|SELECT LANGUAGE YOU WANT TO READ/Turkey News Agency Internet Newspaper||OKUMAK İSTEDİĞİNİZ DİLİ SEÇİNİZ/Türkiye Haber Ajansı İnternet Gazetesi|

Türk Tarihine İftira Yasası
Ahmet KAPLAN

Ahmet KAPLAN

Türk Tarihine İftira Yasası

26 Ocak 2012 - 03:12 - Güncelleme: 29 Ocak 2018 - 00:51

Soykırımcı Müttefikler Fransız ve Ermeni İşbirliği İle
“Türk Tarihine İftira Yasası”


“Soykırımcı” Fransızlar, “Soykırımcı” Ermenilerle masa başında kirli ve kanlı tarihlerini aklamak için işbirliği yaptılar. Soykırım müttefikleri; “Türk Tarihine İftira Yasası’nı onayladılar. 

Fransa Senatosu genel kurulu, 1915’te Ermenilerin Türklere yaptığı soykırım ve katliamları çarpıtarak tarihi masa başında değiştirebileceğini sanıyor. 

Kendi yaptıkları soykırım ve katliamları “Türkler yaptı” diyerek, iftira atan Ermenilerle işbirliği yapan “Soykırımcı” Fransızlar; “Soykırımcı” Ermenilerin yalan ve iftira dolu iddialarının reddedilmesinin suç sayılmasını öngören yasa teklifini kabul etti.

Fransa'da "Ermeni soykırımı uluslararası bir yalandır", "Ermeni Soykırımı emperyalist bir yalandır", "Soykırım yapmadık vatan savunduk" demek artık suç. 

Senato'da kabul edilen yasayı Sarkozy’de onaylayınca Fransa'da "soykırım yalandır" diyenlere "1 yıl hapis ve 45 bin avro para cezası" verilecek. 

86'ya karşı 127 oyla kabul edilen yasa teklifinde, "Kanunlar tarafından tanınan soykırımların inkârı yasaklanır" ifadesi yer alıyor.

Ermeni soykırımını suç sayan yasa geçer geçmez, Sarkozy yasayı imzalayacağını duyurdu.

Alt taraftaki fotoğraf Fransaya ithaftır:
FRANSA'NIN CEZAYİR SOYKIRIMI, YIL 1945

İşin gerçeği “Uyuyan Türkiye” tablosundan ibaret!

Zaten Soykırımcı Ermeniler 1915’te Türk kadın, çocuk ve yaşlılarına karşı yaptıkları soykırımı,  26 Şubat 1992’de Hocalıda yaptıkları soykırımı inkâr ediyor!
Ve bizler uyuyor tepkimizi vermiyoruz! …

Zaten Soykırımcı Fransızlar Cezayir'de 1,5 milyon insanı katletmişti. 
Ruanda'da 90'lı yıllarda Hutu ve Tutsi kabilelerinin birbirlerini katletmelerine yardımcı olmuştu. 
Soykırımlarını inkâr dahi edemeyen Fransa Parlamentosu, 2001 yılında soykırım iftirasını yasayla tanımıştı!
Daha önce de Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde, "sözde soykırımı kabul etmesi ve sınır kapılarını açması gerektiği" AB'ye üyelik için önkoşul olarak Türkiye'nin karşısına konmuştu.
Amerika'nın başlattığı bir kampanyayla da 20'ye yakın ülke sözde Ermeni soykırımını tanımıştı. 
İsviçre Parlamentosu da, "soykırım yoktur" diyenlere de ceza öngören yasa tasarısını kabul etmişti. 
İşçi Partisi Genel başkanı Doğu Perinçek, dönemin Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu İsviçre'de soykırım yalandır dedikleri için yargılanmış ve mahkûm edilmişti…

Peki, Türkiye ne yaptı, ne yapıyor? 

1915’ten bu yana sessiz kaldı! ... 
2001 den beri de susuyor, uyuyor!
Soykırımcılar meydanı boş bulmuş iftira atarak Türk Milletini sindirmeye çalışıyor!...
Ermeni katliamı tarihe kanlı sayfalarla yazılmalıdır.. 
1915 olayları Türklere yapılmış bir katliamdır ve tarihe kara leke olarak geçmelidir.. 
Günümüzde Ermeni soykırımı olarak tüm dünyayı arkasına çekmek isteyenler önce bunun hesabını vermelilerdir. 

1915 -1918 Anadolu Soykırımları!

