Fatih'te bir otomobilin içinde başlarından vurularak öldürülen yeni evli Vural çiftinin cenazeleri, Adli Tıp Kurumundan alındı.Alınan bilgiye göre, Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemleri tamamlanan Sonay Vural'ın cenazesi yakınları tarafından alınarak tören düzenlenmek üzere Surp Kevork Ermeni Kilisesi'ne götürüldü.BİRİ KİLİSEYE DİĞERİ CAMİYEZekeriya Vural'ın cenazesi Kocamustafapaşa'daki Sümbülefendi Camisi'ne getirildi. Vural'ın tabutunun üzerinde damatlık gömleğinin olduğu görüldü.Vural için öğle namazını ardından cenaze namazı kılındı. Vural'ın cenazesi, Sarıyer Ağlamış Dede Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenaze törenine, Vural ailesi, yakınları, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ile vatandaşlar katıldı.Zekeriya Vural'ın annesi Emine Vural oğlunun tabutuna sarılarak, ''Gitme, o aileyle görüşme. Onlar sana kötülük yapacak. Oğlum, sen sadece sevdin, yanlış bir şey yapmadın. Onlar ne seni ne de dinini kabullenemedi'' diye gözyaşı döktü.''ARALARINA GİREN AİLEYDİ''Baba Murat Vural, gazetecilere yaptığı açıklamada, oğlunun Soney Vural ile olan birlikteliğine hiçbir zaman karşı çıkmadığını söyledi.Yıllardır İstanbul'da yaşadıklarını, oğlunun İstanbul'da kendi ayakları üzerinde durarak okuduğunu ve çalıştığını anlatan Vural, ''Çocuklar birbirlerini delice sevmişler, ben hiçbir zaman onlara karşı çıkmadım. İnsanlar kiminle evlenirse evlensin, hangi dini seçerse seçsin. Her şey başım üstüneydi, kabulümdü'' dedi.Zekeriya Vural'ın amcası Cemil Vural da çiftin arasında din de dahil olmak üzere hiçbir sorun olmadığını belirterek, şunları kaydetti: ''Sadece aralarına giren aileydi. Kız tarafının hepsi karşı çıktı. Benden yardım isteselerdi hiçbir zaman karşı çıkmazdım, yardım ederdim onlara. Zekeriya ve Soney, Soney'in çalıştığı eczanede tanışmışlar. 6-7 aylık bir beraberlikten sonra kendi kararlarını vermişler.Bu bir aile kararıdır. Aile meclisinde karar alınıp gerçekleştirilmiştir. Bugüne kadar bizim tarafta görüştüğümüz akrabaları da 'bu iş olmaz' dediler. Görüştüğümüz zamanlarda Soney'in annesi eve gelip, 'İkisini de öldürttüreceğim. Kızımı da oğlunuzu da bu toplu bir karardır' dedi.''''BİR YILDIZDI VE KAYDI GİTTİ''
Vural'ın iş arkadaşı Muammer Sağsöz de bu çağda böyle bir olayın yaşanmasının acı olduğunu belirterek, bu durumu vahşet olarak nitelendirdiğini söyledi.İnsanlar arasındaki dinin ve dilin farklı olmasının evlilik kurumunu etkilememesi gerektiğini ifade eden Sağsöz, ''Zekeriya dünyanın iyisi bir insandı. Bir karıncayı bile incitmezdi. Bir bardak çayı bizden ayrı içmezdi. Çok efendi bir insandı. Benim için bir yıldızdı ve kaydı gitti. Başımız sağ olsun'' diye duygularını dile getirdi.CİNAYET ANINI ANLATTI
Geçirdiği bir rahatsızlıktan dolayı hastanede tedavi olan Zekeriya Vural’ın taburcu olmasının ardından 11 Aralık akşamı Fındıkzade’deki bir restoranda buluştuklarını ifade eden Gönay Ö.'nün cinayet anını şu şekilde anlattığı öğrenildi:“Zekeriya'yı daha önce tanımadığım için evde yatağımın altında sakladığım ruhsatsız 9 mm çaplı Baretta marka tabancamı yanıma aldım. Yemek yerken düğün konusunu konuştuk. Zekeriya'ya ailemizin kendisinin Müslüman olmasından dolayı bu işe karşı çıktığını,, töremizde böyle bir şeyin olmadığını söyledim.Kendisinin Hristiyan olmak istediğini hatırlatarak, düğünü kilisede yapıp yapmayacağını sordum. Bana kaçamak bir şekilde ‘’Hristiyan olsam mı olmasam mı?’ dedi. Devamında ‘Düğünü kendi aramızda yaparız. Bizim de onurumuz şerefimiz var. Kendi tarafımdan kimseye ‘kilisede düğün yapıyorum’ diyemem’ diyerek, bizi küçültücü kelimeler kullandı. Buna içerledim. Daha sonra restoran kalabalıklaşınca rahat konuşamadığımız için ben de ‘dışarı çıkalım’ dedim.Zekeriya'nın kapı önündeki otomobiline bindik. Çift olarak önde oturmasını uygun gördüm. Zekeriya'ya tekrar bu konu hakkında çözüm üretmesini ve düğünü nasıl yapacaklarını sorduğumda yine aynı cevabı verdi. Ben de ‘Bizim de bir onur şerefimiz var, bizim törelerimizde de düğün kilisede olur. Olacaksa böyle olacak’ dedim.Zekeriya bana sert çıkarak, ‘Sabahtan beri tutturdun bir töreydi, onurdu, şerefti’ diyerek küfür etti. ‘Ben de sinirlendim ve arabayı sağa çektirdim. Bu sırada silahımı çektim ve önce Zekeriya'nın başına sıktım. Soney geriye dönerek donuk donuk baktı. O’nun başına da bir el sıktım. Olaydan sonra bekar bir arkadaşımın evine gittim. Ertesi gün arkadaşım bana teslim olmamı, daha sonraki gün Güvercinciler Derneği’ne gittim ve teslim oldum.”
Vural'ın iş arkadaşı Muammer Sağsöz de bu çağda böyle bir olayın yaşanmasının acı olduğunu belirterek, bu durumu vahşet olarak nitelendirdiğini söyledi.İnsanlar arasındaki dinin ve dilin farklı olmasının evlilik kurumunu etkilememesi gerektiğini ifade eden Sağsöz, ''Zekeriya dünyanın iyisi bir insandı. Bir karıncayı bile incitmezdi. Bir bardak çayı bizden ayrı içmezdi. Çok efendi bir insandı. Benim için bir yıldızdı ve kaydı gitti. Başımız sağ olsun'' diye duygularını dile getirdi.CİNAYET ANINI ANLATTI
Geçirdiği bir rahatsızlıktan dolayı hastanede tedavi olan Zekeriya Vural’ın taburcu olmasının ardından 11 Aralık akşamı Fındıkzade’deki bir restoranda buluştuklarını ifade eden Gönay Ö.'nün cinayet anını şu şekilde anlattığı öğrenildi:“Zekeriya'yı daha önce tanımadığım için evde yatağımın altında sakladığım ruhsatsız 9 mm çaplı Baretta marka tabancamı yanıma aldım. Yemek yerken düğün konusunu konuştuk. Zekeriya'ya ailemizin kendisinin Müslüman olmasından dolayı bu işe karşı çıktığını,, töremizde böyle bir şeyin olmadığını söyledim.Kendisinin Hristiyan olmak istediğini hatırlatarak, düğünü kilisede yapıp yapmayacağını sordum. Bana kaçamak bir şekilde ‘’Hristiyan olsam mı olmasam mı?’ dedi. Devamında ‘Düğünü kendi aramızda yaparız. Bizim de onurumuz şerefimiz var. Kendi tarafımdan kimseye ‘kilisede düğün yapıyorum’ diyemem’ diyerek, bizi küçültücü kelimeler kullandı. Buna içerledim. Daha sonra restoran kalabalıklaşınca rahat konuşamadığımız için ben de ‘dışarı çıkalım’ dedim.Zekeriya'nın kapı önündeki otomobiline bindik. Çift olarak önde oturmasını uygun gördüm. Zekeriya'ya tekrar bu konu hakkında çözüm üretmesini ve düğünü nasıl yapacaklarını sorduğumda yine aynı cevabı verdi. Ben de ‘Bizim de bir onur şerefimiz var, bizim törelerimizde de düğün kilisede olur. Olacaksa böyle olacak’ dedim.Zekeriya bana sert çıkarak, ‘Sabahtan beri tutturdun bir töreydi, onurdu, şerefti’ diyerek küfür etti. ‘Ben de sinirlendim ve arabayı sağa çektirdim. Bu sırada silahımı çektim ve önce Zekeriya'nın başına sıktım. Soney geriye dönerek donuk donuk baktı. O’nun başına da bir el sıktım. Olaydan sonra bekar bir arkadaşımın evine gittim. Ertesi gün arkadaşım bana teslim olmamı, daha sonraki gün Güvercinciler Derneği’ne gittim ve teslim oldum.”























