Dsp Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, Sincan İlçe Kongresi’nde “AKP darbe çocuğudur darbelere karşı olamaz” dedi
** DSP Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, AKP’nin gerçekte demokrasiye inanmadığını belirtirken “AKP demokrasiye inanmıyor. Çünkü, AKP bir darbenin ürünüdür. AKP darbe çocuğudur. Onun için hiçbir zaman demokrasiye gelmez. Demokrat olamaz, darbelere karşı olamaz” dedi.
**Türkiye’de maskeli siyaset yapıldığını, DSP’nin bu maskeleri indireceğini söyleyen Erçelebi, Tayyip Erdoğan’ı Başbakan yapanların, Abdullah Gül’ü Çankaya Köşkü’ne çıkaranların gerçek muhalefet olmadıklarını ifade etti. Erçelebi, son zamanlarda AKP’nin tek başına iktidar olamayacağının görüldüğünü belirtirken “Şimdi AKP’ye baston aranıyor” diye konuştu.
DSP Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, AKP’nin gerçekte demokrasiye inanmadığını söyledi ve “AKP darbe çocuğudur onun için darbelere karşı olamaz” dedi.
Erçelebi, Sincan İlçe Kongresi’nde konuştu. DSP Genel Başkanı Masum Türker’in selam ve sevgilerini ileterek konuşmasına başlayan Erçelebi, Türkiye’nin çok zor ve karmaşık günler yaşadığını belirterek “Sanki Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa ile kurulan kurumlarının DNA’sıyla oynanıyor” dedi. Erçelebi, AKP’nin iktidara geldiğinden beri mağduru oynadığını ama hep halkı mağdur ettiğini belirterek “AKP her seçimde bir senaryo üretti ve bu senaryoyla mağdur pozunda seçime girdi” dedi.
HÜKÜMET OLMAK BÖCEKLE DİNLEMEYİ DEĞİL, OLAYI MEYDANA ÇIKARTMAYI GEREKTİRİR
AKP’nin seçimler yaklaştığı için yine mağdur rolü oynamanın yollarını aradığını belirten Erçelebi, şunları söyledi:
“Son 2 yılda ‘Acaba yine bir gece yine bir e-muhtıra çıkarabilir miyiz?’ diye orduyu kaşıdılar. Ama ordumuz hep sabretti. Kendilerine yöneltilen bütün saldırıları sabırla, metanetle, dirayetle karşıladı. AKP bir türlü aradığını bulamayınca, MGK toplantısına beş kala Genelkurmay Başkanımız’ın yurtdışındaki arkadaşlarıyla yaptığı konuşmayı basına aktardı ve internette dolaştırdı. Bu olay bile başlı başına bir kaostur, başlı başına bir skandaldır. Hükümet’in görevi Genelkurmay Başkanı’nı ama böcekle, ama köstebekle dinlemek değil, eğer böyle bir olay varsa bunu meydana çıkarmak olmalıdır. Hükümet olmak bunu gerektirir, devlet adamlığı bunu gerektirir. Çünkü, bu ordu devletin ordusudur. Başka ordu yok.”
AKP KAPATMA DAVASI AÇTIRMAK İÇİN UĞRAŞIYOR
AKP’nin orduya yönelik tavırlarıyla bir sonuç alamayınca yargıya yöneldiğini söyleyen Erçelebi, “Şimdi de ‘Acaba bir kapatma davası daha açtırabilir miyiz?’ diye yargıyı kaşımaya başladılar. Gerçekten yargı da bütün gücü ile tahammül ediyor. Belli ki sandık milletin önüne konuncaya kadar sabredecek. Biz de onu istiyoruz. Çünkü, AKP şu anda seçimlerde mağduru oynamak için elinden gelen her şeyi yapıyor” dedi.
