British American Tobacco (BAT) şirketi, Samsun'da 120 işçinin iş akitlerini feshetti. İşçiler eylem başlattı. Fabrikası binasını terk etmeyen işçiler, "hak arama" eylemlerini sürdürüyor.
Samsun'un Ondokuzmayıs ilçesindeki British American Tobacco (BAT) firmasınca iş akdinin feshi kararlaştırılan 120 işçinin başlattığı iş yerini terk etmeme eylemi devam ediyor.
İşçilere destek vermek amacıyla fabrikaya giden TEKGIDA-İŞ Sendikası Genel Sekreteri Mecit Amaç, yetkili firmanın işçileri haksız yere işten çıkardığını, özelleştirilme sonrası çalışanların ikinci bir darbe yediğini söyledi.
İşçilerin her zaman yanında olduklarını ifade eden Amaç, şunları kaydetti:
"Buradaki işçilerimizin yüzde 90'ı Tekel kökenlidir. Yetkili firma burada bir taşla iki kuşu vurmayı planladı. Yani burada hem Tekel işçisini hem de TEKGIDA-İŞ sendikasına ait işçileri işten çıkarmayı planlamışlar. Bunun kolay olmayacağını biz onlara söylemiştik. Böyle giderse bu fabrikaları başka ülkelere taşırırız mesajını veriyorlar. Böyle yapacaklarsa eğer nereye istiyorlarsa oraya taşısınlar."
Olumlu bir sonuç alınana kadar eylemin sürdürüleceğini belirten Amaç, TEKGIDA-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel'in de işçilere amacıyla fabrikaya geleceğini bildirdi.
BAT Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Tuna Turagay ise rekabet yapısını korumak için işçi çıkardıklarını ve Samsun Sigara Fabrikasının kendileri için çok önemli olduğunu ifade etti.Bu arada işçilere işten gönüllü çıktıklarını anlatan bazı formlar imzalatılmak istendiği belirtildi. İşçiler imzaltılmak istenen formlarıa tepki gösterdiler.BAT çalışanı Halil Yüksel isimli direniçi bir işçinin tepkilerini dile getirdiği şiiri ve durumu anlatan tepki mektubu da okuyanları duygulandırdı.
Eylem Takvimi Şöyle:
1. Gün 31 Mart 2011: 120 işçi işten çıkartıldığı öğrenildiğinde kendilerine sunulan anlaşmayı kabul etmeyerek fabrikayı terk etmediler. İşçi yakınları, diğer işçiler BAT giriş kapısında beklemeye başladılar. 12.30 civarı üretim durdu.
2.Gün 01 Nisan 2011: Alanda işçilere destek için ÖDP, TKP, CHP, EHP, MHP, HALKEVLERİ fabrika önünden ayrılmadan işçiye destek vermeye başladılar ve işçilerle görüşmeler başlatıldı. İşçiler gelen teklifleri ret ederek eyleme devam kararı aldılar.
3. Gün 02 Nisan 2011: Alana artık Milletvekili aday adayları ve siyasi partiler gelmeye başlandı. CHP ilçe başkanı alana destek için Milletvekili aday adaylarıyla indi. MHP ilçe teşkilatı ve milletvekili aday adayları destek amaçlı fabrika önüne gelerek işçilerle moral konuşması yaptılar. TGB destek için geldi, ÖDP flamaları ile sloganlarla işçiyi selamlayarak basın duyurusunda bulundu.
4. Gün 03 Nisan 2011: CHP ve MHP ilçe teşkilatları ve milletvekili aday adayları tekrar işçilere destek için fabrika önündeki alana geldi.
5. Gün 04 Nisan 2011: CHP genel başkan yardımcısı, Samsun il başkanı ve ilçe başkanı Fabrika önünde işçilerle buluştu. Sendika alana araç göndererek direnişin başına geçti.
6. Gün 05 Nisan 2011: EHP Mersin il başkanı destek amaçlı Fabrika işçilerini ziyarete geldi. Gece yarısı işçilere yeni bir teklif duyuru yapıldı işçiler duyuruları toplu olarak yırttılar ve eyleme devam dediler.
