Söyleşi: Shanti Şengül YazıcıAysun Bitir. Türkiye’ nin ilk kadın bilim-kurgu yazarı. Üstelik bu alanda ilk olduğunu EXİDO yu yayınladıktan sonra öğrenmiş.
Aysun Bitir, Uzaylıları, Tanrı’yı, dünyanın gizemli tarihini anlatan, 2012 sürecinde Türkiye’nin merkez olduğunu iddia eden kitabı EXCIDO hakkında arkadaşımız Shanti Şengül Yazıcı'nın sorularını yanıtladı.
- Excido ilk kitabınız mı?
- Roman anlamında evet. Daha önce çocuklar için yazdığım hikâyeler var.
Neden bilim-kurgu yazdınız, bilim-kurgu merakınız nereden geliyor?
Aslında ben bilim-kurgu yazdığımı bilmiyordum. Bilgi söz konusu olunca kendimi tutamadığım, Çin’ de bile olsa gerçek nedir gidip öğreneyim dediğim bir duygum var. Herkes gibi felsefeye, dünyanın varlığına, insanın yaradılış sebebine cevaplar arayan biriyim. Bu meraklar ve araştırmalar birleştiğinde bilim-kurgu çıkmış oldu. Aslında tüm romanlar kurgudur, içinde bilimsel dayanaklar olunca bilim-kurgu oluyor sanırım.
- Türkiye’nin ilk kadın bilim-kurgu yazarısınız bu konuda ne düşünüyorsunuz nasıl bir his?
- Açıkçası bu konuda hislerim karmaşık, kendi adıma seviniyorum ancak hem edebiyat hem bilim adına üzücü. Yıl 2011 ve hala ilk mi? Bu ülkede çok değerli bilim kadınları var, çok değerli kadın yazarlar var. Açıkçası kadın olmak gerçekten zor, kadın dünya üzerinde insani mertebelerde kendine yer bulmakta erkekten daha çok zorlanıyor.
- Excido ne demek? Neden yabancı bir isim seçtiniz?
- Excido Latince’ de bir tanımın özeti olan bir kelime. Bir zamanlar, herkes tarafından bilinen, görülen, elle tutulan gerçeğin zaman içinde hafızalardan kazınıp çıkması demek. Kısaca ‘unutulan basit gerçek’ diyebiliriz. Tabi biraz da merak uyandırması, kelimenin okunuşunun ve kendisinin farklı olması da hoşuma gitti.
- Kendi kitabınıza yani Excido’ya inanıyor musunuz?
- Elbette tereddütsüz. Tanrı kavramının deşilmesi gerektiğini, insanın deşifre edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tanrı’nın sandığımızdan yakında ancak algımızın dışında ki bir mekânda olduğunu düşünüyorum.
- Yani Excido’da yazan her şey doğru ve siz yaşadınız gördünüz, öyle mi?
- Jules Verne, kitaplarında uzaya gidilebileceğini, aya çıkabileceğini iddia etmişti ve detayları ile anlatmıştı. 1800’lü yıllarda O’ na inanır mıydınız? Tüm bunları uydurmuş muydu? Hepsi hayal ürünü müydü?
- Gerçeklik payı olmalı mı diyorsunuz?
- Aslında insan hiç bilmediği bir şeyi anlatamaz, tarif edemez. Mutlaka bilincinde veya bilinçaltında o bilgiye bir yöntemle kavuşmuştur. Sadece evrende gizli bir şey olmadığını düşünüyorum , bakarsanız muhakkak görürsünüz.
- Kitabınız ve üslubunuz dünyada en çok satan kitaplardan Richard Bach’ın ‘Mavi Tüy’ kitabına ve Erich Von Daniken’in ‘Tanrıların Arabaları’ kitabına benzetiliyor, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
- Elbette gurur duydum ve çok mutlu oldum. Bir arkadaşım bu konuda şöyle demişti: Aynı aklın alternatif sürümleri. Sanırım ben onların alternatif bir sürümü oluyorum.
