DSP Genel Başkanı Masum Türker, İhsan Doğramacı Vakfı Özel Bilkent İlköğretim Okulu 6. Bahar Sempozyumu’nda onur konuğu olarak katıldı ve açılış konuşması yaptı.
Masum Türker, ‘Etkili Öğretim Uygulamaları, Etkileyici Konuşma ve Deneyimlerimiz’ konulu konuşmasında, etkili konuşma yöntemlerini anlattı. Her konuşmanın mutlaka bir felsefesinin ve amacının olması gerektiğini vurgulayan Masum Türker, kendi deneyimlerinden örnekler verdi. Masum Türker, bilginin, konuştuğu konuya hakim olmanın, kişinin konuşmasını daha etkili kıldığını belirtirken yaşamda başarılı olmak için de yüksek hedefler belirlemek ve ondan vazgeçmemek gerektiğini söyledi.Türkiye’deki eğitim sisteminde yaşanan sorunlarla ve son dönemde tartışma konusu olan 4+4+4 yasası ilgili olarak da değerlendirmelerde bulunan Masum Türker, şunları söyledi: “Eğitim sistemimize 4+4+4 denilen bir düzenleme getirmek istiyorlar. Bu düzenleme ne kızları gelin yapmak için ne imam hatip okulları için ne kuran kursu içindir. Bu sistemle topluma çeteler yayılacak. Bu sistem, düşünmeyen, sorgulamayan bir nesil yaratmak içindir. Eğer bu düzenleme yasalaşırsa, tarikatlar, cemaatler değil, çeteler topluma yayılacak. Yeni bir feodal yapı gelecek. Niçin? Çünkü çocuklarımız beraber okumayınca kültürleri, davranışları farklı olacak. Çocuklarımızı ne kadar erken öğretmene teslim edersek o kadar ulusal bilinci yüksek bir geleceğe sahip oluruz. 4+4+4 Türkiye’nin gelecekte farklı kamplaşmalarla, çetelerle yönetilen bir topluma dönüşmesine neden olacak. Akıllı olan, yolunu bilenler, çocuklarını okula devam ettirecek. Hiçbir çocuğun internetle uzaktan eğitimle öğrenmesi mümkün değil. En iyi öğrenme metodu, öğretmenli eğitimdir. Başarı, öğretmenin verdiği eğitimle mümkündür. Öğrencinin öğretmeniyle iletişim içinde olması çok önemlidir ve çok daha kaliteli sonuçlar ortaya çıkarır.
MECLİS BAŞKANI’NA MEKTUP YAZDIM Dün TBMM Başkanı’na 4+4+4 ile ilgili olarak mektup gönderdim ve ‘Biz Parlamento’da değiliz, Parlamento’daki partiler de kavga ediyor ve söz konusu yasa yaralı çıkıyor. O yasa meşruiyet zeminini kaybetmiştir. Çünkü TBMM İçtüzüğü’ne göre komisyonlar Meclis’in çalışma günlerinde çalışırlar. Meclis kapalıyken komisyonlar çalıştırılmaz.’ Bu mektubu Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin genel başkanlarına ve TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı’na da gönderdim. Komisyonda 7.maddede kavga çıkmıştı ve o maddeyi komisyonun geri çekmesini, bunun yeniden görüşülmesini istedim. Çünkü ilgili kişilerle tartışılmayan, öğretmenlerle konuşulmayan, kimsenin eleştirmesine fırsat vermeden çıkarılan bir yasa toplumun tümüne mal edilemez. Bu tür yaklaşımlar toplumu kindar yapar, böler. Bunlara dikkat edilmeli. Atatürk eğitim sistemi konusunda çok dikkatli bir yol izlemiştir. Bir şeyin felsefesi varsa, başarıya ulaşır. Atatürk bu yüzden başarıya ulaşmıştır. Her hareketinin temelinde bir felsefe, bir amaç vardır.
8 yıllık kesintisiz temel eğitimin de bir felsefesi vardı ve başarılı oldu. İstatistikler bunu ortaya koymuştur. 8 yıllık kesintisiz temel eğitimin başarı rakamlarını sizlerle paylaşayım: İlkoköğretimde okuma oranı, 8 yıllık kesintisiz temel eğitim sisteminden önce yüzde 70’lerdeydi. Bu oran 98.33’e çıkmıştır. Şimdi 4+4+4’ü konuşmak yerine hedefimiz ‘Bu 1.67’yi nasıl okula çekeriz’ olmalıdır. Lisede okuma oranı 8 yıllık kesintisiz temel eğitimden önce yüzde 33 iken bu düzenlemeden sonra yüzde 69’a yükselmiştir. Kızlardaki okuma oranı artışı erkeklerden fazla. Bilinçli kızlar, sorgulayan kızlar, yarının anaları olan kızlarımız eğer toplumda egemen olmaya başlarlarsa geri kalmışlık bizim için artık mazide kalır. Eğitimin en önemli özelliği budur.” Masum Türker’e daha sonra günün anısına bir plaket armağan edildi.
