7. Gün 06 Nisan 2011: İş hakları devam eden işçilerle BAT’ın görüşmeleri hararetli olarak devam ediyor.
Samsun British American Tobacco (BAT)'ta süren İşçilerin Eylemini Ondokuzmayıs Haber Gazetesi Sahibi, Gazeteci Turgay Suiçmez, Türkiye Haber Ajansı için izliyor…
İşçilerin zor anını yakından izleyen Gazeteci Turgay Suiçmez’in gözlemleri ve işçilerin burukluğunu anlatan satırlardan oluşan yorumu ise şöyle oldu:
“Ben çocuğuma nasıl söyleyeceğim işten kovulduğumu.”
Dünya emperyalistlerine Anadolu topraklarının dar edilmeye başladığı tarihin gününü kendine isim seçmiş ilçedir 19 Mayıs. Samsun - Sinop yolu üzerinde bulunan ve her etnik yapıdan, mezhepten siyasi görüşten nüfusa sahip ilçe tam bir huzur kentidir. Bu şirin ilçede Nebiyan dağlarında yürüyüş yapıp, kumsallarda güneşlenip, kuş cennetini gezdiğinizde neden huzur kenti olduğunu anlıyorsunuz.
Tarıma, hayvancılığa ve balıkçılığa endeksli ekonomiye sahip olan bölgede temel geçim kaynağı daha düne kadar Tütün ve gurbette bulunan işçilerdi. Ard arda gelen ekonomik krizler dolayısıyla Avrupa’da bulunan işçiler zor duruma düştü önce. Peşinden özelleştirilen TEKEL işletmeleri ile tütün yapamaz hale geldi bölge halkı.
31 Mart 2011 günü sabahın erken saatlerinde telefonum çalıyor ve karşımda bir BAT işçisi şaşkınlığı ses tonuna yansımış. İş hakkının 120 işçi arkadaşıyla beraber fesh edildiğini söylüyor. Birden sesi kararlı bir şekilde işçi fabrikasını terk etmez diyor. Alnının teri ile kazananlar haklarını almadan kimseyle helalleşmez diyor ve ekliyor fabrikayı terk etmeyeceğiz. Acele olarak fabrika önüne gittiğimizde iş hakkı fesh edilmeyen işçileri ve yakınlarının giriş kapısı önünde toplanmaya başladığını gördük. Destek amaçlı gelen BAT emekçileri, birlik içinde olduklarını özellikle vurguluyor.
Alanda haber görevimi yaparken kameramıza parmaklıkların ardından bir telefon konuşması takıldı. Çaresizliğin ne demek olduğunu anlarken içim ürperdi, titredi. Bir cevap vermenin ne kadar zor olduğunu, ne kadar ağır olduğunu gördüm. Telefonun diğer ucunda çocuğu soruyor anlaşılan babasına
İşten kovulmuşsun?
Bir an duraklıyor işçi…
Bana anlatsınlar ben çocuğuma nasıl söyleyeceğim işten kovulduğumu. Allah Rızası için biri bana anlatsın diyerek konuşmasına başlıyor.
Kendimi toparlayıp kayıt almaya başlıyorum. 1. tekel grevi, 78 gün süren 2. tekel grevi ve BAT grevi. Devamlı işten çıkartılma korkusu. Artık sağlıklı bir işçi sınıfından bahsedemeyeceğiz diye düşünüyorum. İnsan olanın ne yüreği dayanır bu baskıya ne de aklı yeter. Bu ceza için acaba İşçi sınıfının suçu nedir diye düşünüyorum ister istemez. Tarihten Pir Sultan geliyor aklıma!
“Bozuk düzende doğru çark dönmez” diyen Pir Sultan’ın nasılda uyuyor sözlerine.
Galiba işçi sınıfının suçu, “bozuk düzende doğru çark olmak.”
Başka bir işçi haykırıyor kimliğini göstererek. “Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. İş hukukuna göre raporlu bir insan ve sendika baş temsilcisi işten kovulamaz. Bunlar hem raporlu işçiyi, hem de sendika baş temsilcisini işten kovduklarını açıklıyorlar önceden hiçbir bildirim olmadan. Uluslararası bir şirketin Türk İş hukukunu hiçe sayarak bu operasyonu yapması Türkiye Cumhuriyet’ine hakaretmiş gibi geliyor bana. Yediremiyorum kendime” diye haykırıyor.
TEKEL özelleştirmesinde gördük ki önce tarımı bitiriyorlar. Kaçak sigaraları sebep gösterip (o sigaraların üreticileri de kendileri), Pazar paylarının düştüğünü gösterip işçiyi çıkartıyorlar.
Üretimin temeli olan ham maddeyi yok edip sonucu olan istihdamı yok eden bir model var mı ekonomide başarılı sayılan?
