Kafkasya’nın efsaneler şehri Batum hızla Kafkasya’nın Bangkok’u olma yolunda ilerliyor.
Gürcüler buraya: Batumi diyorlar. Kahve, Manolya, Akordeon. Batum’un yamaçlarını, parklarını, kırlarını bir cennet bahçesine çeviren manolya çiçekleri: kentin sembolü. TBMM’nin ilk oluşumuna Batum temsilci göndermiş, ancak daha sonra gelişen olaylar nedeniyle, Ruslara bırakılmış bir kent.
Acaristan Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti Batum… Trabzonlu, Rizeli ya da Artvinli yaşlılar, Batum’dan söz ederken mutlaka bir büyüğünün bu kentle olan anısından, bölge halkının gurbet yeri olduğundan söz ederler.
Tabiat bakımından adeta doğanın içinde bir cennet… Bir tarafta yemyeşil bitki dokusu, diğer tarafta masmavi bir deniz, alabildiğine kumsal, kilometrelerce uzanan bir sahil, ancak rüyalarda görülebilecek manzaralara sahip olan Batum, çok uzakta değil, Artvin’in kıyısında… Çok yakınımızda… Eşsiz botanik bahçeleriyle, yeşiliyle, deniziyle, sıcakkanlı insanlarıyla kendisine hayran bırakan bir kent…
Düz arazi yapısı, geniş cadde ve bulvarlara sahip Batum’un sahil parkı çok geniş ve bakımlı. Bambu, palmiye gibi ağaçlar yetiştirilen park seyirlik ve eğlencelik olarak düzenlenmiş. Yaklaşık 120 bin metrekareye kurulu, içinde binlerce bitki ve ağaç türü bulunan Botanik parkı insanı gerçekten kendisine hayran bırakıyor ancak bakımsızlığı da gözler kaçmıyor.
Batum’da yabancı olduğunuzu ya da başka bir ülkede bulunduğunuzu hissetmiyorsunuz. Adım başı Türkçe konuşan insana rastlıyor, Müslümanlarla karşılaşıyor, başörtülü bayanları görebiliyorsunuz.
Bir başka nokta da Batum ile aramızdaki tarihi ve siyasi bağ eskilere dayanmakla birlikte günümüze değin sürüyor. Çünkü, bilindiği gibi Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan arasında imzalanan Kars Antlaşmasının 6. maddesine göre, Türkiye, Batum ve çevresini (Acaristan’ı), buradaki halkın dini ve kültürel haklarını gözeten bir özerk yönetim sağlanmak ve burada halkın rızasına uygun bir arazi kullanımına imkan vermek, ayrıca Batum limanından serbestçe yararlanmak şartlarıyla Gürcistan'ın yönetimine devretmiştir. Bu şartlar nedeniyle Türkiye, Acaristan’ın özerkliğinin garantörü konumundadır.
Batum, Karadeniz kıyısında, Artvin'den hemen sonra bulunan ve halen Gürcistan’ın Acaristan Özerk Cumhuriyeti'nin başkenti olan tarihi, turistik bir liman şehridir. Yaz aylarında bu nüfus 400.000'i bulmaktadır.
Batum, Transkafkasya Demiryolu’nun ve Bakü petrol boru hattının son bulduğu önemli liman ve ticaret merkezidir. Türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıktadır ve astropikal iklimin olduğu bölgede bol meyve ve çay yetişir. Petrol rafinerisi ve gemi yapımcılığıyla da tanınmıştır. Şehir, Acaristan'ın önemli turizm merkezlerinden de biridir.