- Size göre Tanrı var mı?
- Sizin içinizde yaşayan bakteriler var; ağzınızda, bağırsaklarınızda, midenizde hatta kanınızda, acaba siz onlara göre var mısınız?
- Güzel soru Peki kitabın arka kapak yazısını kim yazdı?
- Arka kapağı Özkan Hamdi Özkırım yazdı. Kendisi liseden arkadaşım. Bir ilaç firmasının genel müdürü aynı zamanda bir internet gazetesinde köşe yazarıdır. Kitabı yazıp bitirdikten sonra kendisine gönderdim ve arka kapak için yazmasını istedim. O’ da şaşırdı. Herkes gibi o da ünlü birine yazdırmamı tavsiye etti.
- Neden ünlü birinden istemediniz?
- Bana yürek lazım, yüreğini koyacak, Excido’yu benim kadar sevecek sahip çıkacak yürekler. İkinci baskıda okuyucularımdan isteyeceğim. Pekâlâ ben de çok ünlü birine yazdırabilirdim. Mesela atıyorum Hıncal Uluç iyi kitap okuyan, iyi yorumlar yapan bir üstaddır, ama ben ölsem hatırlar mı? Kitap az satmış çok satmış en önemlisi doğru anlaşılmış mı merak eder mi yüreğini koyar mı? Bir gün ortadan kaybolsam korkarım ‘su testisi su yolunda kırılır uzaylılar kaçırdı herhalde’ der geçer.
- Çok samimi ve dobrasınız , hep böyle misiniz?
- Hep böyleyimdir bu yüzden burnum hep sürtülür.
- Uzaylılar var mı peki?
- Bir an bile şüphe etmeyin, uzaylı yoksa Tanrı’da yok çünkü.
- Peki ,Exido’ nun konusu ‘unutulan basit gerçekler’ dedik. Bize birkaç örnek verebilir misiniz?
- Sadece Türkiye'de Anadolu topraklarında açıklanamayan kıymetli antik yerler var.
- Mesela Kapadokya bölgesindeki mağaralar, tüneller nereye kadar gidiyor, bunları kimler yaptı?
- Biz, Türk'ler Anadolu’ ya 1071’ de geldi diye biliyoruz, ancak yurdun dört bir yanında tamgalar var
ve 1071 yılından çok çok önceye uzanan Türkçe yazıtlar var.
Sonra dünyada tarihlendirilemeyen, nereden geldiği bilinmeyen kalıntılar var. Örneğin; Ege denizinden M.Ö 100 yıllarda battığı tahmin edilen bir gemide bilgisayar bulundu.
Nasıl olabilir bunlar? Böyle bir kaç tane değil yüzlerce örnek var. Demek ki bildiğimiz tarihle anlatılanların altında aslında başka gerçekler var.
Çok etkileyici, 2012'nin merkezi Türkiye, pek çok olayı açıklıyor aslında.
Excido arka kapak yazısı:
Uşak ve Manisa’daki kapılardan girip yeryüzüne hiç çıkmadan Kapadokya’ya ulaşmak, İran’da Tebriz’e ulaşmak inanılmaz! Hiç korku duymadan Türkiye’nin altındaki geçitlere adım atmak ve dünyanın gidişatını anlamak… Sanırım insanlığın bilinç seviyesi henüz buna uygun değil.Tarihin başlangıcından bugüne insanoğlu bilmediği şeylerden korkmuştur. Korku kaynağı, önceleri yıldırımlar ya da dağların tepesinde yaşayan tanrılarken şimdi, milenyum çağında başka, bilmediğimiz korkularımız oldu.
Yazar kitapta çok bilgiç görünen, bir o kadar da ürkek dünyalılara sesleniyor. Konuşulmayanları, konuşulamayanları cesur yüreklilikle açık ve sağlam temellerle açıklıyor.
Kısacası, bir “öteki gündem.” Artık kendimize ve dünyaya başka bir gözle bakmanın zamanı…
Okuyun, korkularınıza iyi gelecek.
