A.B.D.’de Ohio Eyaletindeki Columbus Adliyesi’nde arabuluculuk yapan Avukat Gizem Tan, arabuluculuk sisteminin anlaşamayan tarafların uzlaşmasını sağlayarak, küçük boyutlu birçok davanın mahkeme sürecine girmeden çözülmesinin hem taraflar hem de mahkemeler için zaman ve maliyet açısından önemli kazançlar sağlayacağını ifade etti.
Arabuluculuğun da içinde yer aldığı Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri (Alternative Dispute Resolution) (ADR) tarafların mahkeme gibi resmi bir yargılama usulüne gereksinim duymaksızın uyuşmazlıklarını kendi aralarında müzakere ederek ya da üçüncü kişilerin katkılarıyla çözüme ulaştırdıkları dostane çözüm yollarıdır. ADR, en genel anlamıyla “yargılama dışında kalan uyuşmazlık çözüm yöntemleri “ şeklinde de tanımlanabilir. ADR yöntemleri iki başlık altında sınıflandırılabilinir: Birinci kategori, sonunda tarafları bağlayıcı bir hükmün verildiği tahkim gibi “hüküm vermeye dayalı usuller”dir. İkinci kategori ise, müzakere temelli olan arabuluculuk (uzlaştırma), bağımsız uzman kararı ve kısa yargılamadır. Avukat Gizem Tan, “Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'nün 2010 yılı istatistik bilgilerine göre, ceza, hukuk ve idari yargı mahkemelerinde takibi süren toplam dosya sayısı, 6 milyon 619 bin 412'ye ulaşmıştır. Çoğu davanın muhakamesi ve çözümlenmesi çok uzun yılları alabilmektedir. Arabuluculuk bu davaların çözümü ve mahkemelerin iş yükünün azaltılarak hukuk sisteminin daha sağlıklı hale gelmesine yardımcı olacaktır. Arabuluculuk, uyuşmazlığa düşmüş olan tarafları, bir anlaşmanın koşullarını müzakere edebilmeleri amacıyla bir araya getirmeye çalışan, tarafların uzlaşmasını veya birbirlerini anlamalarını sağlamak için taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştıran, tarafsız bir üçüncü kişinin (arabulucunun) katılımıyla yürütülen gönüllü bir usuldür. Arabulucu, bir karar mercii değildir. Taraflar, kendi kararlarını kendileri verirler. Arabulucu, taraflar için müzakereler oluşturur, müzakereleri yumuşatır, duygu ve düşüncelerin açıklanmasını kolaylaştırır. Ben, Amerika’da Ohio Eyaletindeki Columbus Adliyesi’nde arabuluculuk yaptım. Ağırlıklı olarak aile uyuşmazlıkları (çocuğun bakımı ve gözetimi, velayeti, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, velayeti kendisine bırakılmayan tarafın çocukla kişisel ilişki kurması şeklinde ortaya çıkan aile uyuşmazlıkları) ve küçük miktarlı taleplerden doğan tazminat taleplerini konu alan uyuşmazlıkların arabuluculuğunu yaptım.Genelde, taraflar adliyede yaptığımız arabuluculuk seanslarına sakin tavırlarla ve karşı tarafla uzlaşma fikri ile gelirlerdi. Çünkü taraflar şundan emin olarak geliyorlardı: “Arabuluculukta uzlaşmaya varamazsak, dava aşaması zaman ve masraf olarak bizi daha çok uğraştıracak. Türkiye’de de arabuluculuk sisteminin hukuk sisteminin hızlanması, tarafların hayatının kolaylaşması açısından çok yararlı olacağını düşünüyorum.”dedi. Arabuluculuk Kanunu Tasarısı’nın 1. Maddesine göre: “ Yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıkları” arabuluculuğa elverişlidir. Bu düzenlemeye göre, taraflar sadece üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri yani “sulh olmak suretiyle sona erdirebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında” arabulucuya başvurabileceklerdir. Böylece, kamu düzenine ilişkin olan ve tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunamayacakları uyuşmazlıklarda (nesebin düzeltilmesi davası, iflas davasında, tanıma ve babalık davasında) arabuluculuğa başvurulamaz. Aile Mahkemeleri Kanununa göre, aile uyuşmazlıkları arabuluculukla giderilebilir. Örnek olarak, eşlerin ortak mallarının