TBMM İnsan Hakları Komisyonu bir heyetle Ergenekon sanıklarının da kaldığı Silivri Cezaevi'nin inceleyecek..
- TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu,
oluşturacağı altkomisyonla en çok şikayetlerin geldiği cezaevlerinde incelemelerde bulunacak.
Komisyon Başkanı Zafer Üskül, "Muhtemelen Silivri’ye de
Tekirdağ’a da gidilecektir" dedi. Üskül, komisyon toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda
bulundu.
Komisyona, geçen yasama yılında gerçekleştirdikleri faaliyetler ile
Meclis tatildeyken yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdiğini belirten Üskül,
yol haritası belirlemek üzere komisyon üyeleriyle görüş alışverişinde
bulunduklarını söyledi.
Zafer Üskül, komisyonlarına 22 Temmuz 2007 ile 7 Ekim 2010 tarihleri
arasında 8 bin 818 başvuru yapıldığını, 7 bin 950’sinin sonuçlandırıldığını,
714’ünün işlemde olduğunu, 154 başvurunun ise işleme alınmayı beklediğini
bildirdi.
Hem milletvekillerine hem komisyonlarına cezaevlerinden başvuruların
ulaştığını anlatan Üskül, tutukluluğun uzun sürmesiyle ilgili genel bir yakınma
bulunduğunu kaydetti.
Üskül, ceza infaz kurumlarında 30 Eylül 2010 itibariye 35 bin 843
tutuklu, 20 bin 969 hükmen tutuklu ve 63 bin 548 hükümlü bulunduğunu kaydetti.
Üskül, "Bu sayılardan görüldüğü gibi basında zaman zaman tutuklu sayısının
hükümlü sayısından çok fazla olduğu haberlerinin doğru olmadığı anlaşılıyor.
Tutuklu ve hükmen tutukluların sayısı, hükümlülerden biraz az. Bu sayılar, geçmiş
yıllara baktığımızda benzeri bir tabloyu ortaya koyuyor. Af kanunlarının
uygulandığı dönemler dışında tutuklu ve hükümlü sayısı, birbirinden çok farlı
değil" diye konuştu.TUTUKLULUĞUN UZUN SÜRMESİ
Cezaevindeki 120 bin 360 kişiden 111 bin 320’sinin adli, 6 bin 402’sinin
terör, 2 bin 638’inin ise çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olmaktan
bulunduğunu belirten Üskül, 114 bin 47’sinin erkek, 4 bin 160’ının kadın, 2 bin
153’ünün çocuk olduğunu söyledi.
Üskül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hangi suçtan tutuklu ya da hükümlü olursa olsun, tutukluların ve
hükümlülerin de hakları vardır. Tutuk ve cezaevlerinde kalanların bu haklarının
kullanıp kullanamadıkları bizim açımızdan önem taşır. Bize başvuru yapılsın,
yapılmasın, incelemelerimizi bu çerçevede yaparız.
Genel olarak yakınma konusu olan tutukluluğun uzun sürmesi, ülkemizin
genel sorunu. Belki ünlü bazı kişilerin uzun süre tutuklu kalması, daha çok
medyanın gündemine gelebiliyor. Tespitlerimize göre ceza infaz kurumlarında
kalanların büyük bölümü adli konularda suçlu olduğu iddia edilen veya suçlu
olanlar. Herhangi bir adli suçtan dolayı tutuklu olanların da tutuklulukların
uzun sürmesi, komisyonumuz açısından öbürleri kadar önemli bir sorundur.
Tutukluluğun gereğinden çok uzun sürmesi ya da tutuklu olmayı gerektiren
koşulların tam olarak ortada bulunmamasına rağmen tutukluluk kararının
verilebilmesi, adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindedir.
Komisyon olarak söylediğimiz şudur; tutuklama kararı verirken
yargıçlarımız, mutlaka kendi yasalarımızda yer alan hükümleri titizlikle dikkate
almalı. Aynı zamanda AİHM’in tutukluluğun uzun sürmesi nedeniyle adil yargılama
hakkının ihlali nedeniyle açılan davada verdiği kararlarda geliştirilen
kriterlerin dikkate alınması gerektiğini belirtiyoruz. Yargıçlarımız, AİHM
kararlarında ortaya konulan kriterlere uydukları oranda ülkemizde tutuklamayla
ilgili bu tür iddialar tümüyle ortadan kalkmasa bile çok büyük ölçüde
azalabilecektir. Yargıya müdahale etme olanağımız da niyetimiz de yoktur."KOMİSYON, CEZAEVLERİNE GİDECEK
Üskül, komisyonun bundan sonra yapacağı ilk toplantıda, cezaevlerini
incelemek üzere bir altkomisyon oluşturacağını bildirdi.
