Dünya Talasemi Günü Kutlandı. Talasemi Araştırma ve Uygulama Derneği (TAUD) Başkanı Prof. Dr. Zeynep Karakaş, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ülkemizin kalıtsal geçişli bir kan hastalığı olan TALASEMİ kuşağının ortasında bulunduğunu söyledi.8 Mayıs Dünya Talasemi günü, Talasemi Araştırma ve Uygulama Derneği (TAUD) tarafından düzenlenen etkinlikle kutlandı.
Sheraton Ataköy’de düzenlenen etkinlikte Talasemi hakkında bir brifing verildi. Psikolog, hemşire, hastalar ve doktorlar açısından “Talasemiye multidisipliner yaklaşım” konusunda bilgilerin verildiği etkinlikte İstanbul Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, akademisyenler ve talasemi hastaları bir araya geldi.Talasemi Araştırma ve Uygulama Derneği (TAUD)Başkanı, İstanbul Üniversitesi Talasemi Merkezi Başkanı, İTF Talasemi Gurubu üyesi Prof. Dr. Zeynep Karakaş, günün anlamına istinaden açıklamalarda bulundu.
Sağlıklı bir kuşak için, Beta-Talasemi (Akdeniz Anemisi) konusunda bilgilenilmesi gerektiğine dikkat çeken Karakaş, "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ülkemiz kalıtsal geçişli bir kan hastalığı olan TALASEMİ kuşağının ortasında bulunmaktadır. Türkiye'de tüm illerde talasemi merkezlerinin kurulmasını istiyoruz. Çünkü Beta-Talasemi hastaları tecrübeli hekim ve hemşireyle tedavi görmeleri gerekmektedir" dedi.Evlenenler Talasemi Kan Testi YaptırmalıHastalık hakkında da bilgiler veren TAUD Başkanı Prof. Dr. Zeynep Karakaş, yılda yaklaşık 200-300 hasta çocuğun dünyaya geldiğine dikkat çekerek, “Talasemi, -thalasso- ve -hemia- kelimelerinden türemiş Yunanca bir kelimedir ve Deniz kansızlığı anlamına gelmektedir. Türkçe karşılığı, Akdeniz anemisidir. Doğacak çocukların bu hastalıktan korunması için, evlenecek ve çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin mutlak Talasemi Kan Testi yaptırmaları gerekmektedir. Talasemi, ülkemizde önemli bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. Ülkemizde gerçekleştirilen araştırmalar, her 100 kişiden 3’ünün bu hastalığın taşıyıcı olduğunu ortaya koymuştur. Bazı bölgelerimizde bu durum, her 100 kişiden 10 veya 15’inde görülmektedir. Doğum hızı yüksek ve akraba evliliği sık olan ülkemizde (her beş evlilikten biri) beklenilenin de üzerinde talasemi hastası çocuk dünyaya gelmektedir. Bu oran yılda yaklaşık 200-300 hasta çocuk düzeyindedir. Kalıtsal yani genetik geçişli bir kan hastalığı olan talasemi, insan vücudunda kana kırmızı rengini veren hemoglobin geninin bozukluğundan kaynaklanır. Hastalık, çocuklarda doğumdan üç-dört ay sonra kansızlıkla ortaya çıkar. Talasemi hastalığı, kalıtsal olarak kuşaktan kuşağa aktarıldığı için sadece anne ya da babadan hatalı bir gen kalıtılmış olan kişiler hasta değil, taşıyıcıdırlar (Türkiye’de yaklaşık 2 milyon kişi).Bu kişilerin kendileri sağlıklıdırlar ancak, kendileri gibi bir talasemi taşıyıcısı ile evlendiklerinde, talasemi hastası çocuk sahibi olma riskleri vardır. İki talasemi taşıyıcısının evlenmesi durumunda dünyaya gelecek çocuklarının, %25’i talasemi hastası, %50’si talasemi taşıyıcısı, %25’i sağlık olacaklardır. Ancak, bu sayılar matematiksel olup gerçek hayatta iki talasemi taşıyıcısının evlenmesi sonucu kadının her gebe kalışında talasemi hastası çocuk doğurma olasılığı vardır! Akraba evlilikleri, talasemi hastası çocuk doğma olasılığını arttırır. Fakat bu asla tek neden değildir. Talasemi, gelecek kuşaklara, anne ve babalara çok zor günler yaşatabilecek gen yoluyla kalıtsal olarak geçen ve kesin tedavisi Kemik İliği Nakli olan bir hastalıktır” diye konuştu.Doğum Öncesi Tanı Talasemiyi ÖnlerDoğum öncesi tanının Talasemiyi önleyecedğini anlatan TAUD Başkanı Prof. Dr. Zeynep Karakaş, Talasemi’nin doğum öncesi tanı yöntemleri ile tespit edilmesinin mümkün olduğunu ve o aşamada önlenmesinin kolay olduğunu kaydetti.
Talasemi hastalarının tedavisinin düzenli olması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Zeynep Karakaş, “Talasemi hastalara, her ay düzenli yapılması gereken kan nakli ve birlikte uygulanan destekleyici tedaviler hasta ve ailesine çok ciddi boyutlarda maddi ve manevi yük getirmektedir. Bugün için bir talasemi hastasının yıllık tedavi gideri yaklaşık 12.000 dolardır. Oysaki bir hastanın bir yıllık tedavi gideri ile 2000-3000 kişiye tarama ve danışmanlık hizmeti verilerek hasta çocuk doğmadan önlenebilir. Hastalığın tedavisi için en etkili çözüm, sağlık bir verici varsa kemik İliği Naklidir. Bu hastalıktan doğacak olan çocukların korunması, ancak evlenecek çiftlerin Talasemi Kan Testi yani Hemoglobin Elektroforez yaptırmaları ile önlenebilir. Bu hastalıkta savaşmak, anne ve babaları bu konuda bilinçlendirip, hastalığın yayılmasını engellemek amacıyla Talasemi Araştırma ve Uygulama Derneği (TAUD) eğitim, tanıtım ve önleme çalışmaları yürütmektedir şeklinde konuştu.TAUD Başkanı Prof. Dr. Zeynep Karakaş, sağlıklı ve mutlu bir kuşak için disiplinli bir çalışma ile bu hastalığın üstesinden gelinebileceğinin altını çizdi.
Sağlık
Yayınlanma: 09 Mayıs 2010 - 03:45
Ülkemiz Kalıtsal Talasemi Kuşağında
TAUD Başkanı Prof. Dr. Zeynep Karakaş, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ülkemizin kalıtsal geçişli bir kan hastalığı olan TALASEMİ kuşağının ortasında bulunduğunu söyledi.
Sağlık
09 Mayıs 2010 - 03:45
İlginizi Çekebilir
























