VAH ZAVALLI TÜRKÇEM!
Selam sevgili okuyucular. Uzun bir aradan sonra ilk kez köşe yazısı yazıyorum. Nedeni ise çok sevdiğim dostum, ağabeyim Sayın Ahmet KAPLAN'ın ricaları. Yıllarca Türkiye'nin en büyük bölgesel gazetesinde yazdıktan sonra, TMSF'nin kuruma el koymasından sonra gazeteciliğe bir süre ara verdim ve galiba da biraz küstüm. Oysa olay bizim dışımızda gelişmişti. Neyse, işte bir rica ile geri döndüm. Size bu köşede "Dereden, Tepeden" bir şeyler yazacağım elimden geldikçe. Bir gün dil konusunda belki bir gün sanat hatta belki de bir gün siyasi bir şeyler karalarım. Ama göreceksiniz sıkılmadan okuyacaksınız. Çok süslü cümleler yada ağdalı edebiyat olmayacak bu köşede. Günlük nasıl konuşuyorsam öyle yazmaya çalışacağım. İşte ilk yazım :
Eskiden Osmanlıca için büyüklerim " Türk'e söylesen anlamaz, Arap'a söylesen anlamaz, Acem'e söylesen anlamaz" diye bir tanım kullanırlardı. Aslında tam öyle olmamakla birlikte benim kuşağım bu tanımı çok duydu. Peki bugünkü şu an konuşulan Türkçe sizce çok mu farklı ? Yok yok ! dilimizin içine sonradan sokulan yabancı sözcüklerden bahsetmiyorum onu da inceleyeceğim ileride ama ben zaten dilin içinde var olan yapının bozulmasını şu an ele almak istiyorum. Çok uzatmadan bolca gördüğümüz bir kaç yanlışa bakalım. Hemen hemen her gece bir televizyonda şuna benzer bir duyuru duyarız : "Filan sanatçımızın billur gibi sesinden doyumsuz bir konser" . neymiş ? Doyumsuz mu ? O anlama gelmez ki o sözcük ! Siz orada "Doyulmaz" demek istiyorsunuz aslında yani tadına doyulmaz, dinlemeye doyulmaz gibi. Doyumsuz ise; doymak bilmeyen anlamına gelir. Acaba kaç kişi bunu farkedip bu cümleden rahatsız olmuştur ? Çok olmadığına eminim. Bir de şükürler olsun ki gün geçtikçe azalan bir başka yaygın televizyon yanlışı var. Şu cümle size tanıdık gelmiyor mu ? :" Polis suçluları gözlem altına aldı ". Efendim ? Yanlış yok mu ? Lütfen bir daha okuyun. "Gözlem altına almak" , " Rasat yapmaktır". yani kastedilen anlamla hiç bir ilgisi yoktur. Haaaa, tabii eğer suçlular nezaretteyken acaba rengi mi değişiyor ? Çiçek mi açıyor ? gibi bir takım gözlem yapma niyetiniz varsa o başka. Doğrusu "Gözaltına almak " olacak. Bir de yanlış kullanım yüzünden anlamı değişen sözcükler var ki bunlar son zamanlarda sayılamayacak kadar çok arttı. Birçoğu ise "Galat-ı Meşhur" olarak yeni anlamı artık asıl anlam olarak üstlendi. Bir tek örnek vermek istiyorum: "Bu gün hava oldukça sıcak !". Siz ne anladınız ? "Bugün hava aşırı sıcak" mı ? yoksa "Bugün hava azıcık sıcak" mı ?. Büyük olasılıkla siz birincisini anladınız. Oysa asıl anlam ikincisi olacaktı. Yani; "oldukça"nın asıl anlamı biraz, şöyle böyledir . Zaman içinde nedense bu anlam; aşırı, çok anlamına dönüşmüştür. Bu da dilin yaşayan bir olgu olmasından kaynaklanıyor. Ben iyi yada kötü demiyorum, yalnızca bir durum tesbiti yapıyorum.
Lütfen çok okuyalım, dilimize sahip çıkalım. Anlamını bilmediğimiz sözcüklerin yerine anlamını bildiğimiz sözcükleri kullanalım. Daha yazacak çok şey var ama ben sadece bunları paylaşmak istedim bugün. Belki ileride daha başka "dil yaraları"nı da işleriz. Önce dil diyorum. Çünkü bağımsızlık dili doğru kullanmakla başlar. Üstelik anadilini iyi kullanmayan bir başka dili de iyi konuşamaz. Çünkü kendini düzgün ifade etmeyi bilemez.














