Çanakkale’den başlayan ve İstanbul’da devam eden oyunculuk serüveniniz nasıl başladı?
E.T: Küçükken sorulduğunda ‘Ben oyuncu olacağım’ demek bir yana, böyle bir meslek olduğundan bile haberdar değildim. Fakat Ailem ve çevrem dahil herkesi eğlendirirdim. Kendim yazar kendim oynardım. Sanırım yaş ilerleyince ve ilkokulda tiyatroyla da tanışınca bir daha kopamadım. Zaman geçtikçe beni daha da içine çekti o sahne. Ogün bugündür birbirimizden hiç ayrılmadık. Çanakkale de liseyi bitirdikten sonra konservatuar sınavları için İstanbul’a gittim. Zorlu bir süreçti benim için, küçük bir şehirden metropole gitmek ve orasının şartlarına uyum sağlamak çokta kolay olmadı. Dört aylık bir dönemde sınavlara hazırlandım ve sonrasında o büyülü sahneye profesyonel olarak ilk adımı attım. MSM ‘yi (Müjdat Gezen Sanat Merkezi) bitirdikten sonra profesyonel tiyatro hayatım başladı. Ardından dizi ve sinemayla devam etti.Projeleriniz ile alakalı çıktığınız her proje de Çanakkaleli olduğunuzu belirtiyorsunuz. Memleketinize olan sevginizi anlatır mısınız? E.T: Herkeste olduğu gibi bende de memleket sevdası her şeyin ötesin de. Çanakkale benim doğduğum yer olması dışın da çok özel bir yer. Sahip olduğu tarihi, turistik ve kültürel zenginlikleri ile gözde bir şehir. Böyle bir şehirde doğup, büyümek bu şehri sevmeye yetmiyor, her şeyden önce tanımak ve değerlerine sahip çıkmakta lazım. Çanakkaleli olmaktan gurur duyuyorum.
Birçok sinema ve dizi de yer aldınız almaya devam ediyorsunuz. Teklifleri neye göre kabul ediyorsunuz? E.T: Bazen rolü okursunuz ve içinizi titretir sahiplenirsiniz onu. Gerçek hayattaki iz düşümü çok önemli. Benim için senaryoyu yazan/yapmak isteyen insanın inancıda önemli.Onun boş bir hayal üzerine kurulu olup olmadığını bende zamanla daha net anlıyorum.Ama benimde bir şeyler katabileceğim projede yer almayı tercih ediyorum.Her yeni rol, yeni bir yolculuk ve keşif görmediğiniz bir yere gidiyorsunuz.Eğer bana yeni bir şey keşfettirecekse,beni çok heyecanlandırıyor. Birbirinden farklı rolleri oynamayı tercih ediyorum bu yüzden. Dünya üzerinde yaşayan ne kadar insan varsa o kadarda farklı hayatlar var. Oyuncuda o kadar insanı içinde barındırabilmek ve keşfedebilmek demek. Tamamen hislerimle hareket ediyorum. Yaşarken de böyle, hissettiğim gibi davranıyorum. Çevremin etkisi altında kalan birisi değilim. Sezgilerim beni yanıltmıyor.
Ata Demirer de sizin gibi Çanakkale’ye düşkünlüğü ile biliniyor. Kendisini nasıl buluyorsunuz? E.T: Ata’yı çok önceden tanırım. Yapmak istediği, hayal ettiği her şeyi başardı. Sevgi dolu güzel bir insan. Çok başarılı yapımlara imza atıyor. Oyunculuğu konusunda söylenecek söz yok zaten. Kendiside yıllardır Bozcaada da yaşadığı için fahri Çanakkaleli artık. Çanakkale’ye projeleriyle destek olması çok gurur verici. Çünkü Çanakkaleli olup da buraya sahip çıkmayan çok kişi var. Çanakkale’nin tanıtımına katkıda bulunan herkese şapka çıkartıyorum.
