Sabah Gazetesi yazarı Yüksel Aytuğ, bugün köşesinde Bodrum'da polisin "dur" ihtarına uymayarak aracını bir polis memurunun üzerine sürdüğü iddiasıyla savcılıktaki ifadesinin ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildikten sonra mahkeme, tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Türkücü İbrahim Tatlıses'in kızı Dilan Çıtak ile babası Tatlıses'e yönelik açık mektuba yer verdi.
Yüksel Aytuğ, bugün 06 Ağustaos 2025 tarihli köşesinde "Dilan Ve İbo'ya Açık Mektup " başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi : "Sevgili Dilan Çıtak kızım, sana nasihat verecek değilim. Bu, benden önce babana düşer. Ama belli ki o da yılmış. Adın her geçtiğinde ağzına fermuar çekiyor.
Bak güzel kızım; naçizane tavsiyem, aynanın karşısına geçip kendine içtenlikle "Neden hep ben?" diye sormandır. Aile içi meselelerde de, iletişim beceriksizliğin yüzünden başrole soyunduğun diğer adli olaylarda da tek yanlış "sen" olabilir misin acaba? Belli ki öfke kontrolü konusunda sıkıntıların var. Ya da içinde büyüttüğün canavar, her fırsatta gerçek ailenden uzak geçirdiğin yılların acısını çıkartmak için ağzından alev püskürtüyor.Bak sevgili yavrum, profesyonel psikolojik yardım almaktan sakın utanma. Bu çağda bilime sığınmak hepimizin ihtiyacı. Bir de seni rehabilite edecek en etkili tedavi, gönül verdiğin müziktir. Sesin de, elin yüzün de düzgün. Kendini işi iyi bilen, dürüst bir menajerin rehberliğine emanet et. Göreceksin ki, karıştığın olaylardan çok daha fazla konuşulacaksın.
Bir küçük tavsiye de sevgili İbrahim Tatlıses'e:
Biliyorum, çok çabaladın ama Dilan konusunda beyaz bir sayfa açman gerekiyor. Tüm gücünü ve sabrını toplayıp onu yeniden "evlat" edin. Çünkü kızının en çok buna ihtiyacı var. Biliyorum, içinde heybetli bir şefkat dağı bulunuyor. Bir an önce onu harekete geçir babası..."
**HALİS KAHRAMAN
Yüksel Aytuğ, bugün 06 Ağustaos 2025 tarihli köşesinde "Dilan Ve İbo'ya Açık Mektup " başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi : "Sevgili Dilan Çıtak kızım, sana nasihat verecek değilim. Bu, benden önce babana düşer. Ama belli ki o da yılmış. Adın her geçtiğinde ağzına fermuar çekiyor.Bak güzel kızım; naçizane tavsiyem, aynanın karşısına geçip kendine içtenlikle "Neden hep ben?" diye sormandır. Aile içi meselelerde de, iletişim beceriksizliğin yüzünden başrole soyunduğun diğer adli olaylarda da tek yanlış "sen" olabilir misin acaba? Belli ki öfke kontrolü konusunda sıkıntıların var. Ya da içinde büyüttüğün canavar, her fırsatta gerçek ailenden uzak geçirdiğin yılların acısını çıkartmak için ağzından alev püskürtüyor.Bak sevgili yavrum, profesyonel psikolojik yardım almaktan sakın utanma. Bu çağda bilime sığınmak hepimizin ihtiyacı. Bir de seni rehabilite edecek en etkili tedavi, gönül verdiğin müziktir. Sesin de, elin yüzün de düzgün. Kendini işi iyi bilen, dürüst bir menajerin rehberliğine emanet et. Göreceksin ki, karıştığın olaylardan çok daha fazla konuşulacaksın.
Bir küçük tavsiye de sevgili İbrahim Tatlıses'e:
Biliyorum, çok çabaladın ama Dilan konusunda beyaz bir sayfa açman gerekiyor. Tüm gücünü ve sabrını toplayıp onu yeniden "evlat" edin. Çünkü kızının en çok buna ihtiyacı var. Biliyorum, içinde heybetli bir şefkat dağı bulunuyor. Bir an önce onu harekete geçir babası..."
**HALİS KAHRAMAN 



















