AYNI KİŞİYİ ASLA BULAMAYACAKSIN
Hayattaki en büyük yanılgımız, kendimiz ya da etrafımızdaki insanların hep aynı duygu ve düşüncelerle kalacağını sanmaktır. Oysa zaman, kimseye dokunmadan geçmez; her gün yüzümüze yeni izler bırakır, duygularımıza yeni düşünceler ekler, zihnimizi yeniden şekillendirir.
Yıllar önce tanıştığın biriyle bugün karşılaşsan, aslında karşında bambaşka birini bulursun. Çünkü o artık eski hâliyle karşında değildir. Her zaman baktığı bakışlar başka şeyler saklar, aynı kahkahanın altında başka yükler taşır. Kelimelerinin vurgusunda ise bambaşka duygular gizlenir.
Zaman denilen kavram, insanı yavaş yavaş girdabına alır ve usulca değiştirir. Yaşanan sevinçler, kırgınlıklar, kayıplar; kızgınlıklar ve akıp giden hayalleri takip eden umutlar… Senin gözünde hâlâ “o eski kişi” gibi görünse de aslında o kişi çoktan değişmiştir. Çünkü yaşadıklarımız, bizi sürekli yeniden şekillendirir.
O yüzden aynı kişiyi asla bulamayacaksın; ne başkasında ne de kendinde. Ama bu kötü bir hâl değildir. Düşünceye bakarsak, dünkü ben ile bugünkü ben bile aynı kişi değildir. Dün olduğumuz kişiyle bugün arasında ince bir mesafe vardır artık.
Mesafeler bazen fark edilmeyecek kadar kısadır, bazen de yılların yüküyle doludur. Kendi içimizdeki değişime bile çoğu zaman yabancı kalırız. Artık aynaya bakınca aynı yüzü görür, gözlerimizin derinliğinde ise başka hikâyeler okunuyordur. Zamanın bize kattığı her an, her iz, aslında hayatın bizi olgunlaştıran dokunuşlarıdır.
Düşünürsek, değişim bir kayıp değil, tam tersine bir kazanımdır. Bizi olduğumuz kişiden biraz daha ileriye taşır. Ve belki de asıl güzellik, hiçbir şeyin aynı kalmamasındadır. Sessizce akıp gider zaman; biz değişiriz. Geriye dönüp baktığımızda ise o değişimin içinde kendimizin bin bir farklı hâlini buluruz. Ve işte o an anlarız ki, hayat sabit kalmak değil, sürekli yeniden var olmaktır.
Bu varoluş, bazen bir yarayı kabullenmekle, bazen de yeni bir hayali kucaklamakla başlar. Hayatın bizlere sunduğu her başlangıç, genelde bir vedanın ardından doğar. Ya da büyüklerimizin de dediği gibi, bir kapı kapanırken diğer bir kapı açılır. Bazen farkında oluruz, bazen ise çok daha sonra idrak ederiz.
Değişim, bize kaybettiklerimizi hatırlatsa da, aynı zamanda taşıdığımız gücü de gösterir. Çünkü her defasında yeniden ayağa kalkabilmiş, yeniden sevebilmiş, yeniden umut edebilmişizdir. Zaman bir düşman değil, yol arkadaşıdır. Bizi yavaşça ileriye götürür, bazen acıtır, bazen güldürür; ama istesek de istemesek de mutlaka dönüştürür. Ve bizler o yolculuğun sonunda, aslında hiç tanımadığımız ama hep özlediğimiz “kendimize” biraz daha yaklaşırız.
İşte bu yüzden aynı kişiyi asla bulamazsın…
Hayat bize ne fısıldıyor:
HER ANIN KIYMETİNİ BİL, SEVDİKLERİNİ ERTELEME, HİSLERİNİ İÇİNE GÖMME; ÇÜNKÜ O AN, O KİŞİ VE SEN BİR DAHA ASLA AYNI ŞEKİLDE KARŞINA ÇIKMAYACAK.

















Yüreğine sağlık canım.Nasil güzel bir yazi, nasıl güzel anlatmışsın tebrik ederim
Harika tespitler
Güzel bir anlatım olmuş.Özlem hanım, kaleminiz keskin olsun. Başarilarinizin devamını diliyorum.