Söyleşi: Shanti Şengül Yazıcı
Karadeniz müziği denilince hep bilindik isimler gelirdi aklıma, bilindik şarkılarla.
Ondan haberdar olup canlı performansını dinleyene kadar.
Hiç zaman kaybetmeden tarafımdan albümü alındı elbette imzalattırmak üzere.
Kimden mi bahsediyorum?
Aslında ismini söylediğimde çoğu kişi tarafından yadırganabilirim korkusunu yaşamıyor değilim.
Çünkü onu tanımayan tek benmişim gibi hisse kapıldım artık.
İstiklal’ e çok takılmadığımdan olsa gerek diyeceğim ama yalan.
Yürürken sağa sola bakmadığımdan kaynaklanıyor muhtemelen, afişleri gözümden kaçmış işte.
Her neyse geçte olsa Aydoğan Topal ve müziğiyle tanışma şansını yakaladım.
Beyoğlu’nda çok iyi mekânları hınca hınç dolduruyor sevenleriyle.
Albümü ‘’Heyyamo’’ yu Haziran 2009’ da çıkarmış.
Türkiye’de alışılagelmiş Karadeniz müziğine alternatif duruş niteliğinde olan bu albüm sounduyla ve dokusuyla çok farklı.
Şimdi Aydoğan Topal ile söyleşimizi paylaşmak istiyorum.
Albümden önce sizi biraz tanımak istiyoruz. Biyografinize baktığımızda çocukluk yaşlarda müzikle tanıştığınızı öğreniyoruz.
Bu ilk buluşmanızı ve heyecanınızı paylaşabilir misiniz bizimle?
- İlkokul ikinci sınıftaydım. Kuzenim ortaokula giderken müzik dersinde flüt mecburi olmuştu ve haftada bir gün okula götürüyordu. Diğer günler köyde bırakıyordu. Bende boş vakitlerimi flüt ile oynamaya ayırdım. Bir süre sonra bazı melodiler keşfettim ve ilerlettim. Müzik hayatım böyle başladı diyebilirim. Bu başlangıç geri dönüşü olmayan sonsuz bir mutluluk kaynağı oldu benim için.
Daha sonra başka bir yolculuk başlıyor ve bu sevda sizi İstanbul’ a sürüklüyor. Birçok mekânda sahne almaya başlıyorsunuz ve sesinizi, müziğinizi insanlarla buluşturuyorsunuz. Sahne sizin için nasıl bir büyü oluyor; bir yerde amatörlükten profesyonelliğe atılan bir adım, bir geçiş diyebilir miyiz bu sürece?
- İstanbul benim için profesyonelliğin ilk adımı. Sahnede olduğum zaman kendimi çok mutlu hissediyorum. Dinleyicilerle bütünleşmek, duyguları paylaşmak büyük bir keyif. Birçok kültürün bir arada olduğu farklı bir zenginlik İstanbul. Bu zenginlik bana da zenginlik kattı. Kendimi daha hızlı geliştirdim ve ilk hedefime ulaştım.
Sahne programlarınızda farklı yörelerin türkülerini de yorumladığınızı öğreniyorum ama albümünüzde kendinize has olan yorumunuzu Karadeniz müziği ile birleştirerek sunduğunuzu görüyorum. Diğer albümler yine bu çizgide mi olacak?
- Bar dinletilerinde elimden geldiği kadar rock, pop rock, türküler, Karadeniz ezgileri ve yabancı dilde şarkılar ile dinleyicileri farklı duygularla buluşturuyorum. Bu anlamda keyifli geçiyor. Ama Karadeniz müziği benim için daha farklı ve ön planda. Çünkü yaşadığım kültürün ve coğrafyanın melodilerini, duygularını ve anlatılmak isteneni daha iyi ifade edebileceğimi düşünüyorum. Çalışmalarım bu yönde devam edecek.
Albüm yapmaya nasıl karar verildi; özellikle kimlerin desteği alındı. Üçü Lazca, ikisi Hemşince, biri Megrelce altısı da kendi çalışmanız albümde, bu zengin repertuar nasıl hazırlandı ‘’Heyyamo’’da?
- Albüm projesi çocukluğumdan beri hayalimdi. Zemini çocukluğumdan beri işlendi ve 2007 yılında projenin ilk temeli atıldı. Sevgili Cafer İşleyen ve Deniz Bayrak projedeki en önemli destekçilerimden. Maddi anlamda destek almadım ama manevi anlamda çok güzel destekler aldım. Projede çalışan tüm arkadaşlarımın emeğinin sonucudur ‘’Heyyamo’’. Albümün ismi heyyamo ve heyyamo imece yapılırken atılan naranın, haykırışın, mutluluğun sesidir. İmece sonucunda ortaya çıkmış çok güzel bir çalışmadır. 15 şarkı hazırladık albüm için. Ama on bir tanesine karar verdik. Karar aşamasında gerek müzisyen dostlarıma gerek dinleyicilerimize ve çalışmalarda yer alan arkadaşlarımıza sorduk ve bu sonuca ulaştık.
Sizi zaten uzun zamandır takip eden bir dinleyici kitleniz hep vardı ve bu albümü mutlaka heyecanla bekliyorlardı. Peki onlar albümü nasıl karşıladı, nasıl tepkiler geldi albüme?