-Özkan Hamdi Özkırım-
Aysun Bitir, Uzaylıları, Tanrı’yı, dünyanın gizemli tarihini anlatan, 2012 sürecinde Türkiye’nin merkez olduğunu iddia eden kitabı EXCIDO hakkında arkadaşımız Shanti Şengül Yazıcı'nın sorularını yanıtladı.
- Excido ilk kitabınız mı?
- Roman anlamında evet. Daha önce çocuklar için yazdığım hikâyeler var.
Neden bilim-kurgu yazdınız, bilim-kurgu merakınız nereden geliyor?
Aslında ben bilim-kurgu yazdığımı bilmiyordum. Bilgi söz konusu olunca kendimi tutamadığım, Çin’ de bile olsa gerçek nedir gidip öğreneyim dediğim bir duygum var. Herkes gibi felsefeye, dünyanın varlığına, insanın yaradılış sebebine cevaplar arayan biriyim. Bu meraklar ve araştırmalar birleştiğinde bilim-kurgu çıkmış oldu. Aslında tüm romanlar kurgudur, içinde bilimsel dayanaklar olunca bilim-kurgu oluyor sanırım.
- Türkiye’nin ilk kadın bilim-kurgu yazarısınız bu konuda ne düşünüyorsunuz nasıl bir his?
- Açıkçası bu konuda hislerim karmaşık, kendi adıma seviniyorum ancak hem edebiyat hem bilim adına üzücü. Yıl 2011 ve hala ilk mi? Bu ülkede çok değerli bilim kadınları var, çok değerli kadın yazarlar var. Açıkçası kadın olmak gerçekten zor, kadın dünya üzerinde insani mertebelerde kendine yer bulmakta erkekten daha çok zorlanıyor.
- Excido ne demek? Neden yabancı bir isim seçtiniz?
- Excido Latince’ de bir tanımın özeti olan bir kelime. Bir zamanlar, herkes tarafından bilinen, görülen, elle tutulan gerçeğin zaman içinde hafızalardan kazınıp çıkması demek. Kısaca ‘unutulan basit gerçek’ diyebiliriz. Tabi biraz da merak uyandırması, kelimenin okunuşunun ve kendisinin farklı olması da hoşuma gitti.
- Kendi kitabınıza yani Excido’ya inanıyor musunuz?
- Elbette tereddütsüz. Tanrı kavramının deşilmesi gerektiğini, insanın deşifre edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tanrı’nın sandığımızdan yakında ancak algımızın dışında ki bir mekânda olduğunu düşünüyorum.
- Yani Excido’da yazan her şey doğru ve siz yaşadınız gördünüz, öyle mi?
- Jules Verne, kitaplarında uzaya gidilebileceğini, aya çıkabileceğini iddia etmişti ve detayları ile anlatmıştı. 1800’lü yıllarda O’ na inanır mıydınız? Tüm bunları uydurmuş muydu? Hepsi hayal ürünü müydü?
- Gerçeklik payı olmalı mı diyorsunuz?
- Aslında insan hiç bilmediği bir şeyi anlatamaz, tarif edemez. Mutlaka bilincinde veya bilinçaltında o bilgiye bir yöntemle kavuşmuştur. Sadece evrende gizli bir şey olmadığını düşünüyorum , bakarsanız muhakkak görürsünüz.
- Kitabınız ve üslubunuz dünyada en çok satan kitaplardan Richard Bach’ın ‘Mavi Tüy’ kitabına ve Erich Von Daniken’in ‘Tanrıların Arabaları’ kitabına benzetiliyor, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
- Elbette gurur duydum ve çok mutlu oldum. Bir arkadaşım bu konuda şöyle demişti: Aynı aklın alternatif sürümleri. Sanırım ben onların alternatif bir sürümü oluyorum.
- Size göre Tanrı var mı?
- Sizin içinizde yaşayan bakteriler var; ağzınızda, bağırsaklarınızda, midenizde hatta kanınızda, acaba siz onlara göre var mısınız?