BAŞBAKAN MECLİS BAŞKANI’NI AZARLIYOR O DA SUSUYOR
Erçelebi, AKP’nin kuvvetler ayrılığı ilkesini yok sayarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nı alt üst etmeye çalıştığını, Meclis’teki sayısal çoğunluğuna güvenerek yasamayı yok saydığını kaydetti ve “Başbakan bütçe görüşmelerinde Meclis Başkanı’nı kürsüden azarlıyor. ‘Susturacak mısın, ben mi susturayım?’ diyor. Maalesef Meclis Başkanı da bugüne kadar hiçbir Meclis Başkanı’nın izin vermediği böyle bir skandala izin veriyor. Kendisinin TBMM Başkanı olduğunu unutup, sanki Başbakan’ın atadığı bir memur gibi davranıyor. Bu, bir milletvekili olarak bizi üzüyor, yaralıyor ve böyle bir başkanımız olduğu için gerçekten üzülüyoruz” diye konuştu.
AKP KENDİ YARGISINI YARATMAK İSTİYOR
AKP’nin yasamayı fiilen ortadan kaldırdığını, şimdi de yargıya yüklendiğini kaydeden Erçelebi, “AKP kendi yargısını yaratmak için yargının içine nifak sokuyor, yargıya müdahale ediyor. Adalet Bakanı’nın ağzından çıkanlara baktığınız zaman, bir Adalet Bakanı’ndan çok, bir militan havasını görüyoruz. Bütün bunlar demokrasimize zarar verdiği gibi halkımızı da bölüyor” görüşünü dile getirdi.
DSP Genel Sekreteri Erçelebi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“AKP, iktidara geldiği günden bugüne hep bölücülükle uğraşmıştır, hep halkı bölmüştür. Başbakan Diyarbakır’a gitti ‘alt kimlik üst kimlik’ dedi, bu halk dalgalandı. Başbakan ‘açılım’ dedi bu halk dalgalandı. Başbakan ordunun üstüne gitti, yıpratmaya çalıştı, bu halk dalgalandı. Şimdi de yargının üstüne gidiyor. Halk yine dalgalanıyor. Akıllara ister istemez, ‘Başbakan’ın bizim bilmediğimiz bir planı mı var? Kendisine bir ödev verdiler de şimdi o ödevi mi yapıyor?’ soruları geliyor”
MASKELİ SİYASET YAPILIYOR
“Türkiye’de 3 Kasım 2002 seçimlerinden bu yana bir maskeli siyaset yapılıyor” diyen Erçelebi, 2002 seçimleri öncesinde yaşananları anımsattı. Erçelebi, Tayyip Erdoğan’ın seçilme ehliyeti olmadığını, böyle olmasına karşın seçime gidildiğini, ardından şahsa özel Anayasa değişikliği yapılarak, davası süren Erdoğan’ın Meclis’e taşındığını anlattı ve “O zaman Meclis’te, şimdi ‘AKP ile Tayyip’le mücadele edeceğini’ söyleyen sözde solcu birisi vardı.O da bu değişikliği destekledi. Bu maskeleri düşürmemiz lazım” diye konuştu.
ATILAN İP APO’YU ASMAK İÇİN DEĞİL, AKP’Yİ KURTARMAK İÇİNMİŞ
2007 seçimlerinden önce bir partinin genel başkanının, Başbakan Erdoğan’a kürsüden ip attığını ve ‘Apo’yu as’ dediğini anımsatan Erçelebi, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Sonradan öğrendik ki o kürsüden atılan ip Apo’yu asmak için değilmiş, AKP’yi kuyudan çıkarmak içinmiş. Çünkü, AKP 367’yi bulamıyordu ve Abdullah Gül’ü de cumhurbaşkanı yapamıyordu. Ama, bu genel başkan seçimlere 15 gün kala, ‘buyurun istediğiniz adayı gösterin, biz Meclis’e geliyoruz’ dedi. Peki biz Cumhuriyet Mitingleri’ni boşuna mı yapmıştık? O da bir senaryonun ürünü müydü? Hani Cumhuriyet Mitingleri’nde AKP’ye karşı beraber olacaktık? Hani seçimden sonra beraber hükümet olacaktık? Ne oldu? Abdullah Gül bu genel başkan sayesinde Çankaya’ya çıktı oturdu. Şimdi de çıkmış diyor ki ‘Abdullah Gül bir toplantı yaparsa biz gitmeyiz.’ Hadi oradan! Artık gitsen ne olur gitmesen ne olur? Adam orda oturuyor.”