Haber ve yorum: Turgay Suiçmez
Samsun'un Ondokuzmayıs ilçesindeki British American Tobacco (BAT) firmasınca iş akdinin feshi kararlaştırılan 120 işçinin başlattığı iş yerini terk etmeme eylemi devam ediyor.
İşçilere destek vermek amacıyla fabrikaya giden TEKGIDA-İŞ Sendikası Genel Sekreteri Mecit Amaç, yetkili firmanın işçileri haksız yere işten çıkardığını, özelleştirilme sonrası çalışanların ikinci bir darbe yediğini söyledi.
İşçilerin her zaman yanında olduklarını ifade eden Amaç, şunları kaydetti:
"Buradaki işçilerimizin yüzde 90'ı Tekel kökenlidir. Yetkili firma burada bir taşla iki kuşu vurmayı planladı. Yani burada hem Tekel işçisini hem de TEKGIDA-İŞ sendikasına ait işçileri işten çıkarmayı planlamışlar. Bunun kolay olmayacağını biz onlara söylemiştik. Böyle giderse bu fabrikaları başka ülkelere taşırırız mesajını veriyorlar. Böyle yapacaklarsa eğer nereye istiyorlarsa oraya taşısınlar."
Olumlu bir sonuç alınana kadar eylemin sürdürüleceğini belirten Amaç, TEKGIDA-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel'in de işçilere amacıyla fabrikaya geleceğini bildirdi.
BAT Türkiye Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Tuna Turagay ise rekabet yapısını korumak için işçi çıkardıklarını ve Samsun Sigara Fabrikasının kendileri için çok önemli olduğunu ifade etti.Bu arada işçilere işten gönüllü çıktıklarını anlatan bazı formlar imzalatılmak istendiği belirtildi. İşçiler imzaltılmak istenen formlarıa tepki gösterdiler.BAT çalışanı Halil Yüksel isimli direniçi bir işçinin tepkilerini dile getirdiği şiiri ve durumu anlatan tepki mektubu da okuyanları duygulandırdı.
Eylem Takvimi Şöyle:
1. Gün 31 Mart 2011: 120 işçi işten çıkartıldığı öğrenildiğinde kendilerine sunulan anlaşmayı kabul etmeyerek fabrikayı terk etmediler. İşçi yakınları, diğer işçiler BAT giriş kapısında beklemeye başladılar. 12.30 civarı üretim durdu.
2.Gün 01 Nisan 2011: Alanda işçilere destek için ÖDP, TKP, CHP, EHP, MHP, HALKEVLERİ fabrika önünden ayrılmadan işçiye destek vermeye başladılar ve işçilerle görüşmeler başlatıldı. İşçiler gelen teklifleri ret ederek eyleme devam kararı aldılar.
3. Gün 02 Nisan 2011: Alana artık Milletvekili aday adayları ve siyasi partiler gelmeye başlandı. CHP ilçe başkanı alana destek için Milletvekili aday adaylarıyla indi. MHP ilçe teşkilatı ve milletvekili aday adayları destek amaçlı fabrika önüne gelerek işçilerle moral konuşması yaptılar. TGB destek için geldi, ÖDP flamaları ile sloganlarla işçiyi selamlayarak basın duyurusunda bulundu.
4. Gün 03 Nisan 2011: CHP ve MHP ilçe teşkilatları ve milletvekili aday adayları tekrar işçilere destek için fabrika önündeki alana geldi.
5. Gün 04 Nisan 2011: CHP genel başkan yardımcısı, Samsun il başkanı ve ilçe başkanı Fabrika önünde işçilerle buluştu. Sendika alana araç göndererek direnişin başına geçti.
6. Gün 05 Nisan 2011: EHP Mersin il başkanı destek amaçlı Fabrika işçilerini ziyarete geldi. Gece yarısı işçilere yeni bir teklif duyuru yapıldı işçiler duyuruları toplu olarak yırttılar ve eyleme devam dediler.
7. Gün 06 Nisan 2011: İş hakları devam eden işçilerle BAT’ın görüşmeleri hararetli olarak devam ediyor.
Samsun British American Tobacco (BAT)'ta süren İşçilerin Eylemini Ondokuzmayıs Haber Gazetesi Sahibi, Gazeteci Turgay Suiçmez, Türkiye Haber Ajansı için izliyor…
İşçilerin zor anını yakından izleyen Gazeteci Turgay Suiçmez’in gözlemleri ve işçilerin burukluğunu anlatan satırlardan oluşan yorumu ise şöyle oldu:
“Ben çocuğuma nasıl söyleyeceğim işten kovulduğumu.”
