Haber: Fatma Eren - TNATürkiye’deki 7 bin sağlık çalışanının görev yerleri haber verilmeden değiştirildi. Sağlık Müdürlükleri ve Halk Sağlığı Müdürlüklerinde görevli olan aralarında tıbbi sekreter, sağlık memuru, ebe ve hemşirenin de bulunduğu 7 bin kişi, 21 Aralık’ta sabah mesailerine başladıklarına adeta yıkıma uğradılar. Re’sen yerleri değiştirilen personelin büyük bir kısmı, Kamu Hastane Birlikleri bünyesindeki hastanelere kaydırıldı.Sağlık personelleri mesailerine gelince; yıllarca görev yaptıkları kurumlardaki yerlerinin değiştirildiğini ve çeşitli diğer sağlık kurumlarına tayin edildiklerini öğrendiler.Durumu öğrenen sağlık sendikaları da deyim yerindeyse ayağa kalktı ve ardı sıra yaptıkları açıklamalarla yaşanan bu “habersiz tayin”i "sürgün" diye nitelendirerek kınadılar.
Peki, neden böyle bir uygulamaya gidilmişti?
Ne oldu da bunca sağlık çalışanı bir anda çalıştıkları yerlerden başka kurumlara gönderilmişti? Yetkililer, personel fazlası olduğu gerekçesiyle söz konusu tayinlerin gerçekleştirdiklerini savunurken sendikalar bu durumun “Sağlıkta Dönüşüm Sürgünü” olduğu kanaatinde. Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, konuyla ilgili olarak dün Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun’u ziyaret etti. Memiş, yapılan bu uygulamanın yanlış olduğunu, bu hatadan bir an önce dönülmesi gerektiğini ifade etti. 7 bin sağlık personelinin yerinin re’sen değiştirilmesi uygulamasından vazgeçilmesini istediklerini ifade eden Metin Memiş, “Sağlık müdürlüğü ve halk sağlığı il müdürlüklerinde yıllarca görev yapmış hekim, ebe, hemşire, tıbbi sekreter, sağlık memuru, memur gibi kadrolardaki sağlık çalışanlarının yerlerinin, bilgi dahi verilmeden res’en değiştirilmiş olması kabul edilebilir bir şey olmadığı gibi, yıllarca bu işi özümseyerek yapan ve müdürlüklerdeki sistemi yürüten arkadaşlarımızın yer değişimi sistemi tıkayacaktır” dedi.Sağlık müdürlüğü ve halk sağlığı müdürlüklerindeki personel sayılarının düştüğünü belirten Memiş, “Bunun için re’sen atamaların iptal edilerek standart fazlası varsa bunların belli kriterlere göre yapılması gerekir” ifadelerini kullandı.Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun da atamaların illerde sağlık müdürlükleri, halk sağlığı müdürlükleri ve Kamu Hastane Birlikleri tarafından oluşturulan devir komisyonlarınca hazırlanan teklif yazıları gereği yapıldığını, konuyu gözden geçireceklerini kaydetti. Konuyu mahkemelere taşıyacaklarını ifade eden Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Mustafa Serdar ise şunları söyledi:;“İlk uygulamada Sağlık Müdürlüklerinde görev yapan Müdür, Müdür Yardımcısı ve Şube Müdürleri görevlerinden alınarak araştırmacı kadrosuna atandı. Devamında ise Kamu Hastaneleri Birlikleri oluşturuldu bu defa da ülke genelinde 1655 kişi ve ilimizde de onlarca kişinin görevleri sonlandırıldı. Yerlerine ise yürürlükte olan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği hiçe sayılarak ve hangi kriter göz önüne alındığı ifade edilmeden atamalar yapıldı. Görevden alınan idareciler araştırmacı kadrosuna atanarak yok sayıldılar aktif çalışma hakları ellerinden alınıp değersiz yapılarak hem maddi hem de manevi mağduriyet yaşamaya mahkûm edildiler.Halk Sağlığı Kurumu ile İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı olarak görev yapan Tıbbi Sekreter, Sağlık Memuru, Ebe ve Hemşire arkadaşlarımızın istek dışı tayinleri yapılmış ve kurumlar arası geçişle hastanelere atanmışlardır. İstek dışı bu tayinlerle kimin neye hizmet ettiğini anlamak gerçekten zordur.Bir günde ve oldubittiyle kurumlar arasında gerçekleştirilen bu nakiller adalete, insan haklarına ve hukuka alenen aykırıdır. Zahmet edip de çalışanlara tayin edileceklerine dair haber bile verme gereği duyulmamış, talepleri de alınmamıştır. Sabah gittikleri kurumlarında artık oranın çalışanı olmadıklarını öğrenmişlerdir.