Türkiye Gazetesi okuru Veli Bayramoğlu, okur mektuplarına yer verilen " Bir derdim var " isimli köşesine bir mektup ileterek toplu taşıma araçlarında yolculuk esnasında engellilerin karşılaştığı sorunları dile getirdi.Okur Veli Bayramoğlu mektununda, "Toplu taşıma araçlarında bazen “Çalışıyor, maaş alıyorsunuz; neden ücretsiz ulaşım kullanıyorsunuz?” sorusuyla da karşılaşıyoruz. Bir insan memur veya işçi olabilir, maaş alabilir. Fakat aldığı maaş engelini ortadan kaldırır mı? " ifadelerine yer verdi.
Gazete okuru Veli Bayramoğlu'nun Türkiye Gazetesi'nin " Bir derdim var..! " isimli köşesinde yayımlanan mektubunda şu ifadeler kullanıldı :"Toplu taşıma araçlarında da yolculukta biz engellilerin karşılaştığı sorunlara dikkat çekmek istiyorum. Toplu taşıma araçlarında bazen “Çalışıyor, maaş alıyorsunuz; neden ücretsiz ulaşım kullanıyorsunuz?” sorusuyla da karşılaşıyoruz. Bir insan memur veya işçi olabilir, maaş alabilir. Fakat aldığı maaş engelini ortadan kaldırır mı?Ben sabah evden çıktığımda elimde yine beyaz bastonum var. Kaldırımda park etmiş araç, düzensiz bir yol veya gelişigüzel bırakılmış bir eşya yine karşıma çıkabiliyor.Engelli olmayan birinin yürüyerek on dakikada gideceği yere ben bazen iki otobüs değiştirerek ulaşabiliyorum.Çünkü yol aynı olsa da yük aynı değil. Elbette bütün şoförleri aynı kefeye koymak da doğru değil. Yıllardır otobüs kullanan biri olarak çok güzel insanlarla da karşılaştım. Karşıdan karşıya geçmek için beklediğimi gören, otobüsü durdurup araçtan inerek beni karşıya geçiren şoför dostlarım da oldu. Otobüste yolcular beklerken bunu yapan insanlar…Bazen bir insanın yaptığı küçük bir iyilik, uzun uzun anlatılan birçok sözden daha değerlidir.Bir başka mesele de erişilebilirlik. Büyük şehirlerde bile bazı otobüslerde sesli durak anonslarının çalışmadığına şahit oldum. Oysa bu sistemler görme engelliler için bir konfor değil, bağımsız hareket edebilmenin temel şartlarından biridir. Nerede olduğumuzu bilmek ve ineceğimiz durağı kimseye sormadan takip edebilmek bir ayrıcalık değil, haktır.Bildiğim kadarıyla birçok şehirde toplu taşıma şoförlerine çeşitli eğitimler veriliyor. Engelli bireylerin de bu eğitimlerde söz sahibi olması, yaşadıklarını doğrudan anlatması çok faydalı olacaktır. Çünkü engelliliği en iyi, onu yaşayan anlatır.Bir saatlik samimi bir sohbet, bazen uzun bir eğitimden daha etkili olabilir. Bizim beklentimiz aslında çok büyük değil: Türkiye’nin neresine gidersek gidelim geçerli olacak ortak bir engelli kimlik ve ulaşım anlayışı… Erişilebilir kaldırımlar ve duraklar… Eksiksiz çalışan sesli anons sistemleri… Ve en önemlisi, engelli vatandaşın hakkını anlatmak zorunda kalmadığı bir hayat.Çünkü mesele birkaç liralık otobüs ücreti değildir. Mesele, insanın kendi ülkesinde ve kendi şehrinde engelli olduğu için yeniden mağdur edilmemesidir. "
**HALİS KAHRAMAN
Gazete okuru Veli Bayramoğlu'nun Türkiye Gazetesi'nin " Bir derdim var..! " isimli köşesinde yayımlanan mektubunda şu ifadeler kullanıldı :"Toplu taşıma araçlarında da yolculukta biz engellilerin karşılaştığı sorunlara dikkat çekmek istiyorum. Toplu taşıma araçlarında bazen “Çalışıyor, maaş alıyorsunuz; neden ücretsiz ulaşım kullanıyorsunuz?” sorusuyla da karşılaşıyoruz. Bir insan memur veya işçi olabilir, maaş alabilir. Fakat aldığı maaş engelini ortadan kaldırır mı?Ben sabah evden çıktığımda elimde yine beyaz bastonum var. Kaldırımda park etmiş araç, düzensiz bir yol veya gelişigüzel bırakılmış bir eşya yine karşıma çıkabiliyor.Engelli olmayan birinin yürüyerek on dakikada gideceği yere ben bazen iki otobüs değiştirerek ulaşabiliyorum.Çünkü yol aynı olsa da yük aynı değil. Elbette bütün şoförleri aynı kefeye koymak da doğru değil. Yıllardır otobüs kullanan biri olarak çok güzel insanlarla da karşılaştım. Karşıdan karşıya geçmek için beklediğimi gören, otobüsü durdurup araçtan inerek beni karşıya geçiren şoför dostlarım da oldu. Otobüste yolcular beklerken bunu yapan insanlar…Bazen bir insanın yaptığı küçük bir iyilik, uzun uzun anlatılan birçok sözden daha değerlidir.Bir başka mesele de erişilebilirlik. Büyük şehirlerde bile bazı otobüslerde sesli durak anonslarının çalışmadığına şahit oldum. Oysa bu sistemler görme engelliler için bir konfor değil, bağımsız hareket edebilmenin temel şartlarından biridir. Nerede olduğumuzu bilmek ve ineceğimiz durağı kimseye sormadan takip edebilmek bir ayrıcalık değil, haktır.Bildiğim kadarıyla birçok şehirde toplu taşıma şoförlerine çeşitli eğitimler veriliyor. Engelli bireylerin de bu eğitimlerde söz sahibi olması, yaşadıklarını doğrudan anlatması çok faydalı olacaktır. Çünkü engelliliği en iyi, onu yaşayan anlatır.Bir saatlik samimi bir sohbet, bazen uzun bir eğitimden daha etkili olabilir. Bizim beklentimiz aslında çok büyük değil: Türkiye’nin neresine gidersek gidelim geçerli olacak ortak bir engelli kimlik ve ulaşım anlayışı… Erişilebilir kaldırımlar ve duraklar… Eksiksiz çalışan sesli anons sistemleri… Ve en önemlisi, engelli vatandaşın hakkını anlatmak zorunda kalmadığı bir hayat.Çünkü mesele birkaç liralık otobüs ücreti değildir. Mesele, insanın kendi ülkesinde ve kendi şehrinde engelli olduğu için yeniden mağdur edilmemesidir. "
**HALİS KAHRAMAN 























