Güvenlik ve Suç Araştırmaları Uzmanı Mustafa Böğürcü'nün sosyal medyada yer alan polis gruplarında paylaşılan " İBAN’la Gelen Felaket..! " başlıklı yazısı ilgiyle okundu ve beğenildi..Müstafa Böğürcü paylaşımında, son yılların en sessiz ama en yıkıcı tuzaklarından birinin gençlerin banka IBAN hesapları üzerinden suç dünyasına çekildiğini belirterek, " 70 yada 100 bin lira karşılığında sekiz bankada hesap açtıranlar, telefon hattı alanlar, şifrelerini teslim edenler…Artık bu, “saflık” değil.Bu, suç ortaklığıdır. Ve hukuk da bunu böyle görüyor." ifadelerini kullandı.
Polis Koleji ve Polis Akademisi mezunu eski Polis Şefi de olan Mustafa Böğürcü'nün " İBAN’la Gelen Felaket..! " başlıklı paylaşımında şu ifadeler yer aldı : "İBAN TUZAĞI.
Gençler Nasıl Kara Paranın Taşıyıcısına Dönüştü?
İBAN’la Gelen Felaket..!Son yılların en sessiz ama en yıkıcı tuzaklarından biri, gençlerin banka hesapları üzerinden suç dünyasına çekilmesi…
Adı masum; “İBAN kiralama.”
Gerçeği ise ağır; kara paranın taşeronluğu.
Özellikle pandemi ve sonrasında ki dönemde, geçim derdiyle boğuşan üniversite öğrencileri için bu iş “kolay para” gibi sunuldu.
“Bir hesap aç, para gelsin-gitsin, sana da pay verelim.”
Ne olacak ki?
İşte bütün felaket, bu soruyla başladı.
Ailelerin bu organizasyonun içine giren çocuklarından çoğunun haberi bile yoktu.
Çocukları ders çalışıyor sanıyorlardı, oysa hesaplarından milyonlarca lira geçiyordu.
Yasadışı bahis, sanal kumar, dolandırıcılık şebekeleri…
Hepsi için ortak ihtiyaç şuydu;temiz bir banka hesabı.
Sabıka kaydı olmayan, sicili tertipli, genç birinin hesabı…
Bugün cezaevlerinde ya da mahkeme kapılarında sürünen binlerce gencin ortak hikâyesi bu.
Elbette herkes aynı değil.
Gerçekten kandırılan, neye bulaştığını bilmeyenler var.
Bir de bile isteye bu yasadışı çarkın içene girenler…
70 yada 100 bin lira karşılığında sekiz bankada hesap açtıranlar, telefon hattı alanlar, şifrelerini teslim edenler…
Artık bu, “saflık” değil.
Bu, suç ortaklığıdır.
Ve hukuk da bunu böyle görüyor.
Bugün yasadışı bahis yada illegal kumar parası on binlerce hesap üzerinden parçalanıyor.
Sonra kripto cüzdanlara aktarılıyor.
İz siliniyor.
Para aklanıyor.
Ama faturayı kim ödüyor?
Sistemin en zayıf halkası;gençler.
Baronlar lüks yatlarda, jetlerde ve villalarda,farklı coğrafyalarda eğlenceli ve ışıklı hayatın içinde.
Taşıyıcılar mahkeme salonlarında.
Peki yargı mağdurla bilinçli faili ayırabiliyor mu?
Kâğıt üzerinde evet.
Gerçekte ise her zaman hayır.
Çünkü dosyada görünen şey şudur;
Para girmiş mi?
Girmiş.
Çıkmış mı?
Çıkmış.
Kazanç var mı?
Var.
Gerisi çoğu zaman detaydır.
“Bilmiyordum” demek, çoğu dosyada beraat etmeye ve kurtarmaya yetmez.
Bu sistem sadece bahisle sınırlı değil.
Dolandırıcılığın her türlüsü bu ağdan besleniyor.
