Türkiye’nin notu ne zaman artacak? DÜNYA Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Türkiye’nin önümüzdeki 12-18 ayda kredi notunun artabileceğini belirterek, bunun mali politika performansı ile cari açığın iyi gitmesine bağlı olduğunu açıkladı.
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Türkiye’nin kredi notunun artışının, en çok hükümetin mali politika performansı ve cari açıktaki gelişmelere bağlı olacağına dikkat çekerek, “Önümüzdeki 12-18 ayda bu ikisi de iyi giderse, not artışı olabilir” diye konuştu.
Koç Üniversitesi bünyesinde yer alan Sosyal Politika Merkezi (KOÇ-SPM) ile Dünya Bankası işbirliğiyle Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (ANAMED) düzenlenen, “Türkiye’de Eğitimde Yeni Araştırmalar” konferansı sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zachau, bu yıl yapılacak seçimlerin ekonomiye etkisi konusunda ise “Türkiye’de ekonomik politikaların şu ana kadar seçimlerden ayrı götürüldüğünü düşünüyorum” değerlendirmesini yaptı. Petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisinde ciddi bir etki yaratacağını da aktaran Zachau, varil fiyatında 10 dolarlık bir artışın, uzun vadeli olması durumunda, cari açığı yüzde 0.4-0.5 oranında artıracağını, GSYH’yı ise yüzde 0.2-0.3 oranında düşüreceğini belirtti.
Dünyadaki likidite arttı
Japonya’daki deprem ve tsunaminin Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin olarak Zachau, Japonya’nın felaketin etkilerini azaltmak için likidite artırdığını, bunun da hali hazırda dünyadaki yüksek likiditeyi bir miktar daha yükselttiğini aktardı.
Zachau, “Türkiye kısa vadeli sermaye akışlarını çeken bir ülke. Bu da, ancak var olana ufak bir ekleme yapacaktır” dedi. 2001 krizi öncesinde Türkiye’nin gerçek bir kredi sorunu yaşadığını, krizin ardından bankacılık sistemi güçlenirken, finansal sistemin ciddi oranda küçüldüğünü de hatırlatan Zachau,şunları söyledi: “Türkiye’de kredilerin GSYH’daki payının artması uzun vadeli kalkınma ve finansal sistemin büyümesi için olumlu bir gelişme. Kısa vadede izlenmesi gereken şey ise kredi büyümesinin cinsi ve kredilerin etkin ve verimli yatırımlar için kullanılıp kullanılmadığıdır.”
Atılan adımlar cari açık sorununu çözüme kavuşturmadı
TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, cari açık sorununun, Türkiye’deki büyüme ne kadar hızlı olsa da hem üretim modellerindeki hem enerji ihtiyacındaki açık nedeniyle hiçbir şekilde bertaraf edilemediğini söyledi. Boyner, “Türkiye’nin o kadar büyük büyüme potansiyeline ulaşması gerekiyor ki yapısal cari açığı karşılayabilsin. Bundan dolayı biz hep mikro reformlar, yatırım ortamını iyileştirecek reformlar üzerine eğiliyoruz. Çünkü ne olursa olsun biz Türkiye’de rekabeti artırıcı, özellikle teknoloji anlamında yatırım yapmadıkça cari açık sürecektir, süreklilik anlamında da bu sorunu çözemeyeceğiz” dedi. Boyner, “Cari açık sorununa karşılık olarak başta Merkez Bankamız olmak üzere, kamu ekonomi politika yapıcılarının attığı adımlar mevcut sorunu henüz sürdürülebilir bir çözüm çerçevesine kavuşturamamıştır” diye konuştu. Cari açığın Türkiye’de akut bir seyir izlediğine dikkati çeken Boyner, 2010 yılı GSYH büyüme hızının, IMF tarafından yüzde 7.8 olarak revize edilen öngörü değerini yakalaması halinde bile 2010 yılı cari açık değerinin GSYH’ya oranının yüzde 7’lere yaklaşacağını, bu oranın Türkiye’yi dünya sıralamasında en üst sıralara taşıyacak gibi göründüğünü söyledi.
Japonya’daki nükleer felaket ‘uyandırma telefonu’ oldu
ÜMİT Boyner, Japonya’da deprem sonrası yaşanan nükleer felaketin aslında Türkiye gibi deprem kuşağındaki ülkeler için bir çeşit “uyandırma telefonu” gibi olduğunu söyledi. Nükleer enerji gereğinin basit bir enerji açığı sorununa indirgenmemesi ve Türkiye’de deprem riskinin çok daha fazla boyutuyla ele alınması gerektiğini vurgulayan Boyner, şunları söyledi:
“Depremde Türkiye’de olabilecekler ve burada bir nükleer santralin nasıl bu riskler çerçevesinde güvenli olabileceği konusunda kamuoyunu da rahatlatacak şekilde bir süreç gelişmesi gerekiyor. 3. jenerasyon santraller deniyor, önlemlerin alınması gündeme geliyor... Fakat öyle bir noktadayız ki seneler önce yatırım yapmış ülkelerde, bu konuda yeterlilik geliştirdiğini iddia eden ülkelerde bile sistemler üzerinde denetimler yapılıyor. Belki de bu Türkiye için bir fırsattır. Bunu yapma planını önümüze koyduysak, bu noktada durup tekrar bu süreci nasıl ele alacağımızı tüm ayrıntılarıyla, tüm elverişli olan teknolojiye bakarak, şeffaflık içinde, kamuoyunun da güvenini alarak sürdürmek zorundayız.”
Ekonomi
Yayınlanma: 19 Mart 2011 - 00:41
Türkiye’nin Notu Ne Zaman Artacak?
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, not artışı için tarih verdi.
Ekonomi
19 Mart 2011 - 00:41
İlginizi Çekebilir























