1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girecek olan Türk Ticaret Kanunu, Rotary tarafından düzenlenen ve TTK Komisyon Başkanı Prof. Dr. Ünal Tekinalp’in katıldığı konferansta ele alındı.
Marmara Rotary Kulübü’nün girişimleriyle gerçekleştirilen konferansta açılış konuşmasını yapan Rotary 2420. Bölge Federasyonu Dönem Guvernörü Fatih R. Saraçoğlu, yürürlükteki 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun uygulanmaya başlandığı 1957 yılından itibaren dünya ekonomisinde önemli değişimler yaşandığını ve yaşanan bu değişimlerin uluslararası hukuk rejimlerinin yaratılmasına yol açtığını belirtti.
“AB tam üyelik hedefi, Türk hukukunda değişikliği zorunlu hale getirmiştir” Özellikle AB ülkeleri ticaret kanunlarında önemli değişiklikler yapıldığını; ancak ülkemizde yarım asırdır 6762 sayılı kanunda esasa yönelik hiçbir değişiklik yapılmadığını söyleyen Saraçoğlu, AB tam üyeliği hedefinin, ülkemiz için AB Müktesebatı olarak tanımlanan Birlik düzenlemelerinin Türk hukukuna aktarılması zorunluluğunu ortaya çıkarttığını belirterek “Türkiye, bir taraftan AB üyeliğine hazırlanırken, diğer taraftan uluslararası ticaret, endüstri, hizmet, finans ve sermaye piyasalarının bir parçası olmak zorunda olduğu için ülkemizde uluslararası piyasaların kurumlarına, kurullarına ve kurallarına uygun bir ticaret kanununa sahip olma gereği ortaya çıkmıştır.” dedi. 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu ile ilgili olarak olumlu olumsuz pek çok şey konuşulduğunu söyleyen Saraçoğlu, “Esas olan yürürlüğe girecek yasaya ilişkin uygulamanın nasıl olacağıdır.” dedi ve toplantıya katılan TTK Tasarısı Komisyon Başkanı Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e teşekkür etti.
“Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun hedefleri, Türkiye’nin içinde bulunduğu konumun dayattığı hedeflerdir” Toplantının organizasyonunda emeği geçen Rotary’e teşekkür ederek konuşmasına başlayan Prof. Dr. Ünal Tekinalp, “Bu kanun, 1530 maddelik şemsiye bir kanun vee içerisinde her biri Ticaret Hukuku’nun önemli bir dalını teşkil eden 6 bağımsız kitabı barındırıyor. Bunlar Ticari İşletme, Şirketler Kanunu, Kıymetli Evrak, Taşıma İşleri, Deniz Ticareti, Sigorta Hukuku.” dedi.
“Hem şirketler hem de vatandaşlar için oldukça önemli olan yeni kanunun arkasındaki felsefeyi bu felsefe kapsamında kanunun getirdiği yenilikleri, yükümlülükleri ve kanunun hedeflerini anlatacağım.” diyen Tekinalp, söz konusu hedeflerin Türkiye’nin içerisinde bulunduğu konumun dayattığı hedefler olduğunu söyledi, “Bu hedefler AB ile tam üyelik müzakerelerinin ve G20 denen büyük gruba üye olmamızın getirdiği hedefler.” dedi. Tekinalp daha sonra yeni kanunun esas aldığı ana prensipler, iş dünyamıza getireceği yeni kavram ve uygulamalar, gelişmiş ülkelerden referans alınan yenilikler gibi çok değerli bilgiyi dinleyicilere aktardı. Tekinalp’in ardından söz alan Marmara Rotary Kulübü üyelerinden ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğü dönemde Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Komisyon Üyeliği görevinde bulunan Bülent Üstünel ise konuşmasında “Bir ülkenin sermaye ve kredi piyasalarının, uluslararası piyasaların bir parçası olabilmesi, ülkenin yabancı sermayeyi çekebilmesi, diğer piyasalarla rekabet edebilmesi için, modern bir şirketler hukuku düzenlemesine, işletmelerin şeffaf, uluslararası standartlara uygun finansal raporlara sahip olması ve bunlara göre hazırlanan yıllık raporların denetleniyor olmaları şarttır.” dedi. Konferans sonunda, Fatih R. Saraçoğlu; Prof. Dr. Ünal Tekinalp ve Bülent Üstünel’e teşekkür ederek plaketlerini sundu.
