Haber: Nigar Börek26 Şubatta Brüksel’de Hocalı Soykırımı ile ilgili olarak (Dünya Azerbaycanlıları Kongresi) DAK ve Belçika Azerbaycan Dostluk Cemiyetinin teşebbüsü ile Avrupa parlamentosu ve Ermenistan Büyükelçiliği karşısında miting yapıldı. Bunun ardından 26-28 Şubatta da Dünya Azerbaycanlıları Kongresinin 14’ncü Kurultayı yapıldı ve Asıf Kurban kuruma 2 yıl süreyle başkan seçildi.Yapılan işlere bağlı olarak verilen hesabın ardından kurultay üyelerine söz verildi. En dikkat çekici kurultaya dünyanın çeşitli yerlerinde faaliyet gösteren dernek başkanlarının katılmasıydı.İstanbul Azerbaycan Kültür Evi başkanı Hikmet Elp kurultaya katılanları selamlayarak, bu defa yapılan kurultayın diğerlerinden farklı olmasını, verilen kararların havada kalmamasını arzu ettiğini belirtti. Çok büyük zorluklarla da olsa bu kurultaya katılmayı bir Azerbaycanlı olarak kendine borç bildiğini belirtti. Türkiye’de doğmasına ve büyümesine bakmayarak, atalarının Ermenistan denilen Batı Azerbaycan’dan Türkiye’ye geldiğini vurguladı. Ayrıca, sesimizi dünyaya duyurmak için, mutlaka şahsi çıkarlarımızdan çok milli çıkarlarımızı ön plana çıkarma zamanı geldi. ''Bundan başka , DAK’ın kapılarının Azerbaycanlıyım-Türküm diyen her kese açık bırakmalıyız. Azerbaycan dünyanın her yerinde yaşayan Azerbaycanlıların vatanıdır. Hangi siyasi düşüncede olursa olsun bizim kimseye küsmek hakkımız yoktur''.
İsveç’ten kurultaya katılan aslen Tebriz’den olan Esed Sadiqi ise yıllardır Diaspora işinin içinde olduğunu defalarca DAK’ın kurultaylarına katılsa da, son birkaç kurultayına katılmaktan imtina ettiğini vurguladı. Kendisi gibi çok insanın aynı adımı attığını söyleyen Sadigi bunun sebebinin, insanlar arasında DAK’a güvenlerinin kalmamış olduğunu belirtti. Bu durumun acele düzeltilmesi gerektiğini ancak fazla umudunun olmadığını %1 umudum var ama yinede geldim belki o %1 gerçek olur. Yeter ki gerçekten çalışmak isteyenler olsun. Bu kurultaydan gelecek kurultaya kadar göreceğimiz işlere bağlı olarak hedefimizi belirlemeyi teklif ederim. Bundan başka Güney meselesinin şeref meselesi olduğuna değinen Esed bey önceki zamanlarda bu meseleden konuşmaktan çok korktuklarını vurgulayarak ''Hatta görüşmelerin birinde biz buraya Güneyin meselesini konuşmaya gelmedik diyenlerde olmuştu. O ise dünyada en büyük problemleri yaşayan Azerbaycanlıların 40 milyonu Güneyde yaşıyor. Bundan başka Türkiye’ye olan tutumlada bağlı DAK’ın siyaseti olmalıdır. Bu gün Türkiye resmen tek başına bırakılmak üzeredir. Dünyanın her yerinde DAK bununla ilgili çeşitli görüşmeler, miting ve toplantılar yapmalıdır. Mesela, Türkiye aleyhine yapılan propagandalara karşılık vererek sesimizi duyurmalıyız. İsveç’ten olan Memmed Azer de 20 yıldır var olan DAK teşkilatında 17 yıldır bulunduğunu, olup bitenleri yürek acısı ile izlediğini belirtti. Bu zamana kadar DAK başkanlarına geniş yetki verildiğini, bundan sonra teşkilat komitesinede geniş yetki verilmesini teklif etti. 15 kişiden oluşan idare heyetinin her biri çeşitli ülkelerde yaşıyorlar. Ve her seferinde bir araya gelme imkanı bulamıyorlar. Bu sebepten 5 kişiden oluşturulacak bir teşkilat komitesi kurulmalı ve onlara bazı kararları almaları için yetki verilmelidir. Türkiye’den gelen Dr.Asıf Kurban da kürsüden kendi hakkında kurultay üyelerine bilgi vererek; DAK Başkan Yardımcısı gibi tutulan kayıt ve tekliflere razı olduğunu, Hocalı şehitlerini saygıyla andığını belirtti. 