- Güzel soru Peki kitabın arka kapak yazısını kim yazdı?
- Arka kapağı Özkan Hamdi Özkırım yazdı. Kendisi liseden arkadaşım. Bir ilaç firmasının genel müdürü aynı zamanda bir internet gazetesinde köşe yazarıdır. Kitabı yazıp bitirdikten sonra kendisine gönderdim ve arka kapak için yazmasını istedim. O’ da şaşırdı. Herkes gibi o da ünlü birine yazdırmamı tavsiye etti.
- Neden ünlü birinden istemediniz?
- Bana yürek lazım, yüreğini koyacak, Excido’yu benim kadar sevecek sahip çıkacak yürekler. İkinci baskıda okuyucularımdan isteyeceğim. Pekâlâ ben de çok ünlü birine yazdırabilirdim. Mesela atıyorum Hıncal Uluç iyi kitap okuyan, iyi yorumlar yapan bir üstaddır, ama ben ölsem hatırlar mı? Kitap az satmış çok satmış en önemlisi doğru anlaşılmış mı merak eder mi yüreğini koyar mı? Bir gün ortadan kaybolsam korkarım ‘su testisi su yolunda kırılır uzaylılar kaçırdı herhalde’ der geçer.
- Çok samimi ve dobrasınız , hep böyle misiniz?
- Hep böyleyimdir bu yüzden burnum hep sürtülür.
- Uzaylılar var mı peki?
- Bir an bile şüphe etmeyin, uzaylı yoksa Tanrı’da yok çünkü.
- Peki ,Exido’ nun konusu ‘unutulan basit gerçekler’ dedik. Bize birkaç örnek verebilir misiniz?
- Sadece Türkiye'de Anadolu topraklarında açıklanamayan kıymetli antik yerler var.
- Mesela Kapadokya bölgesindeki mağaralar, tüneller nereye kadar gidiyor, bunları kimler yaptı?
- Biz, Türk'ler Anadolu’ ya 1071’ de geldi diye biliyoruz, ancak yurdun dört bir yanında tamgalar var
ve 1071 yılından çok çok önceye uzanan Türkçe yazıtlar var.
Sonra dünyada tarihlendirilemeyen, nereden geldiği bilinmeyen kalıntılar var. Örneğin; Ege denizinden M.Ö 100 yıllarda battığı tahmin edilen bir gemide bilgisayar bulundu.
Nasıl olabilir bunlar? Böyle bir kaç tane değil yüzlerce örnek var. Demek ki bildiğimiz tarihle anlatılanların altında aslında başka gerçekler var.
Çok etkileyici, 2012'nin merkezi Türkiye, pek çok olayı açıklıyor aslında.
Excido arka kapak yazısı:
Uşak ve Manisa’daki kapılardan girip yeryüzüne hiç çıkmadan Kapadokya’ya ulaşmak, İran’da Tebriz’e ulaşmak inanılmaz! Hiç korku duymadan Türkiye’nin altındaki geçitlere adım atmak ve dünyanın gidişatını anlamak… Sanırım insanlığın bilinç seviyesi henüz buna uygun değil.Tarihin başlangıcından bugüne insanoğlu bilmediği şeylerden korkmuştur. Korku kaynağı, önceleri yıldırımlar ya da dağların tepesinde yaşayan tanrılarken şimdi, milenyum çağında başka, bilmediğimiz korkularımız oldu.
Yazar kitapta çok bilgiç görünen, bir o kadar da ürkek dünyalılara sesleniyor. Konuşulmayanları, konuşulamayanları cesur yüreklilikle açık ve sağlam temellerle açıklıyor.
Kısacası, bir “öteki gündem.” Artık kendimize ve dünyaya başka bir gözle bakmanın zamanı…
Okuyun, korkularınıza iyi gelecek.
-Özkan Hamdi Özkırım-
