Son yıllarda patlayan dolandırıcılık türleri de aynı altyapıyı kullanıyor;
"Sahte yatırım siteleri",
"Kripto tuzakları",
"Sosyal medya ilanları",
"Sahte e-Devlet mesajları",
"Adınıza dava açıldı SMS’leri",
"Kargonuz var” linkleri...
Hepsi bir İBAN arıyor.
Ve ne yazık ki, her gün yeni “gönüllüler” bulunuyor.
Beni bu konuyla ilgili arayan, geriye dönüp konuştuğum birçok genç yada okuduğum polis /adliye haberlerinde aynı cümleleri kuruyorlar;
“Abi, keşke yapmasaydım.”
Üç-beş bin lira için hayatlarını kararttılar.
Sabıka, işsizlik, banka hesap açma yasağı, toplumsal damga…
Bu yük, bir ömür taşınıyor.
Asıl soru şu; bu gençler neden bu tuzağa düşüyor?
Çünkü yoksulluk var.
Çünkü umutsuzluk var.
Çünkü gelecek kaygısı var.
Çünkü denetim zayıf.
Çünkü eğitim eksik.
Ve çünkü biz, yıllarca bu sistemi (kara paranın aklanmasında ki illegal yapıları )mücadele de veriyi iyi kullanıp,anailiz edip,suçu önlemede maalesef ülke olarak başarısız olduk.
İBAN bilgilerini başkasına kullanması için vermek “küçük bir iş” değildir.
Bir suç zincirinin ilk halkasıdır.
Bugün hesabını kiralayan, yarın başkasının hayatını karartan bir sistemin parçası olur.
Bunu bilmeden yapan mağdur olur.
Bilerek yapan, bedelini öder.
Ama her iki durumda da kaybeden aynıdır;
bu ülkenin gençleri.
Topluma Düşen Sorumluluk...
Bu mesele sadece bireysel değil, toplumsal bir meseledir.
Üniversitelerde bilinçlendirme şart.
Ailelerin farkındalığı artırılmalı.
Banka denetimleri güçlendirilmeli.
Dijital suç eğitimi yaygınlaştırılmalı.
Aksi hâlde, yeni nesiller aynı tuzağa düşmeye devam edecek.
Gençleri ve çocukları korumak vatanı korumaktır.
Vatan bizim savunmaya devam edeceğiz."
**HALİS KAHRAMAN
Polis Koleji ve Polis Akademisi mezunu eski Polis Şefi de olan Mustafa Böğürcü'nün " İBAN’la Gelen Felaket..! " başlıklı paylaşımında şu ifadeler yer aldı : "İBAN TUZAĞI.Gençler Nasıl Kara Paranın Taşıyıcısına Dönüştü?
İBAN’la Gelen Felaket..!Son yılların en sessiz ama en yıkıcı tuzaklarından biri, gençlerin banka hesapları üzerinden suç dünyasına çekilmesi…
Adı masum; “İBAN kiralama.”
Gerçeği ise ağır; kara paranın taşeronluğu.
Özellikle pandemi ve sonrasında ki dönemde, geçim derdiyle boğuşan üniversite öğrencileri için bu iş “kolay para” gibi sunuldu.
“Bir hesap aç, para gelsin-gitsin, sana da pay verelim.”
Ne olacak ki?
İşte bütün felaket, bu soruyla başladı.
Ailelerin bu organizasyonun içine giren çocuklarından çoğunun haberi bile yoktu.
Çocukları ders çalışıyor sanıyorlardı, oysa hesaplarından milyonlarca lira geçiyordu.
Yasadışı bahis, sanal kumar, dolandırıcılık şebekeleri…
Hepsi için ortak ihtiyaç şuydu;temiz bir banka hesabı.
Sabıka kaydı olmayan, sicili tertipli, genç birinin hesabı…
Bugün cezaevlerinde ya da mahkeme kapılarında sürünen binlerce gencin ortak hikâyesi bu.
Elbette herkes aynı değil.
