Irak'taki son gelişmeler hakkında Türkmeneli Dernekler Federasyonu (TÜFED) dün bir basın toplantısı düzenledi.
Yaklaşık bir aydan beri Türkmen bölgelerinde şiddetli bir terör rüzgârı esmektedir. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Beyatlı, başta Musul, Telafer, Tuzhurmatu, Beşir, Dakuk, Kerkük ve diğer bölgelerde eli silahlı, Irak Şam İslami Devleti (IŞİD) adlı bir terör örgütünün, Irak’ı ve bilhassa Türkmen bölgelerini kasıp kavurmakta olduğunu söyledi.
Şu ana kadar Tuzhurmatu, Bayat köyleri (Biravcılı, Çardağlı, Karanaz, ve Şah Sivan), Tazehurmatu, Beşir, Musul’un Doğusu'ndaki Türkmen köylerinin, Telafer’in Güneyi ve etrafındaki köylerin hayalet kentler haline geldiğini belirten Beyatlı, "Yaşlılar, kadın ve çocuklar kaçmış, sadece bazı erkekler yaşadıkları yerleri korumak adına kalmıştır. Bu süreçte Telafer, Beşir, Biravcılı, Muhallebiye ve Iyaziye’de katliam ve saldırılar yaşanmıştır. Tuzhurmatu’ya bağlı Emirli Kasabası ise tamamen kuşatılmıştır; IŞİD’IN girmesi durumunda katliam yaşanması an meselesidir" dedi.
"Irak ordusunun pek çok bölgede silahlarını bırakıp kaçması, Kürt Peşmergeler'i için fırsat doğurmuştur" diyen Beyatlı, şöyle konuştu:
"Türkmen bölgelerinin büyük bir kısmını ağır silahlarla donatılmış Peşmergeler istila etmiştir. Kerkük’te de suikastlar ve patlamalar devam etmektedir. En acısı, Salı günü 24.06.2014 saat 16.00 sularında gerçekleşmiştir. Irak Türkmen Cephesi yürütme kurulu üyesi ve Kerkük İlçe Meclisi Başkanı Münir Kafili kardeşimiz, terör belasından canını kurtarmaya çalışan ailelere Türkiye’den gönderilen gıda yardımını dağıtım organizasyonunu yaptıktan sonra evine dönüş yolunda pusuya düşürülmüş ve aracı silahlı kişilerce taranarak şehit edilmiştir. Kafili, tam bir yıl önce aynı günlerde Tuzhurmatu ilçesinde bir taziye çadırına yapılan bombalı saldırıda Şehit Ali Haşim Muhtaroğlu ile beraber yaralı olarak kurtulmuştu."
Beyatlı, Türkmeneli bölgesindeki sıkıntıları şu şekilde sıraladı:
"1. Toplam 300 bini aşkın Türkmen yerinden edilmiş ve çevre bölgelere dağılmıştır. Göçtükleri bu bölgelerde her an tehdit altındadırlar. Göçmenleri birkaç kampta toplamak ve durum iyileşince yurtlarına geri dönmelerini sağlamak elzemdir.
2. Yapılan yardımların pek azı sahiplerine ulaşmaktadır. Göç edenlerin sayısı çok büyük olduğundan uluslararası bir kampanya gerekir.
3. İnsani krizin boyutları gün geçtikçe büyümektedir. Açlık ve hastalık yayılabileceğinden düzenli ve sabit yardım noktaları kurulmalıdır. Tabii bu arada federasyonumuz tarafından Türkmen doktorlardan oluşan bir sağlık ekibi bölgede sağlık hizmeti vermektedir. Dün akşam görüşmemizde acil olarak ilaç ihtiyacı olduğu bilgisini aldık.
4. Bölgedeki sıkıntılar had safhada olup insani dram her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. Irak’ta çatışan güçlerin sıfatı veya niteliği ne olursa olsun; kurbanlar genelde Türkmenler oluyor. Bu kanlı çatışmanın hiçbir tarafında yer almayan Türkmen toplumu canından, yerinden ve geleceğinden oluyor.
5. Çatışmalar ne kadar sürer, nereye kadar genişler veya nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın; kaybeden en büyük kesim Türkmen sivillerdir. Bu barışçıl toplum acilen uluslararası korunma altına alınmalıdır.
6. Türkiye Cumhuriyeti'nin yapmış olduğu gıda ve insani yardımlar elbette çok önemli bir girişimdir. Ancak Türkiye’den 'Üzüntü duyuyoruz, Kınıyoruz, Türkmenler'in yanındayız, Türkiye üzerine düşeni yapmaya hazırdır' gibi sözlerin ötesine geçilmeli ve fiili adımlar atılmalıdır. Gönderilen yardımlar ancak birkaç gün yetebilir fakat uzun vadede Türkmenler'in geleceğini garantilemez.
7. Türkiye’nin tarihi, coğrafi, dini, siyasi her yönden Türkmeneli’ye sahip çıkması gerekir. Uluslararası hukuk kuralları da bu tarihi hakları korumaktadır. Çünkü Irak’ta yönetim çökmüş, iki yıldan beri Irak’ın cumhurbaşkanı bulunmamaktadır! Devlet müesseselerin mekanizmaları çalışmıyor. 30 Nisan seçimlerinden beri hükümet kurulamıyor. Irak'ta her etnik veya mezhep grubu silahlı milislere sahipken, yalnız Türkmenler'in kendilerini korumak için bile silah bulundurmalarına izin verilmiyor. Bu durumdaki bir ülkede yaşayan Türkmenler'in katliama maruz kalmaları kaçınılmazdır."
Beyatlı konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Dün El-kaide ve Peşmergeler; bu gün ise IŞİD ve Peşmergeler, Türkmen toprakları üzerinde silahsız ve savunmasız olan Türkmenler'in canlarına tehdit oluşturmaktadırlar. Türkmenler, bütün imkânsızlar karşısında, bu kadar kıyım ve bu kadar zülüm görmelerine rağmen hala benliklerini koruyabilmelerinde, kahraman gençlerimizin payı büyüktür.
Günlerdir Türkmenler'in derdini kendi derdi olarak görenlere teşekkür ederiz. Türk halkının yanımızda olması bizi daha da güçlendirecektir. Bu sebeple siz değerli basın mensupları aracılığıyla Türk halkına 'Türkmen kardeşine sahip çık' çağrısında bulunuyoruz. Umarız kara bulutlar bir an önce Türkmeneli semalarından yok olur. Türkmen şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Yerinden yurdundan olanlara da en kısa zamanda sağ salim yurtlarına dönmelerini temenni ediyoruz."
Dünya
Yayınlanma: 28 Haziran 2014 - 01:59
Türkiye'nin, Türkmeneli'ne Sahip Çıkmalı
Türkmeneli Dernekler Federasyonu (TÜFED) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Beyatlı, Türkiyenin tarihi, coğrafi, dini, siyasi her yönden Türkmeneliye sahip çıkması gerektiğini, uluslararası hukuk kurallarının da bu tarihi hakları korumakta olduğunu söyledi.
Dünya
28 Haziran 2014 - 01:59
İlginizi Çekebilir
























