Stres nedeniyle oluşan verimlilik kaybının ülke ekonomisine milyonlarca dolarlık yük getirdiğine dikkat çeken stres yönetimi uzmanı psikolog Tarık Gandur, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’deki firmaların da stres yönetimi konusuna önem vermeleri gerektiğini söyledi.
Stres yönetimi uzmanı psikolog Tarık Gandur, stresin yalnızca sağlık sorunlarına yol açmadığını; stres kaynaklı rahatsızlıkların işe gelmeme, iş veriminin düşmesi gibi durumlara da yol açarak ekonomiye milyonlarca dolarlık yük getirdiğini söyledi.
Motive Psikolojik Hizmetler Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Gandur, işten ayrılmaların bir numaralı sebebi olan stresin, “belirleyici bir ekonomik faktör” olarak görülmeye başlandığını ve bunun sonucunda da stresle başa çıkma veya stres yönetimi programlarına olan rağbetin tüm dünyada arttığını belirtti.
Ülkemizde de bu tarz programlara ilginin artmaya başladığına dikkat çeken Gandur, ülkemizdeki programların genellikle sadece eğitim programı şeklinde uygulanıyor olmasını yanlış bulduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Stres ile başa çıkmak için stresin ne olduğu konusunda bilgi veren ve bazı temel teknikleri öğreten bu programlar elbette yararlı ama yeterli değil. Çünkü bu programlar öğretilen yöntemlerin uygulanıp uygulanmadığını, uygulamada karşılaşılan sorunların nasıl aşılacağını takip etmiyor. Bir başka deyişle sadece akademik bilgi verip geri çekiliyor. Öte yandan ülkemizde stres programı denilince akla sadece grup halinde alınan eğitimler geliyor. Oysa bireysel danışmanlık yöntemiyle stresle mücadele etmek mümkündür. Hatta kişiye özel bir sistem yaratmak çok daha değerli bir yöntemdir.”
“İyi bir stres yönetimi programının çok yönlü olması gerekir”
Stresin çok yönlü olarak ele alınması gereken bir olgu olduğunu belirten Gandur, stresi yönetmek için strese yol açan düşünce ve yaşam biçimini ve dolayısıyla da pek çok alışkanlığı değiştirmek gerektiğini kaydetti.
“Ne düşündüğümüz, nasıl davrandığımızı etkiler” diyen Gandur, “İşleri asla yetiştiremeyeceğimi- düşünürseniz elbette stres düzeyim artacaktır. Bu düşünceler kişiye göre değişir. Bu sebeple yapılan programda kişiye bu düşüncelerini yakalamayı öğretmek ve ardından bunları nasıl değiştireceğini göstermek gerekir” uyarısında bulundu.
Stres yönetimi programlarının zihinsel yönünün yanında fiziksel yönünün de önemli olduğuna dikkat çeken Gandur, “Fiziksel yönüyle iyi bir program stresin yol açtığı fiziksel tepkileri kontrol etmeyi öğretmelidir. Örneğin stresli kişinin kalbi daha hızlı atar, elleri soğur, kasları kasılır. Tüm bunları çeşitli yöntemlerle kontrol etmek mümkündür. Öte yandan stres yönetimi programı yaşam tarzıyla ilgili de bilgi vermeli ve ihtiyaca göre zaman yönetimini, uyku düzenlemesini içermelidir. Zaman yönetimi metotlarını öğretmek yetmez. Önemli olan kişiye kendine uygun bir zaman yönetim metodu oluşturmasını öğretmektir. Stres sorunlarını çözmekle ilgili en büyük sorunun, stresin başa çıkılabilir olduğuna dair inanç eksikliğidir. Bu inanç eksikliği ve -ne yaparsam yapayım stresle yaşamaya mecburum- şeklindeki düşünceler her şeyden önce vazgeçilmesi gereken düşüncelerdir. Bu düşünceleri değiştirmeden davranış değişikliği yaratmak mümkün değildir” dedi.






















