|SELECT LANGUAGE YOU WANT TO READ/Turkey News Agency Internet Newspaper||OKUMAK İSTEDİĞİNİZ DİLİ SEÇİNİZ/Türkiye Haber Ajansı İnternet Gazetesi|

Başbuğ Alparslan Türkeş Mezarı Başında Anıldı

Başbuğ Alparslan Türkeş Mezarı Başında Anıldı

Ülkücü hareketin kurucusu, ömrünü milletine hizmet ve Türk Dünyası'nın birlik beraberliği mücadelesiyle geçiren Milliyetçi Hareket'in lideri Başbuğ Alparslan Türkeş, vefatının 22. ölüm yıldönümünde dualarla anıldı.

04 Nisan 2019 - 14:12

Ülkücü hareketin kurucusu, ömrünü milletine hizmet ve Türk Dünyası'nın birlik beraberliği mücadelesiyle geçiren Milliyetçi Hareket'in lideri Başbuğ Alparslan Türkeş, vefatının 22. ölüm yıldönümünde dualarla anıldı.

Türk ve İslam coğrafyalarında umut meşalesi olan, Türk milletinin gönlünde mümtaz ve müstesna bir yeri bulunan, Türk dünyasının son başbuğu merhum Alparslan Türkeş’in ölüm yıldönümünde binlerce ülkücü mezarı başında toplandı.

Türkiye'nin siyasi hayatına damgasını vuran en önemli isimler arasında yer alan Ülkücü Hareketin Lideri Alparslan Türkeş’in vefatının 22. yılı nedeniyle Beştepe'deki mezarı başında tören düzenlendi.

4 Nisan 1997'de geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeden Alparslan Türkeş, hem Türk Siyasi hayatına hem de bürokrasisine önemli katkılar sağlayan bir devlet adamıydı.

Başbakan yardımcılığı dahil devletin önemli kademelerinde görev üstlenen, Ülkücü Hareketin Lideri ve MHP'nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş, Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet İstatistik Enstitüsü, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşların hayata geçirilmesine de öncülük etmişti.

Büyük bir dava adamı olan Türk dünyasının son başbuğu Alparslan Türkeş’in, sürgünlerle, hapishanelerde çileyle geçen ömrü boyunca, tek gayesi Türk vatanında ezanın susmaması, ay yıldızlı bayrağın hep dalgalanması olmuştu.

TÜRKEŞ 'İN HAYATI

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşkerli köyünde yaşayan Koyunoğlu ailesinin bir toprak meselesi yüzünden giriştiği kavga sonucu Sultan Abdülaziz'in fermanıyla Kıbrıs'a sürgün edilen Koyunoğlu ailesindendir.

Koyunoğlu soyuna mensup Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ve eşi Fatma Zehra Hanımın oğulları olarak 25 Kasım 1917'de Lefkoşa'da doğdu. Babası “Ali Arslan” adını verdi.

İlkokul ve rüştiye yıllarında Hüsnü Bey, Selahattin Bey, Mehmet Asim Bey, Ragıp Tüzün Bey, Turgut Bey, Osman Zeki Bey ve Faiz Kaymak gibi Türklük ve Türkçülük şuuruyla bilenmiş hocalardan feyz alan Türkeş'in adı Osman Zeki Bey tarafından "Sultan Alparslan'a denk bir yiğit Türk ol" diyerek, "Alparslan" olarak değiştirildi.  
Soyadı kanunundan sonra aile “Türkeş” soyadını aldı. 
1933’te ailesi ile birlikte İstanbul’a yerleşen Türkeş, Kuleli Askeri Lisesi'ne kayıt oldu. 
1936'da Kuleli Askeri Lisesi'ni pekiyi derece ile asteğmen olarak bitiren Türkeş'in, Ankara ve Harp Akademisi yılları başladı. Türkeş, 1938'de genç bir teğmen olarak Harbiye'den mezun oldu. 
1939’da teğmen olarak orduya katıldıktan bir yıl sonra da "Muzaffer Şükriye" ile evlendi. 
Bu evlilikten Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul adlı çocukları olan Türkeş, 1974'te eşini kaybetti. 
Daha sonra, Seval Hanım ile ikinci evliliğini yapan Türkeş'in, Ayyüce ve Ahmet Kutalmış adlı iki çocuğu daha oldu. 
Türkeş, 1944 yılında Nihal Atsız ve Nejdet Sançar ile “Turancılık” suçlaması ile yargılandı. 
Nihal Atsız ile 9 ay 10 gün hapis yattıktan sonra 1945'te Askeri Yargıtay kararı ile tahliye edilen Türkeş, 1947'de beraat etti. 
Türkeş, 1947'de 15 Türk subayıyla birlikte ABD Kara Harp Akademisi ve Piyade Okulunda iki yıl eğitim gördü. 1951'de kurmaylık sınavını kazanan Türkeş, 1955'de Harp Akademisi'nden Kurmay Binbaşı olarak mezun oldu. 
Daha sonra, dış görev için açılan sınavı kazanarak ABD Pentagon'da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliğine atanan Türkeş, bu arada ekonomi eğitimi de gördü. 
1957'de Türkiye'ye dönen Türkeş, 1959'da Almanya'ya Atom ve Nükleer Okulu'na gönderildi. Alparslan Türkeş, bu okulu başarıyla bitirmesinin ardından Kurmay Albay oldu. 
1960 askeri darbesini düzenleyen askerler arasında yer aldı.
27 Mayıs 1960 Cuma sabahı radyodan darbe bildirisini okuyan isim oldu. 
37 kişilik Milli Birlik Komitesi içinde yer aldı, Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlendi. Türkeş, ihtilal hükümetinde Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlendi. Türkeş, bu vazifesi sırasında Devlet Planlama Teşkilatı, Devlet istatistik Enstitüsü ve Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurum ve kuruluşları kurdu. 
Ülkedeki yapısal değişiklikleri yapmadan seçime gidilmesine karşı çıkan “14’ler” arasında yer alınca darbecilerle ters düştü. 
Türkeş, TSK’dan emekli edilerek Türkiye'nin Hindistan Büyükelçiliği müşaviri sıfatıyla sürgüne gönderildi. 
Sürgündeyken, idamlara karşı çıktı ve darbenin liderliğine getirilen Cemal Gürsel’e, Adnan Menderes ve arkadaşlarını idam etmeyin çağrısı yaptığı mektubu Milli Yol dergisinde yayınlandı. 
23 Şubat 1963’te Türkiye’ye döndüğünde binlerce milliyetçi genç tarafından karşılandı ve dava arkadaşlarıyla birlikte kadro oluşturup partileşmek amacıyla "Huzur ve Yükseliş Derneği"ni kurdu. 
Kısa bir süre sonra Talat Aydemir'in giriştiği darbe teşebbüsüne karıştığı iddiasıyla tutuklanan ve Mamak Askeri Cezaevinde 4 ay hücre hapsinde yatan Türkeş, ardından yargılandı ve beraat etti.