- Benim için olduğu gibi dinleyici dostlarımı da heyecanlandırdı tabi. Bu alanda birçok başarılı projeye imza atmış kişilerle çalışmış olmam albümün beğenisini de olumlu yönde etkiledi. Büyük uğraşlar verilerek bu sonuca ulaşmak insanların bana olan güvenini daha sağlamlaştırdı ve bu anlamda beklentiler de büyüdü.
Bu ilk albümle birlikte değişiklikler oldu mu peki hayatınızda?
- Daha yoğun çalışmalar ve sürekli seyahatlerin olması hayatımda önemli değişiklere neden oluyor.
Bu şarkılarda yaşanmışlıklar var diyorsunuz, aşk var, özlemler var diye ekliyorsunuz, hatta bazı şarkıları annenizle birlikte yazmışsınız. Tüm bunların kâğıda sonra beraberinde notalara dökümü biraz da samimiyet ile alakalı öyle değil mi? Bir müzisyen olmanın kriterleri nedir size göre, yapılan bir işin başarı ile doğru orantılı olması için başka neler gereklidir mesela?
- Samimi ve içten hissederek işlemek her alanda ve her zaman başarıya ulaştırır. Annem ciddi bir rahatsızlık sürecinceydi ve bir şeylerin onu oyalaması gerekiyordu. Bende benim için şarkı sözü yazmasını istedim, kafasını dağıtmak adına. Çok başarılı bir şekilde giderek daha dikkatli ve anlamlı sözler yazdı. Bu anlamda çok şanslıyım. Bence bir sanatçının ticari kaygı yaşamadan hissederek ve daima gelişmek üzere üretmesi ve üretilen eserlere anlamlar katması, duruşu ve kimliğini dengelemesi, çok çeşitli ve geniş düşünüp farklı bir boyuttan irdelemesi gerekir.
Yine son yıllarda yayınlanan birçok başarılı albümün çıkış noktasında bu tarzın yani Karadeniz ezgilerinin hâkimiyeti var. Bu çizgiyi benimseyen müzisyenler adına özellikle takip ettiğiniz ve başarılı bulduğunuz isimler ve bu tarzı bir yana bıraktığımızda harici olarak özel ilgi alanınıza giren müzikler - müzisyenler kimler?
- Karadeniz müziğinde çok güzel çalışmalar var. Fuat Saka , Volkan Konak, Bayar Şahin, Kazım Koyuncu ve Birol Topaloğlu ve yazamadığım bir çok isim. Karadeniz müziğinde farklı lezzet ve tarz olunabileceğini anlatan önde isimler. Kardeş Türküler, Işın Karaca, Nükhet Duru, Ezginin Günlüğü, Bülent Ortaçgil, Leman Sam, Sezen Aksu, Jasmin Levy vs..
Son olarak müziğin sesini biraz kısmamız gerekirse kalan harici vakitlerinizde nasıl bir portre var karşımızda? Sizin için hayatın diğer keyifli anları, renkleri neler oluyor?
- Spor vazgeçilmezlerimden. Sinema ve tiyatro, yaylalar ve kamp, samimi dostlarla sohbet etmek, belgesel seyretmek ve denize dalmak…
Dizi teklifi gelse oynar mısınız?
- Amatörde olsa 5–6 senelik tiyatro geçmişim var ama müzik her şeyden önemli benim için. Bu alanda ilerlemek ve geliştirmek istiyorum kendimi. Şu anda düşünmüyorum.
İlk klipinizin çekildiğine dair duyum aldım. Klip için bu kadar beklemenizin özel bir nedeni var mı? Hangi şarkıya çektiniz ve ne zaman izleyeceğiz?
- Özel bir nedeni yok. Süreç bu güne sürükledi. Ute Büyükburç ve Osman Yazıcı’ nın desteğiyle klipin çekimlerini bitirdik. Klipimizi ‘Uzakta’ adlı şarkıya çektik. Birkaç güne hazır olur ve yayınlarız. Ayrıca klipin çekim sürecinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.
İlk klip genelde albümle aynı ismi taşıyan şarkıya çekilir. Burada da kendinize özgü davranmışsınız. Sebebi nedir?
- Özel bir sebebi yok ama içimden gelen bu şarkıya klip çekmekti sadece.
Oldukça sakin, dingin, mütevazi bir duruşunuz var ve gözlerinizin içi sürekli gülüyor. Sahnede de şarkıların ritmine göre kaplan kesiliyorsunuz. Bunu nasıl ayarlıyorsunuz, özel yöntemleriniz mi var?
- Sahnede şarkıların dinamizmini, enerjisini ve ruhunu kendi bedenime alıp; hissederek dinleyicilere sunuyorum. Nedeni bu herhalde J
Müziğinizle ve sizinle tanıştığım için çok mutlu oldum. Teşekkürler bu keyifli söyleşi için.
- Bana zaman ayırıp düşüncelerimi paylaşmak istediğiniz için size çok teşekkür ederim. Birçok güzelliklerle buluşmak dileğiyle…
Tulum kemençe ile dansa başlarken, gitarın saksafonu davet edişini, anne karnında ilk duyduğumuzda içimizi titreten o ritmi bulacağınız bu albüm; çaldığı enstrümanla bütünleşip notalara hayat verenlerin yarattığı, sizlerle beni buluşturan, samimi bir dostluğun ürünüdür. Aydoğan Topal
