20 yıldır sosyal faaliyette bulunduğunu hatıralatan Asıf KURBAN ; DAK’ın yerli derneklerle sıkı ilişkiler kurmasının şart olduğunu belirtti. Bir gün önce Brüksel de Ermenistan elçiliği önünde yapılan mitingden konuşan Natik, Ayhan Demir ve Azerbaycan Belçika Dostluk Cemiyeti derneği burada olmasaydı, biz bu mitingi burda bu seviyede yapamazdık. DAK’ın hiç bir iş görmemesi meselesine itiraz eden Kurban teşkilat olarak Türkiye’de hayli iş gördüklerini, Türkiye Büyük Millet Meclis başkanıyla görüşüp, Hocalı gerçeklerini ona ilettiklerini belirtti. Ermenistan ile sınırın açılacağı meselesi gündeme geldiğinde iki gün içinde 26.000 imza toplayarak Türkiye'nin Başbakanı ve Cumhurbaşkanına takdim ettiklerini hatırlattı ve herkesin üzerine düşen görevleri yapması için seferber olmasını arzuladığını söyledi. Kurban, güney meselesinde DAK ın katı kuralları olmasından bahsederek, ayrıcalık olmadan dünyada yaşayan Azerbaycanlıların sesi olacağını belirtti. O, Borcalı’da yaşayan Türklerinde hayli problemi olduğunu dile getirerek, bütün bunların halledilmesi için adımlar atılmasının zorunluluğunu hatırlattı. Bundan başka dünyadaki Azerbaycanlıların karşılaştığı problemi medya vasıtasıyla Azerbaycan devletine iletilmesinin aleyhine olduğunu, bu problemlerin ilgili kurumlarla irtibata geçerek çözümlenmesinin daha önemli olduğunu belirtti.
Norveçten katılan Rehmet Atabey’de kurultay iştirakçılarına bu mukaddes ve zor işlerinde başarılar dileyerek, Norveç'te faaliyet gösteren Azerbaycan'ın sesi radyosunun sorumlu işçisi olduğunu, fakat kurultaya Kurtuluş Partisi yetkilisi olarak katıldığını vurguladı. Gelecek kurultaya kadar yeni seçilen DAK başkanı ve idare heyetinin 3 ayda bir görülen işler hakkında hesap vermesini teklif etti.. Teşkilat içinde şeffalık sağlansın. Aksi taktirde bu yönetiminde diğer yönetimlerden hiçbir farkı olmayacaktır diye belirtti.Teymur Eminbeyli de 18 yıldır DAK ta olduğunu, kurumda Güney- Kuzey ayrımı etmeden normal şekilde hep birlikte konuların ele alınmasını teklif etti. Ve önemli kararları alıp sistemli şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.Ahmet Obaldı da Amerika’dan katıldığını hatırlatarak, Dak’ın kurucularından olduğunu, bu güne kadar hiçbir iş görülmedi denmesine karşı çıkarak bunu kabul etmediğini belirtti. DAK’ın sadece son birkaç başkan döneminde iş görmediğini, memurların ağzı ile faaliyet gösterdiklerini belirtti. Natik Pişeveri döneminden sonra ilk defa DAK sayesinde BMT de Güney meselesinin kaldırıldığını, bununda teşkilatın faaliyeti sayesinde olduğunu belirtti. Eldar Karadağlı ise 1998 yılından beri DAK’ın içinde olduğunu ve etrafında çirkin oyunlar oynandığını, buna karşı çıkanlara da hemen iğrenç oyunların yapıldığını belirtti.” Bize ne” denilmemesini, her bir Azerbaycanlının bunun karşısında durmasının zorunluluğunu vurguladı. Son yıllarda Güney Azerbaycan'da ki milli harekattan da söz ederek, DAK’ın bu sahada hiç bir iş görmediğini, onların sesini dünyaya duyurmakta gayret göstermediğini belirtti.Seyavuş Yusifli de Azerbaycanlıların birlik problemi olduğunu söyleyerek, bütün günahların kendilerinde olduğunu vurguladı. O, Azerbaycanlı ile Türkiyeli’nin hiç bir farkı olmadığını belirtti. Türk Milletine