Milyonlarca insanın yaşadığı, dünyanın en büyük metropollerinden biri olan İstanbul’un suç haritası belli oldu.
Türkiye Today tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü verileri kullanılarak hazırlanan suç haritasına göre, İstanbul’da en fazla suç işlenen 10 ilçe açıklandı. Listenin başında Esenyurt ilçesi yer aldı. Sıralamada ikinci Fatih, üçüncü ise Küçükçekmece ilçeleri oldu.
Türkiye Today tarafından hazırlanan liste, milyonlarca kişinin yaşadığı İstanbul’da güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.
Güvenlik Uzmanları ; nüfus yoğunluğu, göç hareketleri, sosyoekonomik eşitsizlik ve kontrolsüz yapılaşmanın ilçelerdeki suç oranlarını artıran başlıca etkenler olduğunu belirtiyor.
İşte İstanbul’da en çok suç işlenen 10 ilçe şöyle sıralandı :
Beyoğlu : 10.762 suç
Şişli : 10.910 suç
Bağcılar : 11.084 suç
Gaziosmanpaşa: 11.332 suç
Ümraniye: 11.759 olay
Kadıköy : 12.787 suç kaydı
Pendik: 13.863 suç
Küçükçekmece: 14.977 olay
Fatih: 16.283
Esenyurt : 22.092
Emniyet yetkilileri ise riskli bölgelerde huzur ve güvenliğini sağlamak için polis ekiplerince denetimlerin sıklaştırıldığını, MOBESE kamera sistemleri ile devriye sayılarının artırıldığını ifade ediyorlar.
Yetkililer, vatandaşlara özellikle gece saatlerinde dikkatli olunması, kalabalık alanlarda kişisel eşyaların korunması ve şüpheli durumların gecikmeden ücretsiz olan alo 112 ihbar hattına 7/24 bildirilmesi çağrısında bulunuyor.
Bir süredir garip bir kavram karmaşası yaşıyoruz.
Suçu bildirmeye “ihbar” demek yerine “ispiyonculuk” demeyi tercih ediyoruz.
Üstelik bunu ahlaki bir üstünlükle yapıyoruz.
“Ben karışmam”, “Bana ne”, “Başım derde girmesin” cümleleri, vicdanı rahatlatan birer kaçış kapısına dönüşüyor.
Çünkü biz yıllardır tehlikeli bir yanılgının içinde yaşıyoruz.
Suçu bildirmeye “ispiyonculuk”, susmaya ise “delikanlılık” dedik.
Vatandaşlık görevini yaparak suç işlenmesinin önlenmesi için bu durumu kolluk birimlerine bildirenleri “gammaz” ilan ettik.
İhbar, ispiyonculuk değildir.
İhbar; bir suçun önlenmesi yani bir çürümenin önüne set çekmektir.
Her şeyi devletten beklememek gerek.
Devlet her sokağa aynı anda yetişemez.
Her sokağın başına bir polis dikemez.
Her vatandaş mahallesinde, caddesinde ve sokağında tanık olduğu suç teşkil eden her olayı elini taşın altına sokarak, kolluk görevlilerimize hemem bildirerek yardımcı olmalıdır.
Böylece, hem vatandaşlık görevine yerine getirmiş hem de huzur ve güven içinde hayatını idame ettirmiş olur..