CKMP’NIN GENEL BAŞKANI OLDU

Türkeş, 1965'de Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisine (CKMP) katıldı ve partinin Büyük Kurultay'ında Genel Başkanlığa seçildi. Uzun tartışmalardan sonra parti tüzüğünde 9 Işık Doktrini yer aldı. Türkeş, aynı yıl yapılan genel seçimlerde de Ankara milletvekili oldu.
1969 yılında CKMP'nin adı Milliyetçi Hareket Partisi, amblemi de üç hilal olarak değiştirilirken, Türkeş o yıl yapılan genel seçimlerde ise Adana milletvekili olarak seçildi.
Türkeş, 31 Mart 1975 -13 Haziran 1977 ve 1 Ağustos - 31 Aralık 1977 tarihleri arasında Süleyman Demirel başkanlığında kurulan koalisyon hükümetlerinde MHP Genel Başkanı olarak, Başbakan Yardımcılığı ve Devlet Bakanlığı yaptı. 
Bu dönemde sağ ve sol çatışması arttı. 
Türkiye'de 1968 yılından itibaren Marksist ve komünist gençlik hareketlerinin üniversitelerde yer almaya başlaması ile Türkeş, toplanan çok az sayıdaki gence verdiği seminerlerle Türk toplumculuğu ve milliyetçiliğini anlattı. Kısa zamanda çoğalan ve örgütlenen gençler "Dokuz Işık" etrafında toplandı.

12 EYLÜL’DE 4,5 YIL HAPİS YATTI

12 Eylül darbesi sırasında Milli Güvenlik Konseyi başkanı, diğer üç parti başkanlarının teslim olduğunu, Alparslan Türkeş’in de teslim olmasını, aksi takdirde suçlu durumda olacağını belirten bir bildiri yayınladı.
12 Eylül 1980'de gerçekleşen askeri darbeden 3 gün sonra teslim olan Türkeş, önce Uzunada'da daha sonrada Ankara Askeri Dil Okulu'nda ve hastalandığı dönemde de Mevki Hastanesinde 4,5 yıl hapis yattı. 
Bu süreçte Türkeş ve 218 ülkücünün idamı istendi. Türkeş, 9 Nisan 1985'de tahliye oldu ve beraat etti.
1987’de siyaset yasağının kalkmasıyla birlikte Milliyetçi Çalışma Partisi’ne(MÇP) girdi ve aynı yıl yapılan olağanüstü kongrede genel başkanlığa seçildi.
1991 genel seçimlerinde RP ve IDP ile seçim ittifakı yapan MÇP lideri Alparslan Türkeş, Yozgat milletvekili olarak yeniden parlamentoya girdi.
Bu sırada 1992’de 12 Eylül darbesi ile kapatılmış olan partilerin eski adlarını alması hakkında Siyasi Partiler Kanunu’nda değişiklik yapıldı.
Bu çerçevede 1992'de yapılan MÇP'nin 4. Olağanüstü kurultayında partinin adı MHP, amblemi üç hilal olarak değiştirildi.
1995 genel seçimlerinde parlamento dışı kalan Türkeş, 9 Işık başta olmak üzere siyasi ve tarihi görüşlerini içeren kitaplar yazdı.
Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997’de geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara’da yaşama veda etti. Kabri, Ankara Beştepe’de bulunmaktadır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Persil, Derin Temizleme Teknolojisini Pınar Altuğ Atacan ile Tanıttı
Persil, Derin Temizleme Teknolojisini Pınar Altuğ Atacan ile...
YILDIRIM MI? İMAMOĞLU MU?
YILDIRIM MI? İMAMOĞLU MU?