Yukarıda fotoğraf 16.06.2010 da çekildi.
Erzurum'a 8 kilometre uzaktaki Tepeköy'de, Ermeni çeteler tarafından katledilen köylülerin toplu mezarı, 92 yıl sonra açıldı.
Birbirlerine sarılmış haldeki kurbanların, diri diri yakıldığı sanılıyor.

Ermeniler 1915'te Türk askerinin ve gençlerinin cephede olması nedeniyle Anadoluda katliamlara soyunmuştu. 
Anadolu'da kadınlar, çocuklar ve yaşlılar katledildi dehşet verici olaylar yaşandı. 
Hamile kadınların karnını parçalayıp çocuklarını çıkardılar ve kafalarını keserek top yaptı oynadılar. 
Canlı canlı insanların kafa derilerini yüzdüler, işkence ve insanlık dışı muamelelere maruz bıraktılar. 
Hızar ve testereler ile diri diri insanların kol ve bacaklarını kestiler.
Genç kızların önce saçlarını, sonra da kafa derilerini yüzdüler.
Annenin gözü önünde evladını, evladın gözü önünde annelerini kurşunlara dizdiler.  

İnsanları camilere doldurup canlı canlı yaktılar...
Yaşlı, kadın ve çocukları katledip toplu mezarlara doldurdular...
Ermeni caniler içlerindeki kini kusmuş çoluk çocuk, yaşlı, kadın demeden Türk Milletini canice katletmişlerdir…

Ermeni katiller Kars'ta, Erzurum'da, Van'da, Diyarbakır’da, Sivas'ta, Adana'da yani yurdumuzun çeşitli yerlerinde savunmasız insanları canice katletmişlerdir. 

1992 Hocalı Soykırımı!

26 Şubat 1992 tarihinde Ermeni katillerin Hocalı'da yaptığı katliamın kanı kurumadı daha!

Elleri bir ağaca arkadan bağlanan hamile bir kadının başına dikilmiş olan iki Ermeni yazı tura atıyordu. 
Bu kanlı kumarı yaklaşık 100 yıl önce Anadolu toprağında Kars'ta, Ağrı'da, Van'da, Erzurum'da da ataları oynamıştı. 
Onlardan duymuşlardı.
Karnı burnunda çaresiz bir Azeri kadının doğumu oldukça yakın görünüyordu.
Çaresiz kadın bir hazan yaprağı gibi titriyordu. Elbiseleri yırtık, ayakları çıplaktı.  Ermenilerin uzun boylu olanı elindeki AK-47 model Rus yapımı otomatik tüfeğinin namlusuna monte edilen seyyar kasaturayı çıkartırken, diğeri elindeki demir parayı havaya attı:

-Akcik, manc?.. (Kız mı, oğlan mı?)
-Akcik (Kız) 

Bu cevap üzerine oğlan diyerek bahse giren Ermeni, elindeki kasatura ile hamile kadının karnını bir hamlede yarıp çocuğu çıkarttı. 
Kan bürülü gözleri bebeğin kasıklarına kilitlendi. 

-Tun shahetsar, inger (Sen kazandın, yoldaş)
-Yes shahetsapayts ays bubrikii inc bes bidigisdana...

(Ben kazandım ama bu bebek nasıl beslenecek?) 

-Mayrigi bedge gisdatsine. (Annesi besleyecek elbette) 
Bunun üzerine daha kısa boylu olan Ermeni, bir hamlede kasaturaya geçirdiği bebeği annesinin göğsüne yapıştırdı:

-Mayrig yerahayin zizdur. (Çocuğa meme ver)
Aynı dakikalarda Hocalı'nın başka bir semtinde tek kale futbol maçı hazırlığı vardı.

İki kesik Azeri kadın başını kale direği yapmışlar, top arayışına girmişlerdi. 
Başı tıraşlı bir çocuk bulup getirdiklerinde ise Ermeni çeteci sevinçle bağırdı:

-Asixn ma/, cimi yev bizdige, aveg gindirnadabidi. Gidiresek...
 (Bu hem saçsız hem de küçük, iyi yuvarlanır. Kopartın...)

Aynı anda çocuğun gövdesi bir tarafa, başı da orta yere düşmüştü. 
Ermeniler zafer naraları atarak, kanlı postalları ile kesik çocuk başına vurarak kanlı bir kaleye gol atmaya çalışıyordu.
Bu iki olay Hocalı'da bundan çok değil yalnızca 15 yıl önce yaşandı. 
Her iki olay da ermeni çetecilerin katliamlarına bizzat şahit olan görgü tanıklarının anlatımlarıdır. 

