Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere büyük şehirlerde giderek artan emniyet şeridi ihlalleri ve çakar (ışıklı uyarı sistemi) istismarı konusunda araç sürücüleri arasında ciddi rahatsızlık var.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre emniyet şeridi yalnızca acil yardım ve görevli kamu araçları tarafından, görev halinde ve uyarı sistemleri açıkken kullanılabilir. Ancak sahadaki uygulama bu açık hükümlere aykırı bir görünüm sergilemektedir.
Bugün emniyet şeritleri; ambulans, itfaiye ve güvenlik araçları yerine bazı kişi ve araçlar tarafından sürekli ve ayrıcalıklı bir ulaşım yolu gibi kullanılmaktadır. Bu durum trafik güvenliğini zedelediği gibi hukuk devleti ilkesine ve toplumsal adalet duygusuna da zarar vermektedir.
Özellikle yetkisiz çakar kullanımı yıllardır toplumun en büyük şikâyetlerinden biri haline gelmişti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi göreve geldikten sonra denetimlerin artmasıyla bu görüntülerin azaldığını söyleyebilirim. Ama hâlâ trafikte kendini ayrıcalıklı görenler var. Çünkü araç sürücüleri trafikte üstünlük taslayan değil, kurala uyan araç sürücüsü görmek istiyor.
Kamuoyuna yansıyan bir olayda Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sn. Sadettin Saran’ın (şoförü ve kendisi) emniyet şeridinde kaza yaptığı görülmüştür.
Bu ve benzeri örnekler şu soruları doğurmaktadır:
Bu kişilerin emniyet şeridini kullanma yetkisi hangi mevzuata dayanmaktadır?
İş insanları veya özel statüye sahip kişiler için böyle bir ayrıcalık var mıdır?
Yoksa bu ihlaller trafik kolluk görevlileri tarafından neden etkin bir şekilde denetlenmemektedir?
Maalesef bu durum yalnızca medyatik olaylarda gündeme gelmekte, oysa gerçekte yaygın ve kronik bir sorundur ; adeta kanayan bir yaraya dönüşmüştür.
Daha da önemlisi, bu kontrolsüz kullanım ; gerçekten görevi gereği emniyet şeridini kullanması gereken çakarlı araçlara duyulan güveni zedelemektedir.
Her aracın çakarlı olduğu bir şehirde, gerçek görevli araç ile usulsüz kullanıcıyı ayırt etmek neredeyse imkânsız hale gelmiştir.
Bu durum yalnızca bir trafik ihlali değil, aynı zamanda kamu otoritesine olan güveni ve saygıyı aşındıran ciddi bir sorundur.
Kurallara uyan, vergilerini günü gününe ödeyen her bir vatandaş ilgili makamlara şu soruları yöneltiyorlar :
Bazı kişilerin zamanı diğer vatandaşlardan daha mı değerlidir? Yoksa emniyet şeridi fiilen “çakarlı araçlara ayrılmış özel bir otoban” haline mi gelmiştir?
Eğer öyleyse; Emniyet Şeridi tanımının "Çakarlı Otobanı" (!) olarak değiştirilmesi hem kolluk kuvvetleri üzerindeki baskıyı hafifletecek, hem de biz vatandaşları rahatlatacaktır. (!)
Acı, ama maalesef durum budur.
Bu çerçevede;
Emniyet şeridi ve çakar kullanımına ilişkin mevzuatın kapsamı yeniden gözden geçirilmelidir.
İhlallere uygulanan yaptırımların etkinliği kamuoyuna açıklanmalıdır.
Bu sorunun önlenmesi için alınan ve planlanan tedbirlerin paylaşılmasını,
Denetim konusunda herhangi bir tereddüt veya engel bulunup bulunmadığının kamuoyuna açıklanmasını,
Türkiye Cumhuriyeti’nde kanunların herkes için eşit uygulanması gerektiğine olan inancımla, bu sorunun kararlılıkla ele alınmasını, ilgili ve yetkili makamlardan saygılarımla talep ediyorum.
















