistiği değildir. Dijitalleşen dünyada çocuklarımızın ve gençlerimizin göz sağlığı artık küresel ölçekte önemli bir sorumluluk alanına dönüşmüştür. İşte bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Refraktif Cerrahi Merkezi de tam bu ihtiyaca cevap verecek nitelikte, insanlara yeniden net görmenin kapısını aralayacak önemli bir bilim ve sağlık yatırımını temsil etmektedir. Bu teknolojiye sahip ilk üniversite olma özelliği, bizlere sağlık alanındaki öncü uygulamalarda önemli bir sorumluluk yüklemektedir."

Atatürk Üniversitesinin sadece eğitim veren bir kurum olmadığını, aynı zamanda milyonlarca insana şifa dağıtan devasa bir sağlık merkezi olduğunu belirten Hacımüftüoğlu; ileri görüntüleme sistemlerinden ameliyat mikroskoplarına, tomografiden anjiyografi ünitelerine kadar hastanede teknolojik dönüşümün kararlılıkla sürdüğünü ifade etti.

SMILE Pro Teknolojisi ile Sadece 7 Saniyede Lazer!
Merkezde aktif olarak uygulanmaya başlanan ve kırma kusurlarının tedavisinde dünyanın en güncel yöntemi olan SMILE Pro (SMILE, NO TOUCH ve FEMTOLAZER) işlemleri hakkında teknik detaylar paylaşıldı. 2024 yılında geliştirilen VisuMax 800 platformu ile çalışan bu ileri teknoloji sistemi öne çıkan özellikleri:
- Işık Hızında Tedavi: Yapay zekâ destekli kalibrasyon teknolojisine sahip cihaz, lazer uygulama süresini yalnızca 7 saniyeye düşürüyor.
- Ağrısız ve Konforlu: Göz damlası ile uygulanan lokal anestezi altında, tamamen ağrısız şekilde ve toplamda 10 dakikadan kısa sürede tamamlanıyor.
- Maksimum Koruma: Korneada sadece 2 milimetrelik mikro bir kesi oluşturularak "lentikül" adı verilen doku parçasının çıkarılması esasına dayanıyor. Böylece gözün doğal anatomik yapısı korunuyor, göz kuruluğu riski minimuma iniyor ve iyileşme süreci hızlanıyor.
- Geniş Tedavi Yelpazesi: 10 diyoptriye kadar miyopi, 6 diyoptriye kadar astigmat tedavisinin yanı sıra; hipermetropi, yaşa bağlı yakın görme bozuklukları, keratokonus hastalarına yönelik CAIRS uygulamaları, korneal halka tedavileri ve göz nakillerinde (keratoplasti) hassas korneal kesilerin yapılmasına imkân tanıyor.

"Göz Cerrahisinde Robotik Dönem: Dünyanın En Gelişmiş Altyapısına Sahibiz"
Merkezin teknik altyapısı ve hassas çalışma koşulları hakkında bilgi veren Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Koçer ise cihazların maksimum performansla çalışabilmesi için laboratuvar ortamının özel olarak iklimlendirildiğini açıkladı.

Prof. Dr. Koçer, operasyon kabiliyetlerini şu sözlerle aktardı:
"Cihazlarımızın stabil çalışabilmesi için ısıyı 18 ila 20 derece arasında sabit tutan, havadaki partikül sayısının 5 binin, nem oranının ise yüzde 40’ın altında olduğu özel ve steril bir alan oluşturulmuştur. Şu an hastanemize kazandırılan bu sistem, dünyadaki en gelişmiş cihaz altyapısıdır; buna bir nevi göz cerrahisinde 'robotik cerrahi' diyebiliriz. 2 milimetrelik küçücük bir kesiyle korneadan parça çıkarıp düzleştirme yapabiliyoruz. Mükemmel sonuçlar veren, üst düzey bir sistemdir."

Excimer Lazer ile Meslek Gruplarına Özel "İzsiz" Çözümler
Merkez bünyesinde hizmet veren bir diğer devrimsel cihaz ise ALCON WaveLight EX500 Excimer Lazer Sistemi. 193 nanometre dalga boyundaki Argon Florür lazer teknolojisini kullanan ve üstün göz takip mekanizmasıyla donatılan bu sistem, kişiye özel tedavi planlamalarında çığır açıyor.
Sistem; özellikle düşük dereceli kırma kusurlarının tedavisinde, askerlik ve polislik gibi korneada iz kalmasının istenmediği meslek gruplarında, travma riski yüksek işlerde çalışanlarda, kontakt sporcularında, ince kornea yapısına sahip hastalarda ve kornea yüzey düzensizliklerinde güvenle uygulanıyor.

Hem Şifa Kapısı Hem de Bilim Yuvası
Refraktif Cerrahi Merkezinin sadece bir tedavi merkezi olmadığını belirten Rektör Hacımüftüoğlu, merkezin aynı zamanda uluslararası standartlarda bilimsel araştırmaların geliştirilmesine ve geleceğin göz hastalıkları uzmanlarının yetişmesine büyük katkı sunacağını ifade etti. Hasta mutluluğunun tüm yorgunlukları unutturduğunu dile getiren Hacımüftüoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu merkez; yalnızca Erzurum’a değil, ülkemizin dört bir yanından ve çevre ülkelerden gelecek hastalarımıza da umut olacaktır. Burada gerçekleştirilecek her başarılı operasyon, bir insanın yeniden net görebilmesine vesile olacak; bu da bizim için en büyük mutluluktur."
Nitelikli akademik kadrosu, yapay zekayla donatılmış teknolojik altyapısı ve yüksek bilimsel üretim kapasitesiyle Atatürk Üniversitesi, Türkiye'nin sağlık teknolojileri alanındaki gelişimine yön vermeye devam ediyor.
























