Finansman maliyetleri kronikleşen Türk sanayisinde Konkordato başvuruları yüksek seviyesini korurken, mahkemelerin "ret" ve "iflas" kararlarındaki keskin artış elenme sürecinin hızlandığını gösteriyor. Risk, artık borsadaki dev şirketlerin de kapısında.
Finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve kronikleşen yüksek borçlanma maliyetleri, reel sektörde baskıyı artırmaya devam ediyor. Geçen yıl kırılan tarihi rekorların ardından konkordato dalgası aylık bazda hız kesmiş görünse de yüksek seyrini koruyor.
Yılın ilk 7 ayında mahkemelerden 1.167 şirket için geçici mühlet kararı çıkarken, elenme sürecinin sertleşmesiyle iflas kararlarında %36'lık sıçrama yaşandı. Krizin halka açık dev şirketlere ve küresel tedarikçilere sıçraması ise sermaye piyasalarında alarm zillerinin çalmasına neden oluyor.
Mahkemeler Seçicileşti: Suistimale Karşı Sıkı Eleme
Basın İlan Kurumu verilerinden derlenen istatistikler, Konkordatotakip.com analizleri ve Ekonomi Gazetesi'nde yer alan habere göre; mahkemelerin konuya yaklaşımı zihniyet değişimini gözler önüne seriyor. Yılın ilk 7 ayında geçici mühlet kararları %28 gerilerken, mahkemelerin başvuruları geri çevirdiği "konkordatonun reddi" kararları %61 artışla 1.146’ya yükseldi.
Uzmanlar, genel başvuru sayısındaki gerilemeye rağmen ret kararlarındaki bu dik kayda değer artışı iki temel nedene bağlıyor: Birincisi, mahkemeler ve bağımsız denetim mekanizmaları, konkordato müessesesini zaman kazanmak veya borç ötelemek amacıyla suistimal etmek isteyen şirketlere karşı çok daha seçici ve katı davranıyor. İkincisi ise, mali yapısı sürdürülebilir olmaktan çıkan ve kurtarılması imkânsız görülen şirketler sistem tarafından koruma altına alınmayarak hızla eleniyor.
Zaman Aşımı İflasları Tetikliyor: "Ya Tamam Ya Devam"
2026'nın ilk 7 ayında mahkeme kararlarındaki en kritik kırılmalardan biri de iflas ve tasdik kararlarında yaşandı. Mali yapısını düzeltemeyen şirketler için iflas kararları %36 artarak 171’e ulaştı. Buna karşılık, borç yapılandırmasını başarıyla tamamlayarak sistemden düzlüğe çıkan şirket sayısı (tasdik) ise %112 artışla 127’ye fırladı.
OCAK - TEMMUZ 2026 KONKORDATO BİLANÇOSU1.167 Geçici Mühlet (%28 Düşüş)1.146 Ret Kararı (%61 Artış)171 İflas Kararı (%36 Artış)127 Başarılı Tasdik (%112 Artış)"Tablo net bir gerçeği ortaya koyuyor:
Mali yapısını iyileştirme potansiyeli ve gerçek bir iş modeli olan şirketler borç yapılandırmasını başarırken, nakit akışını düzeltemeyenler için yolul sonu kaçınılmaz olarak iflas oluyor."
Söz konusu tabloyu ve verilerini şöyle yorumlayabiliriz:
İflas Kararlarındaki Artış (%36): Ocak-Temmuz döneminde mahkemelerin iflas kararı verdiği dosya sayısı 171’e yükselmiştir. Bu, mali yapısı düzelemeyen ve nakit akışını toparlayamayan şirketlerin sistemden elendiğini gösteriyor.
Başarılı Tasdik Kararlarındaki Sıçrama (%112): Aynı dönemde borç yapılandırma sürecini başarıyla tamamlayıp (konkordatonun tasdiki) krizden çıkan şirket dosya sayısı 127’ye ulaşmıştır. Bu da gerçek bir iş modeli ve kurtarılma potansiyeli olan şirketlerin düzlüğe çıktığını kanıtlıyor.
Tablo; mahkemelerde uzun süredir bekleyen dosyaların artık sonuçlandığını, sürecin "kurtulabilenler (tasdik)" ve "batanlar (iflas)" şeklinde netleştiğini ifade ediyor
Bu çifte artışta, geçmiş dönemlerden devreden ve koruma sürelerinin sonuna gelen yoğun dosya yükünün mahkemelerce nihai karara bağlanmasının büyük payı bulunuyor. Yasa kapsamındaki geçici ve kesin mühlet sürelerinin dolmasıyla birlikte ya koruma zırhı kalkıp iflas süreci başlıyor ya da yapılandırma anlaşması onaylanıyor.
Liderlik İnşaat ve Tekstilde: Sektörel Dağılım
Konkordato başvurularının sektörel kırılımında başı yine finansman yükü en ağır sektörler çekiyor. Geçen yıldan farklı olarak inşaat sektörü 124 geçici mühlet kararı ile yeniden zirveye yerleşti.
İnşaatı 107 dosya ile doğrudan tekstil takip ederken; giyim, ayakkabı, halı, iplik imalatı ve deri işleme dâhil edildiğinde tekstil ve hazır giyim kümelenmesindeki toplam konkordato sayısı 159'a ulaşıyor. Yüksek işçilik ve ham madde maliyetleri ile ihracat pazarlarındaki yavaşlama, tekstil üreticilerinin belini bükmeye devam ediyor. Sektörel sıralamada inşaat ve tekstili 73 dosya ile metal ürün imalatı, 63 dosya ile tarım ve 52 dosya ile nakliye/lojistik izliyor.
Sektör / İş Kolu Geçici Mühlet Kararı Öne Çıkan Risk Etkeni
İnşaat & Gayrimenkul: 124 Yüksek faiz, konut satışlarında yavaşlama, girdi maliyetleri
Tekstil, Giyim & Deri (Toplam): 159 Dış talep daralması, işçilik maliyetleri, döviz kurları
Metal Ürün İmalatı: 73 Enerji ve ham madde maliyetleri, tedarik zinciri baskısı
Tarım & Hayvancılık: 63 İklim ve girdi maliyetleri, finansman ertelemeleri
Lojistik & Nakliye: 52 Akaryakıt zamları, küresel ticaret hacmindeki yavaşlama
Kriz KOBİ'leri Aştı: Borsa Şirketleri de Zırha Sığındı
Yılın ilk 7 ayında yaşanan konkordato dalgası, krizin sadece KOBİ'ler veya ölçek altı imalatçılarla sınırlı kalmadığını, Borsa İstanbul'da (BİST) işlem gören halka açık dev şirketlere de sıçradığını gösterdi.
Borsada işlem gören Türk İlaç ve Serum Sanayi’nin haziran ayında konkordato ilan etmesinin ardından, ambalaj sektörünün dev oyuncularından Barem Ambalaj da temmuz ayında İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden 3 aylık geçici mühlet kararı aldı. Dev şirketlerin koruma talep etmesi, sermaye piyasalarında zincirleme risk ve nakit sıkışıklığı endişelerini zirveye çıkardı.
Aynı dönemde, global markalara üretim yapan tekstil devi FORE Uluslararası Pazarlama ile sanayinin kritik kollarında faaliyet gösteren Elit Çanta ve Novo Alüminyum gibi tedarik zincirinin ana omurgasını oluşturan orta ve büyük ölçekli sanayicilerin de konkordato zırhına sığınması, dalganın tüm üretim üslerini etkilediğini ortaya koyuyor.






















