Kırım Tatar Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ünver SEL, Ukrayna’da son dönemde yaşanan gelişmelerin, Kırım Yarımadası’nın statüsünün değişimiyle sonuçlandığına dikkat çekerek bu durumun Kırım Tatarlarının da statülerini ve geleceklerini doğrudan etkilediğini söyledi.
Kırım Tatarları için Ukrayna merkezli bir statü ve siyaset anlayışının geçersizliğinin ortaya çıktığını ifade eden Federasyon Başkanı Ünver SEL, bu paradigmada ısrar etmekle ortaya çıkan Rusya karşıtlığının, Kırım Tatarlarına bir yararı olmayacağını belirtti.
Sel; Tatar-Rus etnik karşıtlığı yaratmanın da Kırım Tatarları açısından, yakın ve orta vadede ciddi sıkıntılara yol açmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
Gerek Rusya’da gerekse Kırım’da üst düzey Rus yetkililer ile müzakereler yaptığının da altını çizen Ünver SEL, Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin’in “Kırım Tatarlarının Rehabilitasyonuna İlişkin Kararnamesi” nin Kırım Tatarlarının geleceği ve statüsüne ilişkin olumlu olduğu ifade etti.
21 Nisan 2014 tarihinde yayımlanan 268 numaralı kararnameye dikkat çeken Federasyon Başkanı Ünver SEL, "Kırım Tatarları’nın sürgüne gönderilmesi yasadışı olarak kabul edilmekte, sonuçlarının ortadan kaldırılması için Kırım Tatarları’nın topraklarının iadesi ve anadilde eğitim almaları konusunda yasal düzenlemeler yapılması kararlaştırılmaktadır.
Bu kararname kapsamında, Rus makamlarla yürüttüğümüz müzakerelerde aşağıdaki hususlar temel ilkeler olarak tarafımızdan ortaya konulmuştur." dedi.
KIRIM TATAR DERNEKLERİ FEDERASYONU GENEL BAŞKANI ÜNVER SEL’İN KIRIM’DA YAŞANAN SON DÖNEMDEKİ GELİŞMELERE İLİŞKİN YAPTIĞI AÇIKLAMANIN TAMAMI ŞÖYLE:
Ukrayna’da son dönemde yaşanan gelişmeler, Kırım Yarımadası’nın statüsünün değişimiyle sonuçlanmıştır. Tabiatıyla bu durum Kırım Tatarlarının da statülerini ve geleceklerini doğrudan etkilemektedir.
Yaşanan bu gelişmelere ilişkin Türkiye’de, Kırım’da ve başka ülkelerde çeşitli değerlendirmeler yapılmakta ve Kırım Tatarlarının geleceklerine ilişkin farklı görüşler ileri sürülmektedir.
Kırım Tatar Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı olarak heyetimle birlikte 3-7 Haziran 2014 tarihlerinde, Moskova ve Akmescit’te üst düzey Rus yetkililer ile çeşitli temaslarda bulunarak, Kırım Tatarlarının geleceğine ilişkin müzakereler gerçekleştirdim.
Eş zamanlı olarak bu müzakere konularında Kırım’da Tatar toplumu kanaat önderleri ile de istişarelerde bulundum.
Şu hususu açıkça belirtmekte fayda vardır: Kırım’da gerçekleşen ve Rusya’ya bağlanmayı öngören referandumun sonucu, politik bir gerçekliktir. Bu noktadan sonra mevcut gerçekliğin değişebileceğini öngörmek ve Tatar toplumunu buna ilişkin politikalara zorlamak vakit kaybından başka bir şey değildir. Ayrıca Tatar toplumunun geleceğini, sonu belirsiz bir maceraya sürüklemek anlamı taşımaktadır.
Eski Kırım Tatar liderliğinin bu gerçekliğe rağmen hala Ukrayna merkezli çözümler üzerinde diretmesi vakit kaybı olması bir yana, geleceğe ilişkin bazı kazanımlarımızı olumsuz şekilde etkileyecektir.