Gerçekten kandırılan, neye bulaştığını bilmeyenler var.
Bir de bile isteye bu yasadışı çarkın içene girenler…
70 yada 100 bin lira karşılığında sekiz bankada hesap açtıranlar, telefon hattı alanlar, şifrelerini teslim edenler…
Artık bu, “saflık” değil.
Bu, suç ortaklığıdır.
Ve hukuk da bunu böyle görüyor.
Bugün yasadışı bahis yada illegal kumar parası on binlerce hesap üzerinden parçalanıyor.
Sonra kripto cüzdanlara aktarılıyor.
İz siliniyor.
Para aklanıyor.
Ama faturayı kim ödüyor?
Sistemin en zayıf halkası;gençler.
Baronlar lüks yatlarda, jetlerde ve villalarda,farklı coğrafyalarda eğlenceli ve ışıklı hayatın içinde.
Taşıyıcılar mahkeme salonlarında.
Peki yargı mağdurla bilinçli faili ayırabiliyor mu?
Kâğıt üzerinde evet.
Gerçekte ise her zaman hayır.
Çünkü dosyada görünen şey şudur;
Para girmiş mi?
Girmiş.
Çıkmış mı?
Çıkmış.
Kazanç var mı?
Var.
Gerisi çoğu zaman detaydır.
“Bilmiyordum” demek, çoğu dosyada beraat etmeye ve kurtarmaya yetmez.
Bu sistem sadece bahisle sınırlı değil.
Dolandırıcılığın her türlüsü bu ağdan besleniyor.
Son yıllarda patlayan dolandırıcılık türleri de aynı altyapıyı kullanıyor;
"Sahte yatırım siteleri",
"Kripto tuzakları",
"Sosyal medya ilanları",
"Sahte e-Devlet mesajları",
"Adınıza dava açıldı SMS’leri",
"Kargonuz var” linkleri...
Hepsi bir İBAN arıyor.
Ve ne yazık ki, her gün yeni “gönüllüler” bulunuyor.
Beni bu konuyla ilgili arayan, geriye dönüp konuştuğum birçok genç yada okuduğum polis /adliye haberlerinde aynı cümleleri kuruyorlar;
“Abi, keşke yapmasaydım.”
Üç-beş bin lira için hayatlarını kararttılar.
Sabıka, işsizlik, banka hesap açma yasağı, toplumsal damga…
Bu yük, bir ömür taşınıyor.
Asıl soru şu; bu gençler neden bu tuzağa düşüyor?
Çünkü yoksulluk var.
Çünkü umutsuzluk var.
Çünkü gelecek kaygısı var.
Çünkü denetim zayıf.
Çünkü eğitim eksik.
Ve çünkü biz, yıllarca bu sistemi (kara paranın aklanmasında ki illegal yapıları )mücadele de veriyi iyi kullanıp,anailiz edip,suçu önlemede maalesef ülke olarak başarısız olduk.
İBAN bilgilerini başkasına kullanması için vermek “küçük bir iş” değildir.
Bir suç zincirinin ilk halkasıdır.
Bugün hesabını kiralayan, yarın başkasının hayatını karartan bir sistemin parçası olur.
Bunu bilmeden yapan mağdur olur.
Bilerek yapan, bedelini öder.
Ama her iki durumda da kaybeden aynıdır;
bu ülkenin gençleri.
Topluma Düşen Sorumluluk...
Bu mesele sadece bireysel değil, toplumsal bir meseledir.
Üniversitelerde bilinçlendirme şart.
Ailelerin farkındalığı artırılmalı.
Banka denetimleri güçlendirilmeli.
Dijital suç eğitimi yaygınlaştırılmalı.
Aksi hâlde, yeni nesiller aynı tuzağa düşmeye devam edecek.
Gençleri ve çocukları korumak vatanı korumaktır.
Vatan bizim savunmaya devam edeceğiz."
**HALİS KAHRAMAN 





