Dünya emperyalistlerine Anadolu topraklarının dar edilmeye başladığı tarihin gününü kendine isim seçmiş ilçedir 19 Mayıs. Samsun - Sinop yolu üzerinde bulunan ve her etnik yapıdan, mezhepten siyasi görüşten nüfusa sahip ilçe tam bir huzur kentidir. Bu şirin ilçede Nebiyan dağlarında yürüyüş yapıp, kumsallarda güneşlenip, kuş cennetini gezdiğinizde neden huzur kenti olduğunu anlıyorsunuz.
Tarıma, hayvancılığa ve balıkçılığa endeksli ekonomiye sahip olan bölgede temel geçim kaynağı daha düne kadar Tütün ve gurbette bulunan işçilerdi. Ard arda gelen ekonomik krizler dolayısıyla Avrupa’da bulunan işçiler zor duruma düştü önce. Peşinden özelleştirilen TEKEL işletmeleri ile tütün yapamaz hale geldi bölge halkı.
31 Mart 2011 günü sabahın erken saatlerinde telefonum çalıyor ve karşımda bir BAT işçisi şaşkınlığı ses tonuna yansımış. İş hakkının 120 işçi arkadaşıyla beraber fesh edildiğini söylüyor. Birden sesi kararlı bir şekilde işçi fabrikasını terk etmez diyor. Alnının teri ile kazananlar haklarını almadan kimseyle helalleşmez diyor ve ekliyor fabrikayı terk etmeyeceğiz. Acele olarak fabrika önüne gittiğimizde iş hakkı fesh edilmeyen işçileri ve yakınlarının giriş kapısı önünde toplanmaya başladığını gördük. Destek amaçlı gelen BAT emekçileri, birlik içinde olduklarını özellikle vurguluyor.
Alanda haber görevimi yaparken kameramıza parmaklıkların ardından bir telefon konuşması takıldı. Çaresizliğin ne demek olduğunu anlarken içim ürperdi, titredi. Bir cevap vermenin ne kadar zor olduğunu, ne kadar ağır olduğunu gördüm. Telefonun diğer ucunda çocuğu soruyor anlaşılan babasına
İşten kovulmuşsun?
Bir an duraklıyor işçi…
Bana anlatsınlar ben çocuğuma nasıl söyleyeceğim işten kovulduğumu. Allah Rızası için biri bana anlatsın diyerek konuşmasına başlıyor.
Kendimi toparlayıp kayıt almaya başlıyorum. 1. tekel grevi, 78 gün süren 2. tekel grevi ve BAT grevi. Devamlı işten çıkartılma korkusu. Artık sağlıklı bir işçi sınıfından bahsedemeyeceğiz diye düşünüyorum. İnsan olanın ne yüreği dayanır bu baskıya ne de aklı yeter. Bu ceza için acaba İşçi sınıfının suçu nedir diye düşünüyorum ister istemez. Tarihten Pir Sultan geliyor aklıma!
“Bozuk düzende doğru çark dönmez” diyen Pir Sultan’ın nasılda uyuyor sözlerine.
Galiba işçi sınıfının suçu, “bozuk düzende doğru çark olmak.”
Başka bir işçi haykırıyor kimliğini göstererek. “Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. İş hukukuna göre raporlu bir insan ve sendika baş temsilcisi işten kovulamaz. Bunlar hem raporlu işçiyi, hem de sendika baş temsilcisini işten kovduklarını açıklıyorlar önceden hiçbir bildirim olmadan. Uluslararası bir şirketin Türk İş hukukunu hiçe sayarak bu operasyonu yapması Türkiye Cumhuriyet’ine hakaretmiş gibi geliyor bana. Yediremiyorum kendime” diye haykırıyor.
TEKEL özelleştirmesinde gördük ki önce tarımı bitiriyorlar. Kaçak sigaraları sebep gösterip (o sigaraların üreticileri de kendileri), Pazar paylarının düştüğünü gösterip işçiyi çıkartıyorlar.
Üretimin temeli olan ham maddeyi yok edip sonucu olan istihdamı yok eden bir model var mı ekonomide başarılı sayılan?
Haber ve yorum: Turgay Suiçmez
























