30 Haziran gecesi 15.Uluslararası Magusa Kültür ve Sanat Festivali ile Balkanlardan İskandinavya’ya iki büyüleyici ses ile çok özel bir caz gecesi gerçekleşiyor… Balkan ve caz müziklerini buluşturan Lena Kovacevic ile folk ve caz müziklerini buluşturan Rebekka Bakken aynı gece sahne alıyorlar…Henüz 6 yaşında piyano çalmaya başlayan ve Amsterdam’da caz üzerine eğitim aldığı konservatuvarı derece ile bitiren Kovacevic, geceye Balkan tatları eklerken, aynı gece sahneye çıkacak olan Rebekka Bakken, uzun süre New York ve Viyana’da yaşamış bir Norveçli olarak kendi şarkılarını söylüyor…Festivalin en çekici gecelerinden birine bu iki özel kadının Balkanlar’dan İskandinavya’ya caz esintileri geliyor.
LENA KOVACEVIC HAKKINDA
Lena Kovacevic , ilk ve orta öğrenimini tamamlayarak, klasik piyano eğitimini de aldığı Belgrat’ta dünyaya geldi. Sonrasında Amsterdam’a giden Kovacevic şarkı söylemeye, caz müziklerine ve bestelerine olan tutkusunu, Konservatuvara giderek devam ettirdi ve 2006 yılında mezun oldu. Avrupa’da müzik alanının en ünlü profesörlerinden dersler alan sanatçı, ayrıca Bobby McFerrin, Richard Bona, Mark Murphy, Sheila Jordan ve daha birçok ünlü ismin seminerlerine katıldı. Hollanda’da, en iyi caz orkestralarından biri olan Hollanda Kraliyet Orkestrası ile işbirliği yapan Lena, orkestra ile birlikte Hollanda ve Belçika’da turneye çıktı. En büyük çıkışlarından biri olarak Hollanda Kraliçesi Beatrix için verdikleri konser ile büyük ilgi gördü.
Ünlü Amerikalı basçı John Clayton (Diana Krall, Nina Simone) ile solo sanatçı olarak çalışma fırsatı yakalayan ve The Hague Caz Festival’inin açılışında sahne alan Lena, meşhur Nigel Kennedy Quintet, Candy Dulfer ve Al Di Meola gibi isimlerle aynı festivalde sahneye çıkmış oldu…Hans Dulfer ve daha birçok ünlü sanatçı ile işbirliği yaparken, ünlü Belçikalı prodüktör Buscemi ile sözleşme imzalayarak, geleneksel bir Sırp şarkısı için yepyeni bir yorum kaydettiler ve EMI etiketiyle tüm dünyada yayınlandı. Buscemi ile Brüksel’de bir performans gerçekleştirirken, performans ayrıca video olarak kaydedildi. Yurtdışında ve Sırbistan’da konserler vermeye başlayan Lena bir yandan ilk albümü için şarkılar yazmaya başladı. Sırbistan Radyo ve Televizyonu tarafından 2009 yılında yayınlanan ilk albüm büyük başarı elde ederken, Belgrat’ta Yaz festivalinde sahne alan sanatçı albümü Uluslararası market için sunmuş oldu. Dee Dee Bridgewater ve Jeff Beck gibi isimlerin katıldığı festivalde Lena aynı zamanda yine büyük bir seyirciye de şarkılarıyla ulaşmış oluyordu.
Emir Kusturica ve Goran Bregović ile yaptığı çalışmalarla tanınan Avustralya’lı prodüktör Theodore Yanni’nin imza attığı ilk albümü sayesinde, sayısız festivalde sahne almaya başlayan sanatçı yurtdışı konserlerine de devam ediyor. Novi Sad’ın meşhur EXIT Festivali gibi prestijli festivallerde ve daha birçok festivalde, hatta Bosna’da da konserler veren sanatçı caz ve Balkan müziklerini buluşturduğu albümünü yurtdışında da yayınlamaya hazırlanıyor.