ayrı seçim ayrıcalığı tanınmamasını dile getirdi. ''Yıllardır varolan problemlere dostluk hatırına sesimizi çıkarmadığımızı bir kenara koymanın zamanı geldi. Milli meselelerde kardeşimize bile itiraz etmemiz gerektiğini hatırlamalıyız''.Türk Ocakları Onursal Başkanı Recep Tuncer Sarı kurultaya başarılar dilediğini, her şeyden önce dünya Azerbaycanlılara birlik arzuladığını diyerek, DAK’ ın kurultayına Ayhan Demir tarafından davet edildiğini, hem kendi, hemde teşkilatı adına her konuda DAK’ın yanında olduklarını söyledi.Azerbaycan'dan katılan Fatma Sofiyeva ise bütün küskünlükleri bir yana koyup, memurun kendi başına buyruk hareket etmesine göre Vatana küsülmez dedi. ''Vatana, devlete küsüp düşmanla birleşmek, düşmana baş eğmek demektir. Biz bazen Türk olduğumuzu biliriz ama düşmanlarımız bizim Türk olduğumuzu hiçbir zaman unutmuyorlar. DAK’ın bu zamana kadar hiçbir iş görmedi söylemlerine katılmıyorum.İş olan yerde eksikliklerde mutlaka olur. Önemli olan bundan sonra yapacağımızı işlere bakalım.Ejder Tağızade Azerbaycan ve Türkiye Devletleri benim devletimdir diyerek söze başladı. O, İran-Fars rejiminin Güneydeki Milli özgürlük harekatına karşı zulümlerin devam ettirdiğini ve bu harekatı kendine düşman hesap ettiğini belirtti. O, Azerbaycan'da da bazı memurların DAK’ ı kendi çıkarları için alternatif hesap ettiğini belirterek, ''Ne ederlerse etsinler bu bizim umurumuzda olmamalıdır. Bilmeliyiz ki, bazı şeyler var, bu Azerbaycan devletinin elinde değil. Azerbaycan'ın gücü bu kadardır. O yüzdende onlardan incinip, kendi emellerimiz'den el çekmemeliyiz. Eğer hangi devlet başkanı Azerbaycan devletini koruyup kolluyorsa o bana lazımdır. Bunu anlamamız gerekir. Biz Azerbaycanın iç işlerine karışmamalıyız. Burada olan her birimiz dışarıda yaşayan vatandaşlardır. Amma Farsın zulmünde olan Güney Azerbaycan'daki milli harekata sahip çıkıp, onların sesini, İşgalde olan Karabağ'ın sesini dünyaya duyurmakta görevimizdir. Unutmayın size ,Erdoğan, İlham Aliyev diktatördü diyenler, bunu Türk milletine diyor. Onlara haddini bildirmekte bizim görevimizdir. Biz Güney Azerbaycan Türk Cumhuriyetinin sesi olduğumuzu unutmamalıyız''.İlhan Aşkın da Hollanda Azerbaycan Türk Derneği başkanı olarak DAK’ ın idare heyetine seçildiğini, hatırlattı. '' DAK kurulduğunda dosta güven düşmana huzursuzluk vermişti . İran bundan çok rahatsız olmuştu. Amma ne yazık ki bir el uzanıp bizi böldü ve bir avuç kaldık. DAK’ın 5 ve 6’ ncı kurultayını biz yapmıştık. Otellere, salonlara sığmamıştık. Elin oğlu gelip bir devlet kurdu, biz devletlerimizin değerini bilmiyoruz. Kobani'de birinin tırnağına taş değdiğinde dünyadaki Kürtler ayağa kalktı. Güney Azerbaycan'da her gün Türk öldürülür bizim sesimiz çıkmıyor. Gelin geleceğimiz için birlik yatırımı yapalım''.Xeqani Qayıblı da kendilerinden sonra gelen nesillere örnek olmayı tavsiye ederek, DAK ın geçmişini araştırmaktan yana olmadığını, sadece geleceğe doğru yapılacaklardan konuşulmasından yana olduğunu bildirdi. Belçika-Azerbaycan Dostluk Cemiyeti başkanı Ayhan Demirci de birlik ve beraberlik içinde çalışmayı arzuladığını, geleceğe ümitle baktıklarını hatırlattı. Konuşmalardan sonra prosedüre göre soru cevap kısmına geçildi. (Dünya Azerbaycanlıları Kongresi) DAK’ ın başkan yardımcısı Asıf Kurban kuruma 2 yıl süreyle başkan seçildi.
