Belgesel niteliğindeki kitapta önemli bilgilere yer verildi. Kitapta, Ermeni askerlerin türlü bahanelerle şehirden topladıkları Erzurumluları yanık dereye götürüp kurşunladıklarını, kimilerini sırt sırta bağlayıp kurşunla ya da süngüyle öldürdüklerini, bununla da yetinmeyip üzerlerine gaz dökerek yaktıklarını, dereden günlerce su yerine kanın aktığını anlatan bilgilere de yer veriliyor:
Bilgeoğuz Yayınları tarafından basılan Yanık Dere Erzurum Kitabının Yazarı Mehmet Dağıstanlı kitap hakkında şunları söyledi:
“Yanık Dere, Erzurum’un doğusunda Aziziye Tabyaları’nın batısında, Tabya ile şehir arasında Palandöken dağları’ndan süzülerek akan suyu şehre getiren ince, sıradan bir dereydi. Benim çocukluğumun geçtiği yerlere yakındı burası. İlkokul yıllarında sevgili öğretmenlerim bizi derenin bulunduğu yere götürüp: ”İşte burası Yanık Dere’dir.” dediler.
Anlattılar neden Yanık Dere olduğunu; ama biz bir şey anlamadık o yıllar. Fakat içimde, hafızamda hep bir yanık dere kalmıştı ne olduğunu tam bilmeden.
Hafızamda bir de Mahallebaşı semtinde ‘Fransız Hastahanesi’ kalmıştı. O da ilkokulu okuduğum Mahallebaşı’nda hemen okulumuzun karşısındaydı.
Üç katlı, yıkık, yer yer yanık izleri olan ve sadece duvarları ayakta kalan harabe, taş bir bina. Sonra nenemin kardeşinin Ermeni askerlerince sandıkta süngülenişi anlatılırdı çocukluğumda.
Çocukluğumda o eve her gidişimde o sandığı görürdüm. Sonra duyduklarım ve okuduklarım: on bir kişinin idamı, Gürcükapısı’nda Seyidov ve Belediye Başkanının katledilmesi, Ezirmikliler; evlere, odalara, ahırlara doldurularak katledilen insanlar…
Bütün bunlar beni tekrar Yanık Dere’ye götürdü.
Ermeni askerlerin türlü bahanelerle şehirden topladıkları Erzurumlular’ı bu dereye götürüp kurşunladıklarını, kimilerini sırt sırta bağlayıp kurşunla ya da süngüyle öldürdüklerini, bununla da yetinmeyip üzerlerine gaz dökerek yaktıklarını, dereden günlerce su yerine kanın aktığını tespit ettim onlarca eser ve anılar arasından.
Yanık Dere, Erzurum için çok önemli yermiş meğerse. Bunu çok geç anladık; ama iş işten geçti artık.”
Kitapçılarda satışa sunulan Yanık Dere Erzurum Kitabının künyesi ise şöyle:
Kitabın Adı YANIK DERE ERZURUM
Yazan MEHMET DAĞISTANLI
Yayın Yönetmeni Oğuzhan Cengiz
Editör Mustafa Erdem Kafkaslıoğlu
BASKI 1.Baskı
Dizi Adı ROMAN
Okur Profili Genel Okur
BASKI BİLGİLERİ
Sayfa Sayısı 704 sayfa
Ebat 13,5x 21cm.
Kâğıt Enso
İç Baskı Siyah-Beyaz
Kapak (Cilt Bilgisi) Amerikan Cilt
ISBN/Barkod 978-605-4369-91-1
Fiyatı 25 TL
Dağıtım Tarihi 06.02.2012
"Mehmet Dağıstanlı Hakkında:
1953 yılında Erzurum’da doğdu. Kazım Karabekir Öğretmen Okulu’nu bitirip Diyarbakır’da öğretmenliğe başladı. Askerlik görevini Doğubeyazıt’ta tamamladı. İstanbul-Üsküdar Örnek Lisesine tayin olundu. Kandilli Kız Lisesi’nde öğretmenliğime devam ederken, Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Kadıköy Kız Lisesi’nde çalıştı, bir süre yöneticilik yaptı ve emekli oldu. Katıldığı sosyal etkinliklerden teşekkür ödülü, ‘Yılın Öğretmeni’ seçilerek maaşla ödüllendirildi. Teftişler neticesinde teşekkür aldı. Özel okullarda çalıştı. ‘Anadolu Liselerine Hazırlık’, ‘Okullarda Anma ve Kutlama Günleri’ , ‘Masalistan’, ‘Masal Bahçesi’, ‘İz Bırakan Hikayeler’, ‘Öykü Demeti’, ‘Yaşamdan Öyküler’, ‘Şiirle Yolculuk’ kitapları ve ‘Yanık Dere-Erzurum’ Romanı yayınlandı. ‘Bir Hizmetçi Aranıyor’, ‘Büyük Ana’ ve ‘Sessiz Haykırış’ tiyatro oyunları çeşitli sahnelerde sergilendi. Bestelenen ve ödül alan şiirleri var. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nce hazırlanan Fethin 550. Yılında ‘İstanbul Yazıları ve Şiirleri’ Antolojisinde şiirlerine yer verildi. Öğretmenler arasında yapılan bir anı yarışmasında ödül aldı. Yayınlanan kitaplarımın tüm resimlerini kendisi yaptı. Yurt içinde muhtelif karma resim sergilerine ve uluslararası ‘Atatürk Portresi’ yarışmasına katıldı. Türk Dili’nin Dünyaca ünlü unutulmaz eseri Kaşgarlı Mahmut’un başyapıtı ‘Divan ü Lügat’it Türk’ adlı eserin yazılışını ve tesadüfen bulunuşunun senaryosunu yazdı.























