
Musluklardan Çamur ve Küf Kokusu Akıyor
Erzurum merkezinde son günlerde belirli mahallelerde ve şebeke hatlarında musluk sularında gözlenen renk ve koku değişimleri, kent sakinlerini büyük bir endişeye sevk etti. Sosyal medyada ve yerel platformlarda paylaşılan görüntüler ile gazetemize ulaşan çok sayıda ihbarda, evlerdeki musluklardan belirgin şekilde kahverengi, çamurlu, mat ve bulanık suların aktığı ifade edildi.
Sosyal medyada yayımlanan bir videoda, lavabo musluğundan bir bardağa doldurulan suyun durumunu gösteren bir vatandaş, şebeke suyunun kalitesizliğine dikkat çekerek Erzurum’da ishal ve çeşitli bağırsak rahatsızlıklarının hızla arttığını iddia etti. Temiz ve sağlıklı içme suyuna erişim talep eden bölge halkı, yetkililerin su kalitesini derhal denetlemesini ve soruna acil çözüm getirmesini bekliyor.

“Çocuklarımıza bu suyu içiremeyiz”
İçme ve kullanma suyundaki kalitesizlik nedeniyle günlük yaşamın durma noktasına geldiğini ifade eden vatandaşlar, tepkilerini dile getirdi.
Suyun kaynağında yaşadıklarını fakat damacana sularla ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirten Erzurumlular, temiz suya erişimde büyük mağduriyet yaşadıklarını söylediler.Bir Erzurumlu, durumun vahametini şu sözlerle özetledi: “Musluklarımızı açmaya korkuyoruz. Çay demleyemiyor, yemek yapamıyoruz. Çocuklarımıza bu suyu içiremeyiz.”
Bölge halkı sadece su kalitesinden değil, aynı zamanda yüksek faturalardan da dertli.

Sokak çeşmeleri için de uyarı
Erzurum'daki su krizi sadece evlerdeki musluklarla sınırlı kalmıyor. Şehir genelinde yer alan 123 sokak ve mahalle çeşmesinin, bazılarının suyunda tehlikeli bakteriler tespit edildiği iddia ediliyor.