DAK’ın Başkan Yardımcısı Memmed Azer , Teşkilat sorumluları Seyavuş Yusifli ve İlhan Aşkın seçildi.
Dış siyasetten sorumlul Ahmet Obalı, Yazı işleri Katibi ise Xeqani Qayıplı seçildi. DAK’ın İdare Heyetine ise
Asıf Kurban; Türkiye
Teymur Eminbeyli; İsveç
Ahmet Obalı ; Amerika
İlhan Aşkın; Hollanda ,
Ayhan Demirci; Belçika
SeuavuşYusifli; İsveç
Haqanı Qayıblı; Estonya
Memed Azer; İsveç
Fatma Sofiyeva; Azerbaycan
İsveç’ten kurultaya katılan aslen Tebriz’den olan Esed Sadiqi ise yıllardır Diaspora işinin içinde olduğunu defalarca DAK’ın kurultaylarına katılsa da, son birkaç kurultayına katılmaktan imtina ettiğini vurguladı. Kendisi gibi çok insanın aynı adımı attığını söyleyen Sadigi bunun sebebinin, insanlar arasında DAK’a güvenlerinin kalmamış olduğunu belirtti. Bu durumun acele düzeltilmesi gerektiğini ancak fazla umudunun olmadığını %1 umudum var ama yinede geldim belki o %1 gerçek olur. Yeter ki gerçekten çalışmak isteyenler olsun. Bu kurultaydan gelecek kurultaya kadar göreceğimiz işlere bağlı olarak hedefimizi belirlemeyi teklif ederim. Bundan başka Güney meselesinin şeref meselesi olduğuna değinen Esed bey önceki zamanlarda bu meseleden konuşmaktan çok korktuklarını vurgulayarak ''Hatta görüşmelerin birinde biz buraya Güneyin meselesini konuşmaya gelmedik diyenlerde olmuştu. O ise dünyada en büyük problemleri yaşayan Azerbaycanlıların 40 milyonu Güneyde yaşıyor. Bundan başka Türkiye’ye olan tutumlada bağlı DAK’ın siyaseti olmalıdır. Bu gün Türkiye resmen tek başına bırakılmak üzeredir. Dünyanın her yerinde DAK bununla ilgili çeşitli görüşmeler, miting ve toplantılar yapmalıdır. Mesela, Türkiye aleyhine yapılan propagandalara karşılık vererek sesimizi duyurmalıyız. İsveç’ten olan Memmed Azer de 20 yıldır var olan DAK teşkilatında 17 yıldır bulunduğunu, olup bitenleri yürek acısı ile izlediğini belirtti. Bu zamana kadar DAK başkanlarına geniş yetki verildiğini, bundan sonra teşkilat komitesinede geniş yetki verilmesini teklif etti. 15 kişiden oluşan idare heyetinin her biri çeşitli ülkelerde yaşıyorlar. Ve her seferinde bir araya gelme imkanı bulamıyorlar. Bu sebepten 5 kişiden oluşturulacak bir teşkilat komitesi kurulmalı ve onlara bazı kararları almaları için yetki verilmelidir. Türkiye’den gelen Dr.Asıf Kurban da kürsüden kendi hakkında kurultay üyelerine bilgi vererek; DAK Başkan Yardımcısı gibi tutulan kayıt ve tekliflere razı olduğunu, Hocalı şehitlerini saygıyla andığını belirtti. 20 yıldır sosyal faaliyette bulunduğunu hatıralatan Asıf KURBAN ; DAK’ın yerli derneklerle sıkı ilişkiler kurmasının şart olduğunu belirtti. Bir gün önce Brüksel de Ermenistan elçiliği önünde yapılan mitingden konuşan Natik, Ayhan Demir ve Azerbaycan Belçika Dostluk Cemiyeti derneği burada olmasaydı, biz bu mitingi burda bu seviyede yapamazdık. DAK’ın hiç bir iş görmemesi meselesine itiraz eden Kurban teşkilat olarak Türkiye’de hayli iş gördüklerini, Türkiye Büyük Millet Meclis başkanıyla görüşüp, Hocalı gerçeklerini ona ilettiklerini belirtti. Ermenistan ile sınırın açılacağı meselesi gündeme geldiğinde iki gün içinde 26.000 imza toplayarak Türkiye'nin Başbakanı ve Cumhurbaşkanına takdim ettiklerini hatırlattı ve herkesin üzerine düşen görevleri yapması için seferber olmasını arzuladığını söyledi. Kurban, güney meselesinde DAK ın katı kuralları olmasından bahsederek, ayrıcalık olmadan dünyada yaşayan Azerbaycanlıların sesi olacağını belirtti. O, Borcalı’da yaşayan Türklerinde hayli problemi olduğunu dile getirerek, bütün bunların halledilmesi için adımlar atılmasının zorunluluğunu hatırlattı. Bundan başka dünyadaki Azerbaycanlıların karşılaştığı problemi medya vasıtasıyla Azerbaycan devletine iletilmesinin aleyhine olduğunu, bu problemlerin ilgili kurumlarla irtibata geçerek çözümlenmesinin daha önemli olduğunu belirtti.