Altkomisyonun, en çok şikayetlerin geldiği yerlerden başlamak üzere
incelemelerde bulunacağını belirten Üskül, "Bu arada elbette muhtemelen
Silivri’ye de Tekirdağ’a da gideceklerdir. Ya da çok fazla şikayetin geldiği
başka bazı cezaevlerine de gideceklerdir" dedi.
Şikayetlerin en çok Silivri Cezaevi’nden gelip gelmediği yönündeki soru
üzerine Üskül, en çok şikayet gelen cezaevlerinin başında Tekirdağ’ın geldiğini,
Silivri’nin de bulunduğunu kaydetti. Üskül, şartlar, havalandırma, görüşme gibi
değişik konularda şikayetlerin gelebildiğini dile getirdi.
Nereden, ne kadar şikayetin geldiğini inceleyeceklerini ifade eden Üskül,
milletvekillerin taleplerini de değerlendireceklerini söyledi.
Bir gazetecinin, sorusuna "Silivri özel konumda olduğu için soruyorum"
diye başlaması üzerine Üskül, "Silivri neden özel konumda? Türkiye’deki bütün cezaevleri bizim için özel konumdadır, hiçbir fark yoktur. Şu ya da bu cezaevinde
bulunan kişiler arasında hiçbir fark yoktur, ayrım yapmamız söz konusu olamaz"
diye konuştu.
Hanefi Avcı ile görüşen CHP’li komisyon üyelerin bir talepte bulunup
bulunmadıkları sorusuna Üskül, "Hayır" karşılığını verdi.
Üskül, daha önce kurulan çocuk yuvaları, YİBO’larla ilgili altkomisyon
ile askeri cezaevlerini incelemek üzere oluşturulan altkomisyonun, bu yasama
yılında da çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı.
Komisyonun, bugünkü gündeminde bulunan Zonguldak’ta kapalı cezaevinde
intihar eden kişinin durumunu ele alıp almadığına yönelik soruyu yanıtlarken de
Üskül, raporlarının tamamlanması için adli tıp raporuna ihtiyaçları bulunduğunu
söyledi.
Üskül, başörtüsüyle ilgili bir soru üzerine, bu konuda komisyonlarına
başvuru gelmediğini, milletvekili olarak açıklama yapabileceğini ancak, yerin
burası olmadığını ifade etti.
- TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu,
oluşturacağı altkomisyonla en çok şikayetlerin geldiği cezaevlerinde incelemelerde bulunacak.
Komisyon Başkanı Zafer Üskül, "Muhtemelen Silivri’ye de
Tekirdağ’a da gidilecektir" dedi. Üskül, komisyon toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda
bulundu.
Komisyona, geçen yasama yılında gerçekleştirdikleri faaliyetler ile
Meclis tatildeyken yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdiğini belirten Üskül,
yol haritası belirlemek üzere komisyon üyeleriyle görüş alışverişinde
bulunduklarını söyledi.
Zafer Üskül, komisyonlarına 22 Temmuz 2007 ile 7 Ekim 2010 tarihleri
arasında 8 bin 818 başvuru yapıldığını, 7 bin 950’sinin sonuçlandırıldığını,
714’ünün işlemde olduğunu, 154 başvurunun ise işleme alınmayı beklediğini
bildirdi.
Hem milletvekillerine hem komisyonlarına cezaevlerinden başvuruların
ulaştığını anlatan Üskül, tutukluluğun uzun sürmesiyle ilgili genel bir yakınma
bulunduğunu kaydetti.
Üskül, ceza infaz kurumlarında 30 Eylül 2010 itibariye 35 bin 843
tutuklu, 20 bin 969 hükmen tutuklu ve 63 bin 548 hükümlü bulunduğunu kaydetti.
Üskül, "Bu sayılardan görüldüğü gibi basında zaman zaman tutuklu sayısının
hükümlü sayısından çok fazla olduğu haberlerinin doğru olmadığı anlaşılıyor.
Tutuklu ve hükmen tutukluların sayısı, hükümlülerden biraz az. Bu sayılar, geçmiş
yıllara baktığımızda benzeri bir tabloyu ortaya koyuyor. Af kanunlarının
uygulandığı dönemler dışında tutuklu ve hükümlü sayısı, birbirinden çok farlı
değil" diye konuştu.TUTUKLULUĞUN UZUN SÜRMESİ
Cezaevindeki 120 bin 360 kişiden 111 bin 320’sinin adli, 6 bin 402’sinin
terör, 2 bin 638’inin ise çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olmaktan
bulunduğunu belirten Üskül, 114 bin 47’sinin erkek, 4 bin 160’ının kadın, 2 bin
153’ünün çocuk olduğunu söyledi.