paylaşımı ve mal rejiminin tasfiyesi, maddi ve manevi tazminat miktarı, nafaka miktarı, velayetin kimde kalacağı, velayetin bırakılmadığı eşin çocukla kişisel ilişki kurması, kadının kocasının soyadını taşımasına izin verilmesi gibi boşanmanın feri sonuçlarına ilişkin hususlardaki uyuşmazlıklar arabulucukla çözümlenebilir. Bunun yanısıra, kanunda evlilik birliğinin hakimin müdahalesi yoluyla korunması amacıyla alınabilecek tedbirler kapsamında aile arabuluculuğu ve uluslararası çocuk kaçırmadan doğan uyuşmazlıkların çözümünde sulh ve arabuluculuk düzenlenmiştir. İş Uyuşmazlıklarının çözümünde ADR’nin ve dolayısıyla arabuluculuğun etkili olduğu asıl alan toplu iş uyuşmazlıklarıdır ancak bireysel iş uyuşmazlıklarında da (hak uyuşmazlıkları, işçiyle işveren arasında hizmet sözleşmesinden, mevzuattan veya toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bir hakkın ihlali iddiasıyla ortaya çıkan uyuşmazlıklarda) arabuluculuğun kullanılmasına bir engel yoktur. Ayrıca, Köy Kanunu, Petrol Kanununda da arabuluculuk düzenlenmiştir. Bunun yanısıra malvarlığıyla ilgili uyuşmazlıklarda, menkul, gayrimenkul ve alacak davalarında, manevi tazminat taleplerinde, istisna akdinden doğan davalarda ve Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıklarda (Ana taşınmazın kullanılmasından veya yönetilmesinden dolayı kat malikleri arasında veya bunlarla yönetici ve denetçiler arasında veya denetçilerle yöneticiler arasındaki uyuşmazlıklarda kat malikleri kurulunun arabuluculuğuyla çözülüp karara bağlanması) arabulucuya başvurulabilir. Kimlerin arabulucu olabileceği konusuna gelince, kabul edilmiş Arabuluculuk Kanunu Tasarısına göre, mesleğinde en az 5 yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu olanlar, kasten işlenmiş bir suçtan mahkum olmayanlar, arabuluculuk eğitimi tamamlayanlar, Adalet Bakanlığı'nca yapılacak yazılı ve uygulamalı sınavda başarılı olanlar arabulucu olabilecektir. Ancak arabuluculuğun kötü niyetle kullanılmasının önlenmesi ve kontrol altında tutulabilmesi için eğitim almış ve sertifakaya sahip kişilerin arabuluculuk yapması daha uygun olacaktır. Avukat Gizem Tan, “Benim fikrime göre, arabuluculuğun avukatlar tarafından yapılması daha yararlı olacaktır. Arabuluculukta da sonuçta hukuki uyuşmazlıklar çözümlendiği için arabulucuların, hukuk bilgisine sahip olmasının önemi büyüktür. Arabulucuların sicilini tutmak ve güncellemekle görevli Adalet Bakanlığı’nın, arabuluculuk eğitiminin içeriğini ve eğitim programında arabuluculara gerekli hukuki bilginin verilip verilmediğini de denetlemesi gerekecektir.”dedi.
Avukat Gizem Tan Hakkında;Av. Gizem Tan, TED Ankara Kolejini bitirdikten sonra 2001 yılında Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk eğitimine başlamış ve 2005 yılında Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. 2007 yılında ise Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden, Özel Hukuk Alanında Tezli Yüksek Lisans derecesini (LL.M) almıştır. Kendisinin “Atipik İş Sözleşmelerinden Evde Çalışma ve Tele Çalışma” konulu yüksek lisans tezi vardır. 2007 yılında İstanbul Barosu’na kaydolmuştur. Av.Gizem Tan, 2009 yılında The Ohio State University Moritz College of Law’dan ikinci LL.M derecesini almıştır. The Ohio State University Moritz College of Law’dan almış olduğu “Alternatif Uyuşmazlık Çözümlerine İlişkin Sertifikaları” vardır. Av. Gizem Tan, Tan Hukuk Bürosu’nu kurana kadar uluslararası hukuk bürolarında hukukun çeşitli alanlarında deneyim kazanmıştır. Amerika’da olduğu süre boyunca Columbus, Ohio Adliyesi’nde hukuki uyuşmazlıkların çözümü konusunda arabuluculuk yapmıştır. İleri düzeyde İngilizce bilmektedir.