Halk Sağlığını Tehdit ediyor
Sokak çeşmelerinde yaşanan ve Erzurum eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler döneminde başlayıp mevcut Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen döneminde de devam ettiği belirtilen bu altyapı sorunları, halk sağlığını tehdit etmeyi sürdürüyor.
Belediye ve yetkililer ne diyor?
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı yetkilileri, Erzurum'un genel şebeke içme sularında güncel veya resmi bir tehlike bulunmadığını savunsa da vatandaşlar musluklarından çamurlu su aktığına dikkat çekerek tedirgin olduklarını belirtiyor.
Oluşan tepkiler ve iddialar karşısında yetkililer tarafından yapılan genel açıklamalarda, su hatlarında meydana gelen olası arızalar veya yürütülen bakım çalışmaları nedeniyle geçici bir durum nedeniyle yaşanmış olabileceği ifade ediliyor.
Ancak vatandaşlar ve uzmanlar, temel bir insan hakkı olan temiz suya erişim konusunda bu tür sorunların yaşanmaması gerektiğini, su kalitesinin sürekli, şeffaf ve bağımsız kurumlarca denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve bağlı su kanalizasyon idaresinden (ESKİ) sorunun kaynağını ivedilikle tespit edip gidermesi ve kamuoyunu şeffaf bir şekilde bilgilendirmesi talep ediliyor.
Erzurum’un Su Sicili: geçmişten günümüze kirlilik ve salgın vakaları
Erzurum'da geçmiş yıllarda da içme suyu şebekelerinden kaynaklı ciddi kirlilik vakaları ve halk sağlığı krizleri yaşanmıştı. Şehrin su tarihine bakıldığında öne çıkan kritik başlıklar şunlar:
1. Ahmet Küçükler Dönemi (2004–2014) Su Tartışmaları:
Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler döneminde Erzurum'un içme suyu şebekesinden kaynaklı renk değişimleri, kirlilik iddiaları ve salgın kaygıları yoğun bir şekilde gündeme gelmişti:
- Mangan ve Klor Reaksiyonu: Musluklardan sarı ve bulanık su akması üzerine açıklama yapan Başkan Küçükler, suyun Palandöken (Çat) Barajı'ndan geldiğini; sarı rengin bir kirlilikten değil, sudaki yüksek mangan maddesi ile arıtma tesisindeki klorun etkileşime girmesinden kaynaklandığını iddia etmişti.
- Baraj Kirliliği ve Kanalizasyon İddiaları: Çat Barajı'nı besleyen derelere çevredeki köy atıklarının ve kanalizasyonun karıştığı yönünde dönemin Valilik raporları ve basına yansıyan haberler büyük tartışma yaratmıştı.
- Hastalık İddiaları ve Tahliller: Suyun mide-bağırsak sorunlarına ve ishal vakalarına yol açtığı iddialarına karşı belediye ve sağlık kurumları; TÜBİTAK, İSKİ ve Hıfzıssıhha Enstitüsü tarafından yapılan tahlillerde suyun temiz ve içilebilir çıktığını savunmuştu.
- Ozonlama Önlemi: Renk ve koku problemlerini çözebilmek amacıyla dönemin belediye yönetimi tarafından Almanya'dan özel ozonlama üniteleri sipariş edilerek arıtma tesisleri takviye edilmişti.
2. Aşkale Salgını (2016):
2016 yılında Aşkale ilçesinde içme suyu şebekesinin eksik klorlanması ve su hattına virüs/bakteri karışması sonucu büyük bir salgın patlak verdi. 550'den fazla vatandaş ishal, yüksek ateş, karın ve eklem ağrısı şikayetleriyle hastanelere akın etti.
3. Mahalle Çeşmeleri ve Koli Basili Tehlikesi (2023):
2023 yılında şehir merkezindeki ana şebeke suları (ESKİ denetimindekiler) temiz çıkarken, özellikle şebeke depolarına bağlı olmayan veya denetimsiz kalan bazı mahalle çeşmelerinde ölümcül koli basili (bakteri) tespit edildi. Bu durum kentte mide bulantısı, kusma ve ishal vakalarında patlamaya yol açtı.
Mevsimsel Uyarı: Mahalle Çeşmelerini Kullanmayın!
Mevcut su krizinin yanı sıra yetkililer, özellikle kar ve yağmur sularının eridiği mevsim geçişlerinde sokak veya mahalle çeşmelerinin kesinlikle içme suyu olarak kullanılmaması gerektiği konusunda sık sık uyarılarda bulunuyor. Yağış sularının yer altı kaynaklarına sızmasıyla kirlilik riskinin arttığı vurgulanıyor.
Erzurum Halkı Kalıcı ve Şeffaf Çözüm Bekliyor
Doğal su kaynakları açısından Türkiye'nin en zengin illerinden biri olan Erzurum'da vatandaşların temel yaşam hakkı olan temiz ve içilebilir suya erişmekte zorlanması, yüksek faturalarla birleştiğinde toplumsal tepkiyi artırıyor.
Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumların, su hatlarındaki arıza ve kirlilik kaynaklarını ivedilikle tespit edip gidermesi, su tahlil sonuçlarını kamuoyuyla düzenli olarak paylaşması ve halk sağlığını koruyacak kalıcı altyapı adımlarını atması bekleniyor.Erzurum'un su kaynakları nelerdir?Erzurum'un temel su kaynakları barajlar, akarsular, doğal kaynak suları ve yeraltı suları olmak üzere dört ana grupta toplanır.Barajlar ve GöletlerŞehrin içme, kullanma ve sulama suyu ihtiyacını karşılayan en büyük yapay su depoları şunlardır:- Palandöken Barajı: Kent merkezinin içme suyu ihtiyacını karşılayan ana kaynaklardan biridir.
- Kuzgun Barajı ve Demirdöven Barajı: Tarımsal sulama ve bölgenin su dengesi için kritik öneme sahip diğer büyük barajlardır.
- Şehirde ayrıca Pazaryolu, Tortum Konak, Oltu Sivridere ve Tortum Pehlivanlı gibi aktif barajlar ve göletler bulunur.
- Karasu Nehri: Fırat Nehri'nin en önemli kolunu oluşturur.
- Aras Nehri: Bölgenin güney kesiminden doğarak dışarıya dökülür.
- Tortum Gölü ve Çayı: Doğal güzelliğiyle bilinen Tortum Gölü ve şelalesi bölgenin önemli su ve turizm varlıklarındandır.
- Çeteci Suları: Palandöken Dağı'ndan çıkan, Osmanlı döneminden beri şehre ulaştırılan en bilinen tarihi kaynak sularındandır.
- Muhtarpaşa Suları: Palandöken Deresi kollarından beslenen önemli bir kaynaktır.
- Yoncalık, Çırçır, Vaniefendi, Dere, Kuloğlu ve Ak Pungar gibi pek çok geleneksel pınar/memba suyu da halk tarafından kullanılmaktadır.





