AKP’YE BASTON ARIYORLAR
Erçelebi, son günlerde de İstanbul’da bir işadamının verdiği yemekte, bundan sonraki seçimde nasıl bir koalisyonun oluşturulacağının hesaplarının yapıldığını söyledi. AKP’nin tek başına iktidar olamayacağının görüldüğünü belirten Erçelebi, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Bu yüzden AKP’ye destek, AKP’ye baston arıyorlar ve soruyorlar o partinin genel başkanına: ‘Seçimlerden sonra AKP ile ortak olur musun? Koalisyon kurar mısın?’ diye. O da ‘Hele o gün gelsin’ diyor. Demek ki bunların hesabı AKP’ye karşı durmak değil, AKP’ye destek olmak.
Bu maskeleri düşürmek lazım. Herkes artık ‘Maskeli Balo’da siyaset yapmayacak. Delikanlıca, dürüstçe yapacak. Mevlana’mızın dediği gibi ‘ya olduğu gibi görünecek ya göründüğü gibi olacak.’ Kapalı kapılar arkasında hesap yapıp, milletin önüne de dürüst imajıyla çıkmayacak. Bu maskeleri düşürmek bizim görevimiz, başkasından beklemeyelim. Çünkü, bunlar anlaştılar. Yine antidemokratik seçim kanunlarıyla, yine antidemokratik Siyasi Partiler Kanunu ile seçime gidecekler. Çünkü, oyun böyle, senaryo böyle. Bunlar birbirlerinin varlık sebebidir. Biri olmazsa diğeri de olmaz. İşte bu nedenle maskeleri düşürmek zorundayız. Şu anda iktidar ve Meclis’te grubu bulunan partiler birbirlerinin varlık sebebidir. Eğer biri olmazsa denklem de denge de bozulur. İşte o yüzden bu bozuk düzeni değiştirmek yine bizim görevimiz olacak.”
AKP DEMOKRASİYE İNANMIYOR
Erçelebi, AKP’nin gerçekte demokrasiye inanmadığını belirtirken “AKP demokrasiye inanmıyor. Çünkü, AKP bir darbenin ürünüdür. AKP darbe çocuğudur. Onun için hiçbir zaman demokrasiye gelmez. Demokrat olamaz” dedi.
DSP’nin iktidardan ‘sivil darbe’ ile uzaklaştırıldığını anlatan kitapları partililere gösteren Erçelebi, bu kitaplardan bazı bölümleri de okudu ve AKP’nin bu sivil darbe sonrasında iktidar olduğunu söyledi. Erçelebi, “AKP bu yüzden darbelere karşı olamaz. Eğer olurum diyorsa, buyursun gelsin Meclis’te konuşalım. Dışarıda konuşmaya gerek yok. Hayali darbelerle uğraşmasın.Meclis’te bir Araştırma Komisyonu kursun, hep beraber araştıralım” önerisinde bulundu.
AKP EVİNE DEĞİL, YÜCE DİVAN’A GİDECEK
Erçelebi, “Şu anda, karanlığın en doruk noktasındayız. Aydınlığa en yakın noktadayız. Şafak sökmek üzere. Bunları biz araştıracağız ve AKP’nin gerçek yüzünü ortaya çıkaracağız” dedi.
Sözleri alkışlarla desteklenen Erçelebi, “3 Kasım 2002’de biz seçimi kaybettik. Üzüldük, evimize gittik ama AKP önümüzdeki seçimi kaybederse öyle evine gidemeyecek, Yüce Divan’a gidecek ve bunların hesabını verecek. İşte, bugünkü korku, kaygı ve senaryolar bunun içindir” görüşünü dile getirdi.
EMEK OLDUKÇA SOL OLACAK
Son zamanlarda Türkiye’de ‘Sol bitti’ diye bir hikaye anlatıldığını belirten Erçelebi, bu konuda da şunları söyledi:
“Sözde solcular Türkiye’de solun bittiğini sağa açılmak gerektiğini söylüyorlar. Bu kocaman bir yalandır. Çünkü, dünyada emeği ile geçinen insanlar olduğu sürece sol olacaktır. Bizim kavgamız ekmek kavgasıdır, bizim kavgamız hak kavgasıdır. Bugün, şu anda Ankara Kızılay meydanında binlerce emekçi hak mücadelesi veriyorsa siz nasıl ‘Sol kayboldu’ diyebilirsiniz, nasıl ‘sağa açılmak gerekir’ diyebilirsiniz?