Norveçten katılan Rehmet Atabey’de kurultay iştirakçılarına bu mukaddes ve zor işlerinde başarılar dileyerek, Norveç'te faaliyet gösteren Azerbaycan'ın sesi radyosunun sorumlu işçisi olduğunu, fakat kurultaya Kurtuluş Partisi yetkilisi olarak katıldığını vurguladı. Gelecek kurultaya kadar yeni seçilen DAK başkanı ve idare heyetinin 3 ayda bir görülen işler hakkında hesap vermesini teklif etti.. Teşkilat içinde şeffalık sağlansın. Aksi taktirde bu yönetiminde diğer yönetimlerden hiçbir farkı olmayacaktır diye belirtti.Teymur Eminbeyli de 18 yıldır DAK ta olduğunu, kurumda Güney- Kuzey ayrımı etmeden normal şekilde hep birlikte konuların ele alınmasını teklif etti. Ve önemli kararları alıp sistemli şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.Ahmet Obaldı da Amerika’dan katıldığını hatırlatarak, Dak’ın kurucularından olduğunu, bu güne kadar hiçbir iş görülmedi denmesine karşı çıkarak bunu kabul etmediğini belirtti. DAK’ın sadece son birkaç başkan döneminde iş görmediğini, memurların ağzı ile faaliyet gösterdiklerini belirtti. Natik Pişeveri döneminden sonra ilk defa DAK sayesinde BMT de Güney meselesinin kaldırıldığını, bununda teşkilatın faaliyeti sayesinde olduğunu belirtti. Eldar Karadağlı ise 1998 yılından beri DAK’ın içinde olduğunu ve etrafında çirkin oyunlar oynandığını, buna karşı çıkanlara da hemen iğrenç oyunların yapıldığını belirtti.” Bize ne” denilmemesini, her bir Azerbaycanlının bunun karşısında durmasının zorunluluğunu vurguladı. Son yıllarda Güney Azerbaycan'da ki milli harekattan da söz ederek, DAK’ın bu sahada hiç bir iş görmediğini, onların sesini dünyaya duyurmakta gayret göstermediğini belirtti.Seyavuş Yusifli de Azerbaycanlıların birlik problemi olduğunu söyleyerek, bütün günahların kendilerinde olduğunu vurguladı. O, Azerbaycanlı ile Türkiyeli’nin hiç bir farkı olmadığını belirtti. Türk Milletine ayrı seçim ayrıcalığı tanınmamasını dile getirdi. ''Yıllardır varolan problemlere dostluk hatırına sesimizi çıkarmadığımızı bir kenara koymanın zamanı geldi. Milli meselelerde kardeşimize bile itiraz etmemiz gerektiğini hatırlamalıyız''.Türk Ocakları Onursal Başkanı Recep Tuncer Sarı kurultaya başarılar dilediğini, her şeyden önce dünya Azerbaycanlılara birlik arzuladığını diyerek, DAK’ ın kurultayına Ayhan Demir tarafından davet edildiğini, hem kendi, hemde teşkilatı adına her konuda DAK’ın yanında olduklarını söyledi.Azerbaycan'dan katılan Fatma Sofiyeva ise bütün küskünlükleri bir yana koyup, memurun kendi başına buyruk hareket etmesine göre Vatana küsülmez dedi. ''Vatana, devlete küsüp düşmanla birleşmek, düşmana baş eğmek demektir. Biz bazen Türk olduğumuzu biliriz ama düşmanlarımız bizim Türk olduğumuzu hiçbir zaman unutmuyorlar. DAK’ın bu zamana kadar hiçbir iş görmedi söylemlerine katılmıyorum.