Batum’un eski Yunan kolonisi olarak Batis adıyla kurulduğunu sanılır. Ortaçağa değin çeşitli bölgesel yönetimlerin hâkimiyetinde olan şehir, 16. yüzyılda Osmanlılar tarafından fethedildi. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Çarlık Rusya tarafından işgal edildi. Ayastefanos ve Berlin antlaşmalarıyla şehir Rusya’ya bırakıldı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Rusya’nın bölgeden çekilmesiyle şehir Brest-Litovsk Antlaşması uyarınca Osmanlı Devleti’ne geri verildi ve bağımsız bir sancak merkezi oldu. Mondros Mütarekesi uyarınca önce İngilizlere, sonra Gürcülere bırakıldı. Misak-ı Milli sınırları içerisinde olan şehrin kurtarılması amacıyla Milli Mücadele Hükümeti kuvvetleri bir ara Batum’a girdiyse de çekilmek zorunda kaldı. Bu arada, Akif Sümer, Ahmet Fevzi Erdem, Ali Rıza Acara, İmamzade Edip Dinç ve Hahutzade Ahmet Nuri Efendi, Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Batum milletvekilleri olarak katıldılar. Batum, Moskova Antlaşması ve nihayet Kars Antlaşması sonucunda, özerk bir yönetim sağlanması koşuluyla Sovyet Gürcistan’ına bırakıldı. Bu çerçevede kurulan Acaristan Özerk Cumhuriyeti'nin yönetim merkezi oldu.
Gürcistan’ın 1991’de bağımsızlığını ilan etmesinden sonra Acaristan yönetiminin başına Aslan Abaşidze geldi ve Abaşidze Batum’da ikamet ederek bölgeyi bir diktatör olarak yönetti. Mayıs 2005’te Abaşidze iktidarı merkezi yönetimin girişimi ve halkta gerekli desteğin bulunmaması nedeniyle son buldu.
Batum, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Kafkas halklarından ve Gürcülerden oluşur. Bunun yanında diğer dinlerden olan nüfus da bulunmaktadır. Halen bölgede merkezi yönetimin desteklediği yoğun bir Hıristiyanlaştırma faaliyeti söz konusudur.
Şehrin görülmeye değer yerleri arasında tarihi Batum Camii, Acaristan Müzesi, Botanik Bahçesi, Karadeniz kıyısındaki Akvaryum ve sirk sayılabilir.
Mihail Saakaşvilinın Gürcistan’da iktidara gelmesiyle halkının yüzde yetmişi Müslüman olan Batum'da şimdi bir de haç dikme kampanyası başlatmışlar. Daha şehre girerken karşınıza kocaman bir haç çıkıyor. Caddelerde dolaşırken beklenmedik yerde ani bir şekilde haçla karşılaşmanız mümkün. Zaten Soros'un yumuşak darbesiyle yönetime geçen Mihail Saakaşvili, Gürcistan'ın bayrağını değiştirerek ortaya büyükçe, onun kenarlarında oluşan hücrelere de dört küçük haçın yerleştirildiği yeni bir bayrak şekli kabul etmiş.
150.000 nüfuslu kentte, Müslüman ve Hıristiyanlar neredeyse yarı yarıya. Sovyetler Birliği döneminde, Rusya’nın Antalya’sı olan kent: turizme yelken açmış. Şu anda, 21 tane, beş yıldızlı otel projesi yürütülüyor. Tabii tüm bunlar: turizmin, kumarhane ve seks boyutlarına da hizmet edecek şekilde devam ediyor. Çünkü: Gürcistan Devlet Başkanı, Batum’u Kafkasya’nın Las Vegas’ı yani kumarhaneler şehri yapma düşüncesinde. Tüm bunların yanında: Batum, günümüzde dahi, fuhuş cenneti tabirini çoktan alan bir yer olarak da öne çıkıyor.
Yücel Tanay - TNA - Rize
Güncel
Yayınlanma: 21 Kasım 2011 - 19:43
Batum Kafkasya'nın Bangkok'u Oluyor
Kafkasya'nın efsaneler şehri Batum hızla Kafkasya'nın Bangkok'u olma yolunda ilerliyor.
Güncel
21 Kasım 2011 - 19:43
İlginizi Çekebilir






