Ülke genelinde bugün itibariyle yapılan bu uygulamayla mağdur edilen binlerce çalışan bir hukuksuzluk yapmamış, herhangi bir kusurları ve davranışları da olmamış ancak resen tayine maruz bırakılmışlardır. Bu resen atama kararlarıyla yerleri ve yurtlarından edilecek, aileleri hayatları olumsuz etkilenecek ve çocuklarının eğitim hakları altüst olacaktır.Çalışanın isteği ve iradesi dışında yapılan bu tayinlere imza atanlar büyük bir vebal altına da girmişlerdir. Neresinden tutsanız elinizde kalacak böyle bir yönetim tarzını eleştirmeye kelimeler cümleler yetersiz kalmaktadır. Biz istediğimizi yaparız, biz yaptık oldu, buna uyacaksınız diye düşünen bir zihniyetin uygulaması da ancak böyle olurdu diye düşünüyoruz. Adaletten, demokrasiden, hukuktan, kul hakkından bihaber olanlar ancak böyle bir işe imza atabilirler.Oysa bugün mağdur edilen birçok çalışan il içi tayinlere başvurarak tayin istemişler, ancak hastanelerin standart kadrolarının dolu olması nedeniyle tayin talepleri her defasında reddedilmekteydi. Sağlık Bakanlığı her defasında reddettiği bu talepleri şimdi resen atamalar şeklinde yapmıştır. Bu nasıl bir uygulamadır.Sağlık çalışanlarını böyle bir kölelik düzeni altında baskıcı bir yöntemle zorlamak hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Hiç kimse kafasına estiği gibi çalışanın hak ve hukukuyla oynayamaz.Birileri Bakanla poz vermeyi, pinpon oynamayı en büyük sendikal faaliyet olarak çalışanlara dikte ededursun, Biz Türk Sağlık-Sen olarak muhatabımız kim olursa olsun haksızlık karşısında suskun kalmayacağız. Vatandaşımızın Sağlık Hakkını da, çalışanlarımızın haklarını da sonuna kadar korumaya ve geliştirmeye devam edeceğiz.Biz Türk Sağlık-Sen olarak, doğru yolda, haksızlıkların karşısında dik durarak, susmadan yürümeye ve çalışanlara hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu yanlıştan dönülmesi içinde bugün çağrımızı yapıyoruz ve diyoruz ki bu resen atama işlemi acilen iptal edilerek yeniden tüm sağlık çalışanlarına duyuru yapıldıktan sonra yönetmelik kriterlerine göre talepler alındıktan sonra uygulama yapılmalıdır.Sağlık Bakanlığının tavrının ve uygulamanın değişmemesi halinde konuyu mahkemelere taşımaktan asla çekinmeyeceğiz.”
Peki, neden böyle bir uygulamaya gidilmişti?
Ne oldu da bunca sağlık çalışanı bir anda çalıştıkları yerlerden başka kurumlara gönderilmişti? Yetkililer, personel fazlası olduğu gerekçesiyle söz konusu tayinlerin gerçekleştirdiklerini savunurken sendikalar bu durumun “Sağlıkta Dönüşüm Sürgünü” olduğu kanaatinde. Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, konuyla ilgili olarak dün Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun’u ziyaret etti. Memiş, yapılan bu uygulamanın yanlış olduğunu, bu hatadan bir an önce dönülmesi gerektiğini ifade etti. 7 bin sağlık personelinin yerinin re’sen değiştirilmesi uygulamasından vazgeçilmesini istediklerini ifade eden Metin Memiş, “Sağlık müdürlüğü ve halk sağlığı il müdürlüklerinde yıllarca görev yapmış hekim, ebe, hemşire, tıbbi sekreter, sağlık memuru, memur gibi kadrolardaki sağlık çalışanlarının yerlerinin, bilgi dahi verilmeden res’en değiştirilmiş olması kabul edilebilir bir şey olmadığı gibi, yıllarca bu işi özümseyerek yapan ve müdürlüklerdeki sistemi yürüten arkadaşlarımızın yer değişimi sistemi tıkayacaktır” dedi.Sağlık müdürlüğü ve halk sağlığı müdürlüklerindeki personel sayılarının düştüğünü belirten Memiş, “Bunun için re’sen atamaların iptal edilerek standart fazlası varsa bunların belli kriterlere göre yapılması gerekir” ifadelerini kullandı.Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun da atamaların illerde sağlık müdürlükleri, halk sağlığı müdürlükleri ve Kamu Hastane Birlikleri tarafından oluşturulan devir komisyonlarınca hazırlanan teklif yazıları gereği yapıldığını, konuyu gözden geçireceklerini kaydetti. Konuyu mahkemelere taşıyacaklarını ifade eden Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Mustafa Serdar ise şunları söyledi:;“İlk uygulamada Sağlık Müdürlüklerinde görev yapan Müdür, Müdür Yardımcısı ve Şube Müdürleri görevlerinden alınarak araştırmacı kadrosuna atandı. Devamında ise Kamu Hastaneleri Birlikleri oluşturuldu bu defa da ülke genelinde 1655 kişi ve ilimizde de onlarca kişinin görevleri sonlandırıldı. Yerlerine ise yürürlükte olan Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği hiçe sayılarak ve hangi kriter göz önüne alındığı ifade edilmeden atamalar yapıldı. Görevden alınan idareciler araştırmacı kadrosuna atanarak yok sayıldılar aktif çalışma hakları ellerinden alınıp değersiz yapılarak hem maddi hem de manevi mağduriyet yaşamaya mahkûm edildiler.Halk Sağlığı Kurumu ile İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı olarak görev yapan Tıbbi Sekreter, Sağlık Memuru, Ebe ve Hemşire arkadaşlarımızın istek dışı tayinleri yapılmış ve kurumlar arası geçişle hastanelere atanmışlardır. İstek dışı bu tayinlerle kimin neye hizmet ettiğini anlamak gerçekten zordur.Bir günde ve oldubittiyle kurumlar arasında gerçekleştirilen bu nakiller adalete, insan haklarına ve hukuka alenen aykırıdır. Zahmet edip de çalışanlara tayin edileceklerine dair haber bile verme gereği duyulmamış, talepleri de alınmamıştır. Sabah gittikleri kurumlarında artık oranın çalışanı olmadıklarını öğrenmişlerdir.Ülke genelinde bugün itibariyle yapılan bu uygulamayla mağdur edilen binlerce çalışan bir hukuksuzluk yapmamış, herhangi bir kusurları ve davranışları da olmamış ancak resen tayine maruz bırakılmışlardır. Bu resen atama kararlarıyla yerleri ve yurtlarından edilecek, aileleri hayatları olumsuz etkilenecek ve çocuklarının eğitim hakları altüst olacaktır.Çalışanın isteği ve iradesi dışında yapılan bu tayinlere imza atanlar büyük bir vebal altına da girmişlerdir. Neresinden tutsanız elinizde kalacak böyle bir yönetim tarzını eleştirmeye kelimeler cümleler yetersiz kalmaktadır. Biz istediğimizi yaparız, biz yaptık oldu, buna uyacaksınız diye düşünen bir zihniyetin uygulaması da ancak böyle olurdu diye düşünüyoruz. Adaletten, demokrasiden, hukuktan, kul hakkından bihaber olanlar ancak böyle bir işe imza atabilirler.Oysa bugün mağdur edilen birçok çalışan il içi tayinlere başvurarak tayin istemişler, ancak hastanelerin standart kadrolarının dolu olması nedeniyle tayin talepleri her defasında reddedilmekteydi. Sağlık Bakanlığı her defasında reddettiği bu talepleri şimdi resen atamalar şeklinde yapmıştır. Bu nasıl bir uygulamadır.Sağlık çalışanlarını böyle bir kölelik düzeni altında baskıcı bir yöntemle zorlamak hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Hiç kimse kafasına estiği gibi çalışanın hak ve hukukuyla oynayamaz.Birileri Bakanla poz vermeyi, pinpon oynamayı en büyük sendikal faaliyet olarak çalışanlara dikte ededursun, Biz Türk Sağlık-Sen olarak muhatabımız kim olursa olsun haksızlık karşısında suskun kalmayacağız. Vatandaşımızın Sağlık Hakkını da, çalışanlarımızın haklarını da sonuna kadar korumaya ve geliştirmeye devam edeceğiz.Biz Türk Sağlık-Sen olarak, doğru yolda, haksızlıkların karşısında dik durarak, susmadan yürümeye ve çalışanlara hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu yanlıştan dönülmesi içinde bugün çağrımızı yapıyoruz ve diyoruz ki bu resen atama işlemi acilen iptal edilerek yeniden tüm sağlık çalışanlarına duyuru yapıldıktan sonra yönetmelik kriterlerine göre talepler alındıktan sonra uygulama yapılmalıdır.Sağlık Bakanlığının tavrının ve uygulamanın değişmemesi halinde konuyu mahkemelere taşımaktan asla çekinmeyeceğiz.”
























