Haber: Nahide DENİZDijital Hipnoz İstanbul Yerebatan Sarnıcı"nda duyuları provoke ediyor. Antik Basilika Bulgar sanatçı Georgi Rujev'in Video art projesine ev sahipliği yapıyor.
Ünlü Bulgar sanatçı Georgi Rujev kişisel sergisini İstanbul'un simgesi" Yerebatan Sarnıcında" Ekim ayında sergiliyor.Bulgaristan'ın tanınmış"Sokerov stüdyo" 3D animasyon stüdyosu ve ünlü Bulgar gitar sanatçısı Nikola Donçev de, HIPnosis projesine katılıyor.8 Ekim 2010 günü Sultanahmet, Yeri Yerebatan Sarnıcı’nda açılan HIPnosis başlıklı sergi, dijital sanatların aracılığı ile antik kültürlerin köklerine ulaşmayı, gözlerimizi özgür bırakıp, görünmeyenin ötesini de görmeyi sağlamayı amaçlıyor.Proje bizzat sanatçı Georgi Rujev tarafından canlı olarak tanıtılan sergi her gün, saat 09.00 -20.00 arası ziyaret edilebiliyor."İslam'ın yüzleri fevkalade bir büyü içeriyor, İstanbul ise hayatın çok katmanlı formları ile insanı büyülüyor ve hipnotize ediyor. Kaligrafi, süsler, minyatürler-tüm bunları piksellere ayrılıp, kişisel HIPnosiste "birleşiyor", diyor sanatçı.
Bu proje, Resim ve Heykel Müzeleri Derneği tarafından organize ediliyor Serginin küratörlüğü çağdaş Bulgar sanatın gelişmesinde büyük katkıları olan İrina Batkova tarafından yapılıyor. İrina Batkova,
"Vitosha"adlı sanat galerisinin küratörlüğünü sürdürüyor ve beş yıldan bu yana Bulgaristan'ın en prestijli "Mobil-tel çağdaş sanat ödülleri" sanat yarışmasını düzenliyor. Batkova, 2008 yılında Resim ve Heykel Müzeleri Derneği tarafından düzenlenen Günümüz Sanatçıları Sergisinin jürisinde yer almıştı.
Georgi Rujev'i "Çağdaş bir göçebe" nitelendiren İrina Batkova "Heran, dünyanın her bir yerinde önünüze çıkabilir, tarihin farklı" tanelerini" bir araya getirerek, farklı algılamalara meydan veren
yeni bir tablo gözlerinizin önüne serebilir" diyor.
Irina Batkova "Georgi Rujev, HIPnosis'te farklı kültürlere ait manzaraları veya sanatsal bulguları sökerek,bunlardan yeni ve çarpıcı vizyon içeren manzaralar yaratıyor,geçmişi ve bugünü harmanlayarak, seyircinin duyularını kışkırtıyor,provoke ediyor ve böylece onu hayatın monotonluğundan çıkarıyor ve seyirciyi tıpkı kuyuya düşen ve düşerken hayatında hiç görmediği garip cisimlerin uçuşunu hayretle seyreden Harikalar diyarının Alice'ı gibi kendini hissetmesini sağlıyor",diyor.
Georgi Rujev, İstanbul bienaline yıllar önce katılan ilk yabancı sanatçılardan biri.
Ünlü Bulgar sanatçı Georgi Rujev kişisel sergisini İstanbul'un simgesi" Yerebatan Sarnıcında" Ekim ayında sergiliyor.Bulgaristan'ın tanınmış"Sokerov stüdyo" 3D animasyon stüdyosu ve ünlü Bulgar gitar sanatçısı Nikola Donçev de, HIPnosis projesine katılıyor.8 Ekim 2010 günü Sultanahmet, Yeri Yerebatan Sarnıcı’nda açılan HIPnosis başlıklı sergi, dijital sanatların aracılığı ile antik kültürlerin köklerine ulaşmayı, gözlerimizi özgür bırakıp, görünmeyenin ötesini de görmeyi sağlamayı amaçlıyor.Proje bizzat sanatçı Georgi Rujev tarafından canlı olarak tanıtılan sergi her gün, saat 09.00 -20.00 arası ziyaret edilebiliyor."İslam'ın yüzleri fevkalade bir büyü içeriyor, İstanbul ise hayatın çok katmanlı formları ile insanı büyülüyor ve hipnotize ediyor. Kaligrafi, süsler, minyatürler-tüm bunları piksellere ayrılıp, kişisel HIPnosiste "birleşiyor", diyor sanatçı.
Bu proje, Resim ve Heykel Müzeleri Derneği tarafından organize ediliyor Serginin küratörlüğü çağdaş Bulgar sanatın gelişmesinde büyük katkıları olan İrina Batkova tarafından yapılıyor. İrina Batkova,
"Vitosha"adlı sanat galerisinin küratörlüğünü sürdürüyor ve beş yıldan bu yana Bulgaristan'ın en prestijli "Mobil-tel çağdaş sanat ödülleri" sanat yarışmasını düzenliyor. Batkova, 2008 yılında Resim ve Heykel Müzeleri Derneği tarafından düzenlenen Günümüz Sanatçıları Sergisinin jürisinde yer almıştı.
Georgi Rujev'i "Çağdaş bir göçebe" nitelendiren İrina Batkova "Heran, dünyanın her bir yerinde önünüze çıkabilir, tarihin farklı" tanelerini" bir araya getirerek, farklı algılamalara meydan veren
yeni bir tablo gözlerinizin önüne serebilir" diyor.
Irina Batkova "Georgi Rujev, HIPnosis'te farklı kültürlere ait manzaraları veya sanatsal bulguları sökerek,bunlardan yeni ve çarpıcı vizyon içeren manzaralar yaratıyor,geçmişi ve bugünü harmanlayarak, seyircinin duyularını kışkırtıyor,provoke ediyor ve böylece onu hayatın monotonluğundan çıkarıyor ve seyirciyi tıpkı kuyuya düşen ve düşerken hayatında hiç görmediği garip cisimlerin uçuşunu hayretle seyreden Harikalar diyarının Alice'ı gibi kendini hissetmesini sağlıyor",diyor.
Georgi Rujev, İstanbul bienaline yıllar önce katılan ilk yabancı sanatçılardan biri.
