Dolayısıyla Kırım Tatarlarının siyasetlerinin Moskova, Kiev, Berlin, Varşova ya da Washington merkezli değil, Akmescit merkezli olması gerektiği bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Bu bağlamda Kırım Tatarları için Ukrayna merkezli bir statü ve siyaset anlayışının geçersizliği ortaya çıkmış bu paradigmada ısrar etmekle ortaya çıkan Rusya karşıtlığının, halkımıza bir yararı olmayacağı açıktır. Buna paralel olarak Tatar-Rus etnik karşıtlığı yaratmanın da toplumumuz açısından, yakın ve orta vadede ciddi sıkıntılara yol açması kaçınılmazdır.
Ukrayna 23 senedir Kırım Tatarlarının haklarının tanınması, statülerinin açıklığa kavuşturulması gibi konularda hiçbir adım atmadığı herkesin malumudur. 23 senedir halkımızı oyalayan ve hiçbir adım atmayan Ukrayna’dan yeni beklentilere girmek toplumumuzda hayal kırıklığı yaratacağı gibi, mevcut reel politik itibariyle de zaten imkânsızdır.
Kaldı ki, 1944 sürgününün açık muhatap olarak Rusya tarafından tazmin edilmesi çözüm için avantaj olacağı gibi, halkımızın tarihi hakkının teslim edilmesi ve adaletin gerçekleşmesine yol açabilir.
Gerek Rusya’da gerekse Kırım’da üst düzey Rus yetkililer ile gerçekleştirdiğim müzakerelerde Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin’in “Kırım Tatarlarının Rehabilitasyonuna İlişkin Kararnamesi” nin halkımızın geleceği ve statüsüne ilişkin olumlu olduğu açıktır.
21 Nisan 2014 tarihinde yayımlanan 268 numaralı kararnameyle, Kırım Tatarları’nın sürgüne gönderilmesi yasadışı olarak kabul edilmekte, sonuçlarının ortadan kaldırılması için Kırım Tatarları’nın topraklarının iadesi ve anadilde eğitim almaları konusunda yasal düzenlemeler yapılması kararlaştırılmaktadır.
Bu kararname kapsamında, Rus makamlarla yürüttüğümüz müzakerelerde aşağıdaki hususlar temel ilkeler olarak tarafımızdan ortaya konulmuştur:
1. Kırım Tatarları’nın toponomi ve ellerinden alınan topraklarının iadesini sağlayacak yasal düzenlemeler oluşturulmalıdır.
2. Kırım Tatarları’na Parlamento, bürokrasi ve mahalli idarelerde yönetim kotası verilmeli, bu kotaya Federal Meclis de dahil edilmelidir.
3. Kırım Tatarları’nın ticari faaliyetlerini kolaylaştırıcı ve teşvik edici yasal düzenlemeler açıklıkla oluşturulmalıdır.
4. Kırım Tatarca eğitimin önündeki yasal ve pratik engelleri ortadan kaldıracak hukuki, mali ve idari tedbirler alınmalıdır.
5. Halen sürgünde yaşayan Tatarların Kırım’a dönüşü için bir fon ayrılmalı; sürgünde bulundukları ülkelerdeki haklarını da gözetecek bir geri dönüş programı hazırlanmalıdır.
6. Kırım yarımadasına başka etnik unsurların yerleştirilmesine kesinlikle izin verilmemelidir.
7. Tatar gençler ya zorunlu askerlikten muaf tutulmalı ya da askerlik yükümlülüklerini Kırım Yarımadası’nda yerine getirmelerini sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır.
8. Kırım Tatarları’nın diaspora ile bağlarının güçlendirilmesi için resmi temsil organı oluşturulmalıdır.
9. Planlanan tüm işlerin bir takvime bağlanması sağlanmalı ve bu süreci takip etmek üzere Tatarlar’dan oluşan resmi bir komite oluşturulmalıdır.
Kırım Tatar toplumunu temsil iddiasında olanların geçmişe ve çözümsüzlüğü açıkça ortada olan model ve tecrübelere takılıp, daha fazla vakit kaybetmeksizin emin adımlarla geleceğe yürümeleri kaçınılmazdır.
Halkımızın birlik ve beraberlik içinde kendi iradesi ile ortaya koyacağı çözümün aydınlık geleceğin müjdecisi olacağına inancım tamdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Ünver SEL
Kırım Tatar Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı
