Biz DSP olarak, Türkiye’deki bütün olaylara, dünyadaki bütün olaylara sol pencereden bakıyoruz. O pencereden baktığımız zaman işçileri görürsünüz, memurları, çiftçileri görürsünüz, esnafı görürsünüz, ulusal sermayeyi görürsünüz. Ama yağmacıları, üçkağıtçıları görmezsiniz. Uluslararası senaristleri, uluslararası oyuncuları oradan görmezsiniz. İşte onun için DSP olarak hem sol pencereden bakıyoruz hem çözümü solda görüyoruz. Hani ne demişti büyük ozan Pir Sultan, ‘Kadılar, müftüler fetva yazarsa/ İşte kement işte boynum, asarsa/ İşte hançer işte kellem, keserse/ Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’. Bırakın sözde solcular sağa gitsinler, onlar gitsinler çarşafa rozet taksınlar ama biz soldan ayrılmayacağız. Solun evrensel ilkelerinden ve bizim Genel Başkanımız, Başbakanımız Bülent Ecevit’in koyduğu Demokratik Sol ilkelerden ayrılmayacağız. Hatta onun ekmeğini yiyen, suyunu içenler ayrılsa bile biz ayrılmayacağız. Çünkü, o ilkeler çıkar ilkeleri değildir. Çünkü o ilkeler, ülkemizin ve dünya emekçilerinin barış içinde özgürlük içinde yaşama ilkeleridir. İşte o yüzden biz Demokratik Sol’u bir felsefe olarak görüyoruz. Demokratik Sol’u sadece Türkiye için değil, dünyadaki barışın sağlanması için, emeğin hak ettiği yere gelmesi için bir felsefe olarak görüyoruz.”
Erçelebi, Türkiye’de gerçek gündemin ekonomi olduğunu ama ‘yağma ekonomisi’ yaşandığı için Hükümet’in bu gündemden kaçtığını söyledi. Hükümet’in tek kale maç oynadığını ve vatandaşı zorladığını anlatan Erçelebi, “Bu oyuna son vereceğiz ve yürekleri yetiyorsa çift kale maç yapacağız. Kurallara göre, adam gibi maç yapacağız. Bakalım o zaman kim kazanacak. Bakalım o zaman Anayasal kurumlara laf edebilecekler mi? O zaman onlar bu Anayasal kurumlara sığınacaklar. Biz yine onlara teslim edeceğiz, yani yine AKP hesabını şu anda yıpratmaya yok etmeye çalıştığı yüce yargıya, Türk mahkemelerine millete verecek. O nedenle bir gün yargı onlara da lazım olacak” diye konuştu.
Erçelebi, Türkiye’de en büyük sorunun işsizlik olduğunu, diğer partilerin kör dövüşü yaptığını ama bu süreçte DSP’nin işsizlerle ilgili bir araştırma yaptırdığını bildirdi. DSP Genel Sekreteri, DSP’nin bilgi ve deneyimleriyle iktidara hazır olduğunu kaydetti ve sözlerini şöyle tamamladı:
“Vatandaşlarımız ‘bunlar kök saldı, nasıl baş edeceksiniz?’ diye sorabilir. Bunlar cemaatlere dokunulmazlık zırhı giydirmek istiyorlar. Uğraşsınlar. Türkiye’de irticanın panzehiri kadınlardır. Biz kadınların siyasette yüzde 50 oranında temsilini sağlayacağız. İrticanın panzehiri kadınlarsa, Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı da gençliktir. Onun için gençlik örgütlenmemizi de yapıyoruz. Gençler ve kadınlar siyasete el koyacak, Türkiye’nin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz. AKP yok olacak”
Siyaset
Yayınlanma: 21 Şubat 2010 - 22:16
Akp Darbe Çocuğudur Karşı Olamaz
Dsp Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, Sincan İlçe Kongresi’nde “AKP darbe çocuğudur darbelere karşı olamaz” dedi
Siyaset
21 Şubat 2010 - 22:16
İlginizi Çekebilir