Sizi hangi yeni projeler de göreceğiz? E.T: Yeni projeler için menajerimin görüştüğü dizi ve sinema filmleri var. Yakın da netleşecekler.
‘TİYATRO HAZIRLIYORUZ’
Sinema dizi dışın da sizi Tiyatroda da görebilecek miyiz? E.T:Elbette arkadaşlarımla beraber yazıp oynayacağımız bir oyun hazırlamayı düşünüyoruz. Şuanda devam ediyor çalışmalarımız.
Oyunculuk dışın da yapmayı planladığınız farklı işler var mı? E.T:Şuan için oyunculuk dışında bir şey düşünemiyorum. Bütün enerjimi mesleğime veriyorum. Kendi sektörüm dışında bir işle ilgilenmeyi hiç düşünmedim.
Sinema mı? Televizyon mu? Tiyatro mu? E.T:Hepsinde işimi yaptığım için hepsini seviyorum. Çünkü tüm işlerim birbirine yansıyor. Gerçeği yakaladığımı hissettiğim her şey bana büyük mutluluk veriyor. Bu bir reklamda, bir dizide olabilir.
Beğendiğiniz oyuncu ve yönetmenler? E.T: Türkiye de sinema adına kim ne yaparsa takdir etmek gerekir. Bu yapımcı, yönetmen ya da kim olursa olsun. Fakat Yeşim Ustaoğlu’nun yönetmenliğini seviyorum. Nuri Bilge ceylanı çok beğenirim sinema dilini, gerçeklik duygusunu. Oyuncu olarak da Okan Yalabık, Bülent Şakrak. Uğur Yücel, Tilbe Saran, Sumru Yavrucuk aslında bu liste uzar gider. Çok sevdiğim oyuncular var işini gerçekliğiyle yapan.
Gelecekle ilgili planlarınız nelerdir? E.T:Benim istediğim gezmek ve gezdikçe ülkemde bir şeyler yapmak. Çünkü hikâyesi çok derin bir toprakta yaşıyoruz. Ülkemiz de malzememiz çok fazla. Daha açılmamış birçok hikâye var anlatılmayı bekleyen. Dünya hikâyelerini tüketiyor artık. Sinema sektörünü elinde tutan Amerikan sineması başta olmak üzere hepsi bu topraklara yöneldi. Sadece sinema sektörü değil bütün dünyanın merak ettiği ve sevdiği ülke haline geldik. Bu topraklarda gerçekten olup bitmiş, yaşanmış o kadar şey var ki hikâyesi işlenmemiş. Hikâyelerimizin filmi yok. Dünyada farkındalık artıyor. İnsan doğası gereği özüne dönme ihtiyacı hissediyor. Yaşadığımız toprakların kıymetini bilip, değerlerimize ve hikâyelerimize sahip çıkmalıyız.
Sizi mutlu eden şeyler nelerdir? E.T:Sevdiğim insanlarla vakit geçirmek. Samimi ve kıskançlığın olmadığı dostluklar beni çok mutlu eder. Ayrıca oynadığım projeyi ekran karşısına geçip izlemekten de çok büyük mutluluk alırım.
En büyük kaygınız? E.T: Bir gün çok sevdiğim işimi yapamamak ve sevdiklerimi kaybetmek…
En çok nelere kızarsınız? E.T:İnsanların işini severek yapmaması, Sonuçta o işi severek yapacak bir sürü işsiz insan var.
Hayattaki en büyük kaybınız? E.T: Abim canımın bir parçası onu kaybetmek hayattaki en büyük acım ve kaybım. Şimdi o bir melek ve benim koruyucu meleğim. Her adımımda onu hissederek yaşıyorum. Ve biliyorum ki bir gün yine beraber olacağız. Tek tesellim ona kavuşacağımı bilerek yaşamak.
Nasıl oyuncular sizi etkiliyor? E.T:Sean penn,Daniel Day Lewis gibi kendini değiştirebilenler.

























