TÜİK tarafından geçtiğimiz 3 Eylül günü açıklanan verilere göre ağustos ayında enflasyon %1,84 olarak gerçekleşirken yıllık enflasyon % 31,51 seviyesinde oluşmuştur.
Temmuz ayında gerçekleşen % 1,78’lik enflasyonun ardından ağustos ayında da fiyatların % 1,84 oranında artmasıyla birlikte, yılın ikinci yarısının henüz ilk iki ayında kümülatif enflasyon yaklaşık %3,65’e ulaşmıştır.
Bilindiği üzere çalışan ve emekli maaşlarına 2026 yılının ikinci altı ayı için % 7 oranında artış yapılmıştır. Daha iki ay geride kalmadan verilen maaş artışının yarısından fazlasının enflasyon karşısında erimiş olması, mevcut ücret politikasının çalışan ve emekli memurların alım gücünü korumaktan uzak kaldığını bir kez daha ortaya koymuştur.
Yıllık enflasyonun hâlâ % 31,51 gibi son derece yüksek bir seviyede seyretmesi, fiyat artışlarının aile bütçeleri üzerindeki baskısının devam ettiğini göstermektedir. Özellikle dar ve sabit gelirliler açısından mesele yalnızca açıklanan ortalama enflasyon rakamlarından ibaret değildir.
Gıda, kira, ulaşım, eğitim ve temel ihtiyaç kalemlerinde yaşanan artışlar, emekli memurların günlük hayatında çok daha ağır biçimde hissedilmektedir.
Memur emeklilerinin maaşlarına her 6 ayda bir verilen enflasyon farkı zam değildir. Enflasyon farkı, maaşların geçmiş dönemde uğradığı kaybın gecikmeli olarak telafi edilmesidir.
Maaşlar önce enflasyon karşısında erimekte, emekli memurlar aylar boyunca kayıp yaşamakta, ardından ortaya çıkan fark maaşlara yansıtılmaktadır. Bu sistem memur emeklilerini sürekli olarak enflasyonun gerisinden gelmeye mahkûm etmektedir.
Emekli memurlara yönelik maaş politikası, satın alma gücünü yalnızca kâğıt üzerinde değil, gerçek hayatta da koruyacak şekilde oluşturulmalıdır.
Bunun yolu da gerçekleşen enflasyonu sonradan telafi etmekten değil, memur emeklilerini enflasyonun üzerinde gerçek bir maaş artışı sağlamaktan geçmektedir.
Ekonomik göstergeler, enflasyon tahminleri ve memur emeklilerinin karşı karşıya kaldığı hayat pahalılığı dikkate alındığında, memur emeklilerinin maaşlarının yeniden değerlendirilmesi artık bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Bu nedenle memur emeklilerinin kayıplarını giderecek çalışan memurlara 2023 yılı Temmuz ayından itibaren verilen 2026 Temmuz ayından itibaren 25 bin 152 TL tutarındaki seyyanen ek zam tutarının sayıları yaklaşık 2 milyon 500 bin olan emekli memurlara da aynı tutar da ödenmesi için gerekli yasal düzenleme acilen yapılmalıdır..
Ayrıca memur emeklilerine de ekonomik büyümeden ve milli gelir artışından hak ettikleri payı almalarını sağlayacak refah payı uygulaması hayata geçirilmelidir.
Enflasyon farkının ortaya çıktığı ay itibarıyla maaşlara yansıtılacağı bir sistem oluşturularak altı ay boyunca kayıp yaşamasının önüne geçilmelidir.
Memur emeklilerinin beklentisi ayrıcalık değil, ücrette adalet ve alım gücünün korunmasıdır.
Memur emeklileri, maaşlarının enflasyon karşısında erimediği adil bir maaş politikası için gerekli adımların bir an önce atılmasını sabırsızlıkla bekliyorlar.















