Haber: Ahmet Kaplan / İstanbul - Türkiye Haber Ajansı
İstanbul’da gerçekleştirilen Erzurum Günleri’nde, Kültürsarayı standında okurlarıyla buluşup kitaplarını imzalayan duayen gazeteci Kadir Sabuncuoğlu, Gazeteci Ekonomist Ahmet Kaplan’a çok özel ve samimi açıklamalarda bulundu, imzasını taşıyan kitaplarının perde arkasını anlattı.
Hürriyet Haber Ajansı ve Doğan Haber Ajansı Erzurum bürosunda uzun yıllar yöneticilik yapan duayen gazeteci Kadir Sabuncuoğlu, Süleyman Demirel’den İbrahim Erkal’a, Acun Ilıcalı’dan Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz’a kadar uzanan "kozmik" hatıralarını, taşra ve merkez medyasının perde arkasını, usta isimlerin bilinmeyen anılarını ve doğup büyüdüğü toprakların izlerini kitaplarında okurla buluşturuyor.

Türk basınının mutfağında uzun yılllar aktif olarak görev yapan, Hürriyet Haber Ajansı, Doğan Haber Ajansı gibi kurumlarda 38 yılı yönetici olmak üzere yarım asra yakın bir mesleki serüveni geride bırakan duayen gazeteci Kadir Sabuncuoğlu, deneyimlerini kaleme aldığı eserleriyle edebiyat ve medya dünyasında ses getirmeye devam ediyor.
DUAYEN İSİMLER BİR ARADA:
KADİR SABUNCUOĞLU, AHMET KAPLAN’A KONUŞTU!
Medyanın dünü, bugünü ve geleceği üzerine çarpıcı analizlerini Gazeteci Ekonomist Ahmet Kaplan’la paylaşan Duayen Gazeteci Kadir Sabuncuoğlu, sektördeki dijital dönüşümü ve köklü habercilik reflekslerini değerlendirirken Türk basın tarihine geçecek nitelikte ifadelere yer verdi.
"GAZETECİNİN EMEKLİSİ OLMAZ, ANCAK RAHMETLİSİ OLUR!"
"Ahmet Bey, bizler matbaa mürekkebini bir kez yutmuş, hayatını manşetlerin nöbetine adamış bir nesiliz. Kağıt üzerinde emekli olabilirsiniz, kurumlar değişebilir, teknoloji dijitalleşebilir ama habercilik refleksi ruhunuza bir kez işledi mi ondan kaçamazsınız. Gazeteci emekli olamaz; gördüğü aksaklığı yazmaya, toplumsal hafızayı diri tutmaya ve tarihe not düşmeye her yaşta devam eder. Benim bu kitapları kaleme almam da işte bu bitmeyen refleksin, mesleğime ve doğup büyüdüğüm topraklara olan vefa borcumun bir tezahürüdür. Biz susarsak, mutfağın arkasındaki gerçekler de bizimle mezara gider."
Ahmet Kaplan’ın medyanın kurumsal yapısı ve hafıza kaybı üzerine sorduğu sorulara da içtenlikle yanıt veren Kadir Sabuncuoğlu, yeni nesil gazetecilere seslenerek, "Haberin dijital mecralara kayması hızı artırdı ancak derinliği azalttı. Genç meslektaşlarımız tabelalara, unvanlara değil; insan hikayelerine ve araştırmacı gazeteciliğe odaklanmalı. Bizim dönemimizin manşetleri hâlâ konuşuluyorsa, arkasında yatan o sarsılmaz insan odaklı habercilik refleksidir" diyerek mesleki otoritesini bir kez daha ortaya koydu.
“HIZ KESMEDEN YAZMAYA DEVAM”
Emekli olsa da yazı hayatına hız kesmeden devam eden duayen gazeteci Kadir Sabuncuoğlu, gazeteci Ahmet Kaplan’a kitaplarının hikayesini anlattı ve "Kitaplarımı yazarken adeta manşet atmanın o bildik heyecanını yeniden yaşadım" ifadelerini kullandı.