Ne yazık ki 26 Şubat 1992 günü binlerce Azeri Türkü çeşitli yöntemlerle vahşice katledilmiştir.

613 Azerbaycan Türkü'nün hayatını kaybettiği resmi olarak açıklandı. Ancak kayıp sayısının bu rakamların çok çok üstünde olduğu bilinmektedir. 56 hamile kadın karnı yarılmış durumda bulunmuştur.

Bu alçak saldırıda 487 kişi ağır yaralanırken, 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus da bin bir zorlukla canını kurtarmış ancak bu olayın tahribatından ruhları ve hafızaları asla bir daha kurtulamamıştır. 



Dünyada büyük bir dehşet uyandıran katliama ilişkin ilk görüntüler ise TRT aracılığı ile duyurulmuştu. Bütün olanları batılı gazeteciler, özellikle de New York Times belgeledi. 

Ve Hocalı Katliamı başsorumlusu olan azılı terörist Robert Koçaryan ve Serj Sarkisyan Ermenistan Devlet Başkanlığı koltuğuyla ödüllenmiştir... 

1915 Anadolu ve 1992 Hocalı soykırımların belgesi herkese açık durumdadır!...

Soykırımcı Fransa'nın Kanlı Tarihi

Fransızlar geçmişte sömürgelerinde yaptıkları katliamları ile bilinirler.
Cezayir’de 1.5 milyon insanı katlettiler. Ruanda’da 90'lı yıllarda Hutu ve Tutsi kabilelerinin birbirlerini katletmelerine yardımcı oldular. 

Fransa’nın tarihi soykırım ve katliamlarla dolu. 

1830' da sömürge olarak işgal ettikleri Cezayir’ de her türlü insanlık suçunu çekinmeden işleyen Fransızlar, 1962'de bağımsızlığını kazanana kadar ülkede çeşitli soykırımlar ve katliamlar gerçekleştirdi.
Bağımsızlık savaşı veren yüzbinlerce Cezayirliyi katleden Fransızların 2.5 milyon Cezayirliyi tehcire tabi tuttular. 
Cezayir’ de 100 yılı aşkın süre her türlü insanlık suçunu işleyen Fransızların bağımsızlık savaşında 8 bin köyü yok ettiği de çeşitli kaynaklarda yer alıyor.

Fransız katliamları sadece Cezayir ile sınır değil, Ruanda’da 1994 yılında yaşanan soykırımda yüzbinlerce Tutsinin Hutular tarafından öldürülmesinin insanlık tarihinin en korkunç olaylarından birisi olarak belleklerde yer alıyor.

Yakın tarihin en korkunç insanlık suçunda Fransızların parmağı dünya kamuoyu tarafından biliniyor. 
Ruanda’ da görev yapmış emekli Fransız subayı, Fransa askerlerinin, 1994' te Ruanda’ da soykırım yapmakla suçlanan Hutu milislerine silah eğitimi verdiğini itiraf etmesi tarihi birçok kanlı olayla dolu Fransızlar tarihinin en büyük lekelerinden biri olacak nitelikte.

Fransız tarihinin utanç sayfalarından birine ait bu fotoğraf... 
Yer Cezayir... 
Ve bir genç kız. Daha çocuk yaşta.
Hayatının en korkunç günü.Irzına geçen askerlerin arasında ve çıplak.
 
Askerler, soykırım gününün anısına, ırzlarına geçtikleri çocuk yaştaki müslüman kızla hatıra fotoğrafı çektiriyor.

Ruanda Araştırma Komisyonu, hazırladığı 500 sayfalık raporunda, “AB Dönem Başkanı” Fransa’nın bu ülkede, 1994'te yapılan soykırıma faal olarak katıldığına yönelik ithamlarına ilk defa resmiyet kazandırdı.

BM verilerine göre 1994 yılının haziran-ağustos döneminde Ruanda’da 800 bin Tutsi ve ılımlı Hutu’nun ölümüyle sonuçlanan soykırım hakkında bir araştırma komisyonu oluşturulmuştu.

Ve ne yazık ki; Fransız parlamentosuna taşınan soykırım iftirasının mimarı Marsilya milletvekili Valeria Boyer aslen Cezayirli.

Ahmet KAPLAN

 

Son Yazılar