Üskül, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hangi suçtan tutuklu ya da hükümlü olursa olsun, tutukluların ve
hükümlülerin de hakları vardır. Tutuk ve cezaevlerinde kalanların bu haklarının
kullanıp kullanamadıkları bizim açımızdan önem taşır. Bize başvuru yapılsın,
yapılmasın, incelemelerimizi bu çerçevede yaparız.
Genel olarak yakınma konusu olan tutukluluğun uzun sürmesi, ülkemizin
genel sorunu. Belki ünlü bazı kişilerin uzun süre tutuklu kalması, daha çok
medyanın gündemine gelebiliyor. Tespitlerimize göre ceza infaz kurumlarında
kalanların büyük bölümü adli konularda suçlu olduğu iddia edilen veya suçlu
olanlar. Herhangi bir adli suçtan dolayı tutuklu olanların da tutuklulukların
uzun sürmesi, komisyonumuz açısından öbürleri kadar önemli bir sorundur.
Tutukluluğun gereğinden çok uzun sürmesi ya da tutuklu olmayı gerektiren
koşulların tam olarak ortada bulunmamasına rağmen tutukluluk kararının
verilebilmesi, adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindedir.
Komisyon olarak söylediğimiz şudur; tutuklama kararı verirken
yargıçlarımız, mutlaka kendi yasalarımızda yer alan hükümleri titizlikle dikkate
almalı. Aynı zamanda AİHM’in tutukluluğun uzun sürmesi nedeniyle adil yargılama
hakkının ihlali nedeniyle açılan davada verdiği kararlarda geliştirilen
kriterlerin dikkate alınması gerektiğini belirtiyoruz. Yargıçlarımız, AİHM
kararlarında ortaya konulan kriterlere uydukları oranda ülkemizde tutuklamayla
ilgili bu tür iddialar tümüyle ortadan kalkmasa bile çok büyük ölçüde
azalabilecektir. Yargıya müdahale etme olanağımız da niyetimiz de yoktur."KOMİSYON, CEZAEVLERİNE GİDECEK
Üskül, komisyonun bundan sonra yapacağı ilk toplantıda, cezaevlerini
incelemek üzere bir altkomisyon oluşturacağını bildirdi.
Altkomisyonun, en çok şikayetlerin geldiği yerlerden başlamak üzere
incelemelerde bulunacağını belirten Üskül, "Bu arada elbette muhtemelen
Silivri’ye de Tekirdağ’a da gideceklerdir. Ya da çok fazla şikayetin geldiği
başka bazı cezaevlerine de gideceklerdir" dedi.
Şikayetlerin en çok Silivri Cezaevi’nden gelip gelmediği yönündeki soru
üzerine Üskül, en çok şikayet gelen cezaevlerinin başında Tekirdağ’ın geldiğini,
Silivri’nin de bulunduğunu kaydetti. Üskül, şartlar, havalandırma, görüşme gibi
değişik konularda şikayetlerin gelebildiğini dile getirdi.
Nereden, ne kadar şikayetin geldiğini inceleyeceklerini ifade eden Üskül,
milletvekillerin taleplerini de değerlendireceklerini söyledi.
Bir gazetecinin, sorusuna "Silivri özel konumda olduğu için soruyorum"
diye başlaması üzerine Üskül, "Silivri neden özel konumda? Türkiye’deki bütün cezaevleri bizim için özel konumdadır, hiçbir fark yoktur. Şu ya da bu cezaevinde
bulunan kişiler arasında hiçbir fark yoktur, ayrım yapmamız söz konusu olamaz"
diye konuştu.
Hanefi Avcı ile görüşen CHP’li komisyon üyelerin bir talepte bulunup
bulunmadıkları sorusuna Üskül, "Hayır" karşılığını verdi.
Üskül, daha önce kurulan çocuk yuvaları, YİBO’larla ilgili altkomisyon
ile askeri cezaevlerini incelemek üzere oluşturulan altkomisyonun, bu yasama
yılında da çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı.
Komisyonun, bugünkü gündeminde bulunan Zonguldak’ta kapalı cezaevinde
intihar eden kişinin durumunu ele alıp almadığına yönelik soruyu yanıtlarken de
Üskül, raporlarının tamamlanması için adli tıp raporuna ihtiyaçları bulunduğunu
söyledi.
Üskül, başörtüsüyle ilgili bir soru üzerine, bu konuda komisyonlarına
başvuru gelmediğini, milletvekili olarak açıklama yapabileceğini ancak, yerin
burası olmadığını ifade etti.