41 YILLIK SIRLAR KİTAPLARDA!
Sabuncuoğlu, tarihe iz düştüğü, ‘Bir Ömür Bin Haber’ ve ‘Az Gittik Uzun Gittik’ kitaplarının ardından, son eseri ‘Kalbimdeki Manşet: Hasangala’ ile okuyucuyu hem mesleki bir yolculuğa hem de memleketi Hasankale’nin (Pasinler) nostaljik sokaklarına davet ediyor.
Zafer Yayınevi etiketiyle okurlarla buluşan eserler, sadece birer anı kitabı olma özelliği taşımakla kalmıyor; aynı zamanda Türkiye’nin yakın tarihine, basın koridorlarında yaşanan siyasi ve toplumsal kırılmalara, medyanın usta isimlerinin insani yönlerine ışık tutan yarı-belgesel birer kaynak niteliği barındırıyor.
Eserlerinde samimi, akıcı ve mesleğin getirdiği gözlem gücünü yansıtan bir dil kullanan Sabuncuoğlu, gazeteciliğin sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimi olduğunu vurguluyor.
1. AZ GİTTİK UZUN GİTTİK - "41 Yılın Öyküsü"
Sabuncuoğlu, “Siyaset, Medya ve Magazinin Gizli Kulisi” olarak tanımladığı "Az Gittik Uzun Gittik - 41 Yılın Öyküsü" adlı eserinde yer alan ünlü isimlerin hiçbir yerde yayımlanmamış kriz anlarını ve insani yönlerini kendi tanıklıklarıyla kaleme aldığını belirtiyor.
Profesyonel gazetecilik hayatında biriktirdiği insan öykülerini ve perde arkası gelişmeleri aktaran Sabuncuoğlu, bu eserinde medyanın, siyasetin ve sanat dünyasının zirvedeki isimlerinin bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkarıyor:
- İbrahim Erkal’ın Bilinmeyen Mirası: Hayatının baharında aramızdan ayrılan usta sanatçı İbrahim Erkal'ın annesi, eşi ve kardeşlerinin anlatımıyla ilk kez gün ışığına çıkan çok özel portresi ve hatıraları.
- Acun Ilıcalı'ya Tarihi Uyarı: Usta magazinci Demirhan Hararlı’nın, bugün bir medya devi olan Acun Ilıcalı’yı "verdiği sözü tutması" konusunda sert bir dille uyardığı o gergin ve tarihi anların perde arkası.
- Naim Hoca ve Bakanın Ecel Terleri: Erzurum’un Nasrettin Hocası olarak bilinen Naim Hoca’nın; Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in de hazır bulunduğu bir cenaze namazında, dönemin bir bakanına ecel terleri döktüren o meşhur olayı.
- Avukat Faruk Terzioğlu'nun Meydan Okuması: "Benim her davam bir şovdur?" diyen ünlü Avukat Faruk Terzioğlu’nun, ağzına tabanca dayayan karşı tarafa kurşunların gölgesinde nasıl meydan okuduğunun çarpıcı hikayesi.
- Mehmet Nuri Yılmaz’ın Tebessüm Ettiren Anıları: Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz’ın resmi kimliğinin arkasındaki insaniyet, ilk kez okuyucuyla buluşan tebessüm ettiren hatıralarla sunuluyor.

2. KALBİMDEKİ MANŞET: HASANGALA
Kadir Sabuncuoğlu’nun yarım asırlık gazetecilik deneyimini doğup büyüdüğü topraklara bir vefa borcu olarak sunduğu "Kalbimdeki Manşet: Hasangala", nostaljiyle yoğrulmuş yarı anı, yarı belgesel bir nitelik taşıyor.
Doğduğu topraklara duyduğu derin sevgiyi bir belgesel titizliğiyle sayfalara aktaran Sabuncuoğlu, Hasankale’nin kültürel mirasını keskin bir gazeteci gözlemiyle harmanlayarak gelecek nesillere eşsiz bir kaynak olarak bırakıyor
Sabuncuoğlu, Hasankale'nin (Hasangala) folklorunu, günlük yaşayışını ve mahalli dilini seçkin örneklerle okuyucuya sunan bu değerli eser hakkında edebiyat ve medya dünyasının otoriteleri önemli değerlendirmelerde bulunuyor
Nitekim sanat çevreleri, "Kalbimdeki Manşet: Hasangala" eserini "Sıla özleminin küçük öykücüklerle harmanlanmış şaheseri" olarak tanımlıyor
- Doğaner Gönen (Gazeteci): "Bir toprağı kutlu yapan bağrından çıkanların sevgileriyle yoğurup, havasına suyuna üfledikleri ruhtur. Kadim dostum Kadir Sabuncuoğlu’nun ‘Hasangala’ eskizlerini okuduktan sonra anladım ki; o ruh Hasankale’dir."
- Prof. Dr. Turgut Karabey (Edebiyatçı): "Yazar özellikle doğup büyüdüğü yeri hasretle anlatmaktadır. Eserde Hasankale’nin folkloru ve günlük yaşayışı ile mahallî dili seçkin örneklerle okuyucunun dikkatlerine sunulmuştur."
- Prof. Dr. Turan Karataş (Yazar): "Gazeteci Kadir Sabuncuoğlu ilçesi Hasankale’yi yılların hasretiyle ve gençliğin güzellikleri ile harmanlayarak anlatıyor. Bu kitap hepimizin özlemini çektiği sıla olgusunu küçük öykücüklerle önümüze seriyor."
























