Türkiye uzmanı Fadi Hakura, son gelişmelerin Türkiye'nin Orta Doğu'da liderlik yapma isteğini ortaya koyduğunu, ancak Türkiye'nin bunu başaramayacağını söylüyor.İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'ın Türkiye uzmanı Fadi Hakura tüm bu yaşananları, Soğuk Savaş sonrasında dünyada dengelerin değişmesine, süper güçlerin çekişmesinin yerini, çeşitli bölgesel koalisyonların almasına bağlıyor.Hakura, Türkiye'nin Osmanlı döneminin artık geride kaldığını görmesi gerektiğini söylüyor.BBC: Türkiye bölgede liderlik yapmaya mı soyundu size göre?Fadi Hakura: Türkiye'de iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi, Orta Doğu'da liderlik rolünü üstlenme yönünde güçlü bir istek gösteriyor. Ancak yakından bakarsak, Türkiye'nin bu liderlik rolünü üstlenemeyeceğini görürüz. Orta Doğu'da Amerika'dan Çin'e, İsrail'den Suudi Arabistan'a, İran'dan Suriye, Katar, Mısır'a çok sayıda oyuncu var. Osmanlı İmparatorluğu dönemi geride kaldı. Bölgede her şey değişti. Eğer Türkiye bir liderlik rolü üstlenmek istiyorsa, çıkarlarını korumak için farklı alanlarda koalisyonlara gitmesi gereklidir.BBC: Ama tam da bunu yapmıyor mu? Tabii farklı ülkelerle. Yani geçmişte yüzünü Batı'ya dönmüşken, şimdi Suriye ve İran'la koalisyon arayışındaymış gibi görünüyor. Peki neden bu yolu izliyor Ankara?Fadi Hakura: Bu, Orta Doğu'daki koşulların tamamen değişmesinden kaynaklanıyor. 1990'larda örneğin masada bir Orta Doğu barış süreci vardı. Bölgede olumlu bir hava hissediliyordu. Bu yüzden İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkiler son derece gelişmişti. Şimdi ise Orta Doğu'da tehlikeli bir hava var. Türkiye'nin bu değişiklikleri çok daha iyi okuduğu söylenebilir belki. Bu yeni düzen, Berlin Duvarı'nın yıkılması ve Türkiye'nin bölgeyle yeniden bütünleşmesi açısından bakıldığında gayet normal.AKP'nin politikasında kırılmaBBC: Peki Orta Doğu'da oluşan bu yeni dengelerde ideolojik, hatta dini unsurlar da var mı?Fadi Hakura: Mevcut hükümetin dış politikalarının ardında güçlü bir ideolojik unsur olduğuna şüphe yok. Ayrıca Türkiye'de hükümetin izlediği dış politika ile kamuoyunun görüşleri arasında önemli bir fark olduğunu da düşünüyorum. Kamuoyu anketlerine baktığımızda, evet, halkın İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı tepkili olduklarını görüyoruz.Ancak aynı zamanda, Türkler uluslararası ilişkilerde başlıca ortakları olarak Avrupa'ya güveniyorlar, Irak'a, İran'a, Rusya'ya ya da Suudi Arabistan'a değil. Türkler Suudi Arabistan ile, Irak ile, İran ile ticaret yapmak, işbirliği yapmak istiyorlar; ancak bunun sonucunda Türkiye'nin Orta Doğu'da saplanıp kalmasını da istemiyorlar. Hükümetin son birkaç yıldır yaptığı ise belki de tam da bu.BBC: Daha birkaç yıl önce Türkiye, İsrail ile Filistin arasında arabuluculuk yapma isteğini açıkça ortaya koyuyordu. Şimdi ise İsrail'e muhalif bir ülke konumuna geldi. AKP hükümetinin İsrail'e karşı tutumu ne oldu da bu denli değişti?Fadi Hakura: Türkiye'nin son 10 yılda izlediği dış politikayı iki safhaya ayırmamız gerek. Mevcut hükümet 2002'de ilk kez iktidara geldiğinde Washington ile ilişkileri iyiydi, İsrail ile ilişkileri iyiydi, sorunları daha incelikle çözmeye çalışıyorlardı. Bu, 2007'de neredeyse yüzde 50 oy alarak iktidara geldiklerinde değişmeye başladı. 2007'deki seçimlerin ardından hükümet gerek iç, gerekse dış politikada daha saldırgan bir tutum izlemeye başladı.
Güncel
Yayınlanma: 07 Haziran 2010 - 21:37
'türkiye Bölgesel Lider Olamaz'
Türkiye uzmanı Fadi Hakura, son gelişmelerin Türkiye'nin Orta Doğu'da liderlik yapma isteğini ortaya koyduğunu, ancak Türkiye'nin bunu başaramayacağını söylüyor.
Güncel
07 Haziran 2010 - 21:37
İlginizi Çekebilir





