REBEKKA BAKKEN HAKKINDA
Oslo yakınlarında büyüyen ve çocukluğundan beri müzikle hep içiçe olan Rebekka Bakken, müzik kariyerinin ilk adımlarına erken yaşta keman ve piyano çalarak ve Norveç folk şarkıları ve kilise ilahileri söylerek başlamış.Genç bir kız olduğu dönemlerde Norveç’te çeşitli R&B, rock ve punk gruplarında profesyonel olarak şarkılar söyledikten sonra, 1995 yılında kendini şarkıcılık kariyerine adamak üzere New York’a taşınmaya karar vermiş.New York’a taşınır taşınmaz bir yandan da kendi şarkılarını yazmaya, kendi bestelerini yapmaya başlamış ve doğal olarak şarkılarındaki caz etkisi iyice ortaya çıkmış… New York’ta Alman piyanist Julia Hülsmann ile tanıştıktan sonra sanatçının 2003 yılında yayınlanan albümü “Scattering Poems” ile ilk büyük işbirliğini gerçekleştirirken, bu albümde bir şarkıcı olarak Julia Hülsmann Üçlüsü’nün müziklerine eşlik ederken, ünlü Amerikalı şair Edward Estling Cummings’ın sözlerini yorumlamış.Bu parlak işbirliği caz sahnesinde büyük ses getirdikten kısa bir süre sonra New York’tan ayrılan sanatçı evini bu kez Viyana’ya taşımış.
2003 yılında ilk albümünü Oslo’da kaydeden sanatçı, üçüncü albümünden hemen sonra prodüksiyonunu Craig Street’in yaptığı ve Amerika’da yayınlanan ilk albümü olan “Morning Hours “ ile caz sahnesinde önemli bir adım daha atmış…Daha önce Cassandra Wilson, Jimmy Scott ve Lizz Wright gibi ünlü müzisyenlerle çalışan Craig Street ile caz piyasasının çok fazla ilgisini çektiği halde sanatçı kendini bir caz şarkıcısından çok pop ve folk müziklerini cazla biraraya getiren bir yorumcu olarak görüyor.
Alman piyanist Julia Hülsmann ve üçlüsüyle kaydettiği “Scattering Poems “ albümüyle Alman Caz Ödüllerinden birinin sahibi olan Bakken, ayrıca 2006 yılında Avusturya Amadeus Müzik Ödülleri’nde Ulusal Caz/ Blues/ Folk dalında “Yılın Albümü Ödülü’ne” aday gösterilmiş.Sanatçı 2007 yılında yine Avusturya Amadeus Müzik Ödülleri’nde aday gösterildiği aynı kategoride bu kez bu büyük ödülün sahibi olmuş.
SON ALBÜMÜ “MORNING HOURS” HAKKINDA
Rebekka Bakken, Norveçli bir sanatçı olarak uzun bir süre New York’ta ve Viyana’da yaşamasının verdiği zenginlikleri tüm çalışmalarında hissettiriyor.
Amerika’da kaydedilen “Morning Hours” albümünün prodüksiyonunu üstlenen Craig Street’in kendi ülkesinin lezzetlerini kattığı son albümüyle sanatçı İskandinav havasını daha çok Amerika’ya ve caza bırakıyor…
Şarkılarındaki güzel sözlerle dikkat çeken sanatçının , sözlerdeki samimiyeti, kendi hayatını anlatıyormuş gibi bir izlenim verirken, sanatçı: “Bu şarkılarım benim özel hayatımla ilgili değil, otobiyografik şarkılar değiller” itirafını yapıyor ve ekliyor:
”Olaylar ve İnsanlar hakkında yazıyorum ve kendime insanlar böyle bir durumda nasıl hissederlerdi?” diye soruyorum.”
“Morning Hours” albümündeki yumuşak şarkılarla Rebekka Bakken kimi zaman 4 oktav sesinin sadece 2 oktavını kullanarak büyüleyici şarkılar mırıldanıyor.Sanatçı şarkıları için:
”Bu şarkılar abartılı vokal akrobasileri gerektirmiyor” diye konuştu.
Kültür Sanat & Sinema
Yayınlanma: 22 Haziran 2011 - 00:07
Balkanlar’dan İskandinavya’ya Caz Gecesi
30 Haziran gecesi 15.Uluslararası Magusa Kültür ve Sanat Festivali ile Balkanlardan İskandinavya’ya iki büyüleyici ses ile çok özel bir caz gecesi gerçekleşiyor.
Kültür Sanat & Sinema
22 Haziran 2011 - 00:07
İlginizi Çekebilir
