“AB tam üyelik hedefi, Türk hukukunda değişikliği zorunlu hale getirmiştir” Özellikle AB ülkeleri ticaret kanunlarında önemli değişiklikler yapıldığını; ancak ülkemizde yarım asırdır 6762 sayılı kanunda esasa yönelik hiçbir değişiklik yapılmadığını söyleyen Saraçoğlu, AB tam üyeliği hedefinin, ülkemiz için AB Müktesebatı olarak tanımlanan Birlik düzenlemelerinin Türk hukukuna aktarılması zorunluluğunu ortaya çıkarttığını belirterek “Türkiye, bir taraftan AB üyeliğine hazırlanırken, diğer taraftan uluslararası ticaret, endüstri, hizmet, finans ve sermaye piyasalarının bir parçası olmak zorunda olduğu için ülkemizde uluslararası piyasaların kurumlarına, kurullarına ve kurallarına uygun bir ticaret kanununa sahip olma gereği ortaya çıkmıştır.” dedi. 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu ile ilgili olarak olumlu olumsuz pek çok şey konuşulduğunu söyleyen Saraçoğlu, “Esas olan yürürlüğe girecek yasaya ilişkin uygulamanın nasıl olacağıdır.” dedi ve toplantıya katılan TTK Tasarısı Komisyon Başkanı Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e teşekkür etti.
“Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun hedefleri, Türkiye’nin içinde bulunduğu konumun dayattığı hedeflerdir” Toplantının organizasyonunda emeği geçen Rotary’e teşekkür ederek konuşmasına başlayan Prof. Dr. Ünal Tekinalp, “Bu kanun, 1530 maddelik şemsiye bir kanun vee içerisinde her biri Ticaret Hukuku’nun önemli bir dalını teşkil eden 6 bağımsız kitabı barındırıyor. Bunlar Ticari İşletme, Şirketler Kanunu, Kıymetli Evrak, Taşıma İşleri, Deniz Ticareti, Sigorta Hukuku.” dedi.
“Hem şirketler hem de vatandaşlar için oldukça önemli olan yeni kanunun arkasındaki felsefeyi bu felsefe kapsamında kanunun getirdiği yenilikleri, yükümlülükleri ve kanunun hedeflerini anlatacağım.” diyen Tekinalp, söz konusu hedeflerin Türkiye’nin içerisinde bulunduğu konumun dayattığı hedefler olduğunu söyledi, “Bu hedefler AB ile tam üyelik müzakerelerinin ve G20 denen büyük gruba üye olmamızın getirdiği hedefler.” dedi. Tekinalp daha sonra yeni kanunun esas aldığı ana prensipler, iş dünyamıza getireceği yeni kavram ve uygulamalar, gelişmiş ülkelerden referans alınan yenilikler gibi çok değerli bilgiyi dinleyicilere aktardı. Tekinalp’in ardından söz alan Marmara Rotary Kulübü üyelerinden ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğü dönemde Türk Ticaret Kanunu Tasarısı Komisyon Üyeliği görevinde bulunan Bülent Üstünel ise konuşmasında “Bir ülkenin sermaye ve kredi piyasalarının, uluslararası piyasaların bir parçası olabilmesi, ülkenin yabancı sermayeyi çekebilmesi, diğer piyasalarla rekabet edebilmesi için, modern bir şirketler hukuku düzenlemesine, işletmelerin şeffaf, uluslararası standartlara uygun finansal raporlara sahip olması ve bunlara göre hazırlanan yıllık raporların denetleniyor olmaları şarttır.” dedi. Konferans sonunda, Fatih R. Saraçoğlu; Prof. Dr. Ünal Tekinalp ve Bülent Üstünel’e teşekkür ederek plaketlerini sundu.























