|SELECT LANGUAGE YOU WANT TO READ/Turkey News Agency Internet Newspaper||OKUMAK İSTEDİĞİNİZ DİLİ SEÇİNİZ/Türkiye Haber Ajansı İnternet Gazetesi|

Bilge Tonyukuk (646-724), (Bilge Tonyukuk Boyla Bağa Tarkan)
  • Reklam
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN

Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN

- Nörofilozofi

Bilge Tonyukuk (646-724), (Bilge Tonyukuk Boyla Bağa Tarkan)

24 Şubat 2020 - 23:18

Bilge Tonyukuk (646-724), (Bilge Tonyukuk Boyla Bağa Tarkan)

3-17 Nisan 2019 tarihleri arasında gerçekleşen UNESCO’nun yürütme kurulu toplantısında, Bilge Tonyukuk abidesinin dikilişinin 1300. yılının anılması kararlaştırılmıştır.
Bu vesile ile tarihimizde çok önemli bir yeri olan Bilge Tonyukuk’tan (Esas adı; Bilge Tonyukuk Boyla Bağa Tarkan) söz ederek tanıtmak arzusundayım.
Bu makalemde, özellikle Türk Tarihi ve Tonyukuk konusunda araştırma ve yazıları olan sevgili dostum, gazeteci yazar Levent Ağaoğlu’ndan alıntı yaptığımı da ifade etmek istiyorum.

“Tonyukuk (646-ö.724), Göktürk Kağanlığı’nın yabgusudur. O denli saygın ve bilgedir, devlet yönetimi darbelerle değişmesine karşın o saygınlığından dolayı yerini korumuştur.
Kaynaklara göre, Bilge Kağan Budizmi kabul etmek niyetindeydi. Tonyukuk bunu engelleyerek Türk milletinin asimile olmasını engelledi. İlteriş Kağan’dan Bilge Kağan’a kadar 4 kağan görmüştür.
Türk tarihinin kurucu veziridir.
Milattan sonra 8. asırda Göktürkler devrinde yaşamış İlteriş (Kutluk) Kağan, Kapağan Kağan, Böğü Han ile Bilge Kağana baş vezirlik yapmış, bazı savaşlarda başkomutan olarak vazife görmüştür.
Kağanlara her konuda danışmanlık yapan Tonyukuk, “bilge” bir kişiydi.
Bilgelik kağanlar için olduğu kadar, vezirler için de önemli bir özellikti. Bilgeliği ve ileri görüşlülüğü ile kağanların zaman zaman yapmayı düşündükleri hatalı işleri engellemiştir.
Türklerin budist olmasını engelleyip, tarıma elverişsiz bozkırda  acından ölmesini engelleyen bilge kişidir. Çinlilerin güdümünde bir devlet kurmaktansa bağımsız göçerliği tercih edecektir.

İlk kez Tonyukuk Yazıtı’nda tanıştığımız Türk kimliği, KökTürkler (GökTürkler) devletini yaratmış (8. yy), 11. yy’da ise bugünkü Mısır’da Tolunoğulları ve ardından Memluklar tarafından kurulan devletin de adı olmuştur Türkiye.
Anadolu coğrafyası ise İtalyan tüccarlardan başlayarak 12. yy’dan itibaren Türkiye olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Göktürklerin seferlerinden itibaren de Mâverâünnehir,  bölgesi Türkleşerek, Türkistan olarak anılmaya başlanmıştır.
Batılıların Osmanlı’ya verdikleri isim de Türk İmparatorluğu idi. Özellikle Rumeli coğrafyası Batılılar tarafından Türkiye olarak anılırdı.
20. yüzyıl ise iki Türk Cumhuriyeti’ne Batı Trakya Türk Cumhuriyeti (BTTC, 1913) ve Türkiye Cumhuriyeti’ne (1923) tanıklık etmişti. Tonyukuk’tan başlayarak 1300 yıldır Türk’ten anlamamız gereken, yazıtında ifade edilen değerlerdir; bir bilgelik ve fikrin adıdır Türk.
Söz konusu değerler yukarıda kronolojik olarak sıraladığımız biçimde Uzak Asya’dan başlayarak Afrika, Avrupa başta olmak üzere tüm kıtalara yayılmış, Türk dilinin dünyada en çok konuşulan ilk beş dil arasında yerini almasının yolunu açmıştır.

Tonyukuk, savaşçı ve kahraman bir komutan idi ve tarihe ise Bilge sıfatı ile geçmiştir. Demir Kapı seferi ile 8. yüzyılda başlattığı Bilgelik misyonu, 1000’li yıllarda Kutadgu Bilig ile Türkistan’da hayat bulmuş ve Rumeli’ye ilk geçen Türklerden olan Sarı Saltuk ile Avrupa’ya da sıçramıştır.
O hâlde Tonyukuk’un ilk kez kayda geçirdiği Türklük ile hayata geçen fikir birlikteliği ve yaşamı ile ortaya koyduğu bilgelik, geçmişten gelen ve bizleri yarınlara da taşıyacak olan evrensel değerlerimizdir.
1. Göktürk Devleti’ni yıkan Çinliler, Türkleri, Tutukluk (ing. protectorate) (Çince, duhu fu) olarak adlandırılan bölgelerde kontrol altında tutmaktaydılar.
Yunzhong Tutukluğunda müfettiş olarak görevli olan Tonyukuk, isyan ve istiklal hareketine kaçarak katılınca, tutukluk dönemi sonlanmış ve Türkiye’ye kadar uzayan Avrupa ile Asya yolları Türklere açılmıştır.”

Bilgeliği ile Türk tarihinde çok mühim bir kilometre taşı ve ilmî sıçrama noktası olan Bilge Tonyukuk Boyla Bağa Tarkan’ı, herkesin tanıması bakımından ve nesline münasip faaliyetlerde bulunulması hususunu özellikle genç kuşaklara ithaf ediyorum.

Birkaç aforizmamız ve bestelenmiş bir rubaimizle bitirelim.

*Keşke, kırk yıl evvel bir tıp fakültesi talebesinde olan itibar, bugünün profesöründe olsa...
*İstikbalde robotlarla rekabet edebilmek için eğitim metodunun, “bilgi öğretmek”ten ziyade, “bilgi üretmeyi öğretmek” esaslı olması şarttır!
*Bilime ihanet edenden, bilim de intikam alır!
*Nöroşirurji, çilesi hiç bitmeyen bir TARİKATTIR!
*Yük ağır, yol uzun, zaman kısa, menzil uzak!
Kürdîlihicazkâr Şarkı
Güfte; İsmail Hakkı Aydın
Beste; Neyzen Şaban Keşkeş
Usül; Aksak
AŞK!
— — • / • — — • / • — — • / • —
(Mef’ûlü, Mefâîlü, Mefâîlü, Feûl)
Âlem dolu yerden göğe, gülden güle Aşk!
Dağlar, ovalar, yel, hava, seller bile Aşk!
Bir gün yıkılır her güzelin saltanatı,
Rabbim! Bana lütf et, Ebedî Yâr ile Aşk!

Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar