Şehir hayatı her geçen gün daha hızlı akarken, bu hızın gerisinde kalan önemli bir kesim var: Görme ve bedensel engelli bireyler. Kaldırımlar, yaya geçitleri, trafik akışı ve toplu taşıma; engelli bireyler için yalnızca ulaşım alanları değil, her gün yeniden aşılması gereken ciddi engeller hâline geliyor. Bu zorluklar sadece belirli bir döneme özgü değil; yılın her günü, her mevsimde devam eden bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor.
Ancak kar yağışıyla birlikte bu güçlükler daha da ağırlaşıyor. Özellikle ağır engelli bireyler için buzlanan yollar, kapanan kaldırımlar ve artan trafik riski, günlük hayatı neredeyse imkânsız hâle getirebiliyor. Beyaz bastonuyla yürüyen bir görme engelli ya da tekerlekli sandalye kullanan bir bedensel engelli için birkaç santimetrelik buzlanma bile hayati bir tehlike anlamına gelebiliyor. Bu nedenle kar yağışı olan günlerde, ağır engelli bireyler için farklı ve özel uygulamaların devreye alınması bir ihtiyaç olarak ortaya çıkıyor.
Türkiye’de mevzuatta “hafif” ve “ağır” engelli ayrımı yapılmasına rağmen, bu ayrım günlük hayata ve uygulamalara yeterince yansımıyor. Oysa ağır engelli bireylerin şartları, özellikle ulaşım ve çalışma hayatında çok daha hassas düzenlemeler gerektiriyor. Kar tatili uygulamaları, kamu kurumlarında esnek çalışma modelleri ve izin kolaylıkları; ağır engelli bireyler için sadece bir kolaylık değil, güvenli hayatın bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Bu sorun, geçtiğimiz günlerde Adana’da yaşanan üzücü bir kazayla yeniden gündeme geldi. Görme engelli bir çiftin karıştığı trafik kazasında her iki eş de ağır yaralanarak yoğun bakıma alındı. Eşlerden birinin dört aylık hamile olması, yaşanan dramın sadece bireysel değil, ailesel ve toplumsal boyutunu da gözler önüne serdi.
Bu olay, engellilerin trafikte yeterince görülmediğini ve farkındalığın hâlâ istenen düzeyde olmadığını bir kez daha hatırlattı.
Engelli bireyler için asıl sorun, yolda olmak değil; yolda fark edilmemektir. Sürücülerin yaya geçitlerinde daha dikkatli olması, şoförlerin beyaz bastonlu bireylere karşı daha duyarlı davranması ve trafik kurallarının bu hassasiyetle uygulanması, toplumsal bir sorumluluktur. Trafik yalnızca araçların değil, herkesin ortak hayat alanıdır.
Engeller mevsimlik değildir. Ancak bazı dönemlerde, özellikle kar yağışı olduğunda, ağır engelli bireyler için daha farklı ve koruyucu tedbirlerin hayata geçirilmesi kaçınılmazdır. Esnek çalışma modelleri, geçici izinler ve ulaşımı kolaylaştıran düzenlemeler hem insani hem de toplumsal bir gerekliliktir.
Daha duyarlı bir şehir, daha dikkatli bir trafik ve daha kapsayıcı uygulamalar ise enngelliler için daha güvenli bir hayatın anahtarıdır.
İçişleri Bakanı görevine getirilen Sn.Mustafa Çiftçi'nin engelli bireylerin trafikte yaşadığı sıkınıtları ortadan kaldırmak için gerekli tedbirleri alarak yaşanan sorunları çözüme kavuşturacağına yürekten inanıyorum.


















Yürüme engelliler ve tekerlekli sandalye kullananlara dikkat etmek yardımcı olmak gerekir.Afyon Evciler ilcesi Baraklı koyunde tekerlekli kullanan yaşlı bireyin sokagına 2019 da kilitlu taş parke yapıldı yol sokak eksik kaldı tamamlanmadı. Birde cift yön olarak kullanılan yol genişligi 5 metre. Karayolunda sıkintılı bir durumdur bu genişlik.Afyona yeni atanan sayın Valimiz Naci AKTAŞ sesimizi duyarsa engelliye yardımcı olur,engellinin sosyal hayata erişilebilirligi artar.