İş olan yerde eksikliklerde mutlaka olur. Önemli olan bundan sonra yapacağımızı işlere bakalım.Ejder Tağızade Azerbaycan ve Türkiye Devletleri benim devletimdir diyerek söze başladı. O, İran-Fars rejiminin Güneydeki Milli özgürlük harekatına karşı zulümlerin devam ettirdiğini ve bu harekatı kendine düşman hesap ettiğini belirtti. O, Azerbaycan'da da bazı memurların DAK’ ı kendi çıkarları için alternatif hesap ettiğini belirterek, ''Ne ederlerse etsinler bu bizim umurumuzda olmamalıdır. Bilmeliyiz ki, bazı şeyler var, bu Azerbaycan devletinin elinde değil. Azerbaycan'ın gücü bu kadardır. O yüzdende onlardan incinip, kendi emellerimiz'den el çekmemeliyiz. Eğer hangi devlet başkanı Azerbaycan devletini koruyup kolluyorsa o bana lazımdır. Bunu anlamamız gerekir. Biz Azerbaycanın iç işlerine karışmamalıyız. Burada olan her birimiz dışarıda yaşayan vatandaşlardır. Amma Farsın zulmünde olan Güney Azerbaycan'daki milli harekata sahip çıkıp, onların sesini, İşgalde olan Karabağ'ın sesini dünyaya duyurmakta görevimizdir. Unutmayın size ,Erdoğan, İlham Aliyev diktatördü diyenler, bunu Türk milletine diyor. Onlara haddini bildirmekte bizim görevimizdir. Biz Güney Azerbaycan Türk Cumhuriyetinin sesi olduğumuzu unutmamalıyız''.İlhan Aşkın da Hollanda Azerbaycan Türk Derneği başkanı olarak DAK’ ın idare heyetine seçildiğini, hatırlattı. '' DAK kurulduğunda dosta güven düşmana huzursuzluk vermişti . İran bundan çok rahatsız olmuştu. Amma ne yazık ki bir el uzanıp bizi böldü ve bir avuç kaldık. DAK’ın 5 ve 6’ ncı kurultayını biz yapmıştık. Otellere, salonlara sığmamıştık. Elin oğlu gelip bir devlet kurdu, biz devletlerimizin değerini bilmiyoruz. Kobani'de birinin tırnağına taş değdiğinde dünyadaki Kürtler ayağa kalktı. Güney Azerbaycan'da her gün Türk öldürülür bizim sesimiz çıkmıyor. Gelin geleceğimiz için birlik yatırımı yapalım''.Xeqani Qayıblı da kendilerinden sonra gelen nesillere örnek olmayı tavsiye ederek, DAK ın geçmişini araştırmaktan yana olmadığını, sadece geleceğe doğru yapılacaklardan konuşulmasından yana olduğunu bildirdi. Belçika-Azerbaycan Dostluk Cemiyeti başkanı Ayhan Demirci de birlik ve beraberlik içinde çalışmayı arzuladığını, geleceğe ümitle baktıklarını hatırlattı. Konuşmalardan sonra prosedüre göre soru cevap kısmına geçildi. (Dünya Azerbaycanlıları Kongresi) DAK’ ın başkan yardımcısı Asıf Kurban kuruma 2 yıl süreyle başkan seçildi.
DAK’ın Başkan Yardımcısı Memmed Azer , Teşkilat sorumluları Seyavuş Yusifli ve İlhan Aşkın seçildi.
Dış siyasetten sorumlul Ahmet Obalı, Yazı işleri Katibi ise Xeqani Qayıplı seçildi. DAK’ın İdare Heyetine ise
Asıf Kurban; Türkiye
Teymur Eminbeyli; İsveç
Ahmet Obalı ; Amerika
İlhan Aşkın; Hollanda ,
Ayhan Demirci; Belçika
SeuavuşYusifli; İsveç
Haqanı Qayıblı; Estonya
Memed Azer; İsveç
Fatma Sofiyeva; Azerbaycan
























